Etiket arşivi: Diyarbakır

Dövme – Tendeki Nakış 4

  • 1960’lardan itibaren beden, kültürün izlerini üzerine kaydettiği bir alan olarak düşünüldü. Beden, kültürün ve tarihsel gelişmelerin canlı bir tanığı olarak kabul edildi. Antropoloji metinlerinde beden, kültürün ve sosyal yapının dövmeyle, giysiyle, ritüelle, dansla yansıdığı bir alan olarak yerini aldı. M. Foucault, G. Deleuze, J. Derrida, J. F. Lyotard, J. Baudrillard gibi çağdaş filozoflar bu alana özel bir ilgi göstermişlerdir.
  • Beden yüzeyindeki yazılar, bedenin boyanması, dövmeler kültürün bir biçimde beden üzerine yazılmasını simgeler.
  • Modern insanların yaptırdıkları dövmeler de birer kimlik göstergesi olarak okunabilirler ama geleneksel topluluklarda görülen dövme, kültürel bağlamın tüm örüntülerini sergiler. Dövme yaptırmaya kendi iradeleriyle karar vermiş olsalar da, buna yol açan kültürel ortamın varlığı esas belirleyicidir.
  • Süs için, inanç nedeniyle, bir sağaltma tekniği, bekaretin simgesi olarak yapılan dövmeler vardır. Ülkemizde geleneksel dövmelerin sembolleri aşiretleri ya da bazı aileleri simgeler.
  • Etnisite, din, coğrafya, yaş ve cinsiyet gibi değişkenler dövmede kullanılan sembolleri etkileyebilir. Dolayısıyla dinler tarihi, antropoloji, sosyoloji, halkbilim, sanat tarihi, göstergebilim dövme söz konusu olduğunda kavramsal tartışmalarda kendilerine yer bulabilecek disiplinlerdir.
Mardin’de kadınların yüzlerinde, ellerinde dövmeler vardır. Bazı kadınların alt dudağı mosmordur. Peygamberin kızı Fatma’yı bir kölenin ısırdığına, bu kutsal insanın alt dudağını yaraladığına inanırlar, bu yüzden alt dudaklarını dövmeyle morartırlar. Hazreti Fatma’yı zenci bir kölenin öpmesi ile/şeytanın öpmesi ile dudağının morardığı da söylencenin başka şekilleridir. Zamanın genç kızlarının Hz. Fatma bundan utanç duymasın diye, Hz. Fatma’ya benzemek için, alt dudaklarına dövme yaptırdıklarına inanılır. Bu yüzden alt dudağa yapılan dövme helal, diğerleri haramdır da denir.  Dara’da yalnızca fotoğraf yoluyla iletişim kurabildiğimiz bu hanımın da dudağında küçük, mor bir dövmesi vardı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Mardin’de kadınların yüzlerinde, ellerinde dövmeler vardır. Bazı kadınların alt dudağı mosmordur. Peygamberin kızı Fatma’yı bir kölenin ısırdığına, bu kutsal insanın alt dudağını yaraladığına inanırlar, bu yüzden alt dudaklarını dövmeyle morartırlar. Hazreti Fatma’yı zenci bir kölenin öpmesi ile/şeytanın öpmesi ile dudağının morardığı da söylencenin başka şekilleridir. Zamanın genç kızlarının Hz. Fatma bundan utanç duymasın diye, Hz. Fatma’ya benzemek için, alt dudaklarına dövme yaptırdıklarına inanılır. Bu yüzden alt dudağa yapılan dövme helal, diğerleri haramdır da denir.
Dara’da yalnızca fotoğraf yoluyla iletişim kurabildiğimiz bu hanımın da dudağında küçük, mor bir dövmesi vardı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Ülkemizde dövmenin birçok bölgede var olduğu bilinmektedir. Ama geleneksel dövmenin nispeten yoğun görüldüğü iller Şanlıurfa, Mardin ve Gaziantep’tir. Diyarbakır, Batman ve Kilis de listeye eklenebilir. Dövme taşıyan kişi sayısının Şanlıurfa’da ve özellikle Harran çevresinde en yoğun olduğu saptanmıştır. Bölgede dövme daha çok Araplar ve Kürtler arasında; Kürtlerde ise daha çok Ezidilerde yaygındır. Aynı bölgede vücutların mahrem bölgelerine de dövme yapılabildiği bilinmektedir.
  • Bölgede yaşayan Arap, Kürt, Türkmen, Karaçi, Ezidi topluluklarının benzer dövme simgeleri ve teknikleri kullandığı söylenebilir. Coğrafi açıdan dövme görülme sıklığı, Suriye sınır bölgesine yaklaştıkça artmaktadır.
  • Süryaniler, haç ziyareti sırasında kollarına haç sembolü ve haccın gerçekleştiği yılı dövme ile işlerler.

 

Savat İşi

Savat bilezik. Fotoğraf:www.goldreyon.com

Savat bilezik.
Fotoğraf:www.goldreyon.com

  • Savat, mine sanatının babasıdır, denir.
  • Kafkasya ve Dağıstan sanatı olarak kabul edilir.
  • Gümüş üzerine kalem atana kalemkar,
    Bakır üzerine kalem atana nakışçı,
    Mühür kazıyana hakkak,
    Savat kalemkarına savatçı denir.
  • Gümüş üzerine çelik kalemlerle kılcal kanallar açılır. Savat denilen karışım kalemle açılan yerlere ekilir veya sıvanır.
  • Savat,
    bir ölçü gümüş,
    dört ölçü bakır,
    dört ölçü kurşun,
    renk koyu gri olana kadar kükürt karışımından oluşur.
  • Bu karışım soğuduktan sonra çekiçle dövülerek toz haline getirilir.
  • Bu karışım,
    boşluklara tuz eker gibi dökülürse ekme savat,
    karışım boraks ile sulandırılıp çamur haline getirilerek boşluklara sıvanırsa sürme savat denir.
  • İş, mangal ateşine tutulduğunda savat boşluklara iyice nüfuz eder. Tesviye sonrası cila yapılır.
  • Türkiye’de özellikle Van, Erzurum, Bitlis, Diyarbakır, Sivas, Eskişehir, Kula, Trabzon ve Samsun’da ustaları çoktur.

 

 

Bizans İmparatorluğu 92| Trabzon Rum İmparatorluğu

TRABZON RUM İMPARATORLUĞU
1204-1461

Trabzon Aya Sofya Kilisesi tavan freski. Roma İmparatorluğu genelinde rağbet gören mozaik ve fresk sanatı, Trabzon İmparatorluğu genelinde inşa edilen kilise ve manastır gibi yapıların içlerinde de kullanılmıştır. Fotoğraf:tr.wikipedia.org/Vladimer Shioshvili

Trabzon Aya Sofya Kilisesi tavan freski.
Roma İmparatorluğu genelinde rağbet gören mozaik ve fresk sanatı, Trabzon İmparatorluğu genelinde inşa edilen kilise ve manastır gibi yapıların içlerinde de kullanılmıştır.
Fotoğraf:tr.wikipedia.org/Vladimer Shioshvili

  • Trabzon İmparatorluğu, Konstantinopolis’in 1204 yılında Haçlılar tarafından işgal edilmesinin ardından Komnenos Hanedanı‘nın üyeleri tarafından kurulmuştur. Komnenos Hanedanı, 100 yıl kadar kesintisiz iktidarda kalmayı başarmış nadir Bizans hanedanlarından biridir; 1081-1185 arasında Bizans’ı, 1204-1461 arasında da 257 yıl Trabzon İmparatorluğu’nu yönetmiştir.
  • Bagrationi Hanedanı mensubu Gürcü kralı III. Giorgi’nin (1156 – 1184) kızı Rusudan ile evlenen Manuel Komnenos’un, Aleksios ile David adlı oğulları Trabzon İmparatorluğu’nun kurucuları olmuştur.
  • Oğlanlar, işgal sonrası, teyzeleri Gürcü Kraliçesi Büyük Tamara‘nın (1184-1213) yardımıyla ata yurtları Karadeniz’e sığınmışlardır.
  • Trabzonlu olarak anılan I. Aleksios Komnenos (1204-1222), 22 yaşında taç giydiğinde kendisini Roma İmparatoru olarak adlandırmıştır. Aleksios, 18 yıllık hükümdarlık sonrası 40 yaşında ölmüştür. En büyük oğlu İoannes henüz küçük olduğu için taç, damadı Trabzonlu I. Andronikos‘a (1222-1235) geçmiştir. Onun döneminde Selçuklular Trabzon’a saldırmış ama başarı sağlayamamışlardır.
  • Andronikos öldüğünde büyümüş olan İoannes, Trabzonlu I. İoannes Komnenos adıyla tahta geçmiş, ama saltanatı kısa sürmüş, bir kaza sonucu ölmüştür.
  • İoannes’in oğlu keşiş olmaya karar verip manastıra kapandığı için, İoannes’in erkek kardeşi I. Manuel tahta geçti. Trabzonlu I. Manuel Komnenos (1238-1263), Trabzon’daki Aya Sofya Manastırını inşa ettirmiştir.
Trabzon Aya Sofya Kilisesi, I. Manuel Komnenos (1238-1263) tarafından 1250-1260 yılları arasında yaptırılan bir manastır kilisesidir. 1960 yılında dek cami olarak kullanılan yapının freskleri 1957-62 yılları arasında Edinburgh Üniversitesi tarafından temizlendikten sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek 1964 yılında müze haline getirilmiş, 2013 yılında,  52 yıl aradan sonra yeniden cami olarak kullanılmaya başlanmıştır. Geç Bizans Kiliselerinin örneklerinden biri olan yapı, kapalı kollu haç planlı olup, yüksek kasnaklı bir kubbeye sahiptir. Kuzey, batı ve güneyinde revaklar bulunmaktadır. Yapı ana kubbenin üzerine değişik tonozlarla örtülmüştür. Taş işçiliğinde, kuzey ve batıdaki revak cephelerinde ve batı cephesindeki mukarnaslı nişlerde Selçuklu etkileri de görülmektedir. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Trabzon Aya Sofya Kilisesi, I. Manuel Komnenos (1238-1263) tarafından 1250-1260 yılları arasında yaptırılan bir manastır kilisesidir.
1960 yılında dek cami olarak kullanılan yapının freskleri 1957-62 yılları arasında Edinburgh Üniversitesi tarafından temizlendikten sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek 1964 yılında müze haline getirilmiş, 2013 yılında, 52 yıl aradan sonra yeniden cami olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Geç Bizans Kiliselerinin örneklerinden biri olan yapı, kapalı kollu haç planlı olup, yüksek kasnaklı bir kubbeye sahiptir. Kuzey, batı ve güneyinde revaklar bulunmaktadır. Yapı ana kubbenin üzerine değişik tonozlarla örtülmüştür. Taş işçiliğinde, kuzey ve batıdaki revak cephelerinde ve batı cephesindeki mukarnaslı nişlerde Selçuklu etkileri de görülmektedir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Binanın en görkemli cephesi güneyde olandır. Burada Adem'le Havva'nın yaratılışı frizi ve kemerin kilit taşı üzerinde Trabzon'da 257 yıl hüküm süren Komnenos Hanedanı'nın sembolü olan tek başlı kartal motifi bulunmaktadır. Fotoğraf:www.karadenizgezi.net

Binanın en görkemli cephesi güneyde olandır. Burada Adem’le Havva’nın yaratılışı frizi ve kemerin kilit taşı üzerinde Trabzon’da 257 yıl hüküm süren Komnenos Hanedanı’nın sembolü olan tek başlı kartal motifi bulunmaktadır.
Fotoğraf:www.karadenizgezi.net

  • 1261 yılında Bizans tahtına Mihail Paleologos oturmuş, kendisinin Yeni Roma İmparatoru olduğunu, Trabzon’dakilerin ise Laz Kralları olduklarını beyan etmiştir.
  • 1280-1297 arasında imparator olan Trabzonlu II. İoannes Komnenos, Konstantinopolis yönetimi ile ilişkileri düzeltmiştir. Oysa Bizans, İoannes’i bir tehdit olarak görüyordu, çünkü Mihail’in İkinci Lyon Konsili‘nde alınan Batı Kilisesi ile birleşmeyi kabul etmesine karşı çıkanların bazıları, İoannes’i Ortodoks Kilisesi’nin imparatorluk tacı için uygun görüyorlardı. Mihail’in üçüncü kızı Eudokia ile Konstantinopolis’te 1282 yılında evlenmiştir. Trabzon’a döndükten sonra, Roma İmparatoru ünvanını terk etmiştir. Trabzon İmparatorları ve onların aileleri kendilerini Büyük Komnenoi (Megas Komnenos/Megale Komnene) olarak adlandırmaya başlamışlardır. 1291 yılında Papa IV. Nicolas, II. İoannes’e Katolik olması ve kutsal toprakların yeniden ele geçirilmesi için hazırlanan haçlı seferine katılması için iki mektup yazmış, İoannes, bu mektuplara cevap vermemiştir.
  • Trabzon İmparatorluğu’nun en parlak dönemi, II. Aleksios Komnenos dönemi olmuştur (1297-1330). Giresun’a sızmaya çalışan Türkmenler bu bölgelerden çıkarılmışlar; Venediklilerle anlaşmalar yapılarak ticaretin Ceneviz tekeline girmesi engellenmeye çalışılmıştır. İmparatorluğun savunmasını da arttırarak gece-gündüz devriye gezecek güvenlik kuvvetleri oluşturulmuştur. Fakat köklü aileler, imparatorluğun yönetimine karışmaya başlamışlardır.
  • 1331-1351 yılları arasında saray hiziplere bölünmüş, bu yıllar iç savaşlarla geçmiş, 1347 yılında büyük veba salgını ve deprem felaketi yaşanmıştır.
  • Trabzon İmparatorluğu, sınırlarının en geniş olduğu zamanda, batıda Karadeniz Ereğli’sinden başlayarak doğuya doğru yaklaşık 1000 kilometrelik sahil şeridine yayılıyordu. Kırım’da da toprakları vardı.
  • Bizans İmparatoru III. Andronikos Paleologos’un gayrı meşru kızı İrene Paleologina,  saray darbesi ile tahtı ele geçirmiş, 1340-1341 arasında Trabzon İmparatorluğu’nun imparatoriçesi olmuştur.
  • Karadenizli Komnenos ailesinin haricinde birinin, kendilerinden olmayan bu Konstantinopolis’li kraliçenin tahtta oturmasından rahatsız olan yerliler, Aziz Eugene Kilisesi’ni ele geçirmişlerdir. Daha sonra Konstantinopolis’ten gönderilen kuvvetler bu isyanı bastırıp ele başlarını idam ettirseler de Laz Lordlarından Anakutlu‘nun torunu, II. Aleksios ‘un kızı Anna, yerli askerlerin yardımıyla Trabzon tahtını ele geçirmiştir. Anna Anakutlu Megale Komnini 1341-1342 tarihleri arasında Trabzon İmparatorluğu’nun imparatoriçesi olmuş, İrene Konstantinopolis’e gönderilmiştir.
Trabzon’un Maçka ilçesinde, Karadağ’ın üzerinde yer alan Sümela Manastırı. İlk kuruluşu 385 yılına, günümüzdeki boyutlara ulaşması ise 1360 yılına tarihlenmektedir. Manastırdaki fresklerde sıkça yer alan ve özel bir önem verilen Trabzon İmparatoru III. Aleksios Komnenos (1349-1390), manastırın kurucusu sayılmaktadır. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Trabzon’un Maçka ilçesinde, Karadağ’ın üzerinde yer alan Sümela Manastırı.
İlk kuruluşu 385 yılına, günümüzdeki boyutlara ulaşması ise 1360 yılına tarihlenmektedir. Manastırdaki fresklerde sıkça yer alan ve özel bir önem verilen Trabzon İmparatoru III. Aleksios Komnenos (1349-1390), manastırın kurucusu sayılmaktadır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Konstantinopolis, Trabzon üzerinde hakimiyet kurma sevdasından hiç vazgeçmedi. Bu çabalar, halk isyanlarına neden oldu. İktidar sık sık el değiştirdi. Ortodoks Hıristiyan inancı sebebiyle Konstantinopolis’e bağlı olan Trabzon, bu yüzden Bizans ile arasını iyi tutmaya çalıştı.
  • Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan Trabzon İmparatorluğu, Karadeniz ticaretinde önemli bir paya sahip olmuştur. İtalyanlara karşı da avantajını iyi koruyan imparatorlar başlarda vergiyi yüksek tutarak büyük bir gelir sağlamış, devlet ihtiyaç fazlası ürünleri de ihraç etmiştir. Bu ürünlerin başlıcaları gümüş, demir, şap, kereste, şarap, kumaş ve fındıktır.
  • Çok önemli bir görev olan donanma komutanı, Büyük Duka unvanını taşır ve soylulardan seçilirdi. Çok eski çağlardan beri denizcilikle uğraşan halkın giriştiği mücadelelerde kilit rolü donanma komutanları hatta korsanlar üstlenmiştir.
  • Karadeniz ticaretinin hakimi Cenevizliler de zaman zaman tahta geçecek kişi üzerinde söz sahibi olma çabası gösterdiler. Karışıklıklardan istifade etmek isteyen Türkmenler pek çok kez Trabzon’u kuşattılar ama başarılı olamadılar. Tüm bu çatışmalar Trabzon İmparatorluğu’nu zayıf düşürdü. Gürcistan Timur tarafından işgal edildi.
  • Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan (1453-1478), Osmanlı İmparatorluğu’na karşı Trabzon İmparatorluğu’nun yanında yer almıştır.
  • Trabzon İmparatorluğu İran ile iyi ilişkiler geliştirmiş ve astronomi alanındaki araştırmaları Trabzon’a taşıyarak geliştirmişlerdir.
  • 15. yüzyıla girerken Osmanlı Devleti ile Trabzon İmparatorluğu artık sınır komşusu olmuşlardır. Aynı dönemde Türkmenler de Giresun’a girmişlerdir. Trabzon, Osmanlı tarafından ilk kez 1440′larda kuşatılmışsa da alınamamıştır. Akabinde Erdebil Şeyhi Cüneyt (1447-1460), müritleri ile Trabzon İmparatorluğu’na saldırdı, şehri kuşatıp aldıysa da kaleyi alamadığı için geri çekildi. Osmanlı Sultanı II. Mehmet’in Trabzon’u almak için harekete geçtiğini duyunca Trabzon’u terk etti ve Amid’e (Diyarbakır) gitti.
  • Son olarak Fatih Sultan Mehmet 1461 yılında 140.000 kişilik ordusuyla gelerek yaklaşık bir aylık bir kuşatmadan sonra şehri teslim almıştır. Trabzon İmparatorluğu’nun son kralı David Komnenos (1459-1461), tahttan indirilerek ailesiyle birlikte Edirne’ye yerleştirilmiştir. İki yıl sonra imparator, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın eşi olan yeğeni Theodora ile yazışmaya başladı. Osmanlılar tarafından ihanet olarak kabul edilen yazışmalar nedeniyle, David, büyük oğulları ve yeğeni, Fatih’in emriyle İstanbul’da idam edildiler.

 

 

 

Kuzey İrlanda ve Derry

Kelt haçı.

Kelt haçı.  Derry’e Temmuz 2001’de gitmiştim. Donegal’da sınırı geçip Kuzey İrlanda’ya girmiştik. Foyle Nehri kıyısına kurulu şehirde hep yağmur vardı. Şemsiyeleri hiç bırakamamıştık. İskoç seçimleri dolayısıyla bu şehri hatırladım.

  • MÖ 8.-1. yüzyıllar arasında Keltler adaya yerleşmişlerdi.
  • 9.-11. yüzyıllarda Vikingler adaya akınlar yaptılar. İrlanda’nın tümünü ele geçiremediler ama Dublin dahil pek çok şehir kurdular.
  • 12. yüzyılda Norman işgali yaşandı. Norman kökenli Kral II. Henry’den sonra krallar hem İngiltere hem İrlanda kralı olarak anıldılar.
  • İngiltere’deki Güller Savaşı sırasında (1455-1485), İngilizler İrlanda ile uğraşamadıkları için Kelt kültürü ön plana çıktı.
  • 1532 yılında Kral VIII. Henry Protestanlığı seçtikten sonra İrlanda’yı da Protestan yapma çabaları başladı. 1641 yılında başlayan Katolik ayaklanması, 1649-1653 yılları arasında Oliver Cromwell’in yaptığı katliama yol açtı. Mezhep çatışmaları hem İngiltere’de hem de İrlanda’da devam etti. 1600’lerden sonra adaya Protestanlığı kabul etmiş İskoçlar yerleştirildi. 1707 yılında İngiltere ve İskoçya birleşti. Ülkenin adı, Büyük Britanya Krallığı, İrlanda ise bu krallığın sömürgesi oldu.
  • 1740-41 yılında yaşanan kıtlıktan İrlanda’da 400.000 kişi öldü.
  • 1789 Fransız İhtilali’nden sonra İrlanda halkı tekrar ayaklandı. Ayaklanma bastırıldı ve ülke 1801’de Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı adını aldı. Günümüze kadar gelen Birleşik Krallık adı bu kökene dayanmaktadır.
  • Daniel O’Connell (Katolik), Britanya ile kurulan birliğin yürürlükten kaldırılması için başarılı olamayan çalışmalar yaptı (1823).
  • 1845-1849 yılları arasında bir açlık dönemi daha yaşandı. İrlanda Patates Kıtlığı tarihte hiç karşı karşıya gelmemiş İrlanda ile Osmanlı’yı temas ettirdi.

 

lllllll

  • Sultan Abdülmecit, İrlanda halkına 10.000 Sterlin (yaklaşık 2 milyon USD) yardım göndermek ister. Kraliçe Victoria ise 2.000 Sterlin tutarında yardım yapmayı planladığı için Sultan’ın yardım miktarını düşürmesini isteyince Abdülmecit, 1000 Sterlin ve tahıl yüklü beş gemi yollar. İngilizler bu defa da gemileri Dublin Limanı’na sokmaz ve erzak Drogheda Limanı’na boşaltılır (1847). İrlanda asillerinin teşekkür mektubu Topkapı arşivlerinde; şükran plaketi Drogheda’da yerini almış. Şükran duyguları ayrıca, Drogheda’nın, Drogheda futbol takımının ve Potsmouth futbol takımının amblemlerindeki ay-yıldızlar ile kendini göstermiş.
  • 1740-41; 1845 yılında başlayıp etkileri 1852 yılına kadar devam eden; 1879’da yenisi yaşanan kıtlık ve açlık dönemleri ölümlere ve göçlere sebep olmuş, bu durum ülkenin demografik, politik ve kültürel yapısını değiştirmiş. Sonuçta İngilizce adada en çok konuşulan dil haline gelmiş.
  • 1905 yılında Arthur Griffith tarafından kurulan Sinn Féin adlı siyasi parti, günümüzde  IRA‘nın siyasi kanadı olarak değerlendirilmektedir. Kendi tanımlamalarıyla örgüt, aşırı milliyetçi ve sol bir partidir. Kuzey İrlanda Parlamentosu’ndaki en güçlü Cumhuriyetçi parti olan Sinn Féinn’in  28; İrlanda Cumhuriyeti Parlamentosu’nda ise 5 sandalyesi bulunmaktadır. Partinin genel başkanı 1983 yılından beri Gerry Adams‘dır.
  • İrlanda’nın bölünmesi Britanya Parlementosu’nda onaylandı ancak  1914′te Birinci Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla uygulanamadan ertelendi.
  • 1916 Paskalya Ayaklanması’nın hedefi, İngiliz hakimiyetine son verip İrlanda Cumhuriyetini kurmaktı. İsyan amacına ulaşamayınca İrlanda Cumhuriyet Ordusu (Irish Republican Army – IRA) kuruldu ve gerilla savaşına başladı.
  •  Britanya 1918′de İrlandalıları askere almaya çalışınca ilişkiler tekrar zarar gördü.
  • 1919-1921 yılları arasında İrlanda Bağımsızlık Savaşı yapıldı.
  •  İngiliz başbakanı David Lloyd George İrlanda sorununu çözmek istediğinde Katolik Güney İrlanda, İngilizlere ödün vermeyi reddetti. Yapılan anlaşma ile Güney, 1921 yılında İngiltere’den bağımsızlığını kazandı ama Kuzey, Birleşik Krallık’a bağlı kaldı.
  • İngiltere tarafından 1920 yılında çıkarılan kanunda bölgeye 26 Kontluk adı verilmişti. Buna tepki olarak Cumhuriyetçiler Kuzeye “işgal altındaki 6 Kontluk” der. Kuzey İrlanda’da idari olarak 6 Kontluk vardır ve biri Londonderry Kontluğu’dur.
  • Kuzey İrlanda İngiltere’ye yarı bağlı, parlamentosu olan özerk bir bölge. 1541-1800 yılları arasındaki İrlanda Krallığı’ndaki dört bölgeden biri olan Ulster, kabaca Kuzey İrlanda topraklarına denk düşer. Birlik yanlıları  Kuzey İrlanda’ya Ulster der. Ulster’ın 9 kontluğundan altısını İngiltere’ye bağlayan Lord Carson olmuş.
  • Derry’nin resmi adı Londonderry. Birlik yanlıları ve Britanyalılar şehri böyle adlandırıyor. İsmin Londralı birkaç iş adamına tanınan ayrıcalıklardan ötürü verilmiş olduğu söyleniyor.
  • Başkent Belfast’ta, Parlamento’da Katoliklerle Protestanlar yan yana oturuyorlar ama Katoliklerle Protestanların gittikleri okullar ayrı, oturdukları mahalleler de biz gittiğimizde bir duvarla ayrılıyordu.
  • Kuzey, 1969-1999 yılları arasında Londra’dan yönetildi.
  •  IRA, 1969-2005 yılları arasında İngilizlere karşı verdiği silahlı mücadeleyi 2005’ten itibaren politik alanda sürdürme kararı aldı.
  • Halk, uzun zamandan beri  Protestan/İngiltere ile Birlik yanlısı/Sadakatçiler ve Katolik/Cumhuriyetçi/Milliyetçiler olarak ikiye bölünmüş durumda.
  • 2004 yılı verileriyle halkın %53’ü Protestan, %44’ü Katolik inancında.
  • 2005 yılında Kuzey İrlanda’da yapılan ankete göre oy kullananların %58’i İngiltere ile birlik yanlısı, %23’ü ise güneydeki İrlanda Cumhuriyeti ile birleşerek Birleşik İrlanda Cumhuriyeti kurulsun istiyor. Güney İrlanda’da vergilerin daha yüksek olmasının yapılan tercihte etkisi olup olmadığı merak konusu. Adanın güneyi, kuzeyine  politik tercihlerinden dolayı Kara Kuzey (The Black North) der. Eylül 2014’te yapılan İskoçya’daki bağımsızlık oylaması öncesinde, Kuzey İrlanda ve İskoçya Protestan tarikatı Orange Order  İskoçya’nın başkenti Edinburgh’ta yürüyüş yapmış, Britanyalı olmaktan gurur duyduklarını belirterek Birlik’ten yana olduğunu bir kez daha ortaya koymuştu. Oylamayı, Birlik yanlıları kazandı ama, Sinn Féin’in lideri Gerry Adams, oylama fırsatı Kuzey İrlanda’ya da verilmeli diye İskoç oylamasının hemen ardından demeç verdi.
  • Kelt geleneklerinin, 1600’lerden sonra bölgeye yerleştirilen İskoçlar’ın yaşam anlayışının, İngiliz kültürel asimilasyonunun kısmen başarılı olabilmiş etkilerinin yaşandığı bir bölge burası.
  • Kuzey İrlanda’da beş kent idari olarak şehir statüsündedir. Derry, ben oradayken daha şehir statüsü kazanmamıştı. 2002 yılında Kraliçe’nin beratı ile şehir statüsü kazandı.
Derry, Kuzey İrlanda’nın başkent Belfast’tan sonraki ikinci büyük kenti. Dünyada, Diyarbakır ve Şian ile tarihi surlarını koruyan üç şehirden biri. Avrupa’da surlarını yekpare koruyabilmiş tek şehir.

Derry, Kuzey İrlanda’nın başkent Belfast’tan sonraki ikinci büyük kenti.
Dünyada, Diyarbakır ve Şian ile tarihi surlarını koruyan üç şehirden biri. Avrupa’da surlarını yekpare koruyabilmiş tek şehir.

Kanlı Pazar şehrin tarihinde önemli ve acı bir olay. 30 Ocak 1972. Şehrin ortasındaki Bogside bölgesinde Özgür Derry noktasında, olaylar duvar resimleri ile anlatılarak acı olayların anısı canlı tutuluyor. Derry'de İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu (IRA) ve Britanya askerleri arasındaki çatışmalar yoğunlaştığı için, 1971'de Kuzey İrlanda hükümeti gösteri yürüyüşlerini yasaklamıştı. Bu yasağı delmek amacıyla barışçıl bir gösteri düzenleyen 26 Katolik İrlandalı’ya açılan ateşte göstericilerden 14’ü ölmüştü. Zanlı İngiliz Askeri Polisi, katliamın hemen ardından yürütülen soruşturmada aklanmıştı. 1998'de dönemin İngiltere başbakanı Tony Blair yeni bir soruşturma açtırmış, 12 yıl süren ve binlerce görgü tanığının ifadesine dayanan 5 bin sayfalık raporda, askerlerin ateş açmadan önce uyarıda bulunmadığı tespit edilmiş, askerlerin herhangi bir saldırı altında olmadığı, ölenlerin hiçbirinin askerler için tehdit teşkil etmediği vurgulanmıştı. Ölenlerin bazıları kaçmaya çalışırken vurulmuştu. 2010 yılında Başbakan David Cameron Britanya Devleti adına Kanlı Pazar için özür dilemişti. Olay, 2002 yılında Bloody Sunday adıyla Paul Greengrass tarafından filme de çekilmişti. Başarılı bir filmdi. 2011 yılında yapılan, şehrin iki yakasını bağlayan Barış Köprüsü, bu yaraları sarmak için atılmış bir başka adım olarak değerlendiriliyor.

Kanlı Pazar şehrin tarihinde önemli ve acı bir olay. 30 Ocak 1972.
Şehrin ortasındaki Bogside bölgesinde Özgür Derry noktasında, olaylar duvar resimleri ile anlatılarak acı olayların anısı canlı tutuluyor.
Derry’de İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu (IRA) ve Britanya askerleri arasındaki çatışmalar yoğunlaştığı için, 1971′de Kuzey İrlanda hükümeti gösteri yürüyüşlerini yasaklamıştı. Bu yasağı delmek amacıyla barışçıl bir gösteri düzenleyen 26 Katolik İrlandalı’ya açılan ateşte göstericilerden 14’ü ölmüştü. Zanlı İngiliz Askeri Polisi, katliamın hemen ardından yürütülen soruşturmada aklanmıştı. 1998′de dönemin İngiltere başbakanı Tony Blair yeni bir soruşturma açtırmış, 12 yıl süren ve binlerce görgü tanığının ifadesine dayanan 5 bin sayfalık raporda, askerlerin ateş açmadan önce uyarıda bulunmadığı tespit edilmiş, askerlerin herhangi bir saldırı altında olmadığı, ölenlerin hiçbirinin askerler için tehdit teşkil etmediği vurgulanmıştı. Ölenlerin bazıları kaçmaya çalışırken vurulmuştu. 2010 yılında Başbakan David Cameron Britanya Devleti adına Kanlı Pazar için özür dilemişti. Olay, 2002 yılında Bloody Sunday adıyla Paul Greengrass tarafından filme de çekilmişti. Başarılı bir filmdi.
2011 yılında yapılan, şehrin iki yakasını bağlayan Barış Köprüsü, bu yaraları sarmak için atılmış bir başka adım olarak değerlendiriliyor.

Derry’de, iki Dünya Savaşı sırasında ölenlerin anısına dikilmiş bir Savaş Anıtı da var.

Derry’de, iki Dünya Savaşı sırasında ölenlerin anısına dikilmiş bir Savaş Anıtı da var.

Derry’de Guildhall. Loncalar merkezi. 2013 yılında İngiltere ilk defa kültür başkenti seçme uygulamasına başladı. İngiltere’nin ilk kültür başkenti Derry oldu. Belki de Kanlı Pazar için bir başka özür olarak.

Derry’de Guildhall. Loncalar merkezi.
2013 yılında İngiltere ilk defa kültür başkenti seçme uygulamasına başladı. İngiltere’nin ilk kültür başkenti Derry oldu. Belki de Kanlı Pazar için bir başka özür olarak.

 

Yararlanılan Kaynaklar

  • 2013 İngiltere Kültür Başkenti: Derry, Doç. Dr. Murat Akser, Panorama Khas, Bahar 2014.
  • Osmanlı’nın Beş Gemi İle İrlanda’da Bıraktığı İz, Ayşe Toral, online.