Etiket arşivi: boğa

Bafa Gölü ve Çevresi 7

Kırklareli, Aşağı Pınar Höyüğü, MÖ 6. binyıla ait kadın heykelcikleri. Anadolu’nun batısından Orta Tuna Havzası’na kadar uzanan bölgede betimlemelerde ortak özellikler sergilenir. Benzerlikler, tarihöncesi toplumlar arasında da yoğun bir iletişim ve etkileşimin yaşandığına işaret eder. Benzer öğelerin başında ise kadın betimleri gelir. Büyük bir kısmı dik durur vaziyetteki kadınların neredeyse tümünde kalça ve baldırlar oldukça abartılı bir şekilde betimlenirken, gövdenin üst kısmının başla birlikte yassı olarak yapıldığı görülür.  Fotoğraf: Aktüel Arkeoloji

Kırklareli, Aşağı Pınar Höyüğü, MÖ 6. binyıla ait kadın heykelcikleri.
Anadolu’nun batısından Orta Tuna Havzası’na kadar uzanan bölgede betimlemelerde ortak özellikler sergilenir. Benzerlikler, tarihöncesi toplumlar arasında da yoğun bir iletişim ve etkileşimin yaşandığına işaret eder. Benzer öğelerin başında ise kadın betimleri gelir. Büyük bir kısmı dik durur vaziyetteki kadınların neredeyse tümünde kalça ve baldırlar oldukça abartılı bir şekilde betimlenirken, gövdenin üst kısmının başla birlikte yassı olarak yapıldığı görülür.
Fotoğraf: Aktüel Arkeoloji

  • Profilden betimlenmiş kadın figürü disk biçimli başı, uzun boynu, yuvarlak vücut hatları ve özellikle dolgun kalçasıyla adeta resme uyarlanmış bir Neolitik dönem kadın figürinidir.
  • Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da, Milli Müze’de sergilenmekte olan Vinca Venüsü adlı figürin, Latmos kaya resimlerindeki şematik kadın betimlemesinin üç boyutlu halidir.
  • Kars ilinin Kağızman ilçesine bağlı Camuşlu köyünde kazıma tekniğiyle yapılmış av sahnelerinin betimlendiği gruplar halinde kaya resimleri bulunmuştur. Yazılıkaya panolarında insan ve hayvan figürleri bulunmaktadır. Bu hayvanlar keçi, geyik ve eşeklerdir.
  • Erken Neolitik döneme tarihlenen Van-Hakkari arasındaki dağlık bölgede, Van’ın ilçesi Çatak’ta Tırişin/Tirşin/Trışin yaylasında yakınlarında bir grup kazıma resminde av sahneleri, bizon, boğa ve fil gibi hayvanlar şematik olarak betimlenmiştir.
Van’da Kızların Mağarası’ndan. Fotoğraf: onturk.org

Van’da Kızların Mağarası’ndan.
Fotoğraf: onturk.org

  • Van yakınlarında Kızların Mağarası’nda rastlanan kadın betimlerinin de Latmos’ta olduğu gibi kültle ilgili olduğu düşünülüyor. Aynı şekilde kırmızı ve koyu kahverengi ancak cepheden resmedilmiş olan bu figürler de aynı döneme tarihlenmektedir.

 

 

 

Şiddet 12 | Ritüellerdeki Şiddet 4 |Kurban Olarak Hayvan

  • Hayvanların kullanıldığı kurban seremonilerinde kuş, köpek, teke, koyun, kuzu, koç, domuz, boğa, eşek, kaplumbağa ve kobra gibi hayvanlar kullanılmıştır.
  • Tahıl ruhu kimi zaman insan, kimi zaman hayvan şeklinde temsil edilirdi. Kurban, kimi zaman kutsal törenlerle yenirdi.
  • Kutsal kabul edilen bir hayvanın öldürülmesi yılda bir kez yapılır, yılın geri kalan bölümünde bir tanrı olarak korunur, kesildiğinde bir tanrı karakterinde kesilirdi.
  • Törenlerde kesilen hayvanın olasılıkla bir totem olduğu, ya da bir zamanlar totem olduğu düşünülür.
  • Eski Mısır’da Amon’a tapan halk, koçların kutsal olduğuna inanır, yılda bir kez, koç kesip derisini yüzer, deriyi tanrının tasvirine giydirirdi. Sonra koç için yas tutup, kutsal bir mezara gömerlerdi. Koç, Amon’un kendisiydi; Amon’a bir kurban olarak değil, tanrının kendisi olarak kesiliyordu.
Luxor’daki Hatshepsut Tapınağı’nda yer alan Apis kabartması, Mısır. Fotoğraf: LookLex

Luxor’daki Hatshepsut Tapınağı’nda yer alan Apis kabartması, Mısır.
Fotoğraf: LookLex

  • Eski Mısır’da Apis’e (boğa) tapılır, belli bir süreden uzun yaşamasına izin verilmez, süre bitiminde kutsal suda boğulurdu. Böylece tanrı yaşlılığın zayıflığından korunur, güçlü kalırdı.
  • Hitit ritüellerindeki kurban uygulaması daha çok hayvanlarla gerçekleştirilirdi. Orduları savaşı kaybedince “nehrin öte yakası” ritüeli yapılırdı. Bunda, nehrin öte yakasında bir teke, bir köpek yavrusu, bir domuz yavrusu veya bir insan ortadan ikiye kesilirdi.
  • Kuraklığa, kıraçlığa son vermek için Eski Yunan’da Tanrıça Athena için öküz kurban edilirdi.
  • Japon adalarında yaşayan ve ayıyı kutsal kabul eden bir halk olan Ainolar, hayvanı keserken saygı gösterilerinde bulunurlardı. Etini çiğ olarak yiyip kanını içerlerdi. Ayının eti, kutsal bir yemekti.
  • Hayvanın ruhunun ya da canının kanda olduğuna inanan topluluklar, bu ruhun kendi bedenlerine girmemesi için hayvanın kanını iyice akıtarak keserler, kanı tatmazlardı.
  • Kurbanın kanını içmek bir başka uygulamaydı.
  • Yunanistan’da Argos’ta Apollo tapınağında ayda bir kez geceleyin kuzu kurban edilirdi; kahin kadın kuzunun kanını içer, kehanette bulunurdu. Gelecekten haber vermek için Aegira’da rahibe taze boğa kanı içerdi. Güney Hindistan’da şaman, kafası kesilmiş kurban keçinin gırtlağından kanını içerdi.
  • Avustralya’da yağmur yağdırma töreninde akıtılan kan, yağmur gibi kabile üyelerinin üzerine akıtılırdı.
  • Romalılar, ürünlerin olgunlaşması, kızarması için baharda kızıl tüylü köpekler kurban ederlerdi.
  • Hinduların Vedik kuttöresine karşı gelen Buda, hayvan kurban etmenin yalnızca yararsız olmayıp aynı zamanda zulüm olduğuna inanıyordu.
  • Fransa’nın Lorraine bölgesinin günümüzdeki merkezi Metz’de yaz dönümü şenliklerinde altı kedi; Rusya’da beyaz bir horoz; Meissen’de bir at kafası yakılırdı. Yaz dönümü ateşinde sincaplar, ama en çok kediler kurban edilirdi.