Etiket arşivi: Bilgi ekonomisi

Çağdaş Sanata Varış 310|Çağdaş Dönemde Sergileme 5

  • Son yıllarda kültür endüstrilerinden söz ediliyor. Kültür endüstrilerinin dinamiğini girişimci-sanatçılar oluşturuyor ve bu endüstriyi oluşturan işletmeler bilgi ekonomisinin üretim birimleridir. Kültür alanı, artık, devletin serbest piyasayı geliştirmek için desteklediği bir endüstriye dönüşüyor.
  • Milyonlardan oluşan kitleler kendi iradeleriyle Çağdaş Sanat müzelerine gidiyor; sanat fuarları, bienaller, sempozyumlar, müzayede evleri, dergiler, yeni zengin olmuş koleksiyoncular, şöhretin ayan beyan sahiplenilmesi, kapalı gişe sergiler ve müzelerle kültür endüstrisi ve küresel sanat oluşuyor.
  • 1985 yılında Yunanistan Kültür Bakanı olduğu sırada Avrupa Kültür Başkentliği kavramını ortaya atan Melina Mercuri olmuştur. Avrupa Kültür Başkenti politikasında görüldüğü gibi, kültür etkinlikleri bu şehirler için önemli bir gelir kaynağı olmaktadır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Venedik, 2017.

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Venedik, 2017.

  • Küresel şehir olma stratejileri de gelişiyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Abu Dabi, Saadiyat Adası’nda Frank Gehry imzalı Guggenheim ve Jean Nouvel imzalı Louvre müzelerinin şubelerini ve Zaha Hadid imzalı Abu Dabi Gösteri Sanatları Merkezi’ni açarak, 26 milyar dolarlık bir kültür köyü yaratmak isterken; Seul, kendini dünyanın tasarım başkenti ilan ediyor. New York-Londra rekabeti artık sanayi gelirlerinin yanı sıra kültür-sanat ve yaratıcılık bağlamında da kıyaslanırken; UNESCO raporlarında, Yaratıcı Endüstri ürünlerinin uluslararası ticaretteki payı, diğer sektörleri aşıp 2010 itibariyle 445 milyar doları buluyor.
  • Bu önemli pazarlar en yeni sanat eserlerinin görülebileceği yerler olarak, turizm ve sermaye yatırımlarını kendilerine çekerler.
  • Piyasalardaki dalgalanmaya rağmen, sanat 1970’lerden itibaren iyi bir uzun vadeli yatırım olduğunu kanıtlamıştır.
  • 2000’li yıllarda sanat piyasası, özellikle Asya, Çin ve Rusya’dan gelen rekor nakit akışları ile yükselişe geçti.
  • 2007 yılında, ilk sanat tabanlı serbest yatırım fonu kuruldu.
  • Çeşitli özel bankalar ve sigorta şirketleri müşterilerine sanat danışmanlığı ve simsarlık hizmetleri sunmaya ve sanat koleksiyonlarının yönetilmesine rehberlik etmeye başladılar.
  • Çağdaş Sanatta genişleyen pazarın sonuçlarından biri, sanat eserlerinin internet satışlarında önemli bir artış yaşanmasıdır.

 

Çağdaş Sanata Varış 234|Çağdaş Dönem 9 Teknoloji 1

  • Çağdaş dönem deyince siber dünyadan bahsetmemek olmaz. 1980’lerin ortalarında internet  kullanıcı sayısı birkaç bin kişi idi. Siber dünyanın üzerimizdeki etkisi yazılı basın ya da televizyon gibi daha önceki aşamalardan farklıdır.
  • Çağdaş yaşamımıza egemen olan teknoloji, bilimsel düşüncenin güncel yaşama yansıyan pratikleridir.
  • Kapitalizmin büyümesine imkan sağlayan faktörlerin en başında teknolojinin geldiği düşünülür.
  • Bugün yaşadığımız ve gördüğümüz, birbiriyle ilişkili üç büyük teknolojik gelişmeden söz edilir: İletişim, bilişim, moleküler biyoloji.
  • Bilgi akışı kontrolünün giderek daha zorlaşacağı; bilgi dünyası ile madde dünyası arasındaki sınırların giderek yok olması durumu söz konusudur deniyor.
  • Kapitalist küreselleşmenin çevresel, iklimsel ve toplumsal yıkımlara yol açan etkileri olduğu düşünülmektedir. Bu görüşü savunanlar, övünç vesilesi olan yüksek büyüme yüzdesinin yıkıcı ve yok edici sonuçları olduğunu ileri sürmektedir. Kapitalist ekonominin büyümesinin, dünyamızı giderek büyüyen bir çöplüğe dönüştürdüğü; dizginsiz üretilen metanın, sadece üretim aşamasında değil, tüketim ve atık aşamalarında da dünyayı kirlettiği, zehirlediği ve tükettiği öne sürülüyor.
  • Post kapitalizm, kapitalizmin günümüz sorunlarına çare olamadığını; üretimde sermayenin yerini yaratıcılık ve inovasyonun aldığını; şirketlerin sadece kar odaklı olmalarına karşı çıkan, toplumsal fayda sağlayacak iş modellerine geçilmesi gerektiğini, kapitalizmin sonuna geldiğimizi savunan bir kavram. Son 25 yılda kapitalizmin sürekli değişime uğradığını öne sürerken post kapitalizm dönemine bilgi teknolojileri sayesinde girdiğimiz savunuluyor. Bilgi teknolojilerinin çalışma koşullarını, piyasa koşullarını, üretim modellerini değiştirdiğini savlıyor. Bu yüzden artık sermayeden değil, yaratıcı ekonomilerden, paylaşım ekonomisinden bahsetmek gerektiğini iddia ediyor.
  • Teknolojinin hayatımızdaki ağırlığını artırmasıyla başlayan dijital dönüşüm, iş dünyasındaki oyunun da tüm kurallarını değiştirmeye başladı. Dijitalleşmeyle rekabetin kuralları tamamen değişti; ihracatta rekabet için şirketlerin dijitalleşmesi önemli hale geldi.
  • Yeni teknolojiler, çalışılan ölçek, bulunulan yer gibi faktörlerin önemini ortadan neredeyse kaldırmış, bireyin gücüne güç katmış, küçük girişimcinin dünya ekonomisindeki payını büyütmesi mümkün olmuştur.
  • 1992 yılında metin tabanlı tarayıcı, World Wide Web genel kullanıma açıldı. Olay, bilginin demokratikleşmesi olarak kutsanır, sanal topluluklar yayılmaya başlar.
  • Bilgiyi denetim altında tutarak gücü elinde bulundurmak prensibi artık geçersiz. Kimse bilgiyi denetim altında tutamıyor. Diktatörlerin sayısının azalacağı beklenebilir, yorumu yapılıyor.
  • Bilgi ekonomisi devrinde, endüstri çağındakinin aksine, kentlere, banliyölere yığılmak zorunda değiliz. Tarihte ilk kez, kişinin işyeri ile evi arasındaki bağlantı kopuyor.
  • Çağdaş Dönemde teknolojiyi kendi seçtiği yerde kullanan “Modern Göçebeler” doğmuş, sayıları son yıllarda %40 artış göstermiştir. Artık bir çok iş kolunda teknoloji sayesinde insanlar istediği yerde çalışabilmekte.
  • Bilgi ekonomisinde, insanlara kolektif güçlerinden ötürü değil, yaratıcılıklarından ötürü ücret ödeniyor. Toplumun yeni sorumluluğu, bireyin inisiyatifini ödüllendirmek oluyor.
Fotoğraf: glokalweb.com

Fotoğraf: glokalweb.com

  • Bilgisayarlar binaları da özerkleştirdi:  yapılar fiber optik kablolarla birbirine bağlanıyor, binalar kendi kendilerini denetleyip yönetebiliyor, bina içinden dış çevre ile bağlantı kurulabiliyor, artık akıllı binalar söz konusu.
  • Bilgisayarlı montaj fabrikaları, ürünleri bireyselleştirebiliyor.
  • İlerleyen teknolojiyle üretim anlayışı da yeniden şekillendi. 1782 yılında buhar makinesi ile başlayan makineleşme; 1913 yılında devreye giren üretim bandı ile başlayan endüstrileşme ve 1954 yılından sonra  başlayan bilgisayar kullanımı ile gelen elektronik otomasyondan sonra siber-fiziksel sistemlere ulaşılmasıyla akıllı cihazların otomasyonu, bilgi ve iletişim teknolojileri gelişti. Siber-Fiziksel Sistemler, Nesnelerin İnterneti ve Big Data gibi birçok farklı kavramın üretim sistemlerine ve tüm değer zincirine eklenmesiyle Endüstri 4.0 anlayışı doğdu. Gelişmiş ülkelerde Endüstri 4.0 ile fiziksel parça, araç ve makinelerin internet üzerinden birbirleriyle iletişimde olmaları 2015 yılından sonra söz konusu oldu. Endüstri 4.0 ile üretim süreçlerinde daha fazla esneklik; kişiselleştirilmiş ürünler üretiminde marjinal maliyetin düşmesi; başta enerji olmak üzere kaynakların daha verimli kullanımı söz konusu olabilecek, diye düşünülüyor.
  • Akıllı üretim sistemleri ile gelen Dördüncü Sanayi Devrimi, teknoloji ve dijitalleşme üzerinde kurulu. Gerçek zamanlı verilerin değerlendirilmesi ile başlayan akıllı üretim; dijitalleşme ile gelen verimlilik sıçraması yeni iş modelleri doğuruyor. Modelleme ve benzetim teknikleri, bir tasarımı nesneye dökmeden nasıl çalışacağını gösteriyor. Böylece tasarımlar, prototip yapılıp denenmeden iyileştirilebiliyor, sonuç alma hızlanıyor. Makinelerin birbirleriyle konuşmaları, bilgi paylaşmaları, bilgilerin Bulut Teknolojisiyle depolanması gibi.
  • Bulut Teknolojisinin en büyük demokratikleşme olduğu, KOBİ’lerin de büyük şirketler kadar teknolojiye ulaşma imkanları olduğu öne sürülüyor.