Etiket arşivi: Çağdaş Dönem

Çağdaş Sanata Varış 323|Çağdaş Dönemde Edebiyat 5

Bebelplatz, Berlin’de, 10 Mayıs 1933 tarihinde Nazilerin düzenlediği kitap yakma ayininin yapıldığı yer. Humboldt Üniversitesi’nin kütüphane binası o dönemde bu meydanda imiş. Bina günümüzde Hukuk Fakültesi.  Kitap yakma eyleminden önce Propaganda Bakanı Joseph Goebbels ateşli bir konuşma yapmış. 20.000 adete yakın kitap yakılmış. Yakılmaya uygun görülen kitapların yazarları arasında Heinrich Mann, Erich Maria Remarque, Heinrich Heine, Karl Marx, Albert Einstein varmış. Bu felaketi unutturmamak için 1995 yılında İsrailli sanat profesörü ve heykeltıraş Micha Ullman (1939-) buraya bir anıt yapmış. En üstte parke taşların arasına yerleştirilmiş şeffaf bir cam var. Camdan, 20.000 kitabı alabilecek kapasitede bir kütüphanenin boş rafları görülüyor. Meydanda, Heinrich Heine’nin 1821 tarihli bir oyunundan da bir alıntı var: “Bu yalnızca bir başlangıç; kitapların yakıldığı yerde sonunda insanlar da yakılır.” Her yıl, 10 Mayıs’ta Humboldt Üniversitesi’nin öğrencileri bu meydanda, bu felaketi unutturmamak için kitap satışı yapıyorlar. Fotoğraf: www.skyscrapercity.com

Bebelplatz, Berlin’de, 10 Mayıs 1933 tarihinde Nazilerin düzenlediği kitap yakma ayininin yapıldığı yer. Humboldt Üniversitesi’nin kütüphane binası o dönemde bu meydanda imiş. Bina günümüzde Hukuk Fakültesi.
Kitap yakma eyleminden önce Propaganda Bakanı Joseph Goebbels ateşli bir konuşma yapmış. 20.000 adete yakın kitap yakılmış. Yakılmaya uygun görülen kitapların yazarları arasında Heinrich Mann, Erich Maria Remarque, Heinrich Heine, Karl Marx, Albert Einstein varmış.
Bu felaketi unutturmamak için 1995 yılında İsrailli sanat profesörü ve heykeltıraş Micha Ullman (1939-) buraya bir anıt yapmış. En üstte parke taşların arasına yerleştirilmiş şeffaf bir cam var. Camdan, 20.000 kitabı alabilecek kapasitede bir kütüphanenin boş rafları görülüyor. Meydanda, Heinrich Heine’nin 1821 tarihli bir oyunundan da bir alıntı var: “Bu yalnızca bir başlangıç; kitapların yakıldığı yerde sonunda insanlar da yakılır.”
Her yıl, 10 Mayıs’ta Humboldt Üniversitesi’nin öğrencileri bu meydanda, bu felaketi unutturmamak için kitap satışı yapıyorlar.
Fotoğraf: www.skyscrapercity.com

2003 yılında Beral Madra küratörlüğünde açılan Self Portrait/Kendi Portresi adlı serginin sürpriz işlerinden biri Aslı Erdoğan’a ait metinlerin 13 parça halinde çerçeveli Enstalasyonlar olarak sergide yer almasıydı.  Aslı Erdoğan’ın 2002 tarihli metninde şu cümleler göze çarpıyor: “Ben senin içinde konuşan yankıyım. Sözcüklerle anlatılamayan senim, yanıt vermeyen sessizlik… Ve bugüne dek hiçbir ölümlü yüzümü MASKESİZ görmemiştir.” Madra iki alıntı yapıyor Borusan Contemporary kataloğunda: İlki Stéphane Mallarmé’den: “Metin çünkü sonuçta dünyada her şey sonuçta bir kitaba dökülmek üzere var”..  Diğeri ise Vilém Flusser’den: “Metin çünkü metin yalnız yapı kuran değil, aciliyeti olan bir eylem.”  Aslı Erdoğan’ın metninde de sanatçı sanki yapıttaki karakterin kendisidir. Bir bakıma öyledir, çünkü anlatımı yoğun ve özneldir. Bir bakıma da metin o denli çoğuldur ki, o dünyanın içinde bir yazardır, dünya onun beynindedir, tabii imgelemi de…diyor, Beral Madra. Edebiyat ve Enstalasyon birlikteliğine bir örnek olarak vermek istedik. Fotoğraf:www.beralmadra.net

2003 yılında Beral Madra küratörlüğünde açılan Self Portrait/Kendi Portresi adlı serginin sürpriz işlerinden biri Aslı Erdoğan’a ait metinlerin 13 parça halinde çerçeveli Enstalasyonlar olarak sergide yer almasıydı.
Aslı Erdoğan’ın 2002 tarihli metninde şu cümleler göze çarpıyor: “Ben senin içinde konuşan yankıyım. Sözcüklerle anlatılamayan senim, yanıt vermeyen sessizlik… Ve bugüne dek hiçbir ölümlü yüzümü MASKESİZ görmemiştir.”
Madra iki alıntı yapıyor Borusan Contemporary kataloğunda: İlki Stéphane Mallarmé’den: “Metin çünkü sonuçta dünyada her şey sonuçta bir kitaba dökülmek üzere var”..
Diğeri ise Vilém Flusser’den: “Metin çünkü metin yalnız yapı kuran değil, aciliyeti olan bir eylem.”
Aslı Erdoğan’ın metninde de sanatçı sanki yapıttaki karakterin kendisidir. Bir bakıma öyledir, çünkü anlatımı yoğun ve özneldir. Bir bakıma da metin o denli çoğuldur ki, o dünyanın içinde bir yazardır, dünya onun beynindedir, tabii imgelemi de…diyor, Beral Madra.
Edebiyat ve Enstalasyon birlikteliğine bir örnek olarak vermek istedik.
Fotoğraf:www.beralmadra.net

Fotoğraf: www.narsanat.com

Fotoğraf: www.narsanat.com

  • Alt kültürler, kendini toplumdan ayrıştırma, düzene başkaldırı gibi saiklerle ortaya çıkar.
  • Fanzin, var olan sosyal yapıyı oluşturan tüm değerlere karşı çıkışın simgesidir. Adını fanatik’in fan’ıyla magazinin zin’inin birleşmesinden alır. Kökleri Nazi dönemi Almanya’sındaki antifaşist direnişe kadar uzanan fanzin, zamanla düzene atılan tokat niteliğine bürünerek karşı çıkışın simgesi durumuna geldi. Anarşist, sosyalist, nihilist, anti militarist başkaldırıların yanı sıra, bireysel/toplumsal isyanı içinde barındıran müzik türleri ve bunların paralelindeki yaşam biçimleri kendilerine özgün fanzinleri yarattılar. En önemli fanzin hareketlerinden biri, punk müziğin çok güçlü olduğu bir dönemde İngiltere’de yaşandı. Basının eleştirilerine ve saldırılarına maruz kalan punklar yoğun olarak alternatif yayın organlarını çıkartarak basına karşı saldırıya geçtiler. Önemli birer anti-medya silahı olanfanzinler,antifaşist, anti militarist karşı çıkışlar sergiler; savaşa, nükleer santrallere, doğanın rant uğruna yağmalanmasına, insanın sömürülmesine, hayvan türlerinin yok edilmesine kayıtsız kalmayan bir yazın türüdür. Bu konudaki tek sapma, bazı black metal gruplarının yaptığı müzikler ve onları destekleyen fanzinlerdir. Medya, çağdaş dönemin şeytan aleti sayılır. Alt kültürlerin/yer altı kültürünün elindeki iletişim araçları fanzinler, demolar ve afişlerdir.
Fotoğraf: alkislarlayasiyorum.com

Fotoğraf: alkislarlayasiyorum.com

 

Çağdaş Sanata Varış 321|Çağdaş Dönemde Edebiyat 3

  • Edebiyatta, kimlik ve çokkültürlülük, dolayısıyla melezlik ve post kolonyal meseleler Çağdaş Dönem’de öne çıktı.
  • 1990’larda sözcüklerle oynamak çok modaydı. Derrida’nın Yapısökümcü etkisi yaygındı. Kabul edilmiş bazı sözcüklerin, içerdiği anlamlar sökülüyor, yeni anlamlara kavuşturuluyordu.
  • Ticari çoksatarların pazarı, günden güne büyümektedir.
Artık e-kitap var ama Berlin’de, Kollwitz Strasse’de ağaç gövdelerinden yapılmış, bir sosyal sorumluluk projesi olarak geliştirilmiş, bedava kitap alınabilen ve isteyenin kitap bırakabildiği kütüphane hala iş görüyor. Fotoğraf: Nur Emiroğlu, 2014.

Artık e-kitap var ama Berlin’de, Kollwitz Strasse’de ağaç gövdelerinden yapılmış, bir sosyal sorumluluk projesi olarak geliştirilmiş, bedava kitap alınabilen ve isteyenin kitap bırakabildiği kütüphane hala iş görüyor.
Fotoğraf: Nur Emiroğlu, 2014.

  • Artık hayatımızda bir de e-kitap var. Bir kitabın sayısal ortamdaki kopyasına, ya da doğrudan elektronik ortamda kitap olarak yazılmış içeriğe e-kitap (elektronik kitap) deniyor. Bunlar, elektronik araçlarla okunabilmektedir.
  • 2006 yılından bu yana, yazarların hikayelerini tefrika ederek okurlarıyla buluştuğu ve kimi zaman okurların yorum yazabildiği, oy verebildiği yeni sosyal medya alanları oluştu. Bu ücretsiz uygulamalara yüklenen hikayeler mobil cihazlar ve internet aracılığıyla paylaşılabiliyor. 2015 yılı sonuna gelindiğinde her ay 40 milyon kişi bu uygulamaları ziyaret ediyor, iki milyon aktif yazar bu platformları kullanıyordu ve 150 milyondan fazla hikaye paylaşılmıştı. Penguin Random House 2015’in son 100 gününde 5 bin kitap çıkarmıştı, oysa yeni platforma 20 dakikada 5 bin orijinal hikaye yüklenmişti. Bu mecra, geleneksel yayıncılık endüstrisinin yeni yetenekleri keşfetmesi ve mevcut yazarlarını tanıtması için uygun bir platform. Bu yeni medya alanlarında 2015 sonuna kadar 7 milyondan fazla Türkçe hikaye paylaşılmıştı.
  • 2007 yılından bu yana elektronik mürekkeple çalışan e-kitap okuyucularından yararlanmak mümkün. Sanal kitap dükkanından seçilen kitabı, gazeteyi, dergiyi cihazın belleğine yüklemek, kablosuz ağ sayesinde, internet bağlantısı kesildiği durumda da okuyabilmek için gerekli. Kitap okunurken alınan notlar, altı çizilen pasajlar paylaşılabiliyor. E-satış lisansı alınmış, yayına hazırlanarak oluşturulmuş kitaplıkta milyonlarca e-kitap bulunuyor. Çok sayıda kitabı muhafaza edebilirken; e-kitabın ticari olarak ortaya çıkışı ile basılı kitaptan daha ucuz bir seçenek doğmuş oldu. Bir kitap yerine üç e-kitap alınabiliyor.
  • İnternette bir kitapçıda bulunandan daha fazla çeşit var. Bir kütüphane dolusu kitabı bir e-kitap okuma cihazına yükleyip seyahate gidebilirsiniz.
  • İnternetten bölüm bölüm kitap yayımlayıp, her bölümün sonunda okurlarından belli miktarda bir ödeme talep eden ilk yazar Stephen King oldu. Yazar, 2000 yılında, kendi sitesinde, bir ay ara ile yeni kitabı The Plant’in ilk iki bölümünü ücretsiz, sonraki bölümleri 1 dolar ödeme ile yayımlayacağı açıklamasını yapmıştı.
  • 2012 yılında, 15. yüzyılda Gutenberg’den bu yana basılan 100 milyondan çok kitabın Google tarafından elektronik ortama aktarılması gündeme geldi. Devletler ve kurumlar kamuya açık dijital kütüphane projeleri geliştirmeye başladılar. Bu gelişmeler, üniversite kütüphanelerinin kitap alımına sekte vurdu.
  • Yeni sosyal medya alanlarının oluşmasından sonra, Batı uygarlığında yüksek kültüre yakıştırılan dile, Ölü Beyaz Adamlar (Dead White Men) yakıştırması yapılmaya başlandı.

 

Çağdaş Sanata Varış 317|Çağdaş Dönemde Müzik 4

İsimsiz, Serkan Demir, 2012. Baksı Müzesi, 2016. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

İsimsiz, Serkan Demir, 2012.
Baksı Müzesi, 2016.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Farklılıkların melezleşmesi anlamına gelen ve marjinal gençliğin müziği olan hip-hop türü, İslami izler taşıyan bir karışımla Avrupa’daki bazı Müslüman sanatçılar tarafından da kullanılıyor. Müzikte Avrupa İslam’ı diye bilinen tür, Avrupa müzik sahnesinde önemli bir yer işgal ediyor. Dünyadaki adaletsizlikleri Sufilikten esinlenen İslami tınılar kullanarak yorumlayan, sahnede tespih ve sembolik mekanlar kullanıp, geleneksel kıyafetlerle İslami simgeleri sahneye taşıyorlar. Bu uygulamaya, performans yoluyla gösterilen bir dindarlık biçimi de denebilir. Bu gruplar ayrıca müziğin farklı etnik kökenden Müslümanlar arasında dostluk kurmaya da yardım ettiğini düşünüyorlar.
  • 1990′lı yıllarda dünya çapında popüler olmuş Grunge veya çıkış yerinin adıyla Seattle Sound, alternatif rock’ın bir alt türüdür ve hardcore punk ve heavy metal’den etkiler taşır. Grunge, genellikle yabancılaşma, duyarsızlık, özgürlük isteği gibi konuları içeren öfke dolu şarkı sözleri, hırıltılı vokalleri, cızırtılı gitar tonlarıyla özdeşleştirilir. Çoğu müzisyeni dağınık saçla ve günlük giysilerle sahneye çıkar. Nirvana, Pearl Jam, Soundgarden, Alice in Chains ilk akla gelen Grunge topluluklarıdır.
  • Elektronik RFID (radyo frekansı ile tanımlama teknolojisi) bileklikler, giyilebilir teknolojinin müzik festivallerindeki en büyük temsilcisi. Elektronik bir barkod işlevi gören bu bileklikler, bilet detayları, ödeme bilgileri ve sosyal medya hesapları gibi farklı verileri hafızasında tutuyor. Bu özel bileklikler festival ziyaretçilerinin olduğu kadar, festival yönetimi ve sponsorlar için de büyük bir kolaylık ve detaylı bir bilgi bankası.
  • Dünyada birçok müzik festivali canlı olarak internet üzerinden yayınlanıyor, konser biletleri internetten satın alınabiliyor. Çağdaş Dönem’in deneyim odaklı kuşağı için de cazip bir durum.
  • Artık sanat ve teknoloji beraber yaşıyor. Apple Music’in sevilen tüm müzikleri tek bir uygulamada toplaması, uygulamanın tüm işletim sistemlerinde de yer alması, 2015 yılı itibariyle, müzik sektörünün dijitalleşmesi sürecinde ulaşılan son nokta oldu.
  • İnternette satılan sample beat’lerden satın almak tüm dünyada kullanılan bir yöntem haline geldi. Kimileri bu durumu yaratıcılığın geri plana atılması, dijital tembellik, tüm şarkıların aynılaşması olarak eleştirirken, tutan melodileri kullanmanın daha iyi sonuç verdiğini, sample kullandığını saklamayan sanatçının profesyonel bir iş yaptığını söyleyerek haklı bulanlar da oluyor.

 

Çağdaş Sanata Varış 298|Çağdaş Mimarlık 2

Spire of Dublin/Dublin İğnesi, Ian Ritchie, 1998. Dublin’de IRA’nın 1966’da bombaladığı Nelson Anıtı yerine yapılmış, formu ve aydınlatması ile Dublin’in yeni simgesi olmuştur. Paslanmaz çelikten 121,2 m uzunluğundaki İğne, dünyanın en uzun anıtı olmuştur. 2004 yılında RIBA Stirling Ödülü finalisti seçilmiştir. Fotoğraf:www.ianritchiearchitects.co.uk

Spire of Dublin/Dublin İğnesi, Ian Ritchie, 1998.
Dublin’de IRA’nın 1966’da bombaladığı Nelson Anıtı yerine yapılmış, formu ve aydınlatması ile Dublin’in yeni simgesi olmuştur. Paslanmaz çelikten 121,2 m uzunluğundaki İğne, dünyanın en uzun anıtı olmuştur. 2004 yılında RIBA Stirling Ödülü finalisti seçilmiştir.
Fotoğraf:www.ianritchiearchitects.co.uk

  • Çağdaş Dönem’de yenilikçi tasarım ofisleri mühendislik, mimarlık ve endüstriyel tasarımı bir arada düşünüyorlar. Mimari buluşların yapıcısının, mimarlardan ziyade endüstri girişimcileri ve mühendisler olduğu öne sürülüyor. Ayrıca, yeni tasarım yönteminin sosyal, politik ve felsefi tasarım eleştirisini de içermesi gerektiği düşünülüyor. Paris’te, mimar Bernard Tschumi tarafından tasarlanan Parc de la Villette’in batısında yer alan, Avrupa’nın en büyük bilim müzesinde Ian Ritchie (1947-) tarafından uygulanan bioklimatik cephelerdeki saydam cam teknolojisi ile Mitterrand’ın La Transparence (Saydamlık) politikası eş anlamlı hale gelmiş, yapının özelliklerinin politika ile paralel bir arayış içinde şekillendiği öne sürülmüştür. Camın mimaride kullanılması konusunda önemli gelişmelere imza attığı düşünülen, Sir Norman Foster ile dört yıl (1972-1976) birlikte çalışmış olan mimar Ian Ritchie, Madrid’de 1991’de yaptığı Reina Sofia Müzesi’ndeki asansörün camında yenilikçi kullanımlara bir örnek vermiştir. Burada cam, müzede sergilenen Picasso’nun Guernica tablosunun görsel imgesine uygun olarak şekillendirilmiştir.
  • Çağdaş Dönem’de ilginç tasarımlar yapmak önemseniyor. Ters dönmüş bir kilise, piyano ve kemandan oluşan bir ev, lotusa benzeyen bir bina çekim merkezleri oluyor.
50 milyon dolara mal olan, 2004 yılında tamamlanan Kansas Halk Kütüphanesi’nin cephesi kitaplık rafına dizilmiş kitaplar şeklinde tasarlanmış. Fotoğraf: Designcoholic

50 milyon dolara mal olan, 2004 yılında tamamlanan Kansas Halk Kütüphanesi’nin cephesi kitaplık rafına dizilmiş kitaplar şeklinde tasarlanmış.
Fotoğraf: Designcoholic

Kanada’nın Ontario şehrinde yer alan Ripley Binası’nın kırılmış/çatlamış görüntüsünü veren özellikleri yerli ve yabancı turistler için bir cazibe merkezi olmayı sürdürüyor. 2003 yılında tamamlanan bina, 1812’de yaşanan 8,0 büyüklüğündeki depremi anımsatıyor. Kurucusu Robert leRoy Ripley’in adıyla anılan TV şovunun idari binası olarak kullanılıyor. Dünyadaki en ilginç mimari yapılar listelerinde yer alıyor. Fotoğraf: www.youtube.com

Kanada’nın Ontario şehrinde yer alan Ripley Binası’nın kırılmış/çatlamış görüntüsünü veren özellikleri yerli ve yabancı turistler için bir cazibe merkezi olmayı sürdürüyor. 2003 yılında tamamlanan bina, 1812’de yaşanan 8,0 büyüklüğündeki depremi anımsatıyor. Kurucusu Robert leRoy Ripley’in adıyla anılan TV şovunun idari binası olarak kullanılıyor. Dünyadaki en ilginç mimari yapılar listelerinde yer alıyor.
Fotoğraf: www.youtube.com

Norveç, Lillehammer'daki spor salonu. Ters dönmüş bir Viking gemisini yansıtan bu bina kış olimpiyatları için 1994 yılında açılmış. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Norveç, Lillehammer‘daki spor salonu. Ters dönmüş bir Viking gemisini yansıtan bu bina kış olimpiyatları için 1994 yılında açılmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

 

Çağdaş Sanata Varış 293|Sokak Sanatı 4

Banksy, 10 yıldır başta İngiltere olmak üzere farklı ülkelerde yaptığı çarpıcı duvar resimleriyle ünlenen bir sanatçı.  Gerçek kimliği yakın zamana kadar bilinmiyordu. Banksy, eserlerinde kullandığı imzası.  Sanatını bir iletişim aracı olarak kullanan sanatçı, iletmek istediği birçok politik ve sosyal mesajı dünyanın en kalabalık şehirlerinde herkesin görebileceği alanlarda veriyor. Kendi ifadesiyle gerilla sanatçısı olan Banksy, çalışmalarında savaş karşıtı, çevreci, hayvan haklarını savunan ve tüketim çılgınlığını eleştiren mesajlar vermektedir. Çağdaş dönemde, sokak sanatçılarının eserleri açık artırmalarda yer buluyor. Banksy’nin çalışmaları, dünyanın dört bir yanındaki Çağdaş Sanat örneklerinin profesyonel koleksiyoncuları ve alıcıları, Hollywood ünlüleri tarafından koleksiyonlara dahil ediliyor. 2007 yılında Banksy’nin imzasını taşıyan çalışmalar açık artırmada 500.000 Sterline satılmıştı. İngiliz sokak sanatçısı Banksy'nin 2006'da İsrail'in Batı Şeria'da ördüğü duvar üzerine çizdiği resim, İsrail'deki sert güvenlik tedbirlerini eleştiriyor, İsrail askeri tarafından kimlik kontrolüne tabi tutulan bir eşeği gösteriyordu. Duvar resmi, üzerine çizildiği 4 tonluk duvar parçasıyla birlikte 2015’te ABD'de müzayedeye kondu. ABD’den önce, Londra'da sergilendi. Eserin taban fiyatı 700 bin dolar idi. Banksy, hicvettiği düzen tarafından baş tacı ediliyor. Fotoğraf:www.sabah.com.tr

Banksy, 10 yıldır başta İngiltere olmak üzere farklı ülkelerde yaptığı çarpıcı duvar resimleriyle ünlenen bir sanatçı.
Gerçek kimliği yakın zamana kadar bilinmiyordu. Banksy, eserlerinde kullandığı imzası.
Sanatını bir iletişim aracı olarak kullanan sanatçı, iletmek istediği birçok politik ve sosyal mesajı dünyanın en kalabalık şehirlerinde herkesin görebileceği alanlarda veriyor.
Kendi ifadesiyle gerilla sanatçısı olan Banksy, çalışmalarında savaş karşıtı, çevreci, hayvan haklarını savunan ve tüketim çılgınlığını eleştiren mesajlar vermektedir.
Çağdaş dönemde, sokak sanatçılarının eserleri açık artırmalarda yer buluyor. Banksy’nin çalışmaları, dünyanın dört bir yanındaki Çağdaş Sanat örneklerinin profesyonel koleksiyoncuları ve alıcıları, Hollywood ünlüleri tarafından koleksiyonlara dahil ediliyor. 2007 yılında Banksy’nin imzasını taşıyan çalışmalar açık artırmada 500.000 Sterline satılmıştı.
İngiliz sokak sanatçısı Banksy’nin 2006′da İsrail’in Batı Şeria’da ördüğü duvar üzerine çizdiği resim, İsrail’deki sert güvenlik tedbirlerini eleştiriyor, İsrail askeri tarafından kimlik kontrolüne tabi tutulan bir eşeği gösteriyordu. Duvar resmi, üzerine çizildiği 4 tonluk duvar parçasıyla birlikte 2015’te ABD’de müzayedeye kondu. ABD’den önce, Londra’da sergilendi. Eserin taban fiyatı 700 bin dolar idi.
Banksy, hicvettiği düzen tarafından baş tacı ediliyor.
Fotoğraf:www.sabah.com.tr

Ten (Skin), Mehmet Ali Uysal, 2010. Bu çalışma, The Independent’ın “Dünyanın En İyi 10 Kamusal Sanat Örneği” listesine üçüncü sırada yer aldı. Uysal’ın bu işi, Belçika’nın Liege kentinde. Fotoğraf:www.ignant.de

Ten (Skin), Mehmet Ali Uysal, 2010.
Bu çalışma, The Independent’ın “Dünyanın En İyi 10 Kamusal Sanat Örneği” listesine üçüncü sırada yer aldı. Uysal’ın bu işi, Belçika’nın Liege kentinde.
Fotoğraf:www.ignant.de

Fransa’da, Le Puy-en-Velay’da Fransız sokak sanatçısı Patrick Commecy ve ekibi tarafından resimlenmiş bir binanın duvarı ve öncesi. Hipergerçekçi resimler yapan sanatçının Fransa’nın çeşitli bölgelerinde genellikle edebi karakterleri kullanarak ve renklendirerek dönüştürdüğü pek çok sıkıcı ve çirkin bina var. Karakterler o mahallede yaşamış tanınan kişiler ya da sanatçılar, politikacılar, ünlüler, bilim adamları olabiliyor. Bazen de binanın cephesine üç boyutlu ağaçlar çizerek betonu doğa ile yakınlaştırma çalışmaları yapıyor. Fotoğraf:www.amusingplanet.com

Fransa’da, Le Puy-en-Velay’da Fransız sokak sanatçısı Patrick Commecy ve ekibi tarafından resimlenmiş bir binanın duvarı ve öncesi. Hipergerçekçi resimler yapan sanatçının Fransa’nın çeşitli bölgelerinde genellikle edebi karakterleri kullanarak ve renklendirerek dönüştürdüğü pek çok sıkıcı ve çirkin bina var. Karakterler o mahallede yaşamış tanınan kişiler ya da sanatçılar, politikacılar, ünlüler, bilim adamları olabiliyor. Bazen de binanın cephesine üç boyutlu ağaçlar çizerek betonu doğa ile yakınlaştırma çalışmaları yapıyor.
Fotoğraf:www.amusingplanet.com