Etiket arşivi: Beyaz Saray

Popülizm 2

  • Seçimlerde popülist partilere oy veren seçmenlerin korkular veya öfke, kızgınlık, hınç gibi duygularla hareket ettiği düşünülür, ama çoğu, tavırlarının duygularla şekillendiğini reddeder.
  • Popülist partileri destekleyen seçmen kitlesinin gelir ve eğitim durumuna bakıldığında, Avrupa’da sıklıkla sağ popülist partilere oy verenlerin çoğunlukla erkek olduğu, daha az kazandığı ve daha eğitimsiz olduğu; bu durumun ABD’de de geçerli olduğu ama Latin Amerika için aynı şeyin söylenemeyeceği ihtiyatla öne sürülür. Fransa ve Avusturya’daki popülist partiler o kadar büyümüşlerdir ki, herkese hitap eden siyasal parti profiline uymaktadırlar.
  • 1960’larda liberal aydınlara göre popülizm hoşnutsuzlar ve psikolojik olarak yurtsuzlar, kişisel olarak başarısız olmuşlar, toplumsal olarak yalıtılmışlar, mali olarak kendini güvende hissetmeyenler, eğitimsizler, görmemişler ve otoriter kişilikler için cazip bir ifade biçimiydi.
  • Popülist liderlerin düşük uzlaşmacı kişiliklere sahip seçmenleri harekete geçirmeyi sağladıkları için beklenmeyen başarılar kazanabildikleri düşünülür.
Fotoğraf: Genç Gazete

Fotoğraf: Genç Gazete

  • Popülist partileri desteklemeyenlerin gerçek halkın bir parçası olmadığı ima edilirken, gerçek halkın ahlaken saf ve iradi olarak mükemmel olduğu varsayılır.
  • Günümüz dünyasındaki gelişmeleri okurken kategoriler oluşturmak analitik değil, daha ziyade politik bir tavırdır.
  • Halkın sadece bir kesiminin gerçek halk olduğu popülizmin temel iddiasıdır, denir. Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi lideri Nigel Farage için, Brexit’in sonucu “gerçek halkın zaferi” dir. Donald Trump da başkanlık konuşmasında kendisinin Beyaz Saray’a çıktığı günü halkın, yeniden ulusun yöneticisi haline geldiği gün olduğunu söylemişti.
  • Popülist iktidarın üç özelliğini Princeton Üniversitesi’nde siyaset teorisi ve düşünce tarihi dersleri vermekte olan Jan-Werner Müller devlet aygıtını gasp etmek, yolsuzluk ve kayırmacılık yapmak ve sivil toplumu bastırmak için sistemli çaba göstermek olarak sıralıyor. Otoriter yöneticiler de aynı şeyleri yapıyorlar; popülistlerin farkı, kendi iradelerini halkın gerçek temsilcisi olduklarını söyleyerek meşrulaştırmaya çalışmalarıdır.
  • Amerika kıtasında popülizm ilerici ya da tabana dayalı bir hareket olarak görülür. Avrupa’da ise, sorumsuz siyasal önermeler, demagogluk ve siyasal kötülükler ile ilişkilendirilir.
  • Yunanistan’da SYRIZA ve İspanya’da PODEMOS adlı partiler sol popülizmin örnekleri olarak sınıflandırılır.
  • Tüm halk adına konuşan birisi olmadan popülizm olmayacağı, dolayısıyla bir halkın tek bir temsilcisinin olması gerektiğini savunmayan siyasetçilerin popülist olmadığı öne sürülür.
  • Antik Yunan ve Roma İmparatorluğu zamanından beri halk kelimesi en az üç farklı anlamda kullanılmıştır: Herkes olarak halk, Sıradan insanlar ve Bir bütün olarak ulus.
  • Bir siyasal aktör veya hareketin popülist olması için, halkın bir bölümünün halk olduğunu iddia etmesi; sadece kendisinin bu gerçek ve doğru halk ile özdeşleştiği ve onları temsil ettiğini ileri sürmesi gerekir. Asiller karşısında halkı savunmak popülizm değildir ama asillerin oraya ait olmadığını söylemek popülizmdir. Macaristan’daki aşırı sağcı popülist Jobbik Partisi için Çingeneler oranın parçası değildir.

 

Çağdaş Sanata Varış 290|Sokak Sanatı 1

  • Sokak Sanatı, seyirci kitlesine sunduğu eseri ile sanat nesnesinin konumunu, geleneksel algılama ve sahip olma araçlarını sorgular. Bu sanatçılar, her yapıtın üretilmesinden önceki ve sonraki süreç üzerine daha çok odaklanır. Derrida’nın görüşlerine uygun olarak, gönüllü bedensel emeğin ve zaman adamanın buradaki gerçek armağan olduğu söylenebilir.
  • Kamusal Sanat, sanat eserini ve bu eser vasıtasıyla kamusal alanları ve sokağı Öteki ile ilişkilerin geliştirilmesi potansiyeline açık tutar.
  • Çağdaş Kamusal Sanat eserleri bize bazen modanın, siyasi sıradanlığın ve medyatik adetlerin ortasında hala heterojenlik üretebileceğimizi hatırlatır.
2016 yılının Avrupa Kültür Başkentlerinden biri seçilen Polonya’nın Wroclaw şeh¬rinde, çeşitli işler yapan iki yüzden faz¬la cü¬ce hey¬ke¬li var. Cü¬ce hey¬kel¬le¬ri ko¬mü¬nizm dal¬ga¬sı¬nın gel¬di¬ği dö¬nem¬ler¬de ko-mü¬niz¬mi des¬tek¬le¬yen, Turuncu lakaplı bir gru¬bun anı¬sına yapılmış. İlginç bulunmaları üzerine sayıları artmış, kentin her yerine yerleşmişler. Fotoğraf:seferia.com

2016 yılının Avrupa Kültür Başkentlerinden biri seçilen Polonya’nın Wroclaw şehrinde, çeşitli işler yapan iki yüzden fazla cüce heykeli var. Cüce heykelleri komünizm dalgasının geldiği dönemlerde komünizmi destekleyen, Turuncu lakaplı bir grubun anısına yapılmış. İlginç bulunmaları üzerine sayıları artmış, kentin her yerine yerleşmişler.
Fotoğraf:seferia.com

  • Sokak Sanatı, şablonları, yapıştırmaları, posterleri, ahşap kutuları, kartonu, çerçevenin içindeki renkleri, ahşap baskıları, kaldırım resimlerini, mozaikleri, haritaları, hatta örgü ve dantelleri de içine alıyor. Lambadan otobüse kadar her şeyi örgü malzeme ile kaplayanlar, tığ işi ile grafiti yapanlar var. Olek, New York’ta, bronz inek heykelini tığ işi ile kaplamıştı. Çalışması birkaç saat sonra yerinden kesilip çıkarılmıştı.
  • Grafiti Sanatı, Şehir Sanatı, Sokak Sanatı ya da Dışlanmış Sanat adı verilen sanatın ünlü çizerleri: D*Face, Swoon, Shepard Fairey, Belçikalı Roa, Ben Eine, Robbo, Inkie, Pure Evil, Tox..
  • Ben Eine, grafiti Vandalizm’inden 20 kez tutuklanmış, 6 kez suçlu bulunmuş. David Cameron başbakan olarak Beyaz Saray’a yaptığı ziyarette Obama’ya Ben Eine’nin resmini hediye etmişti. Eine artık çok ünlü, fiyatı yükseldi ve San Francisco’daki bir gösteride tüm eserleri satıldı.
  • İngiltere’nin Bristol kenti tam bir grafiti şehridir. 1989 yılında İngiliz polisi 72 ressamı Vandalizm’den yakaladı. Açılan dava, sanatçılara büyük tanınırlık sağladı; hepsi ulusal kanala çıktı; BBC 2 konu ile ilgili bir belgesel hazırladı. Bu durum pek çok kişi için esin kaynağı oldu ve yeni bir heves yarattı. Bristol’de Barton Hill tehlikeli bir yer olarak ün kazandı; grafiti çizerleri için bir vahaya dönüştü.
  • Bristol grafitiyi sahiplenmeye karar verince şehir meclisi Inkie’nin düzenlediği Sokak Sanatı sergisine 40 bin pound destek verdi. Şehir merkezindeki bir sokak dünyanın en büyük açık hava sanat sergisine ev sahipliği yaptı.
  • David Samuel, Londra metrosunun durak isimlerini ünlü grafiti ressamlarının adları ile değiştirmişti.
  • Joseph Campbell ABD’nin büyük şehirlerinde çok grafiti olmasını ABD’de gençlerin kendi mitlerini kendilerinin oluşturma arzusuna bağlamıştı.

 

Fasces 1

Roma, pek çok şeyin başlangıç noktasıdır. İlk orada kullanılmış, uygulanmış şeyler daha sonra dünyada genel kabul görmüştür.

Ancak Fasces, bir Etrüsk mirasıdır.

Minos Uygarlığı’ndaki çift başlı balta lybris’in Etrüskler tarafından İtalya’ya taşındığı ve oradan esinlenildiği tahmin edilmektedir.

Fasces. Fotoğraf: Encyclopedia Britannica

Fasces.
Fotoğraf: Encyclopedia Britannica

Fasces bir demet. Tüylü huş ağacı çubuklarından oluşan sembolik bir demet.

Güç ve yargı yetkisini veya birlikten kuvvet doğacağı fikrini temsil ediyor.

Ahşap çubuklar halkı,

Demetteki balta, devletin gücünü,

Kırmızı deri şeritler, devlet gücünün sınırını simgeliyor. Yani “devletin kırmızı çizgileri.”

Daha az kırmızı şerit, daha güçlüyüm, sınırım az, anlamına gelirdi.

Roma Cumhuriyeti’nde (MÖ 509-27) demeti sivil hizmetli korumalar, liktorlar taşıyor.

Lictorlar, üst düzey görevlilere, magistralara eşlik ederdi.

Liktorlar magistraların önünde yürür ve bayrak gibi taşıdıkları Fasces sayısı ile magistranın statüsünü belli ederdi.

Pomerium Roma’nın kutsalı olduğundan orada Fasces’e balta takılmazdı.

Cumhuriyet’in durumu tehlikede olduğunda atanan diktatörler döneminde lictorlar Pomerium içerisinde de demetlere balta takarak, diktatörün elinde olağanüstü güç bulunduğunu ifade ederlerdi.

Diktatörlerin Faces şeritleri kırmızı değildi; güçlerinin sınırı daha belirsizdi.

Fotoğraf: The Westologist

Fotoğraf: The Westologist

Fasces, Fransız İhtilali’nde, halkın elindeki devlet gücünü sembolize etmiştir. Devrim sonrası Kuba’da da aynı anlamda kullanılmaktadır. Fotoğraf: CRW Flags Inc

Fasces, Fransız İhtilali’nde, halkın elindeki devlet gücünü sembolize etmiştir. Devrim sonrası Kuba’da da aynı anlamda kullanılmaktadır.
Fotoğraf: CRW Flags Inc

Fotoğraf: World News

Fotoğraf: World News

İtalyan faşizminin adı Fasces’ten türetilmiştir.

Faşist ilke ve öğretiler Giovanni Gentile (1875-1944) tarafından, Benito Mussolini (1883-1945) için yazılmıştır.

İtalyan Ulusal Faşist Parti Fasces’i sembollerinden biri yapmıştır.

Sembolün üçlü anlamı devlet gücü, halk mülkiyeti ve birliktelik 1922 yılında iktidara gelen Mussolini’nin propagandasında kullanılmıştır.

Fasces, 1926 yılından itibaren İtalya’nın resmi devlet sembolü olmuştur.

Fasces daha sonra da kullanılmaya devam etmiştir. Günümüzde en az 17 ülkenin arma, ordu ya da bayrağında kullanılan bir semboldür. ABD Senatosu ve Temsilciler Meclisi’nde, Beyaz Saray’da Oval Office’de, ABD mahkemelerinde, ABD Milli Muhafız Bürosu ambleminde halen kullanılmaktadır.