Etiket arşivi: Celal Üster

Şiddet Yazı Dizisinin Kaynakları

Yararlanılan Kaynaklar

 

1-Başkalarının Acısına Bakmak, Susan Sontag, Agora Kitaplığı, 2004.

2- Konstantiniyye Oteli, Zülfü Livaneli, Doğan Kitap, 2015.

3- İnşallah, Oriana Fallaci, Can Yayınları,1994.

4- Geldim, Gördüm, Yendim, Peter Jones, Say Yayınları, 2016.

5- Estetiğin Huzursuzluğu, Jacques Ranciere, İletişim Yayınları, 2012.

6- Biz-Melekler ve Canavarlar, Oriana Fallaci, Akyüz Yayınları, 1991.

7- Kimliğim Değil Kendim, Karin Karakaşlı, Granta, Bahar 2013.

8- Mağduriyetten Failliğe Kimlikler, Foti Benlisoy, Granta, Bahar 2013.

9- Bir İnsan, Oriana Fallaci, Altın Kitaplar, 1980.

10- Leon Golub Resimlerinde Bir Tür Bellek Olarak Fotoğrafın Kullanımı, Engin Aslan, İbrahim Yıldız,     İdil Dergisi, Cilt 5, Sayı 21, 2016.

11- Şiddetin Topolojisi, Byung-Chul Han, Metis Yayınları, 2016.

12- Mitolojinin Gücü, Joseph Campbell, MediaCat Kitapları, 2015.

13- Yaşam ve Ölüm Yorgunu, Mo Yan, Can Yayınları, 2015.

14- Fallus’un Anlamı, Jacques Lacan, Afa Yayınları, 1994.

15- Somut Olmayan Kültürel Miras, Baksı Kültür Sanat Vakfı Yayınları, 2015.

16- Şiddetin Yarattığı Travma Nesilden Nesle Geçiyor, Zahawa Solomon, New Scientist, 7 Şubat 2015.

17- Derviş’in Aklı, Prof. Ahmet Dervişoğlu ile Sohbetler; Doğan Cüceloğlu, Remzi Kitabevi, 2016.

18- Bugün Ektiğimiz Şiddeti Yarın Biçeceğiz, Melis Alphan, Hürriyet, 25 Nisan 2016.

19- Şiddetin Bir Nedeni Aidiyet Yitimi, Prof. Dr. Aliye Mavili Aktaş, Hürriyet, 1 Mart 2015.

20- Türkiye Çocuğa Dayağı Neden Açıkça Yasaklamıyor? , Melis Alphan, Hürriyet, 30 Nisan 2016.

21- Şiddet Nereden Kaynaklanır; Nasıl Engellenebilir, Sonraki Kuşaklara Nasıl Yansır? , Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı, Cumhuriyet Bilim Teknik, 6 Mart 2015.

22- Şiddeti Azaltmanın Yolları, Manuel Eisner, New Scientist 7 Şubat 2015.

23-Aktüel Arkeoloji, Mayıs-Haziran 2016.

Erken Neolitik Dönem Avrupa’sında  Şiddetin İzleri.

Yunan Şehir Devletlerinde Politik Kargaşanın Kurbanları.

Ölüm Çukurları Fransa Bergheim’da Şiddet Kurbanları.

Irklar Arası İlk Savaş.

Kutsallaştırılan Şiddet, Murat Nağış.

Nataruk ve Savaşın Tarihöncesi, Marta Mirazon-Lahr.

Haft Tepe, Behzad Mofidi-Nasrabadi.

Tollense Nehri’nde Savaş ve Katliam.

Tarihöncesi Şiddet, Songül Alpaslan Roodenberg.

Hitit Ritüellerinde Şiddetin Kutsallaştırılması, Sevgül Çilingir Cesur.

Asur’da Despotik İktidarın Politik Şiddeti, Hakan Daloğlu.

Uygar  Dünyada Şiddetin Nesnesi Kadın, İsmail Gezgin.

Antik Yunan’da Atletik Şiddet, Donald G. Kyle.

Ölümüne Savaş Gladyatörler, David Potter.

Keçi Türküsündeki   Şiddet, İsmail Gezgin.

24- Mizojini, Jack Holland, İmge Kitabevi, 2016.

25- Büyülü Gerçekçiliğin Babası, Celal Üster, Radikal Kitap 27 Mayıs 2005.

26- 2016’nın Utanç Raporu, Hürriyet Gazetesi, 3 Ocak 2017.

27- Birinci Sınıf Delilik, Nassır Ghaemi, İthaki Yayınları, 2016.

28- Birkaç Söz, Hamit Dereli, Ankara Anıtı, Cumhuriyet Yayınları, 1999.

29- Ankara Anıtı Üzerine, Remzi Oğuz Arık, Ankara Anıtı, Cumhuriyet Yayınları, 1999.

30- Ankara Anıtı, Augustus, Cumhuriyet Yayınları, 1999.

31- İşle Hayatı Dengelemenin Yolları, Patrick Özdemiroğlu, Hürriyet, 7 Ocak 2017.

32- Paradaki Kadın Resminden Kriz Çıktı, Cumhuriyet Gazetesi, 5 Ocak 2017.

33- Yahudiler, Dünya ve Para, Jacques Attali, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2009.

34- Altın Dal, Cilt 1, James G. Frazer, Payel Yayınları, 1991.

35- Altın Dal, Cilt 2, James G. Frazer, Payel Yayınları, 1991.

36- Benim Hüzünlü Orospularım, Eda Keskin, Ünlem, Ocak Şubat 2006.

37- G. , John Berger, Metis Yayınları, 2013.

38- Düşman Yaratmak, Umberto Eco, Doğan Kitap, 2014.

39- Yaşam ve Yazgı, Vasili Grossman, 2. Kitap, Can Yayınları, 2012.

40- Şiddet Üzerine, Hannah Arendt, Cogito, Sayı 6-7 Kış-Bahar 1996.

41- Kıbrıs Baharı, Verda Özer, Hürriyet, 14 Ocak 2017.

42- Ortaçağ Yazıları, Betül Çotuksöken, Notos Kitap, 2011.

43- Mozart Bir Yaşam Öyküsü, Aydın Büke, Dünya Kitapları, 2006.

44- Karşı Kültürün Temelleri, Kenneth Rexroth, SUB Yayımları, 2016.

45 -http://www.cam.ac.uk/research/news/evidence-of-a-prehistoric-massacre-extends-the-history-of-warfare

46- http://discovermagazine.com/2016/sept/10-paradise-lost

47- Nazilerin Kaçırdığı Çocuklara Ne Oldu?, Yenal Bilgici, Hürriyet, 27 Kasım 2016.

48- Hitler’in Unutulan Çocukları, Ingrid von Oelhafen, Beyaz Baykuş Yayınları, 2016.

49- Türkiye Eskisinden Daha Açık, Daron Acemoğlu, Hürriyet, 27 Kasım 2016.

50- Mitlerin Kısa Tarihi, Karen Armstrong, Merkez Kitaplar, 2005.

51- Çizgilerle Ekonomi, RIUS, Yordam Kitap, 2016.

52- Atasözleri Sözlüğü, Ömer Asım Aksoy, İnkilap Kitabevi, 1995.

53- Deyimler Sözlüğü, Ömer Asım Aksoy, İnkilap Kitabevi, 1995.

54- Ulusların Düşüşü, Daron Acemoğlu, James A. Robinson, Doğan Kitap, 2013.

55- Son Büyük Devrim, Robin Wright, Doğan Kitap, 2001.

56- Aklın Sol Yarısı, Razmig Keucheyan, İletişim Yayınları, 2016.

57- Ritüelden Drama, Metin And, YKY, 2002.

58- Kimlikli Bedenler, Ahu Antmen, Sel Yayıncılık, 2014.

59- Mitoloji Sözlüğü, Azra Erhat, Remzi Kitabevi, 1993.

60- Ben ve O, Sigmund Freud, Telos Yayınevi, 2013.

61- Dünya Vatandaşlığı Enternasyonali, Hıfzı Topuz, Adam Sanat, 2003.

62- Kültür, Demokrasi Modelleri ve Evrensellik, Hıfzı Topuz, Adam Sanat, 2003.

63- Pax Americana’nın Sonu Geldi, Prof. Dr. Ayhan Kaya, Radikal Kitap, 12 Ekim 2001.

64- İngiliz Kültürel Çalışmaları, Graeme Turner, Heretik Yayınları, 2015.

65- Ebedi Dönüş Mitosu, Mircea Eliade, İmge Kitabevi, 1994.

66- Ölümcül Kimlikler, Amin Maalouf, YKY, 2000.

67- Cinsel Kimliklerin Sonu, Judith Butler, Aklın Sol Yarısı, İletişim Yayınları, 2016.

68- Yerel(sel)leşme, Jacques Sapir, Epos Yayınları, 2012.

69- Küçük Farklılıklar, Grayson Perry, Pera Müzesi Süreli Sergi Kataloğu, 2015.

70- Kültür, Ed: John Brockman, Alfa Bilim, 2012.

71- Dünyanın Sürekliliği ve Sanat Yapıtı, Hannah Arendt, ed: Beatrice Lenoir, YKY, 2003.

72- Gündelik Yaşamda Avrupalı Müslümanlar, Nilüfer Göle, Metis Yayınları, 2015.

73- Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri, Amin Maalouf, Telos Yayıncılık, 1998.

74- Yabancı, Derleyen Levent Ünsaldı, Heretik Yayınları, 2016.

Takdim, Levent Ünsaldı.

Yabancı, Georg Simmel, 1971.

Etnik İlişkiler Üzerine Çalışmalar, Everett C. Hughes, 1948 ve 2009.

Başarılı Bir İtibarsızlaştırma Töreninin Koşulları, Harold Garfinkel, 1956.

75- “Hıristiyan Türkler”  ve Papa Eftim, Foti ve Stefo Benlisoy, İstos Yayın, 2016.

76- Körü Körüne İnanç, Vamık D. Volkan, Okuyan Us Yayın, 2005.

77- http://www. Ozethaberoku.com/Sürrealliğin Sınırlarını Zorlayan Türkiye’de Çekilmiş Birbirinden Anlamsız 32 Fotoğraf

78- Medeniyet, Kültür, Sanat; Gündüz Vassaf, İletişim Yayınları, 2014.

79- Ainular Ortaya Çıktı, Hürriyet Gazetesi, 06 Haziran 2008.

80- Trumputin, Verda Özer, Hürriyet Gazetesi, 21.02.2017.

81- Her Şey Satılık, James Ridgeway, Metis Yayınları, 2017.

82- Katmandu’da Ev Hali, Elif Köksal, Metis Yayıncılık, 2013.

83- Dünyayı Değiştiren Şirket, Nick Robins, h2o Kitap, 2017.

84- Ulusların Zenginliği ve Uygarlığı-Eğitim Boyutu, Oktay Yenal, İş Bankası Kültür Yayınları, 1999.

85- https://basedistanbul.com/sarp-kerem-yavuz.html

86- Düşmanlığın Faydaları, Wilhelm Schmid, İletişim Yayınları, 2017.

 

87- Tek Adamın Gerilim Stratejisi, Nilgün Cerrahoğlu, Cumhuriyet, 6 Nisan 2017.

88- Yeni Bir Erdem ve Bağımlılık Olarak Sağlık, Banu Tuna, Kitap Sanat, 17 Mart 2017.

89- Sağlığa Karşı, Haz.: Jonathan M. Metzl, Anna Kirkland, YKY, 2017.

90- Kadına Yönelik Şiddetin En Ağır Biçimi: Namus Cinayetleri; Naile Bilgili, Gülşen Vural, e-dergi.atauni.edu.tr, 2011.

91- Aile Kurumu Çerçevesinde Töre ve Namus Cinayetleri; Berivan Vargün, Üzeyir Tekin, Muhafazakar Düşünce Dergisi,  academia.edu, 2012.

92- Yemen’de Arap Baharı, Mehmet Salih Gün, Yasama Dergisi, Sayı 22, 2012.

93- Kitap Yakmanın Tarihi, Lucien X. Polastron, Everest Yayınları, 2015.

94- Bir Kitap Elifbası Denemesi (VI), Enis Batur, Cumhuriyet Kitap, 13 Nisan 2017.

95- Bilgiye Boğulmak: Aşırı Bilgi İle Nasıl Baş Ederiz?, Cumhuriyet Bilim Teknik, 5 Aralık 2014.

96- Okumalar Okuması, Alberto Manguel, YKY, 2013.

97- Eski İsrail’de Kadın, Şeyma Ay Arçın, Ayışığı Kitapları, 2017.

98- Musa ve Yahudilik, Hayrullah Örs, Remzi Kitabevi, 2000.

99- Dünya Trump’a mı Kalacak-Tek Adam Çıkmazı, Osman Ulagay, Doğan Kitap, 2017.

100- Jivago Vakası; Peter Finn, Petra Couvée, YKY, 2017.

101- Modernizmin Karanlık Yüzü: Risk Toplumu, Suat Soydemir, Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi, Cilt 3, No 2, 2011 (Online).

102- Erotizm Bitti mi?, Ali Tufan Koç, Tempo, Kasım 2015.

103- Pornografi ve Müstehcenlik, D. H. Lawrence, Fabula Kitap, 2015.

104- Beş Ahlak Yazısı, Umberto Eco, Can Yayınları, 2014.

105- Brillo Kutusu, Arthur Danto, Ayrıntı Yayınları, 2016.

 

 

 

Distopya 1

Yararlanılan Kaynaklar

  • Yokülkeler…Düş Ülkeler.., Güven Turan, Kitap-Lık 76, YKY, 2004.
  • Ütopya ve Dystopia İmgeleri: Denizden Hiperuzaya, Feride Çiçekoğlu, Kitap-Lık 76, YKY, 2004.
  • Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Edebi Ütopyalara Bir Bakış, Engin Kılıç, Kitap-Lık 76, YKY, 2004.
  • Ütopya Gelenekleri: İzlekler ve Varyasyonlar, Lymann Tower Sargent, Kitap-Lık 76, YKY, 2004.
  • Efendi Uyanıyor, H. G. Wells, Maya Kitap, 2013.
  • Biz, Yevgeni Zamyatin, Ayrıntı Yayınları, 1996.
  • Zamyatin’in “Biz”i Biz miyiz?, Bülent Somay, Ayrıntı Yayınları, 1996.
  • Dikkat! Karanlık Var: Anti-Ütopya, Cengiz Alkan, Radikal Kitap 26 Haziran 2009.
  • Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley, İthaki Yayınları, 2000.
  • Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, George Orwell, Can Yayınları, 1994.
  • İki Uçlu Yergi Mızrakları, Celal Üster, Cumhuriyet Kitap Sayı 1048.
  • Neden Orwell?, Celal Üster, Radikal Kitap, 29 Haziran 2001.
  • Animal Farm, George Orwell, New Longman Literature, 2002.
  • Notes About Animal Farm, John Shuttleworth, Longman, 2002.
  • Entelektüelin Kutsal Kitabı Modern Kültür, David S. Kidder & Noah D. Oppenheim, Maya Kitap, 2014.

DİSTOPYA

Geleneksel ütopyalar, bir toplum düzeni önermesi taşıyorlardı ve pozitif bir değer yüklenmişlerdi. Oysa, 20. yüzyılın temel ütopyaları, hiç de ideal, güzel, önerilir, toplum düzenleri vaat etmemektedir. Bu nedenle, 20. yüzyılın ütopyalarına anti-ütopya, kara ütopya, karşı-ütopya ya da distopya denilmektedir. Distopya kötülükler ülkesini anlatır. Distopya, ütopyaların “mükemmelliğine”, kapalılığına bir tepkiydi; 20. yüzyıla kadar yazılmış olan ütopyaların hepsi birer diktatörlük tasvir ediyordu aslında. Yalnızca, iktidar soylunun ya da varlıklının elinden alınacak, hak edenin, seçkinlerin, yetenekli, bilge, aydın azınlığın eline verilecekti. 20.yüzyıl başında iktidarda olmak için tek gerekçeleri “her zaman haklı olan Partiye üye olmak” olan bir azınlık belirince, ütopya da korkutucu bir şey oldu.

Distopya klasikleri 1920’lerin sonunda ve 1930’ların başında ortaya çıktı. Birinci Dünya Savaşı ile Bolşevik Devrimi 20. yüzyılın dönemeci oldu. Birinci Dünya Savaşı dünya ölçüsünde yaygın bir umut kaybı doğururken, Rus Devrimi, birçoğuna hızlı bir hayal kırıklığı getiren, umut doğuruyordu. Umut, bazıları için devam etti, fakat savaşın getirdiği umutsuzlukla birleşen hayal kırıklığı, çağdaş distopyanın yaratılışına yol açtı.  Yevgeni Zamyatin’in Biz’i (1920) Sovyetler’e açık bir saldırıydı. Bunu başka iki distopya izledi: Aldous Huxley’nin, kapitalizmin tüketim ethos’una bir saldırı olan Cesur Yeni Dünya’sı (1932) ile George Orwell’in totalitaryanizme bir saldırı olan Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ü (1949). Huxley, Cesur Yeni Dünya’da anlattığı distopyanın beklenenden de hızlı bir biçimde yaklaştığını öne sürüyordu. Bu üç distopya öylesine yaygınlık kazandı ki, birçok kişi ütopyanın ortadan kaybolduğuna inandı.

Mevcut dünya düzeninin eleştirildiği konular şiddet, savaş, silahlanma, polisiye tedbirler, dinler, çevre, tüketim, totaliter yöntemler, doğum kontrolü olmaması, teknoloji çılgınlığı, medya, eğitim, gelişmemiş ülkelerin gelişmişleri taklit çabasıdır. Bu şartlar altında, Zamyatin gibi bir devrimci, Orwell gibi bir radikal demokrat, Huxley gibi bir liberal anti-ütopyacı oldular. Distopya bir eleştiri silahı oldu.

Aslında, yönetenlerin, tahakküm kuranların ütopyası, yönetilenlerin, ezilenlerin anti-ütopyasıdır.

dd

Herbert George Wells (1866-1946), ütopyaların yanı sıra, bilime teknolojiye aşırı güvenenlere uyarı olsun diye distopyalar da yazdı. Wells, toplumun kusurlarına alternatif, “kusursuz bir toplum” fikrinin başka bir totaliterizmin kapılarını açacağını ilk fark eden yazardı. Gelecek bir zamanda geçen, karamsar, “böyle giderse işin sonu kötüye varır” diyen öyküler. 1899’da yayımlanan distopya ve bilimkurgu romanı Efendi Uyanıyor’da, halk ile dünyayı ele geçiren despot yönetim arasındaki savaşı hikaye eder. Halkın tarafını tutmak ile güçten taviz vermemek arasındaki ezeli açmazı dile getirir.

 

Maksim Gorki ve Moskova’daki Evi

Maksim Gorki’nin Çocukluğum adlı eserinin Can Yayınları’ndan çıkması ile 2000 yılında Moskova’da gezdiğim Gorki müze-evini hatırladım. Toplumcu gerçekçi bir yazara hiç uymadığını düşündüğüm, ama çok güzel bir Art Nouveau örneği olan malikaneyi çok beğenmiştim.

Bina, Modern mimari akımın Rusya’daki en önemli öncülerinden olan Feodor Şektel tarafından 1900 yılında tasarlanmış. Ekim Devrimi’nden sonra ailesiyle birlikte Rusya’yı terk eden sanat hamisi ve banker Stepan Riyabuşinski’ye ait olan malikane, bir süre devlet yayınevi olarak, daha sonra yabancı ülkelerle kültürel temaslar için kullanılmış, 1931 yılında Stalin tarafından Maksim Gorki’ye hediye edilmiştir. Riyabuşinski ise birkaç yıl sonra Fransa’da ölmüştür. Gorki bu evde 1936 yılında ölünceye dek 5 yıl, bir nevi hapis hayatı yaşamış.

Acı anlamına gelen Gorki müstear adını kullanan, küçük yaşta yetim kalan, tahsilini tamamlayamayan, uzun süre başıboş, yoksul bir hayat süren, küçük yaşlarda başladığı emekçiliğin zorlukları içinden gelen, Marksizm’i benimseyerek Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi’ni destekleyen, Bolşeviklerin safına geçmekle birlikte partiye hiçbir zaman resmen üye olmayan, sağlık sorunları nedeniyle bir süre İtalya’da yaşadıktan sonra Sovyetler Birliği’ne dönerek Stalin’in yanında yer alan, Sovyet Yazarlar Birliği’nin ilk başkanı, Sovyetler Birliği’nin resmi devlet edebiyatı toplumcu gerçekçiliğin ortaya çıkışına katkıda bulunan, Stalin’in baskısının artması ve uygulamaları ile hayal kırıklığı yaşayan, yazma esinini kaybeden veya yazmaktan kaçınan, 1936’da tedavisi sırasında gizemli bir şekilde ölen, büyük ihtimalle Stalin tarafından zehirlenen, ama tabutu Josef Stalin tarafından taşınan Maksim Gorki, Rus edebiyatının en etkileyici yazarlarından biri olmuştur. Rejim karşısında tehlikeli konumda olan yazarları, örneğin Babel’i, koruması altına almaya çalışmış, ölümünden sonra Babel ancak birkaç yıl daha kendini kurtarabilmiş, sonra nasıl olduğu bilinmeyen bir şekilde öldürülmüştü.

Malikane, mozaik frizleri, sırlı tuğla örgüsü ve vitray kullanımıyla oldukça süslü ve gelenek dışıdır. Evin iç mekanı, zarif bir sıva işçiliğiyle işlenmiş tavanları, vitrayları ve oyma kapı çatkılarıyla benzersiz bir göz alıcılığına sahiptir.

Malikane, mozaik frizleri, sırlı tuğla örgüsü ve vitray kullanımıyla oldukça süslü ve gelenek dışıdır. Evin iç mekanı, zarif bir sıva işçiliğiyle işlenmiş tavanları, vitrayları ve oyma kapı çatkılarıyla benzersiz bir göz alıcılığına sahiptir.

Sağlam bir olay örgüsü kuramaması, yaşamın anlamı üzerine uzun tartışmalara yer vermesi bazı eleştirmenler tarafından bir ölçüde başarısız olduğunun göstergesi sayılmıştır. Çehov ile mektuplaşmaları (Yazışmalar, Yankı Yayınları, 1966), Tolstoy’un Gorki’ye olan ilgisine ve ondan etkilenmesine, Çehov’un Gorki’nin yazınınına yönelttiği eleştiriler ve tavsiyelere yer vermektedir. Çehov açıkça Gorki’nin tabiat, aşk ve kadın tasvirlerindeki aşırılığı,  sık sık kullandığı bazı kelimelerin kulağa çirkin geldiğini, sürekli olarak tabiata insankişiliği vermesinin tasviri monoton, tatsız, hatta bazen anlaşılmaz hale getirdiğini uzun uzun yazıyor. Çehov, Gorki’ye taşradan ayrılmasını, edebiyat çevresine yakın olmak için Moskova’ya veya Petersburg’a yerleşmesini öneriyor. Gorki, “Siz istediğiniz kadar büyük şehri methedin, benim için iyi hiçbir tarafı yok. Gökyüzünün gözü yaşlı, halk kendini beğenmiş, edebiyatçılar hem gözü yaşlı, hem kendini beğenmiş….. Bütün kadınlar da ya doktordur, ya öğrenci. Yani ne olursa olsun aydındır. Bir sivrisinek Petersburg’lu bir kadını soksa, zavallı hayvan can sıkıntısından ölüverir. İşte bütün bunlar beni korkutuyor” diye yazar. Böyle yazmasına rağmen Moskova’da uzun süre yaşar.

Yazdığı gerçekçi hikayelerde Devrim öncesi yıllarda Rus toplumunun içinde bulunduğu yoksulluk ve acımasızlık ortamı büyük bir güçle yansıtılmıştır. Hikayelerde efsane, masal ve folklor ögeleri edebiyat düzeyine yükseltilmiş, bireysel başkaldırı, halkın yaşam ve özgürlük tutkusunun simgesi olmuştur.

Binadaki en dikkate değer parça, bir denizanası figürü oluşturacak şekilde biçimlendirilmiş bronz bir lamba ile son bulan perdahlı Estonya kireçtaşından merdivendir. Merdiven başında da Gorki’nin büstü yer almaktadır.

İçinden geldiği için çok iyi tanıdığı kesimin, evsiz barksız yoksulların yaşamından bir kesit sunduğu Ayaktakımı Arasında adlı oyunu ilk kez 1902’de Moskova Sanat Tiyatrosu’nda oynanmış, oyunu Stanislavski yönetmiş ve başrolü üstlenmişti. 1936’da senaryosunu Zamyatin’in yazdığı, Jean Gabin’in başrolü üstlendiği filmi Jean Renoir çekmişti. 1946’da Hintli yönetmen Çetan Anand’ın uyarlaması ilk Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye almış; 1957’de Kurosava oyunu Edo dönemi Japonya’sına uyarlayarak beyazperdeye aktarmıştır.

Çar yönetimiyle uyuşmazlığa düştüğü için hapsedildi; hapisten çıkınca Rus devrimci hareketine adadığı tek uzun yapıtı, 1905 Devrimi’nin kanlı bir biçimde bastırılmasının ardından 1906’da yayımlanan Ana adlı romanı, 1926’da Pudovkin tarafından sessiz film yapılmış, Brecht sahneye uyarlamıştır.

1925’te yayımladığı Artamonovlar’da köleliğin kaldırılmasından sonra giderek hızlanmaya başlayan kapitalist gelişmeyi ve bu gelişmenin insanlar üzerinde yaptığı etkileri anlatır. Burjuvalaşan insanların yanısıra emekçi sınıfın gelişmesi ve devrimci düşüncenin oluşması hikaye edilirken, Devrim öncesi Rusya’nın çelişkileri ortaya konmaktadır. Kapitalizmin o günlerdeki yükselişinin ailelere, kuşaklar boyu yansımaları Avrupalı yazarların gözde konusu olmuştur.

Gorki kendi hayatını anlatan kitaplar da yazdı: Çocukluğum (1913-14), Ekmeğimi Kazanırken (1915-16), Benim Üniversitelerim (1923). 1936 yılında dünyaca ünlü bir yazar olarak Moskova’da ölen Maksim Gorki’nin adı, doğduğu kente verildi.

 

Yazarın şapkası, palto ve bastonuyla birlikte çarpıcı Doğu oymaları koleksiyonu, büstü, mektupları ve bazı kitaplarının ilk baskıları da bu evde bulunmaktadır.

Yazarın şapkası, palto ve bastonuyla birlikte çarpıcı Doğu oymaları koleksiyonu, büstü, mektupları ve bazı kitaplarının ilk baskıları da bu evde bulunmaktadır.

Gorki’nin yatağının başucunda babasından bir yıl önce ölen oğlunun fotoğrafı duruyordu. Oğlunun da zehirlenerek öldürüldüğüne dair söylentiler olmuş.

Gorki’nin yatağının başucunda babasından bir yıl önce ölen oğlunun fotoğrafı duruyordu. Oğlunun da zehirlenerek öldürüldüğüne dair söylentiler olmuş.

 

Yararlanılan Kaynaklar

  • Hayat Üniversitesinin Yazarı, Celal Üster, Cumhuriyet Kitap, Sayı 1235, 17 Ekim 2013.
  • Moskova Life 2013
  • Maksim Gorki ve Yaşanmış Hikayeler, Ataol Behramoğlu, Can Yayınları, 1981.
  • Kitap İçin 3, Selçuk Altun, Sel Yayıncılık, 2013.
  • Artamonovlar, Maksim Gorki, Oda Yayınları, 1988.
  • Yazar Dostlukları, Fethi Naci, Cumhuriyet Kitap, Sayı 591.
  • Ecinniler, Elif Batuman, Doğan Kitap, 2011.