Etiket arşivi: David Cameron

Çağdaş Sanata Varış 290|Sokak Sanatı 1

  • Sokak Sanatı, seyirci kitlesine sunduğu eseri ile sanat nesnesinin konumunu, geleneksel algılama ve sahip olma araçlarını sorgular. Bu sanatçılar, her yapıtın üretilmesinden önceki ve sonraki süreç üzerine daha çok odaklanır. Derrida’nın görüşlerine uygun olarak, gönüllü bedensel emeğin ve zaman adamanın buradaki gerçek armağan olduğu söylenebilir.
  • Kamusal Sanat, sanat eserini ve bu eser vasıtasıyla kamusal alanları ve sokağı Öteki ile ilişkilerin geliştirilmesi potansiyeline açık tutar.
  • Çağdaş Kamusal Sanat eserleri bize bazen modanın, siyasi sıradanlığın ve medyatik adetlerin ortasında hala heterojenlik üretebileceğimizi hatırlatır.
2016 yılının Avrupa Kültür Başkentlerinden biri seçilen Polonya’nın Wroclaw şeh¬rinde, çeşitli işler yapan iki yüzden faz¬la cü¬ce hey¬ke¬li var. Cü¬ce hey¬kel¬le¬ri ko¬mü¬nizm dal¬ga¬sı¬nın gel¬di¬ği dö¬nem¬ler¬de ko-mü¬niz¬mi des¬tek¬le¬yen, Turuncu lakaplı bir gru¬bun anı¬sına yapılmış. İlginç bulunmaları üzerine sayıları artmış, kentin her yerine yerleşmişler. Fotoğraf:seferia.com

2016 yılının Avrupa Kültür Başkentlerinden biri seçilen Polonya’nın Wroclaw şehrinde, çeşitli işler yapan iki yüzden fazla cüce heykeli var. Cüce heykelleri komünizm dalgasının geldiği dönemlerde komünizmi destekleyen, Turuncu lakaplı bir grubun anısına yapılmış. İlginç bulunmaları üzerine sayıları artmış, kentin her yerine yerleşmişler.
Fotoğraf:seferia.com

  • Sokak Sanatı, şablonları, yapıştırmaları, posterleri, ahşap kutuları, kartonu, çerçevenin içindeki renkleri, ahşap baskıları, kaldırım resimlerini, mozaikleri, haritaları, hatta örgü ve dantelleri de içine alıyor. Lambadan otobüse kadar her şeyi örgü malzeme ile kaplayanlar, tığ işi ile grafiti yapanlar var. Olek, New York’ta, bronz inek heykelini tığ işi ile kaplamıştı. Çalışması birkaç saat sonra yerinden kesilip çıkarılmıştı.
  • Grafiti Sanatı, Şehir Sanatı, Sokak Sanatı ya da Dışlanmış Sanat adı verilen sanatın ünlü çizerleri: D*Face, Swoon, Shepard Fairey, Belçikalı Roa, Ben Eine, Robbo, Inkie, Pure Evil, Tox..
  • Ben Eine, grafiti Vandalizm’inden 20 kez tutuklanmış, 6 kez suçlu bulunmuş. David Cameron başbakan olarak Beyaz Saray’a yaptığı ziyarette Obama’ya Ben Eine’nin resmini hediye etmişti. Eine artık çok ünlü, fiyatı yükseldi ve San Francisco’daki bir gösteride tüm eserleri satıldı.
  • İngiltere’nin Bristol kenti tam bir grafiti şehridir. 1989 yılında İngiliz polisi 72 ressamı Vandalizm’den yakaladı. Açılan dava, sanatçılara büyük tanınırlık sağladı; hepsi ulusal kanala çıktı; BBC 2 konu ile ilgili bir belgesel hazırladı. Bu durum pek çok kişi için esin kaynağı oldu ve yeni bir heves yarattı. Bristol’de Barton Hill tehlikeli bir yer olarak ün kazandı; grafiti çizerleri için bir vahaya dönüştü.
  • Bristol grafitiyi sahiplenmeye karar verince şehir meclisi Inkie’nin düzenlediği Sokak Sanatı sergisine 40 bin pound destek verdi. Şehir merkezindeki bir sokak dünyanın en büyük açık hava sanat sergisine ev sahipliği yaptı.
  • David Samuel, Londra metrosunun durak isimlerini ünlü grafiti ressamlarının adları ile değiştirmişti.
  • Joseph Campbell ABD’nin büyük şehirlerinde çok grafiti olmasını ABD’de gençlerin kendi mitlerini kendilerinin oluşturma arzusuna bağlamıştı.

 

Çağdaş Sanata Varış 238|Çağdaş Dönem 13 Neoliberalizm

Margaret Thatcher ve Ronald Reagan. Fotoğraf:www.telegraph.co.uk

Margaret Thatcher ve Ronald Reagan.
Fotoğraf:www.telegraph.co.uk

  • Neoliberalizm ideolojisi aslında köklerini klasik liberalizm teorisinden ve 1944 tarihli Bretton Woods anlaşmasından almaktadır.
  • Neoliberalizm, ekonominin devlet işlerinden ayrılmasını ve piyasayı özel teşebbüsün yönetmesi gerekliliğini savunan bir düşünce akımıdır.
  • Neoliberalizm, kapitalizme özgü bir örgütlenmedir.
  • Rekabetin piyasayı yönetmesi gerektiğini söyler. Dengelenmiş bütçeyi, serbest piyasa kapitalizmini ve serbest ticareti savunur.
  • Devletin sadece herhangi bir kriz anında acil ve keskin müdahaleler yapmasını, bunun dışında piyasadan tamamen çekilmesini önerir.
  • Kişisel hürriyeti pozitif şekilde tanımlar ve sosyal reform için kanunların kullanımına karşı çıkar.
  • Klasik liberalizmden farklı olarak, kişilerin topluma doğal bazı haklarla girdiklerini kabul etmez. Özel mülkiyeti savunur ve bu savunusunu “kişisel hürriyet ve açık piyasalar en geniş kitleler için en büyük faydayı sağlar” şeklinde ifade eder.
  • Neoliberalizmin yükselişini hazırlayan faktörler 1970’lerde gelişmeye başladı. O güne kadar çok başarılı işleyen Keynesçi ekonomi düzeninin, dünya petrol fiyatlarının petrol krizi (1973-1974) sonrası aniden yükselmesi nedeniyle sıkıntıya girmesi neoliberal tutumun başlamasındaki en önemli sebepti.
  • 1980’lerde dünya genelinde sol hükümetlerin yerini liberal-sağcı iktidarlar alıyordu. İngiltere’de muhafazakar-liberal Demir Leydi Margaret Thatcher’ın, Amerika Birleşik Devletleri’nde milliyetçi-liberal  Ronald Reagan’ın başa gelmeleriyle dünyada neoliberalizm mutlak iktidarını ilan etmeye hazırlanıyordu.
  • 1979 –  1990 yılları arasında Birleşik Krallık’ta en uzun süre başbakanlık yapan ve ülkenin tek kadın başbakanı olan Margaret Thatcher’ın (1925-2013) etkisi öyle güçlü oldu ki, İşçi Partisi’ni de etkileyecek şekilde İngiliz siyasetini temelden dönüştürdü.
  • Neoliberaller çevre sorunlarında ve sosyal felaketler durumunda da piyasa dengelerine güvenilmesi gerektiğini ifade ediyorlardı.
  • Neoliberalizmin temel amaçları mal ve hizmetlerin ve sermayenin tüm dünya çapında serbestçe dolaşımını sağlamak; pazarın genişletilmesi için küresel kapitalizme entegre olmayan yapı ve blokların dağıtılarak yatırım özgürlüğünün tüm dünyada sağlanması idi. Neoliberalizm, finansal piyasanın buyruklarını önemser.
  • 1989 yılında  Doğu Bloku’nun çözülmesiyle beraber neoliberalizm yayıldı.
  • Tüm dünyada sosyal devletler zayıfladı ve özelleştirme trendi baş gösterdi.
Thatcherizm, 1979-1990 arasında İngiltere başbakanlığını yapan Margaret Thatcher'ın iktisadi ve sosyal görüşlerini ve siyaset tarzını ifade eder. Thatcherizm, Thatcher'dan sonra başbakanlık yapan ve onun siyasetini kısmen sürdüren John Major, Tony Blair, Gordon Brown ve David Cameron dönemlerini de kapsayacak şekilde kullanılabilir. Thatcherizm, düşük enflasyonu, devleti iktisadi sahada küçültmeyi ve serbest pazar ekonomisini geliştirmeyi savunur. Kullandığı başlıca araçlar para arzı üzerinde sıkı kontrol, mali disiplin, özelleştirme, kamu harcamaları üzerinde sıkı kontrol, vergi kesintisi, milliyetçilik, Victoria dönemi değerlerinin korunması ve işçi haklarının kısıtlanmasıdır. Thatcherizm, Margaret Thatcher ile aynı dönemde ABD'de, Avustralya'da, Kanada'da, Türkiye'de ve diğer ülkelerde uygulanan Neoliberal siyasetle benzeşir. Sol kesimde Thatcher, halk hareketlerini ezmek için güç kullanan, işçi sınıfının çıkarlarına karşı  kararlar alan ve orta sınıflarla işadamları gibi varlıklı kesimleri destekleyen bir lider olarak görülür. Merkez sağda ise Thatcher, güçlü sendikalara karşı çıkabilen, iktisattaki darboğazları ortadan kaldıran bir muhafazakâr olarak sempatiyle hatırlanır. Sol ve sağ görüşlü yorumcuların fikir birliği içinde olduğu bir konu, Thatcher'ın Britanya siyaset sahnesini ciddi ölçüde değiştirdiği, önemli partilerin sağa kaymasına neden olduğudur. Thatcher'ın yok ettiği refah devleti uygulamaları, Thatcher sonrası dönemde de geri gelmemiştir. Yine Thatcher tarafından başlatılan özelleştirme siyaseti de devam etmiştir. Aslında İşçi Partisi ve Muhafazakâr Parti hükümetleri devletin iktisat üzerindeki etkisini daha da azaltmış, kamu sektörünün rolünü daha da küçültmüştür. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Thatcherizm, 1979-1990 arasında İngiltere başbakanlığını yapan Margaret Thatcher’ın iktisadi ve sosyal görüşlerini ve siyaset tarzını ifade eder. Thatcherizm, Thatcher’dan sonra başbakanlık yapan ve onun siyasetini kısmen sürdüren John Major, Tony Blair, Gordon Brown ve David Cameron dönemlerini de kapsayacak şekilde kullanılabilir.
Thatcherizm, düşük enflasyonu, devleti iktisadi sahada küçültmeyi ve serbest pazar ekonomisini geliştirmeyi savunur.
Kullandığı başlıca araçlar para arzı üzerinde sıkı kontrol, mali disiplin, özelleştirme, kamu harcamaları üzerinde sıkı kontrol, vergi kesintisi, milliyetçilik, Victoria dönemi değerlerinin korunması ve işçi haklarının kısıtlanmasıdır.
Thatcherizm, Margaret Thatcher ile aynı dönemde ABD’de, Avustralya’da, Kanada’da, Türkiye’de ve diğer ülkelerde uygulanan Neoliberal siyasetle benzeşir.
Sol kesimde Thatcher, halk hareketlerini ezmek için güç kullanan, işçi sınıfının çıkarlarına karşı kararlar alan ve orta sınıflarla işadamları gibi varlıklı kesimleri destekleyen bir lider olarak görülür.
Merkez sağda ise Thatcher, güçlü sendikalara karşı çıkabilen, iktisattaki darboğazları ortadan kaldıran bir muhafazakâr olarak sempatiyle hatırlanır.
Sol ve sağ görüşlü yorumcuların fikir birliği içinde olduğu bir konu, Thatcher’ın Britanya siyaset sahnesini ciddi ölçüde değiştirdiği, önemli partilerin sağa kaymasına neden olduğudur.
Thatcher’ın yok ettiği refah devleti uygulamaları, Thatcher sonrası dönemde de geri gelmemiştir. Yine Thatcher tarafından başlatılan özelleştirme siyaseti de devam etmiştir. Aslında İşçi Partisi ve Muhafazakâr Parti hükümetleri devletin iktisat üzerindeki etkisini daha da azaltmış, kamu sektörünün rolünü daha da küçültmüştür.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Liberalizm, piyasanın doğal akış içinde kendi kendini gerçekleştirdiği inancına dayanır.
  • Bu, Neoliberalizmin karşı çıktığı bir görüştür. Neoliberalizm, doğalcılığa değil, bir tür inşacılığa inanır. Neoliberalizm’e göre piyasa, inşa edilmesi, kurulması gereken bir alandır.
  • Neoliberal devlet, bir spekülatör gibi davranır.
  • Neoliberalizm, ekonomik bir ideoloji değildir. Hayatın bütün alanlarını yönetme eğilimindeki bir pratikler ve söylemler bütünüdür.
  • Neoliberal yönetimin inşacı aklı, bireylerin davranışlarına karar verme biçimlerini hedef alır ve bir neoliberal özne üretir.
  • Piyasa normları, kendilerini piyasanın ötesinde de dayatınca, birey de tıpkı bir şirket gibi, riskler almak, yatırımlar yapmak, verimli olmak, yetkinliklerini geliştirmek (yaşam boyu gelişim, sürekli eğitim, kendini aşma vb.), bunları pazarlamak, kendi kendisinin girişimcisi olmak durumundadır. Sürekli risk ortamındaki bireyler, kendilerini sürekli artan performans normlarına göre yönetmeye sevk edilir.

 

 

Libya 14 Kaddafi Sonrası 1 İç Savaş

  • Birleşmiş Milletler, Güvenlik Konseyi’nin kararına dayanarak Fransa, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nin önderliğinde Libya’ya 18 Mart 2011 akşamı havadan askeri operasyon başlattı.
  • Operasyonun gerekçesi, Libya lideri Muammer Kaddafi’ye bağlı birliklerin halka baskı ve şiddet uygulaması ile Libya’nın BM kararlarına riayet etmemesi olarak açıklandı. BM ve halk 22 Ağustos 2011′de Kaddafi’yi devirdi. Ayaklanmanın sonlarında Sirte yakınlarında Kaddafi’nin konvoyuna NATO destekli saldırı düzenlenmiş, bu saldırıdan yara almadan kurtulan Kaddafi, 20 Ekim 2011 tarihinde saklandığı bir geçitte isyancılar tarafından yakalanarak linç edilmiştir.
  • Hemen her gün uluslararası medyaya brifingler veren, eski hükumet sözcüsü, Kaddafi rejiminin uluslararası medya yüzü olan Musa İbrahim‘e ne olduğu hakkında hemen hiçbir bilgi yok.
Michigan State University mezunu, tez konusu Kaddafi olan, Kaddafi rejiminin bir zamanlar en güçlü adamı olarak görülen eski dış istihbarat örgütü başkanı Musa Kusa’nın ayaklanmanın ikinci ayında Tunus üzerinden İngiltere'ye kaçtığı, sonra Katar’a geçtiği ve Libya'daki yeni rejimin en büyük mali destekçilerinden biri olduğu söyleniyor. Kusa, 1994 ile 2009 yılları arasında Libya istihbarat servislerini yönetmiş, daha sonra da kaçtığı tarihe kadar dışişleri bakanlığı yapmıştı. BBC'nin Panorama adlı araştırma programında, Kusa'nın tutuklulara bizzat işkence yaptığı ve 1996 yılında Ebu Salim Cezaevi’nde 1200 mahkumun öldüğü katliamda rol aldığı ileri sürülmüştü. Fotoğraf: www.dailymail.co.uk

Michigan State University mezunu, tez konusu Kaddafi olan, Kaddafi rejiminin bir zamanlar en güçlü adamı olarak görülen eski dış istihbarat örgütü başkanı Musa Kusa’nın ayaklanmanın ikinci ayında Tunus üzerinden İngiltere’ye kaçtığı, sonra Katar’a geçtiği ve Libya’daki yeni rejimin en büyük mali destekçilerinden biri olduğu söyleniyor. Kusa, 1994 ile 2009 yılları arasında Libya istihbarat servislerini yönetmiş, daha sonra da kaçtığı tarihe kadar dışişleri bakanlığı yapmıştı. BBC’nin Panorama adlı araştırma programında, Kusa’nın tutuklulara bizzat işkence yaptığı ve 1996 yılında Ebu Salim Cezaevi’nde 1200 mahkumun öldüğü katliamda rol aldığı ileri sürülmüştü.
Fotoğraf: www.dailymail.co.uk

  • Kaddafi, dünyada bir kraliyet ailesi dışında en uzun süreli devlet yöneticilerinden biriydi (1969-2011). Diğerleri Fidel Castro (1959-2008) ile Gabon Devlet Başkanı Ömer Bongo’dur (1967-2009).
  • Bazı yorumlara göre, Libya’da hükumet ve Muammer Kaddafi karşıtı gösteriler halkın, 2010-2011 yılı boyunca Arap dünyasını saran protestoların bir ayağı olan 2011 Mısır Devrimi’nden/Arap Baharı’ndan etkilenmesiyle başlamıştır.
  • Libya operasyonu sonrasında ülke kaosa girdi. Dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, İngiltere Başbakanı David Cameron, ABD Başkanı Obama, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Almanya Başbakanı Angela Merkel idi. Başkanlığının son yılı 2016’da Obama, başkanlığı boyunca yaptığı en büyük hatanın Libya olduğunu söyleyecekti. Kaddafi’nin devrilmesinden sonraki süreç için hiçbir plan yapılmadığı; rejimin çökmesine neden olan kısmi işgallerin işe yaramadığı uluslar arası arenada konuşulan konular oldu.
  • Kaynaklara göre, iç savaşta her iki tarafın ve sivillerin toplam kaybı 25,000 – 30,000 ölü, 4000 kayıp olmuştur.
  • İç savaş sonunda Libya’nın tamamı Geçici Konsey Güçleri‘nin kontrolüne geçti ve yönetim Genel Ulusal Kongre‘ye devredildi.
  • Kaddafi sonrası Libya, iki farklı parlamento arasında bölündü. Tobruk hükumetine bağlı birlikler ile Trablus hükumeti güçleri arasında çatışmalar oldu. Ülkede sivillere karşı (kaçırma ve işkence gibi) savaş suçlarının işlendiği basında yer aldı.
  • Trablus ve Tobruk merkezli iki hükümet 17 Aralık 2015′te Fas’ın Suheyrat kentinde Libya Siyasi Anlaşması‘nı imzaladı.
Trablus Parlamentosu üyesi Fayez al-Sarraj, Libya Ulusal Uzlaşı Hükümetinin başbakan adayı oldu, Tobruk Meclisi tarafından defalarca veto edildi ve güvenoyu alamadı. Fotoğraf: libyaprospect.com

Trablus Parlamentosu üyesi Fayez al-Sarraj, Libya Ulusal Uzlaşı Hükümetinin başbakan adayı oldu, Tobruk Meclisi tarafından defalarca veto edildi ve güvenoyu alamadı.
Fotoğraf: libyaprospect.com

  • Deutsche Welle’ye göre, Nisan 2016’da, Libya’nın yeni hükumeti, henüz başkente bile hakim olamamıştı.
  • Kaddafi, son röportajlarından birinde “Libya’nın güvenliği sağlanmazsa Akdeniz bir kaos denizine dönüşür” diyerek, Libya’daki otorite boşluğunun Avrupa’yı tehdit edeceğini vurgulamıştı.
  • Avrupalılar öncelikle Libya’nın kaotik bir yer olarak kalmasından ve terörizm, silah kaçakçılığı ve insan ticareti merkezi haline gelmesinden endişe ediyorlar. Aynı zamanda İtalya yakınlarındaki bu Kuzey Afrika ülkesinin Balkan rotasının yerini alıp mültecilerin Avrupa’ya geçiş güzergahı haline gelmesinden de çekiniyorlar.
  • Avrupa Birliği, Muammer Kaddafi döneminde mülteci akınını durdurmak için Libya’yla anlaşmış, Kaddafi bu iş için ülkesinde kamptan çok hapishaneye benzetilen yerler inşa etmişti.
  • 2016 yılına gelindiğinde Avrupalı istihbaratçılar, Akdeniz kıyılarının IŞİD tehdidine açık olduğunu; resmi rakamlara göre 200 bin, gayri resmi bilgilere göre 500 bin kişinin Avrupa’ya göç etmek istediğini bildiriyor. AB, Afrika’dan Avrupa’ya göç etmek için Libya üzerinden İtalya’ya geçmek isteyen mültecilerin Libya’da bulunan kamplarda tutulmasını istiyor.
  • Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere dışişleri bakanları yeni Libya yönetimiyle sıkı temas halindeler. Avrupa hükümetlerinin desteği sürerse Fayez al-Sarraj‘ın başarılı olma şansı yüksek olur yorumları yapılıyor. İtalya ve İngiltere’nin askeri destek üzerinde de durduğu ve önce ülkenin doğusunda yuvalanan IŞİD’in yayılmasını önlemeyi, silah ticareti ile mücadele etmeyi ve mültecilerin yolunu kesmeyi amaçladığı söyleniyor. Yeni yönetim beklendiğinin aksine Batı’dan şimdiye kadar askeri yardım istemedi. Libyalılar da ülkeye yeniden askeri müdahalede bulunulmasına karşılar.
  • Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin önce halkın can güvenliğini sağlaması, petrol endüstrisini de yeniden çalışır hale getirmesi, memur maaşlarını ödeyebilmesi, ülkenin yeniden imarı gerekiyor.
  • Libya’da sokak çatışmaları sürmekte.

 

Kuzey İrlanda ve Derry

Kelt haçı.

Kelt haçı.  Derry’e Temmuz 2001’de gitmiştim. Donegal’da sınırı geçip Kuzey İrlanda’ya girmiştik. Foyle Nehri kıyısına kurulu şehirde hep yağmur vardı. Şemsiyeleri hiç bırakamamıştık. İskoç seçimleri dolayısıyla bu şehri hatırladım.

  • MÖ 8.-1. yüzyıllar arasında Keltler adaya yerleşmişlerdi.
  • 9.-11. yüzyıllarda Vikingler adaya akınlar yaptılar. İrlanda’nın tümünü ele geçiremediler ama Dublin dahil pek çok şehir kurdular.
  • 12. yüzyılda Norman işgali yaşandı. Norman kökenli Kral II. Henry’den sonra krallar hem İngiltere hem İrlanda kralı olarak anıldılar.
  • İngiltere’deki Güller Savaşı sırasında (1455-1485), İngilizler İrlanda ile uğraşamadıkları için Kelt kültürü ön plana çıktı.
  • 1532 yılında Kral VIII. Henry Protestanlığı seçtikten sonra İrlanda’yı da Protestan yapma çabaları başladı. 1641 yılında başlayan Katolik ayaklanması, 1649-1653 yılları arasında Oliver Cromwell’in yaptığı katliama yol açtı. Mezhep çatışmaları hem İngiltere’de hem de İrlanda’da devam etti. 1600’lerden sonra adaya Protestanlığı kabul etmiş İskoçlar yerleştirildi. 1707 yılında İngiltere ve İskoçya birleşti. Ülkenin adı, Büyük Britanya Krallığı, İrlanda ise bu krallığın sömürgesi oldu.
  • 1740-41 yılında yaşanan kıtlıktan İrlanda’da 400.000 kişi öldü.
  • 1789 Fransız İhtilali’nden sonra İrlanda halkı tekrar ayaklandı. Ayaklanma bastırıldı ve ülke 1801’de Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı adını aldı. Günümüze kadar gelen Birleşik Krallık adı bu kökene dayanmaktadır.
  • Daniel O’Connell (Katolik), Britanya ile kurulan birliğin yürürlükten kaldırılması için başarılı olamayan çalışmalar yaptı (1823).
  • 1845-1849 yılları arasında bir açlık dönemi daha yaşandı. İrlanda Patates Kıtlığı tarihte hiç karşı karşıya gelmemiş İrlanda ile Osmanlı’yı temas ettirdi.

 

lllllll

  • Sultan Abdülmecit, İrlanda halkına 10.000 Sterlin (yaklaşık 2 milyon USD) yardım göndermek ister. Kraliçe Victoria ise 2.000 Sterlin tutarında yardım yapmayı planladığı için Sultan’ın yardım miktarını düşürmesini isteyince Abdülmecit, 1000 Sterlin ve tahıl yüklü beş gemi yollar. İngilizler bu defa da gemileri Dublin Limanı’na sokmaz ve erzak Drogheda Limanı’na boşaltılır (1847). İrlanda asillerinin teşekkür mektubu Topkapı arşivlerinde; şükran plaketi Drogheda’da yerini almış. Şükran duyguları ayrıca, Drogheda’nın, Drogheda futbol takımının ve Potsmouth futbol takımının amblemlerindeki ay-yıldızlar ile kendini göstermiş.
  • 1740-41; 1845 yılında başlayıp etkileri 1852 yılına kadar devam eden; 1879’da yenisi yaşanan kıtlık ve açlık dönemleri ölümlere ve göçlere sebep olmuş, bu durum ülkenin demografik, politik ve kültürel yapısını değiştirmiş. Sonuçta İngilizce adada en çok konuşulan dil haline gelmiş.
  • 1905 yılında Arthur Griffith tarafından kurulan Sinn Féin adlı siyasi parti, günümüzde  IRA‘nın siyasi kanadı olarak değerlendirilmektedir. Kendi tanımlamalarıyla örgüt, aşırı milliyetçi ve sol bir partidir. Kuzey İrlanda Parlamentosu’ndaki en güçlü Cumhuriyetçi parti olan Sinn Féinn’in  28; İrlanda Cumhuriyeti Parlamentosu’nda ise 5 sandalyesi bulunmaktadır. Partinin genel başkanı 1983 yılından beri Gerry Adams‘dır.
  • İrlanda’nın bölünmesi Britanya Parlementosu’nda onaylandı ancak  1914′te Birinci Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla uygulanamadan ertelendi.
  • 1916 Paskalya Ayaklanması’nın hedefi, İngiliz hakimiyetine son verip İrlanda Cumhuriyetini kurmaktı. İsyan amacına ulaşamayınca İrlanda Cumhuriyet Ordusu (Irish Republican Army – IRA) kuruldu ve gerilla savaşına başladı.
  •  Britanya 1918′de İrlandalıları askere almaya çalışınca ilişkiler tekrar zarar gördü.
  • 1919-1921 yılları arasında İrlanda Bağımsızlık Savaşı yapıldı.
  •  İngiliz başbakanı David Lloyd George İrlanda sorununu çözmek istediğinde Katolik Güney İrlanda, İngilizlere ödün vermeyi reddetti. Yapılan anlaşma ile Güney, 1921 yılında İngiltere’den bağımsızlığını kazandı ama Kuzey, Birleşik Krallık’a bağlı kaldı.
  • İngiltere tarafından 1920 yılında çıkarılan kanunda bölgeye 26 Kontluk adı verilmişti. Buna tepki olarak Cumhuriyetçiler Kuzeye “işgal altındaki 6 Kontluk” der. Kuzey İrlanda’da idari olarak 6 Kontluk vardır ve biri Londonderry Kontluğu’dur.
  • Kuzey İrlanda İngiltere’ye yarı bağlı, parlamentosu olan özerk bir bölge. 1541-1800 yılları arasındaki İrlanda Krallığı’ndaki dört bölgeden biri olan Ulster, kabaca Kuzey İrlanda topraklarına denk düşer. Birlik yanlıları  Kuzey İrlanda’ya Ulster der. Ulster’ın 9 kontluğundan altısını İngiltere’ye bağlayan Lord Carson olmuş.
  • Derry’nin resmi adı Londonderry. Birlik yanlıları ve Britanyalılar şehri böyle adlandırıyor. İsmin Londralı birkaç iş adamına tanınan ayrıcalıklardan ötürü verilmiş olduğu söyleniyor.
  • Başkent Belfast’ta, Parlamento’da Katoliklerle Protestanlar yan yana oturuyorlar ama Katoliklerle Protestanların gittikleri okullar ayrı, oturdukları mahalleler de biz gittiğimizde bir duvarla ayrılıyordu.
  • Kuzey, 1969-1999 yılları arasında Londra’dan yönetildi.
  •  IRA, 1969-2005 yılları arasında İngilizlere karşı verdiği silahlı mücadeleyi 2005’ten itibaren politik alanda sürdürme kararı aldı.
  • Halk, uzun zamandan beri  Protestan/İngiltere ile Birlik yanlısı/Sadakatçiler ve Katolik/Cumhuriyetçi/Milliyetçiler olarak ikiye bölünmüş durumda.
  • 2004 yılı verileriyle halkın %53’ü Protestan, %44’ü Katolik inancında.
  • 2005 yılında Kuzey İrlanda’da yapılan ankete göre oy kullananların %58’i İngiltere ile birlik yanlısı, %23’ü ise güneydeki İrlanda Cumhuriyeti ile birleşerek Birleşik İrlanda Cumhuriyeti kurulsun istiyor. Güney İrlanda’da vergilerin daha yüksek olmasının yapılan tercihte etkisi olup olmadığı merak konusu. Adanın güneyi, kuzeyine  politik tercihlerinden dolayı Kara Kuzey (The Black North) der. Eylül 2014’te yapılan İskoçya’daki bağımsızlık oylaması öncesinde, Kuzey İrlanda ve İskoçya Protestan tarikatı Orange Order  İskoçya’nın başkenti Edinburgh’ta yürüyüş yapmış, Britanyalı olmaktan gurur duyduklarını belirterek Birlik’ten yana olduğunu bir kez daha ortaya koymuştu. Oylamayı, Birlik yanlıları kazandı ama, Sinn Féin’in lideri Gerry Adams, oylama fırsatı Kuzey İrlanda’ya da verilmeli diye İskoç oylamasının hemen ardından demeç verdi.
  • Kelt geleneklerinin, 1600’lerden sonra bölgeye yerleştirilen İskoçlar’ın yaşam anlayışının, İngiliz kültürel asimilasyonunun kısmen başarılı olabilmiş etkilerinin yaşandığı bir bölge burası.
  • Kuzey İrlanda’da beş kent idari olarak şehir statüsündedir. Derry, ben oradayken daha şehir statüsü kazanmamıştı. 2002 yılında Kraliçe’nin beratı ile şehir statüsü kazandı.
Derry, Kuzey İrlanda’nın başkent Belfast’tan sonraki ikinci büyük kenti. Dünyada, Diyarbakır ve Şian ile tarihi surlarını koruyan üç şehirden biri. Avrupa’da surlarını yekpare koruyabilmiş tek şehir.

Derry, Kuzey İrlanda’nın başkent Belfast’tan sonraki ikinci büyük kenti.
Dünyada, Diyarbakır ve Şian ile tarihi surlarını koruyan üç şehirden biri. Avrupa’da surlarını yekpare koruyabilmiş tek şehir.

Kanlı Pazar şehrin tarihinde önemli ve acı bir olay. 30 Ocak 1972. Şehrin ortasındaki Bogside bölgesinde Özgür Derry noktasında, olaylar duvar resimleri ile anlatılarak acı olayların anısı canlı tutuluyor. Derry'de İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu (IRA) ve Britanya askerleri arasındaki çatışmalar yoğunlaştığı için, 1971'de Kuzey İrlanda hükümeti gösteri yürüyüşlerini yasaklamıştı. Bu yasağı delmek amacıyla barışçıl bir gösteri düzenleyen 26 Katolik İrlandalı’ya açılan ateşte göstericilerden 14’ü ölmüştü. Zanlı İngiliz Askeri Polisi, katliamın hemen ardından yürütülen soruşturmada aklanmıştı. 1998'de dönemin İngiltere başbakanı Tony Blair yeni bir soruşturma açtırmış, 12 yıl süren ve binlerce görgü tanığının ifadesine dayanan 5 bin sayfalık raporda, askerlerin ateş açmadan önce uyarıda bulunmadığı tespit edilmiş, askerlerin herhangi bir saldırı altında olmadığı, ölenlerin hiçbirinin askerler için tehdit teşkil etmediği vurgulanmıştı. Ölenlerin bazıları kaçmaya çalışırken vurulmuştu. 2010 yılında Başbakan David Cameron Britanya Devleti adına Kanlı Pazar için özür dilemişti. Olay, 2002 yılında Bloody Sunday adıyla Paul Greengrass tarafından filme de çekilmişti. Başarılı bir filmdi. 2011 yılında yapılan, şehrin iki yakasını bağlayan Barış Köprüsü, bu yaraları sarmak için atılmış bir başka adım olarak değerlendiriliyor.

Kanlı Pazar şehrin tarihinde önemli ve acı bir olay. 30 Ocak 1972.
Şehrin ortasındaki Bogside bölgesinde Özgür Derry noktasında, olaylar duvar resimleri ile anlatılarak acı olayların anısı canlı tutuluyor.
Derry’de İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu (IRA) ve Britanya askerleri arasındaki çatışmalar yoğunlaştığı için, 1971′de Kuzey İrlanda hükümeti gösteri yürüyüşlerini yasaklamıştı. Bu yasağı delmek amacıyla barışçıl bir gösteri düzenleyen 26 Katolik İrlandalı’ya açılan ateşte göstericilerden 14’ü ölmüştü. Zanlı İngiliz Askeri Polisi, katliamın hemen ardından yürütülen soruşturmada aklanmıştı. 1998′de dönemin İngiltere başbakanı Tony Blair yeni bir soruşturma açtırmış, 12 yıl süren ve binlerce görgü tanığının ifadesine dayanan 5 bin sayfalık raporda, askerlerin ateş açmadan önce uyarıda bulunmadığı tespit edilmiş, askerlerin herhangi bir saldırı altında olmadığı, ölenlerin hiçbirinin askerler için tehdit teşkil etmediği vurgulanmıştı. Ölenlerin bazıları kaçmaya çalışırken vurulmuştu. 2010 yılında Başbakan David Cameron Britanya Devleti adına Kanlı Pazar için özür dilemişti. Olay, 2002 yılında Bloody Sunday adıyla Paul Greengrass tarafından filme de çekilmişti. Başarılı bir filmdi.
2011 yılında yapılan, şehrin iki yakasını bağlayan Barış Köprüsü, bu yaraları sarmak için atılmış bir başka adım olarak değerlendiriliyor.

Derry’de, iki Dünya Savaşı sırasında ölenlerin anısına dikilmiş bir Savaş Anıtı da var.

Derry’de, iki Dünya Savaşı sırasında ölenlerin anısına dikilmiş bir Savaş Anıtı da var.

Derry’de Guildhall. Loncalar merkezi. 2013 yılında İngiltere ilk defa kültür başkenti seçme uygulamasına başladı. İngiltere’nin ilk kültür başkenti Derry oldu. Belki de Kanlı Pazar için bir başka özür olarak.

Derry’de Guildhall. Loncalar merkezi.
2013 yılında İngiltere ilk defa kültür başkenti seçme uygulamasına başladı. İngiltere’nin ilk kültür başkenti Derry oldu. Belki de Kanlı Pazar için bir başka özür olarak.

 

Yararlanılan Kaynaklar

  • 2013 İngiltere Kültür Başkenti: Derry, Doç. Dr. Murat Akser, Panorama Khas, Bahar 2014.
  • Osmanlı’nın Beş Gemi İle İrlanda’da Bıraktığı İz, Ayşe Toral, online.