Etiket arşivi: Cyrene

Libya 42 Apollonia

  • Apollonia (MÖ 600 – MS 600) önemli bir liman kenti olmasına rağmen zenginlik açısından Cyrene’nin gölgesinde kalmış. Akdeniz, zayıf Yunan gemileri için zorlu bir denizdi. Kuzey Afrika kıyılarının doğal girintilerini duvarlarla çevirip korunaklı hale getirmek onlar için önemliydi.
  • Apollonia, Helenistik dönemde tam bir liman kenti oldu. Şehir adını, Cyrene’nin koruyucu tanrısı Apollon’dan almıştır.
  • Roma döneminde uzun ve güçlü surlar inşa edildi, borular döşenerek 3 km uzaktan şehre su getirildi.
  • Bizans döneminde önemsenen bir kent olduğu, dördü kent surları içinde, biri sur dışındaki kiliselerden anlaşılıyor. Kiliselerin çatısı ahşap, zemini mermer imiş. Vaftizhaneler için sarnıçlar yapılmış.
  • Bizans, Roma dönemi malzemesini yapılarında kullanmıştır. Şehrin pek çok yerinde kumlar arasında mozaik döşemeler görülmektedir.
  • Antik kentin büyük kısmı bugün sular altındadır. Kentten günümüze ulaşanlar kıyı boyunca uzanır.
  • Apollonia antik kentinin bulunduğu şehrin adı Susa. Bu şehre 1897 yılında Girit’ten Rumca konuşan Müslümanlar gelip yerleşmiş.
Orta Kilise ve Roma Hamamı. Orta Kilise’nin yanındaki Roma hamamlarının 75-125 yıllarında yapıldığı sanılıyor. Sütunlardan birinin üzerinde ise 138 tarihi görülüyor. Romalılar hamamı Helenistik gimnasyumun üzerine kurmuşlar ve havuzu korumuşlar. Sütunların Dor, İyon ve Korint başlıklı olanları var. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Orta Kilise ve Roma Hamamı.
Orta Kilise’nin yanındaki Roma hamamlarının 75-125 yıllarında yapıldığı sanılıyor. Sütunlardan birinin üzerinde ise 138 tarihi görülüyor. Romalılar hamamı Helenistik gimnasyumun üzerine kurmuşlar ve havuzu korumuşlar. Sütunların Dor, İyon ve Korint başlıklı olanları var.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Haçın altındaki yuvarlak Hıristiyanlığın dünya egemenliğini simgelemek için kullanılır. Orta Kilise’nin kutsal bölümündeki sütunlar haçlarla süslenmiş. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Haçın altındaki yuvarlak Hıristiyanlığın dünya egemenliğini simgelemek için kullanılır. Orta Kilise’nin kutsal bölümündeki sütunlar haçlarla süslenmiş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Doğu Kilisesi. Burası bölgedeki en büyük kilise idi. Nefleri ayıran mermer sütunların Paros Adası’ndan, granit blokların çoğunun Mısır’dan  getirildiği düşünülüyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Doğu Kilisesi. Burası bölgedeki en büyük kilise idi. Nefleri ayıran mermer sütunların Paros Adası’ndan, granit blokların çoğunun Mısır’dan getirildiği düşünülüyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Bizans valisinin sarayı, bölgedeki en büyük saraydır. Girişte bekleme odası, kütüphane, kitaplar için raflar olduğu düşünülüyor. Valinin ailesi bir bölümde, asker ve hizmetkarlar diğer bölümde kalıyor, üst katın valinin kendisine ait olduğu sanılıyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Bizans valisinin sarayı, bölgedeki en büyük saraydır. Girişte bekleme odası, kütüphane, kitaplar için raflar olduğu düşünülüyor. Valinin ailesi bir bölümde, asker ve hizmetkarlar diğer bölümde kalıyor, üst katın valinin kendisine ait olduğu sanılıyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Beyaz ve yeşil hareleri olan Cipoline mermerinden yapılma sütunlar. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Beyaz ve yeşil hareleri olan Cipoline mermerinden yapılma sütunlar.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Apollonia Tiyatrosu. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Apollonia Tiyatrosu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Libya 41 Cyrene 3 Müze

Ören yerinin yakınında zengin bir müze vardı. Müzede lahitler, heykeller, mozaik tablolar gördük.

Ören yerinden çıktıktan sonra Cyrene yakınındaki müzeye gittik. Tahtında Oturan Zeus heykelinin parmakları da oradaydı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Ören yerinden çıktıktan sonra Cyrene yakınındaki müzeye gittik. Tahtında Oturan Zeus heykelinin parmakları da oradaydı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sfenksli iyonik başlıklı sütun. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sfenksli iyonik başlıklı sütun.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Satyr ve Nymph. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Satyr ve Nymph.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Aslı British Museum’da olan Cyrene ve Aslan. Burada sadece fotoğrafı var. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Aslı British Museum’da olan Cyrene ve Aslan. Burada sadece fotoğrafı var.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Baküs heykeli. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Baküs heykeli.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Müzede gördüğümüz yüzü olmayan eserler, ölen kişinin yüzünü sonradan işlemek üzere hazırlanıp bekletiliyormuş. MÖ 5. yüzyıldan günümüze ulaştıkları düşünülüyor. Cyrenaica’da böyle bir gelenek varmış. (Funerary Statues). Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Müzede gördüğümüz yüzü olmayan eserler, ölen kişinin yüzünü sonradan işlemek üzere hazırlanıp bekletiliyormuş. MÖ 5. yüzyıldan günümüze ulaştıkları düşünülüyor. Cyrenaica’da böyle bir gelenek varmış.
(Funerary Statues).
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Yağmurlu bir günde gezdiğimiz, Ras el-Hilal adlı körfezdeki L’Atrun’da, Doğu ve Batı Kilisesi adı verilen iki Bizans bazilikasının 6. yüzyıldan kalma kalıntılarını gezdik. Restorasyonu ABD’li ve Fransız ekipler yapmış.  Yukarıdaki fotoğrafta, Doğu Kilisesi’nin, beyaz mermer sütunlu, Korint başlıklı apsisine bakıyoruz. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Yağmurlu bir günde gezdiğimiz, Ras el-Hilal adlı körfezdeki L’Atrun’da, Doğu ve Batı Kilisesi adı verilen iki Bizans bazilikasının 6. yüzyıldan kalma kalıntılarını gezdik. Restorasyonu ABD’li ve Fransız ekipler yapmış. Yukarıdaki fotoğrafta, Doğu Kilisesi’nin, beyaz mermer sütunlu, Korint başlıklı apsisine bakıyoruz.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Libya 40 Cyrene 2

Cyrene’de kaya mezarları. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Cyrene’de kaya mezarları.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Cyrene’deki hamam. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Cyrene’deki hamam.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Bir tepenin üstünde yer alan ilk Zeus Tapınağı, MÖ 6. yüzyıla tarihleniyor. 115 yılındaki ayaklanmada yıkılan tapınak, Cyrene’nin diğer önemli yapıları gibi Hadrianus tarafından 120’de yeniden yapılmış. Tapınağın son restorasyonu 1967 yılında İtalyanlar tarafından gerçekleştirilmiş. Çevresinde 52 adet sütun var. 70x17 m olan boyutlarıyla Atina’daki Pantheon’dan daha büyük. Tapınağın tam ortasında tahtında oturan Zeus heykeli varmış. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Bir tepenin üstünde yer alan ilk Zeus Tapınağı, MÖ 6. yüzyıla tarihleniyor. 115 yılındaki ayaklanmada yıkılan tapınak, Cyrene’nin diğer önemli yapıları gibi Hadrianus tarafından 120’de yeniden yapılmış. Tapınağın son restorasyonu 1967 yılında İtalyanlar tarafından gerçekleştirilmiş. Çevresinde 52 adet sütun var. 70×17 m olan boyutlarıyla Atina’daki Pantheon’dan daha büyük. Tapınağın tam ortasında tahtında oturan Zeus heykeli varmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Zeus Tapınağı’nın sütunları. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Zeus Tapınağı’nın sütunları.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Libya 39 Cyrene 1

  • UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki kenti, MÖ 7. yüzyılda Santorini Adası’ndan gelen Yunanlar’ın kurduğuna inanılır.
  • MÖ 331’de Büyük İskender, daha sonra Ptolemy Hanedanı, MÖ 96’da ise Roma’nın eline geçen kent, Roma’nın önemli kentlerinden biri, bölgenin başkenti oldu ve Yunan özelliklerini korumaya devam etti.
  • MS 115’te yaşanan Yahudi ayaklanmasında kent yağmalandı, şehir harap oldu.
  • Roma İmparatoru Hadrianus (76-138) şehri neredeyse yeniden inşa etti. Hadrianus, kentin ikinci kurucusu sayılır. Artık kent mimarisine Roma özellikleri hakimdi.
  • 262 ve 365 yıllarında yaşanan iki depremde şehir yerle bir oldu, başkent Tulmeyse’ye taşındı. Sonra Cyrene yavaş yavaş tarihten silindi.
  • Cyrene’nin yeniden keşfedilmesi 1705’te Fransızlar sayesinde oldu. İlk kazılar yıllar sonra İtalyan ordusu tarafından yapıldı.
  • Cyrene, felsefe okulunun kurucusu, Sokrates’in öğrencisi Aristippos’a (MÖ 435-386); aritmetik, geometri, astronomi bilgini Theodorus’a; matematik, coğrafya, astronomi bilgini Eratosthenes’e (MÖ 276-194) ev sahipliği yapmış bir kentti. Eratosthenes, dünyanın çevresini hesapladığı bilinen ilk insandır, İskenderiye’de ölmüştür. 5. yüzyılda yaşamış olduğu düşünülen, kendi adı ile anılan spirali hesap eden bilgin Theodorus için, Platon’un onunla birlikte çalışmak için Cyrene’ye geldiği rivayet edilir. Bilgin hakkındaki tek ilk elden bilgi Platon’un üç yerinde ondan bahsettiği Diyaloglar’dır.
Cyrene’nin Atina tarzı Agora’sından görüntüler. Dört bir yanı Dorik sütunlarla çevrili meydanın Yunanlar tarafından sivil ve askeri spor alanı olarak yapıldığı; Romalılar tarafından politik tartışmaların ve toplantıların yapıldığı Forum’a dönüştürüldüğü düşünülüyor. Yunanlar tarafından spor amaçlı kullanılan kapalı mekanlar Roma döneminde resmi daireler olarak kullanılmaya başlanmış. Tam ortada bulunan, basamakları kalmış olan yükseltinin Jul Sezar’a adanmış bir tapınak olduğu sanılıyor. Şehrin kurucusu olduğu düşünülen Kral Batus’un mezarı da Agora’daymış. Kentin iki ana caddesi var: Biri Apollon Tapınağı’ndan Agora’ya uzanan Kutsal Yol, diğeri ise Agora’dan Akropolis’e uzanan Kral Batus Yolu. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Cyrene’nin Atina tarzı Agora’sından görüntüler.
Dört bir yanı Dorik sütunlarla çevrili meydanın Yunanlar tarafından sivil ve askeri spor alanı olarak yapıldığı; Romalılar tarafından politik tartışmaların ve toplantıların yapıldığı Forum’a dönüştürüldüğü düşünülüyor. Yunanlar tarafından spor amaçlı kullanılan kapalı mekanlar Roma döneminde resmi daireler olarak kullanılmaya başlanmış. Tam ortada bulunan, basamakları kalmış olan yükseltinin Jul Sezar’a adanmış bir tapınak olduğu sanılıyor.
Şehrin kurucusu olduğu düşünülen Kral Batus’un mezarı da Agora’daymış. Kentin iki ana caddesi var: Biri Apollon Tapınağı’ndan Agora’ya uzanan Kutsal Yol, diğeri ise Agora’dan Akropolis’e uzanan Kral Batus Yolu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Meydana girişler doğu ve güney kapılarından sağlanıyormuş. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Meydana girişler doğu ve güney kapılarından sağlanıyormuş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Cyrene’nin tiyatrosu. Kentin en zengin dönemi olan MÖ 4. yüzyılda Artemis Tapınağı yapıldı ve nekropol kuruldu. MÖ 331 yılında Cyrene Büyük İskender’in idaresine geçti. Sonra gelen Ptolemy Hanedanı döneminde kente tiyatro ve gimnasyum yapıldı, kentin her yanı çeşmelerle süslendi ve kent, 5,5 km uzunluğunda bir sur ile çevrildi. Kentin en eski yapılarından biri olan tiyatronun Yunanlar tarafından yapıldığı düşünülüyor. Buradaki en eski kalıntılar, sahne ve orkestraya çok yakın oturma yerleri Yunanları işaret ediyor. Tiyatro bin kişi alabiliyor. Burası Romalılar tarafından amfitiyatroya dönüştürülmüş. Amfitiyatro, gladyatör ve vahşi hayvan oyunları için kullanılan, daire ya da elips biçimli, yükselen tribünlerden oluşan bir yapıdır. Tiyatro, yarım daire bir yapı iken, amfitiyatro çift tiyatro, yani dairesel ya da elips şeklindedir. Amfitiyatrolar ahşap malzeme yerine taşla yapılırdı. Cyrene’de de vahşi hayvan oyunları için yapıyı kullanabilmek için, ilave oturma yerleri eklenmiş, sahneye çok yakın olan oturma yerlerinin bulunduğu yere bir duvar yapılmış, sahneye giriş çıkış için bir tünel inşa edilmiş. Cyrene’de bir tiyatro daha olduğu ama 262 yılındaki büyük depremde yıkıldığı düşünülüyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Cyrene’nin tiyatrosu.
Kentin en zengin dönemi olan MÖ 4. yüzyılda Artemis Tapınağı yapıldı ve nekropol kuruldu. MÖ 331 yılında Cyrene Büyük İskender’in idaresine geçti. Sonra gelen Ptolemy Hanedanı döneminde kente tiyatro ve gimnasyum yapıldı, kentin her yanı çeşmelerle süslendi ve kent, 5,5 km uzunluğunda bir sur ile çevrildi.
Kentin en eski yapılarından biri olan tiyatronun Yunanlar tarafından yapıldığı düşünülüyor. Buradaki en eski kalıntılar, sahne ve orkestraya çok yakın oturma yerleri Yunanları işaret ediyor. Tiyatro bin kişi alabiliyor. Burası Romalılar tarafından amfitiyatroya dönüştürülmüş. Amfitiyatro, gladyatör ve vahşi hayvan oyunları için kullanılan, daire ya da elips biçimli, yükselen tribünlerden oluşan bir yapıdır. Tiyatro, yarım daire bir yapı iken, amfitiyatro çift tiyatro, yani dairesel ya da elips şeklindedir. Amfitiyatrolar ahşap malzeme yerine taşla yapılırdı.
Cyrene’de de vahşi hayvan oyunları için yapıyı kullanabilmek için, ilave oturma yerleri eklenmiş, sahneye çok yakın olan oturma yerlerinin bulunduğu yere bir duvar yapılmış, sahneye giriş çıkış için bir tünel inşa edilmiş.
Cyrene’de bir tiyatro daha olduğu ama 262 yılındaki büyük depremde yıkıldığı düşünülüyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kral Batus Yolu’nda muhteşem sivil bir yapı var: 2. yüzyılda Apollon Tapınağı’nın baş rahibi Jason Magnus’un evi. Girişi mermerle süslenmiş. Evin odaları iç avlunun etrafına sıralanmış. Avluyu heykeller süslüyormuş. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kral Batus Yolu’nda muhteşem sivil bir yapı var: 2. yüzyılda Apollon Tapınağı’nın baş rahibi Jason Magnus’un evi. Girişi mermerle süslenmiş. Evin odaları iç avlunun etrafına sıralanmış. Avluyu heykeller süslüyormuş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Mermer zeminin süslemeleri. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Mermer zeminin süslemeleri.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Jason Magnus’un evinin mozaik süslemeleri. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Jason Magnus’un evinin mozaik süslemeleri.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Kentteki en eski tapınaklardan biri Apollon Tapınağı. Apollon, ışık ve güneş tanrısıdır. Leto ile Zeus’un oğludur. Elinde güneş ışınlarını tutar. Yunan mitolojisindeki güneş tanrısı Helios ile bir tutulur. Apollon, Cyrene’nin koruyucu tanrısıdır. İki yanı altışar, diğer iki kenarı on birer sütunlu tapınak, MÖ 364 yılındaki depremde yıkılmış, yeniden yapılmış. MS 115 yılındaki Yahudi ayaklanmasında tekrar zarar görmüş. 2. yüzyılda Romalılar tarafından yapılan tapınak eskilerinin temeli üzerine kurulmuş. Yıkılan birinci ve ikinci tapınağın izleri barizdi. 1861’de tapınakta bulunan Lir Çalan Apollo heykeli British Museum’da sergileniyor. Tapınağın yanındaki anıtsal çeşme de görülmeye değer.
120-150 yıllarına tarihlendiği düşünülen, Cyrene’nin Apollon Tapınağı’nda 1861 yılında İngiliz arkeologlar tarafından yapılan kazılarda ele geçirilip British Museum’a götürülen mermer heykellerden biri. Fotoğraf:www.britishmuseum.org/collectiononline

120-150 yıllarına tarihlendiği düşünülen, Cyrene’nin Apollon Tapınağı’nda 1861 yılında İngiliz arkeologlar tarafından yapılan kazılarda ele geçirilip British Museum’a götürülen mermer heykellerden biri.
Fotoğraf:www.britishmuseum.org/collectiononline

İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmekte olan, mermer Artemis heykeli. Cyrene’den ülkemize getirilmiş olan bu heykel, MÖ 2. yüzyılda yapılmış Helenistik orijinalinin Roma dönemindeki  kopyası. Fotoğraf: İstanbul Archaeological Museums, Alpay Pasinli, A Turizm Yayınları, 2001.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmekte olan, mermer Artemis heykeli. Cyrene’den ülkemize getirilmiş olan bu heykel, MÖ 2. yüzyılda yapılmış Helenistik orijinalinin Roma dönemindeki kopyası.
Fotoğraf: İstanbul Archaeological Museums, Alpay Pasinli, A Turizm Yayınları, 2001.

 

 

Libya 36 Cyrenaica Bingazi

Bingazi ile Tobruk arasında kalan sahil şeridi Sirenaika/Kireneika/Cyrenaica olarak bilinir. Bölgenin Arapça adı Barka veya Berka’dır. MÖ 509’da Roma ile Kartaca arasında yapılan anlaşmaya göre Roma, Cape Bon’u (Tunus) geçmeyecekti. Bu bölge, geleneksel olarak Kartaca Afrikası ile Yunan etkili Cyrenaica arasında sınırdı. Bu şerit üzerinde beş antik Yunan şehri (Pentapolis) bulunur: Tokra, Barke (kalıntıları görülemiyor), Tulmeyse, Cyrene ve Apollonia.

Biz bu bölgede Bingazi’den yola çıkıp Tulmeyse, Kasr Libya, Vadi Kuf, Cyrene, Ras-el-Hilal’de L’Atrun, Apollonia’yı gezip Bingazi’ye döndük.

Bölgenin en eski halkı Berberilerdir. Bölge tarih sırasıyla Mısır, Yunan, Pers, Ptolemy Hanedanı, Roma, Arap, Osmanlı, İtalyan işgaline uğramıştır. İncil yazarı Marcus’un Pentapolis doğumlu olduğuna inanılır.

Cyrenaica 1927-1963 yılları arasında tüm doğu Libya’yı içine alan bir eyalettir. Başkenti Bingazi olan bölge, 2012 yılında yarı otonom, 2013’te tam bağımsız olduğunu ilan etmiştir. Fotoğraf:en.wikipedia.org

Cyrenaica 1927-1963 yılları arasında tüm doğu Libya’yı içine alan bir eyalettir. Başkenti Bingazi olan bölge, 2012 yılında yarı otonom, 2013’te tam bağımsız olduğunu ilan etmiştir.
Fotoğraf:en.wikipedia.org

BİNGAZİ

  • Libya’nın ikinci büyük kenti olan Bingazi, İkinci Dünya Savaşı sırasında birçok kere el değiştirmiş, bombalarla yıkıldığı için modern bir kent idi.
  • Libya’nın ilk üniversitesi El-Cami el-Libya Eski Katedral’in hemen yanında.
  • Çift kubbeli Eski Katedral, cami olarak kullanılmaya başlanmış. Katedral, yapıldığı dönemde Kuzey Afrika’nın en büyük kilisesi imiş.
  • Ufak bir meydanın etrafında 1920-30’larda yapılmış, bombalardan ayakta kalmayı başarmış İtalyanların yaptığı binalar vardı.
  • Özgürlük Meydanı’ndan başlayarak bir kilometre boyunca uzanan şehrin kapalı çarşısı yerel pazar yeri gibiydi.
Şehrin merkezindeki Ömer Muhtar Caddesi. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Şehrin merkezindeki Ömer Muhtar Caddesi.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Özgürlük Meydanı’nda yeni Morik tarzında yapılmış saatli ve mazgallı Eski Belediye Binası, biz gittiğimizde kullanılmıyordu. Ancak İtalyan tarzı ön cephesi, sütunları ve kemerli girişleri ile görkemli bulunmuş olacak ki, büyük balkonu Benito Mussolini, II. Dünya Savaşı sırasında Alman Afrika Kolordusu komutanlığı yapmış olan Mareşal Erwin Rommel "Çöl Tilkisi" ve Kral İdris tarafından nutuk atma yeri olarak kullanılmış. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Özgürlük Meydanı’nda yeni Morik tarzında yapılmış saatli ve mazgallı Eski Belediye Binası, biz gittiğimizde kullanılmıyordu. Ancak İtalyan tarzı ön cephesi, sütunları ve kemerli girişleri ile görkemli bulunmuş olacak ki, büyük balkonu Benito Mussolini, II. Dünya Savaşı sırasında Alman Afrika Kolordusu komutanlığı yapmış olan Mareşal Erwin Rommel “Çöl Tilkisi” ve Kral İdris tarafından nutuk atma yeri olarak kullanılmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Belediye Binası’nın yanında ilk yapım tarihi 15. yüzyıla uzanan Atik Camii veya Büyük Cami bulunuyor. Cami, Osmanlı döneminde genişletilmiş, İtalyanlar zamanında restore edilmiş. Kuzey Afrika camilerinin genel özelliğinin aksine avlusu yok. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Belediye Binası’nın yanında ilk yapım tarihi 15. yüzyıla uzanan Atik Camii veya Büyük Cami bulunuyor. Cami, Osmanlı döneminde genişletilmiş, İtalyanlar zamanında restore edilmiş. Kuzey Afrika camilerinin genel özelliğinin aksine avlusu yok.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu