Etiket arşivi: Codex

Kütüphane Geleneği 7| Pergamon / Bergama Kütüphanesi 2

  • MÖ 3.-2. yüzyıllarda Pergamon’da Attalos’lar hüküm sürerken, Mısır’da Ptolemaios’lar başta idi. Kısa zamanda 200.000 adet kitaba ulaşan Pergamon ile İskenderiye arasında kütüphane rekabeti başlamış,Mısır Kralı Ptoleme Epiphanes (MÖ 205-182) eser sayısının İskenderiye’yi geçeceği endişesine kapılıp İskenderiye’nin tekelinde olan papirüsündışarıya satışını durdurmuştu. Bunun üzerine Kral II. Eumenes’in, Pergamon’da papirüs yerine geçebilecek herhangi bir maddeyi getirene, büyük ödüller vereceği duyuruldu. Krates ve İrodikles,  krala, bazı kaynaklara göre buzağı, bazı kaynaklara göre oğlak derisinden özel bir biçimde hazırlanmış bir örnek getirdi. İstenilen kullanışa elverişliliği görülen bu kağıtlara  Pergamon Kağıdı (Pergaminae Chartae), parşömen  adı verildi. Dilbilim çalışmaları ile de ünlü olan Krates, Pergamon Kütüphanesi’nin yöneticisi oldu.
  • Pergamonlular, kuzu ve oğlak derilerini işleyerek, o dönem için papirüsten çok daha ileri, ince, kullanışlı ve dayanıklı parşömeni ürettiler. Parşömenden sonra Pergamon Kütüphanesi daha da büyüdü ve dünyanın ikinci büyük kütüphanesi ünvanını aldı. Pergamon, İskenderiye karşısında bilim ve sanat bakımından erişmek istediği varlığı sağlamıştı.  II. Eumenes çok sayıda kitabı parayla satın aldı; çevre şehirlere gönderdiği askerleri kitaplara zorla el koyup kütüphaneye getirdi. Bu yüzden Sardesliler’in kitapları toprağa gömüp, Pergamon Kralı’ndan kurtarma yolunu seçtiği söylenir.
  • Parşömenin yapraklar halinde kesilip, deri iplerle bağlanarak, bugün kullandığımız kitapların ilk örnekleri olan Codex’lerin de yolunu açtığı düşünülür. Roma döneminde, kodeks formundaki el yazmalarını ahşap sandıklarda sakladılar. MS 2.-4. yüzyıllar arasında kodeks, parşömen tomarının yerini aldı.
  • Pergamonlular, parşömen tomarlarını keten ya da deri şömizlerin içinde raflara koydular.
  • Hristiyanlığın ve İslam’ın ilk kutsal metinleri, Hipokrat Yemini, Manga Carta’nın orijinali ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi parşömene yazıldı. Papirüsten parşömene geçişte olduğu gibi, parşömenden kağıda geçiş de yavaş oldu. İngiliz Parlamentosu bugün hala kararlarını, iki nüsha halinde, parşömene yazmakta.
Pergamon Krallığı’nın koruyucusu ve zeka tanrıçası Athena’nın 3.5 m yüksekliğindeki heykeli kütüphanenin salonunun ortasında yer almaktaydı.  Bu heykel, ünlü heykeltraş Fidias’ın Athena Parthenos heykelinin Hellenistik anlamda bir kopyası idi. Bu heykel de MÖ 170 yılına tarihlenen Zeus Sunağı gibi Carl Humann tarafından Berlin’e götürüldü. Osmanlı İmparatorluğu’nun zor günlerinde, alınan sınırlı, küçük kazı izinlerine karşın büyük çaplı eserler kontrolsüz biçimde Berlin’e taşınmıştı. 1930 yılında ziyarete açılan Pergamonmuseum günümüzde Berlin’in en çok ziyaretçi çeken müzesi. Fotoğraf:www.flickr.com

Pergamon Krallığı’nın koruyucusu ve zeka tanrıçası Athena’nın 3.5 m yüksekliğindeki heykeli kütüphanenin salonunun ortasında yer almaktaydı.
Bu heykel, ünlü heykeltraş Fidias’ın Athena Parthenos heykelinin Hellenistik anlamda bir kopyası idi.
Bu heykel de MÖ 170 yılına tarihlenen Zeus Sunağı gibi Carl Humann tarafından Berlin’e götürüldü. Osmanlı İmparatorluğu’nun zor günlerinde, alınan sınırlı, küçük kazı izinlerine karşın büyük çaplı eserler kontrolsüz biçimde Berlin’e taşınmıştı. 1930 yılında ziyarete açılan Pergamonmuseum günümüzde Berlin’in en çok ziyaretçi çeken müzesi.
Fotoğraf:www.flickr.com

  • Pergamon Kütüphanesi’nde pek çok heykel bulunuyordu. Kütüphaneleri heykellerle süslemek, kitapları raflara dikine koymak ve kitapları nemden korumak için duvardan uzak tutma fikri ilk burada uygulanmıştı, denir.
  • Kütüphanede, destan ozanı Homeros‘un, Helen dünyasının en büyük kadın lirik ozanı Lesbos’lu Sapho‘nun, parşömenin mucidi filozof Krates ve İrodikos’un, Halikarnassos’lu tarihçi Herodot’un, Miletos’lu lirik müzisyen Timotheos’un, tarih yazarları Meleagros‘un oğlu Balakros’un, Philotas‘ın oğlu Apollonios gibi bilginlerin heykel ve büstleri bulunuyordu.
  •  İskenderiye Kütüphanesi’nin yazmalarının büyük bölümü MÖ 47 yılında Julius Caesar’ın İskenderiye’yi işgali sırasında yanarak yok oldu. Bu duruma çok üzülen Mısır Kraliçesi Kleopatra’yı etkilemek isteyen Marcus Antonius’un, MÖ 41 yılında Kleopatra’ya hediye ettikleri arasında bu kütüphanedeki tüm yapıtların da bulunduğu söyleniyor. Bunu, Plutarch’ın bahsettiği Kalvizius’un kayıtlarından biliyoruz. Daha sonra İskenderiye Kütüphanesi yanınca bu yapıtlar da yok oldu.
  • Pergamon Kütüphanesi de, İskenderiye Kütüphanesi gibi çok sayıda bilim adamı yetiştirmişti. Bu maaşlı bilim adamlarından en ünlüsü dünyanın tek devlet olmasını savunan, her şeyin insanda olduğuna inanan Stoacı akımın önde gelenlerinden Kratesli Mallos’tu.
  • İskenderiye Kütüphanesi’nden sonra antik dünyanın en büyük kütüphanesi Pergamon Kütüphanesi’dir.
  • Anadolu’da, antik devrin en eski kütüphanesi de Pergamon Kütüphanesi’dir.
  • Anadolu’da yer alan, antik devrin diğer iki önemli kütüphanesi Ephesos ve Hierapolis Kütüphaneleridir.
  • Bergama Müzesi, Türkiye’nin ilk arkeoloji müzelerinden biridir.
  • Pergamon Krallığı’nın başkenti, kütüphanesine ilaveten, Akropol’ü, Traianus Tapınağı, dünyanın en dik tiyatrolarından biri olan 10 bin kişilik tiyatrosu, Dionysos ve Demeter Tapınakları, geniş agoraları, 19. yüzyılda başka birçok eser gibi Alman arkeologlar tarafından Almanya’ya götürülen ve Berlin’deki Bergama Müzesi’nde sergilenmekte olan Zeus Sunağı ile Ege’nin kadim uygarlıklarından biri idi.
  • Pergamon Kralı III. Attalos, bilmediğimiz nedenlerle, topraklarını Roma’ya bırakarak Pergamon’un bağımsız siyasal varlığını MÖ 133’te sona erdirdi. Böylece Romalı bilginler Hellen kültürünü incelemek için aradıkları eşsiz eserleri Pergamon Kütüphanesi’nde buldular.
  • Bergama, Haziran 2014’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde 999. sırada yerini aldı.

Bizans İmparatorluğu 11 | Justinyen

JUSTİNYEN
527-565

  • İmparator Justinyen’in dönemi, Bizans’ın yükseliş devridir. 521’de konsül olduğu, resmi hükümdarlık dönemi 527-565 yılları arasında olmasına rağmen, imparator olup taç giymeden önce de, amcası İmparator Justinus’un döneminde de iktidarda olduğu, hükümdarlığının 518 yılında başladığı söylenir.
  • Hipodrom’daki araba yarışlarında Maviler hizbine dayandı; böylece onların rakibi Yeşiller hizbinin nefretini kazandı.
  • Tanıştıklarında Teodora 25, Justinyen 40 yaşındaydı.
İmparator I. Justinyen, Ravenna San Vitale mozaiklerinden detay.

İmparator I. Justinyen, Ravenna San Vitale mozaiklerinden detay.

  •  Nika Ayaklanması (532), Bizans tarihinin en önemli ayaklanmasıdır.
  • İmparator Justinyen devrinde kışkırtılan Maviler ve Yeşiller arasındaki parti kavgaları, Justinyen’in açıkça Mavileri desteklemesi; Doğu sınırlarını Sasanilere, Tuna’daki sınırları da Slavlara ve Bulgarlara karşı korumak için gerekli olan yeni vergiler ve eski aristokrasinin hoşnutsuzluğu Hipodrom’daki hiziplerin çekişmesine yansıdı. Kiliselerin mallarına el konması, farklı Hıristiyan mezheplerin yok edilmek istenmesi, yönetimin adil olmadığının düşünülmesi ile yükselen politik tansiyon, Kapadokya Valisi’nin kötü yönetiminden hoşnut olmayan Maviler ve Yeşiller’in ilk defa kendi aralarındaki düşmanlığa son vererek birlikte ayaklanması ile ortaya çıkmıştı. İmparator Justinyen, Hipodrom’a elçi göndererek halkla görüştü ama, ikna edemedi. Valinin görevine son vereceğini bildirmesi de işe yaramadı. İsyancılar şehrin birçok binasını, bu arada bugünkü Aya Sofya’nın yerindeki bazilikayı da ateşe verdiler. Halk, eski imparatorlardan Anastasyus’un yeğenini imparator ilan etmiş, Justinyen tahtı terk edip kaçmayı düşünmüş ama Teodora, sarayda yapılan bir toplantıda buna karşı çıkmış, bunun üzerine Justinyen, kaçmaktan vazgeçerek, ayaklanmayı bastırma işini komutan Belisarius’a vermiş, ayaklanmanın altıncı gününde Belisarius isyancıları Hipodrom’a toplamış, 30-40 bin kişiyi öldürterek isyanı bastırmıştı.
  •  Ayaklanmada şehir 5 gün yanıyor ve şehrin yarısı tahrip oluyor. I. Konstantin ve ondan sonraki imparatorlar zamanında yapılmış pek çok eser tahrip oluyor, Aya Sofya dahil. Justinyen Aya Sofya’yı neredeyse yeniden inşa ediyor (537), şehirde büyük çaplı imar yapıyor. Justinyen, Konstantinopolis’te 30 kadar kilise yaptırmıştı. Küçük Ayasofya, Aya Sofya ve Oniki Havari Kiliseleri anıtsal nitelikte olanlardır. Aya Sofya’nın yıkılan kubbesi beş yıl süren bir onarım gerektirmişti.
  • Bizans tarihçileri, Haliç üzerindeki ilk köprünün Justinyen devrinde yapıldığını, adının Aya Halinikos Köprüsü olduğunu yazar. (Bizim bildiğimiz ilk Galata Köprüsü 1845 yılında inşa edildi.)
Eserin bütününü bir araya toplayarak ilk kez bastıran, 1583 yılında Fransız humanisti Dionysius Gothofredus olmuştur. Cenevre'de yapılmış olan bu ilk baskı, uzun zaman model olarak kalmıştır. Fotoğraf:lasecretariadelmarques.wordpress.com

Eserin bütününü bir araya toplayarak ilk kez bastıran, 1583 yılında Fransız humanisti Dionysius Gothofredus olmuştur. Cenevre’de yapılmış olan bu ilk baskı, uzun zaman model olarak kalmıştır.
Fotoğraf:lasecretariadelmarques.wordpress.com

  • Justinyen, Hadrianus’tan (117-138) beri çıkarılmış tüm yasaları ve II. Theodosius’un yaptırttığı hukuki çalışmaların (Codex Theodosianus, 438), yeniden değerlendirilmesi için 528 yılında on hukukçudan oluşan bir komisyona havale etti. Komisyon, çelişkileri gidermek, birleştirme ve değiştirme yapmakla görevlendirilmişti. Oluşturulan dört bölümlük eser, Ortaçağda Corpus Iuris Civilis adı ile biraya getirilerek Roma Hukuku’nun temel bilgi kaynağını oluşturdu. Matbaanın icadının yapıldığı 15. yüzyılın ikinci yarısından itibaran bugünkü biçimiyle bir arada basılmaya başlandı. Corpus Iuris Civilis ‘in üç bölümü (Institutiones, Digesta ve Codex) Justinyen zamanında tasarlanmış ve dördüncü bölüm (Novellae), derlemeye Ortaçağ’da eklenmişti.
  • Justinyen’in hazırlattığı Corpus Iuris Civilis, günümüze kadar intikal etmiş önemli bir eserdir ve İmparator ününü büyük ölçüde bu esere borçludur. Klasik Dönem Roma Hukuku hakkındaki bilgilerimiz önemli ölçüde Corpus Iuris Civilis’e dayanmaktadır. Roma Hukuku’nun Avrupa’yı etkilemesi bu eser sayesinde olmuştur.
  • Bu hukuki düzenleme gerçek bir bürokrasinin oluşmasını sağladı. Justinyen eski Roma’dakinden daha verimli ve ileri bir hukuk sistemi geliştirdi. Köleleri serbest bırakmayı ve toprak satmayı kolaylaştırdı, dulların miras hakkını garanti altına aldı, babaların çocuklarının hayatları üzerindeki kesin gücü azalttı. Boşanma, Kilise’nin karşı çıkışına rağmen devam ettirildi.  Kadınlara, kölelere ve çocuklara daha fazla haklar tanındı. Ama ceza yasaları Roma’nın eski yasalarından daha sert hale getirildi. Bu dönemde eşcinseller baskıya uğradı, oğlancılar hadım edildi ve pagan inançlarını sürdürenler öldürüldü. 529’da son pagan okulları kapatıldı ve filozofların ders vermesi yasaklandı. Justinyen paganizmin son kalesi olan Atina Üniversitesi’ni de kapatmıştı.
Lorenzo Lotto’ya (1480-1557) atfedilen, Justinyen’in komisyon üyelerinden kanun kitabını alışını gösteren tablo. Fotoğraf:arthistoriesroom.wordpress.com

Lorenzo Lotto’ya (1480-1557) atfedilen, Justinyen’in komisyon üyelerinden kanun kitabını alışını gösteren tablo.
Fotoğraf:arthistoriesroom.wordpress.com

  • Justinyen devrinde kısa bir süre için bile olsa Cebelitarık Boğazı’na kadar olan topraklar, Korsika, Sardunya, Balear Adaları, Sicilya, Roma, Ravenna Belisarius tarafından alındı, doğuda Sasaniler yenildi. 552 yılında Belisarius’un yerini alan komutan Narsisus’un zaferleri de eklenince Bizans İmparatorluğu Katalonya ve Provence dışında, Akdeniz’in neredeyse tümüne egemen oldu. 559’da Batı Hunları Konstantinopolis önlerine geldiklerinde Justinyen ilk kez sefere çıkmış, barışı parayla satın almıştı.
  • Batı’da pek çok yerin geri alınarak imparatorluğa dahil edilmesi, Justinyen’i Roma’ya taşınmaya yöneltmedi. Bu bağlamda, Konstantinopolis’in başkent olduğu teyid edilmiş oldu.
  • Justinyen zamanında Konstantinopolis nüfusunun 600.000 olduğu tahmin ediliyor.
  • Bu dönemde iki kez veba salgını oldu: 541 ve 558 yıllarında.
  • Hindistan ve Etiyopya üzerinden gelen salgın, bütün Akdeniz limanlarına gemilerle ulaşmıştı. Konstantinopolis nüfusunun yarıdan çoğu ölmüştü. Justinyen de hastalığa yakalanmış ama hayatta kalmıştı. İmparatorluk nüfusundaki bu azalma, kaynakların da daralmasına yol açmıştı.
  • Justinyen alt tabakadan kişilerin bile görüşebildiği, kendisi ile irtibat kurulabilen bir imparatordu.
  • İpek dokuma Justinyen devrinde ipek böceği kozalarının Çin’den rahipler tarafından kaçırılışı ile başladı.
  • Justinyen Çanakkale ve İstanbul Boğazları’na gümrük binaları kurdurdu.
  • Biri Roma’da, biri Bizans’ta olmak üzere iki Konsül atanmasını Justinyen 541 yılında kaldırmıştı.
  • Justinyen’in karısı Teodora kendi başına bir anlatımı hak ettiği için onu İmparatoriçeler bölümünde anlattık.
  • 83 yaşında ölen Justinyen’den sonra Bizans’ın yeniden parlak bir döneme geçmesi Makedonya Hanedanı ile oldu. 867-1056 yılları arasında yönetimde olan hanedanın kurucusu I. Basil (867-886), önemli imparatorları ise VI. Leo, VII. Konstantin Porfirogenitus ve II. Basil idi. Bu dönem, Justinyen’den sonraki İkinci Yükseliş Devri olarak anılır.