Etiket arşivi: Boris Vian

Bir Dahi – BORIS VIAN 3

Fotoğraf: Wrong Side of the Art

Fotoğraf: Wrong Side of the Art

Mezarlarınıza Tüküreceğim, 1946 yılında yayınlandı. 1949 yılında ahlaki değerlere hakaret ve ırk ayrımcılığının yarattığı şiddetin teşhir edilmesi gerekçesiyle yasaklandı. 2000’li yıllara varana kadar Türkiye’de de sansürlendi. Üstelik yalnızca ırksal değil, sınıfsal gönderme de söz konusuydu. Sert ifadeler kullanarak anlattığı “beyaz görünümlü zenci” ironisi, kültür ve ideolojiye dönüktü. Açılan davada para cezasına çarptırıldı. Roman daha sonra çok satanlar listesine girdi. Eseri sahneye uyarladı, başarılı olamadı. Eser, filme çekildi. Michel Gast’ın yönettiği filmin romana uygun çekilmesi için mücadele etti, yapımcıları ikna edemedi. Bir söylentiye göre adının jenerikten çıkartılmasını istedi. Filmin 1959’daki galasında fenalaştı, hastaneye kaldırıldı, hastanede kalp krizinden öldü. Eser 1978 yılında yönetmen Meir Zarchi tarafından yeniden filme çekildi. 2010’da ve 2013 yılında devam filmi Steven R. Monroe tarafından, 2015’te ise ikinci devam filmi  R.D. Braunstein tarafından sinemaya aktarıldı.

Fotoğraf: Çiçek Resimleri

Fotoğraf: Çiçek Resimleri

Günlerin Köpüğü adlı romanını 25 yaşında, iki günde yazdı.

Önsözünde, her şekilde ve bütün güzel kızlarla sevişmek ve Duke Ellington’ın müziği hariç her şeyin ortadan kalkması gerektiğini, çünkü geri kalan her şeyin çirkin olduğunu yazdı.

“Hikayem güçlüdür, çünkü yaşanmış bir olayı anlatır. Yaşanmış bir olaydır, çünkü başından sonuna kadar ben düşündüm bunu,” diye yazar.

Zaman içinde kült mertebesine erişen eserin 1968 yılında Charles Belmont‘un yönettiği filmi çekildi; 1981’de Rus besteci Edison Denisov tarafından operaya uyarlandı; 2001 yılında kadın kahramanı Chloé’nin adıyla bir Japon uyarlaması olarak Berlin Film Festivali’ne katıldı. 2013 yılında Michel Gondry Günlerin Köpüğü’nü tekrar beyazperdeye taşıdı. Chloé’yi Audrey Tautou, Colin’i Romain Duris canlandırdı.

 

Yararlanılan Kaynaklar

  • Günlerin Köpüğü, Boris Vian, e Yayınları, 1991.
  • İmparatorluk Kuranlar, Boris Vian, Mitos/Boyut, 2008.
  • Savrulan Otlar Arasında, Boris Vian, İmge Kitabevi, 2009.
  • Mezarlarınıza Tüküreceğim, Boris Vian, İthaki Yayınları, 2002.
  • Boris Vian’ın Paralel Hayatları, Metin Celal, Cumhuriyet Kitap, 23 Mayıs 2013.
  • Ölmek İçin En Harikulade Zaman, Perihan Özcan, Radikal Kitap, 31 Mayıs 2013.
  • Günler Yeterince Köpürmemiş, Uğur Vardan, Radikal Kitap, 31 Mayıs 2013.
  • Boris Vian 68’i Erken Yaşadı, A. Ömer Türkeş, Radikal Kitap, 22 Mart 2002.
  • Alaycı, Öfkeli Bir Asiydi…Hepsi Bu, Abidin Parıltı/Yosun Karaca, Radikal Kitap, 25 Ağustos 2006.
  • Büyük Tımarhanedeki Trompet Sesi, Ali Bulunmaz, Cumhuriyet Kitap, 24 Mayıs, 2012.
  • Yükseliş, Nereye Kadar, Ayberk Erkay, İmparatorluk Kuranlar, Mitos/Boyut, 2008.

 

Bir Dahi – BORIS VIAN 2

Asabi bir adamdı.

Toplum ve düzen karşıtı bir kişiliği vardı.

Gerçeği ya da düşmanı algılayabilmek ve başkalarına da algılatabilmek ister.

Fransız Kara Romanı’nın öncülerinden sayıldı. Bu romanları için mekan olarak ABD’yi seçti; şiddeti ve cinselliği yoğun kullandı.

Boris Vian, Simone de Beauvoir, Jean-Paul Sartre ve Albert Camus’nün arkadaşıydı. Fotoğraf: blog.seniorennet.be

Boris Vian, Simone de Beauvoir, Jean-Paul Sartre ve Albert Camus’nün arkadaşıydı.
Fotoğraf: blog.seniorennet.be

Fransızların Cezayir’i işgaline tepki gösteren aydınlardan biriydi.

68’in devrimcileri için bir mite dönüşmüştü.

Polisiye üslubunu çok iyi kullanan Vian, Amerikalı polisiye roman yazarı Vernon Sullivan müstearını kullanarak dört roman yazdı. Bunlar, resmi kesimler tarafından yasaklandı. Bu romanlar, Mezarlarınıza Tüküreceğim, Bütün Ölülerin Derisi Aynıdır, Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek, Çıtırlar Farkında Değil idi.

Çoksatar, skandal ve başarı onun için yan yana gelmeye başladı.

Kendi adını kullanarak yazdığı Günlerin Köpüğü, Pekin’de Sonbahar, Yürek Söken ve Kızıl Ot romanları yüksek edebiyat kategorisinde görüldü. Bu romanlarında düşünceyi, gerçeküstü ve simgesel olanı daha ön plana çıkarttı.

Temel derdi, saygısızlığı, onursuzluğu ve ikiyüzlülüğü alaya almaktı.

En belirgin tavrı, savaşın anlamsızlığını savunmaktı.

1940’ların savaşla yoğrulmuş ortamı hemen tüm eserlerinde ön plandaydı. Ama, kara bir tablo çizmedi, esprili bir söylem tuttururdu.

Trajikomik ögeler kullanarak eleştirilerini yapardı.

Savaşla, savaşın görünmeyen sebepleriyle dalga geçtiği Generallerin Beş Çayı adlı oyununda, anne hükümdarlığından kurtulamamış bir genelkurmay başkanı, her biri birbirinden basiretsiz kuvvet komutanları, ekonomik krizin düzelmesinin tek çaresi olarak savaşı gören bir başbakan ile olayların tamamen dışında ama altta ezilen bir askeri canlandırır.

Kahramanlarının (antikahramanlarının), hepsinin yaşamla bir sorunu vardı.

Dünyada olabilecek her değerin alaya alınabileceğini düşündü. Her eserinde toplum tarafından tabulaştırılmış bir değer seçti, onun ciddiye alınışını gülünçleştirdi.

Mezarlarınıza Tüküreceğim, Bütün Ölülerin Derisi Aynıdır, Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek ırkçılığı; Çıtırlar Farkında Değil cinsiyetçiliği; Yürek Söken dini; Kızıl Ot ile hiyerarşiyi kara mizah malzemesi yaptı.

Metinlerinin ve kahramanlarının teatrallikleri önemli özelliklerinden biriydi.

Tüm kurgularında diyaloglar büyük yer tutuyordu.

Metaforları ve fantastik ögeleri çok başarılı bir şekilde birleştirdiği için Büyülü Gerçekçilik ile irtibatlandırılmıştı.

Eserlerinde, müzisyenliğinden gelen ritim duygusu önemli rol oynardı.

Söz oyunlarından yararlanabilmesi şairliği sayesindeydi.

Alaycı, gerçekçi ve acılı bir üslubu vardı.

Korkunun, korkulanın, bilinçaltı kaygılarının üstüne gitti.

Vian için sarsmak, etkilemek, huzursuzluk yaratmak önemliydi.

“Kurallara bağlı her türlü çalışma iğrençtir, kusursuzdan uzaklaştırır.”

 

 

Bir Dahi – BORIS VIAN 1

BİR DAHİ – BORIS VIAN 1
(1920-1959)

5 yaşında okuma yazma öğrendi.

10 yaşına geldiğinde Fransız edebiyatının neredeyse bütün klasiklerini okumuştu.

15 yaşında tifo oldu. Bu hastalık, kalp rahatsızlığının tohumlarını attı.

Sağlık nedenleriyle askere alınmadı.

17 yaşında felsefe ve matematik dallarında bakaloryasını aldı.

Aşk hayatı hareketli geçti. İki kez evlendi.

Çok yönlü biriydi: yazar, şair, müzisyen, şarkıcı, şarkı sözü yazarı, çevirmen, eleştirmen, pek çok filmde aktör, senarist, tiyatro yazarı, dramaturg, köşe yazarı, radyo programcısı, mucit, metalürji mühendisi….10 roman, 42 kısa hikaye, 7 tiyatro eseri, 10 senaryo, 400 şarkı, 4 şiir kitabı, üç libretto, caz eleştirileri…. Hepsi 39 yıla sığdı.

Vian tiyatrosu kışkırtır, aşağılar, küfreder, saldırır ve güldürür. Söz icatlarıyla dolup taşan son yazdığı oyunu İmparatorluk Kuranlar ya da Şümürz, dünya çapında en çok sahnelenen ve en çok ses getiren yapıtıdır. Şümürz, icat edilmiş bir sözcüktür; kötü, işe yaramaz bir şey, boşluğun kendisidir. Oyun, Uyumsuzluk Tiyatrosu’nun en önemli örneklerinden biri sayılır.

Duke Ellington, Charlie Parker, Miles Davis gibi ünlülerle birlikte çaldığı da oldu. Fotoğraf: fr.groovecollector.com

Duke Ellington, Charlie Parker, Miles Davis gibi ünlülerle birlikte çaldığı da oldu.
Fotoğraf: fr.groovecollector.com

Metalürji dalında araştırmalar, buluşlar yaptı, patent aldı.

Mühendis olarak çalışırken mesai saatlerinde romanlarını yazdı.

Amerikan edebiyatından çeviriler yaptı.

1942-1950 yılları arasında geceleri caz kulüplerinde trompet çaldı. Sağlığı bozulunca müzisyenliği bıraktı, cazla ilgili köşe yazıları yazdı.

İlk albümü Asker Kaçağı şarkısı yüzünden sansüre uğradı.

 

Büyülü Gerçekçilik

  • Gerçeküstücülük’te anlam, ussallık dışı olandadır. Büyülü/Fantastik Gerçekçilik’te anlam, katmanlı düzlemlerde fantastik ögeler ve imgelerin metin içinde yoğrulmasıyla oluşur.
  • Büyülü Gerçekçilik terimi ilk olarak 1920’lerde Almanya’da gerçeküstü görüntüler resmeden sanatçılar için kullanılmış.
  • Latin Amerikalı yazarların yerli kültüründen gelen fantastik ögeleri, mitolojiyi, yani sözlü geleneği gerçekçi bir kurguyla bir araya getirmeleri olarak tanımlanır.
  • Büyülü Gerçekçilik, dili büyüye dönüştürürken, insanı ve anlattığı gerçekliği de büyüleyen bir yaratma gücüdür.
  • Meksikalı yazar Juan Rulfo (1917-1986) ve Arjantinli Jorge Luis Borges (1899-1986) Büyülü Gerçekçilik’in babaları olarak kabul edilirler.
  • Gabriel Garcia Marquez (1927-2014), Büyülü Gerçekçilik’in mitlerden, büyüden, doğanın yarattığı sıra dışı olaylardan, Latin Amerika’nın biricik yaşam biçiminden ve Avrupa gerçekçiliğinin gereksiz görüp dışladığı deneyimlerden oluştuğunu söyler.
  • Büyülü Gerçekçilik hep coşkuludur, acılardan grotesk tuhaflıklar ya da mizah çıkarır.
  • İtici gücü anlatım biçimidir. Gerçekle örtüşmesi olanaksız olanı dışa vurur.
  • Genelde Latin Amerika’nın günlük hayatındaki fantastiği açığa çıkarır.
  • Büyülü Gerçekçilik, Latin Amerikalı yazarların anlatım biçimini tam olarak niteleyen bir terim olduğu gibi, Kafka, Boris Vian, Gunter Grass, John Fowles gibi Batılı yazarları da kapsar.
  • Son Masallar kitabıyla Bilge Karasu, Yanık Saraylar adlı eseriyle Sevim Burak, Onat Kutlar, Nazlı Eray da Büyülü Gerçekçi eserler veren yazarlarımız arasında yer alırlar.
  • Faruk Duman, Onat Kutlar ile Juan Rulfo’nun kendi ülkelerindeki yerleri arasında benzerlik görür.
  • Fantastik Gerçekçiler, gerçekçi olanı açıklanamaz olanla, düşlerin ve peri masallarının mitolojik mantığını sıradan düşünceyle birleştirerek logos hegemonyasına meydan okumaktadırlar.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Söyle, Öldürmesinler Beni; Faruk Duman; Cumhuriyet Kitap Sayı 832.
  • Çevirmenin Gözünden G. G. Marquez, İnci Kut, Cumhuriyet Kitap 803.
  • Büyü Bunun Gerçekliğinde, Semih Gümüş, Radikal Kitap, 13 Mayıs 2005.
  • Sevgiden Öte Sürekli Ölüm, Füsun Akatlı, Yeni Yayınlar, 1980.
  • Klasiğimiz, Marquez; Semih Gümüş, Milliyet Sanat.
  • Mitlerin Kısa Tarihi, Karen Armstrong, Merkez Kitaplar, 2005.