Etiket arşivi: edebiyat tarzı

Minör Edebiyat 1

  • Minör edebiyat toplumsal ve politik bir işleve sahip olan, kolektif ifadeleri besleyen ve dilin güçlü yersizyurtsuzlaşma katsayılarıyla kullanıldığı edebiyat tarzını tanımlar.
  • Deleuze ve Guattari tarafından geliştirilen bu kuramda sözü edilen yersizyurtsuzlaşma, düşünürlerin göçebe düşünce kavramı ile ilgilidir.
  • Düşüncenin nerede ve nasıl ortaya çıktığı, içerdiği fikirlerin nasıl organize edildiği ve sunulduğu, kendi dışındaki güçlerle hangi yollardan bağ kurduğu ve zaman içinde nasıl bir yol kat ettiği onun oluş biçimleri üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir diye düşünen Deleuze ve Guattari’ye göre, zihinde şekillenen model, uygulandıkça şekillenir, karşılaştığı engellerden ötürü yerini yeni söylemlere bırakır. Böylesi bir biçim, Deleuze ve Guattari tarafından göçebe düşüncede bulunur. Böyle bir düzenleniş içinde, fikirlerin hiyerarşik bir yapı veya merkezi bir gösterenin buyurganlığı ile birbirine bağlanmaları söz konusu değildir. Tıpkı merkezsiz bir yapı olan köksapın (rizom) yerin altında gelişmesi gibi göçebe düşünce iktidarın yüzeyinde değil, yeraltında gelişir.
2017 Venedik Bienali’nde sergilenen pişirilmiş ekmek hamuru ve kağıttan yapılmış 17 adet Ekmek Ansiklopedisi adlı işinde Maria Lai (1919-2013), gündelik malzemeyi yaratıcı biçimde kullanmayı tercih eden bir sanatçı olduğunu belirtmiştir. Bu esere bir nevi ekmek hamurunun yersizyurtsuzlaştırılması da diyebiliriz. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

2017 Venedik Bienali’nde sergilenen pişirilmiş ekmek hamuru ve kağıttan yapılmış 17 adet Ekmek Ansiklopedisi adlı işinde Maria Lai (1919-2013), gündelik malzemeyi yaratıcı biçimde kullanmayı tercih eden bir sanatçı olduğunu belirtmiştir. Bu esere bir nevi ekmek hamurunun yersizyurtsuzlaştırılması da diyebiliriz.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Minör kavramı, majör kavramıyla karşıtlık içinde yer alır.
  • Majörlük değişmezliğe, durağanlığa, standarda işaret eder. Standart model yetişkin, beyaz, heteroseksüel, Avrupalı, standart dil konuşan erkektir.
  • Minörlük, standarttan sapan bir değişim ve oluştur.
  • Model hiçbir zaman tam olarak gerçekleşmediğinden majörlük hiç kimsedir; minör ise herkestir. Minörün sınırları çizilmemiştir. Kadın minördür.
  • Minör edebiyat, bir azınlığın majör dilde yaptığı edebiyattır.
  • Majör bir dilin içindeki azınlıklar, majör dili değiştirip kendilerinin kılarlar.
  • Sözdiziminde alışılmadık bir şeyler vardır. İki ayrı sözdizimi yapısı bir virgülün iki yanına kusurlu biçimde yerleştirilmiş gibidir. Bilgi tuhaf bir biçimde parçalanmıştır, cümlelerin nereye gittiği konusunda ilginç bir belirsizlik vardır ama anlam tuhaf ya da belirsiz gibi gelse de ileriye doğru hareket son derece özgüvenlidir. Kullanılan bazı kelimeler sözlükte yoktur. Metin, oksimoronlarla doludur, bu da genel bir güvensizlik hissi uyandırır. Metin kaynak kültürde kendine özel bir konum edinir, okurlarla ilişkisi de özeldir.
  • Kafka gibi dilin minör kullanımını icra eden yazarlar, o dilin yoksunlaşma sürecini bir yaratıcılık kaynağına dönüştürürler ve onun yersizyurtsuzlaşma eğilimini kullanırlar. Onlar dilin yoğun bir kullanım modelini  keşfederler.
  • Dolayısıyla minör bir edebiyat salt bir yerel dile ya da bir toplumsal azınlığa bağlı olmayan ancak gizemi kendi dilinde bir azınlık gibi olmak olan bir edebiyattır; egemen sistemden becerikli bir şekilde kaçıştır. Majör dili bozarak dilin yersizyurtsuzlaşmasını sağlar. Minör edebiyatın amacının, gelecek olan ya da eksik olan bir halk için yazmak olduğunu belirtirler. Bu nedenle Deleuze ve Guattari için Kafka büyük bir yazardır. Standart bir halk kavramı olmadan yazdığı için, gelecek olan bir halkın sesi olarak yazdığı için büyük bir yazardır.
  • Deleuze ve Guattari için minör edebiyattaki her şey siyasaldır.

 

Yararlanılan Kaynak

Minör Edebiyat ve Minör-Oluş, Mustafa Demirtaş, Göçebe Düşünmek, Metis Defterleri, 2014.

Ben Buradan Okuyorum, Tim Parks, Metis Yayınları, 2014.