Etiket arşivi: Bergama

Kütüphane Geleneği 7| Pergamon / Bergama Kütüphanesi 2

  • MÖ 3.-2. yüzyıllarda Pergamon’da Attalos’lar hüküm sürerken, Mısır’da Ptolemaios’lar başta idi. Kısa zamanda 200.000 adet kitaba ulaşan Pergamon ile İskenderiye arasında kütüphane rekabeti başlamış,Mısır Kralı Ptoleme Epiphanes (MÖ 205-182) eser sayısının İskenderiye’yi geçeceği endişesine kapılıp İskenderiye’nin tekelinde olan papirüsündışarıya satışını durdurmuştu. Bunun üzerine Kral II. Eumenes’in, Pergamon’da papirüs yerine geçebilecek herhangi bir maddeyi getirene, büyük ödüller vereceği duyuruldu. Krates ve İrodikles,  krala, bazı kaynaklara göre buzağı, bazı kaynaklara göre oğlak derisinden özel bir biçimde hazırlanmış bir örnek getirdi. İstenilen kullanışa elverişliliği görülen bu kağıtlara  Pergamon Kağıdı (Pergaminae Chartae), parşömen  adı verildi. Dilbilim çalışmaları ile de ünlü olan Krates, Pergamon Kütüphanesi’nin yöneticisi oldu.
  • Pergamonlular, kuzu ve oğlak derilerini işleyerek, o dönem için papirüsten çok daha ileri, ince, kullanışlı ve dayanıklı parşömeni ürettiler. Parşömenden sonra Pergamon Kütüphanesi daha da büyüdü ve dünyanın ikinci büyük kütüphanesi ünvanını aldı. Pergamon, İskenderiye karşısında bilim ve sanat bakımından erişmek istediği varlığı sağlamıştı.  II. Eumenes çok sayıda kitabı parayla satın aldı; çevre şehirlere gönderdiği askerleri kitaplara zorla el koyup kütüphaneye getirdi. Bu yüzden Sardesliler’in kitapları toprağa gömüp, Pergamon Kralı’ndan kurtarma yolunu seçtiği söylenir.
  • Parşömenin yapraklar halinde kesilip, deri iplerle bağlanarak, bugün kullandığımız kitapların ilk örnekleri olan Codex’lerin de yolunu açtığı düşünülür. Roma döneminde, kodeks formundaki el yazmalarını ahşap sandıklarda sakladılar. MS 2.-4. yüzyıllar arasında kodeks, parşömen tomarının yerini aldı.
  • Pergamonlular, parşömen tomarlarını keten ya da deri şömizlerin içinde raflara koydular.
  • Hristiyanlığın ve İslam’ın ilk kutsal metinleri, Hipokrat Yemini, Manga Carta’nın orijinali ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi parşömene yazıldı. Papirüsten parşömene geçişte olduğu gibi, parşömenden kağıda geçiş de yavaş oldu. İngiliz Parlamentosu bugün hala kararlarını, iki nüsha halinde, parşömene yazmakta.
Pergamon Krallığı’nın koruyucusu ve zeka tanrıçası Athena’nın 3.5 m yüksekliğindeki heykeli kütüphanenin salonunun ortasında yer almaktaydı.  Bu heykel, ünlü heykeltraş Fidias’ın Athena Parthenos heykelinin Hellenistik anlamda bir kopyası idi. Bu heykel de MÖ 170 yılına tarihlenen Zeus Sunağı gibi Carl Humann tarafından Berlin’e götürüldü. Osmanlı İmparatorluğu’nun zor günlerinde, alınan sınırlı, küçük kazı izinlerine karşın büyük çaplı eserler kontrolsüz biçimde Berlin’e taşınmıştı. 1930 yılında ziyarete açılan Pergamonmuseum günümüzde Berlin’in en çok ziyaretçi çeken müzesi. Fotoğraf:www.flickr.com

Pergamon Krallığı’nın koruyucusu ve zeka tanrıçası Athena’nın 3.5 m yüksekliğindeki heykeli kütüphanenin salonunun ortasında yer almaktaydı.
Bu heykel, ünlü heykeltraş Fidias’ın Athena Parthenos heykelinin Hellenistik anlamda bir kopyası idi.
Bu heykel de MÖ 170 yılına tarihlenen Zeus Sunağı gibi Carl Humann tarafından Berlin’e götürüldü. Osmanlı İmparatorluğu’nun zor günlerinde, alınan sınırlı, küçük kazı izinlerine karşın büyük çaplı eserler kontrolsüz biçimde Berlin’e taşınmıştı. 1930 yılında ziyarete açılan Pergamonmuseum günümüzde Berlin’in en çok ziyaretçi çeken müzesi.
Fotoğraf:www.flickr.com

  • Pergamon Kütüphanesi’nde pek çok heykel bulunuyordu. Kütüphaneleri heykellerle süslemek, kitapları raflara dikine koymak ve kitapları nemden korumak için duvardan uzak tutma fikri ilk burada uygulanmıştı, denir.
  • Kütüphanede, destan ozanı Homeros‘un, Helen dünyasının en büyük kadın lirik ozanı Lesbos’lu Sapho‘nun, parşömenin mucidi filozof Krates ve İrodikos’un, Halikarnassos’lu tarihçi Herodot’un, Miletos’lu lirik müzisyen Timotheos’un, tarih yazarları Meleagros‘un oğlu Balakros’un, Philotas‘ın oğlu Apollonios gibi bilginlerin heykel ve büstleri bulunuyordu.
  •  İskenderiye Kütüphanesi’nin yazmalarının büyük bölümü MÖ 47 yılında Julius Caesar’ın İskenderiye’yi işgali sırasında yanarak yok oldu. Bu duruma çok üzülen Mısır Kraliçesi Kleopatra’yı etkilemek isteyen Marcus Antonius’un, MÖ 41 yılında Kleopatra’ya hediye ettikleri arasında bu kütüphanedeki tüm yapıtların da bulunduğu söyleniyor. Bunu, Plutarch’ın bahsettiği Kalvizius’un kayıtlarından biliyoruz. Daha sonra İskenderiye Kütüphanesi yanınca bu yapıtlar da yok oldu.
  • Pergamon Kütüphanesi de, İskenderiye Kütüphanesi gibi çok sayıda bilim adamı yetiştirmişti. Bu maaşlı bilim adamlarından en ünlüsü dünyanın tek devlet olmasını savunan, her şeyin insanda olduğuna inanan Stoacı akımın önde gelenlerinden Kratesli Mallos’tu.
  • İskenderiye Kütüphanesi’nden sonra antik dünyanın en büyük kütüphanesi Pergamon Kütüphanesi’dir.
  • Anadolu’da, antik devrin en eski kütüphanesi de Pergamon Kütüphanesi’dir.
  • Anadolu’da yer alan, antik devrin diğer iki önemli kütüphanesi Ephesos ve Hierapolis Kütüphaneleridir.
  • Bergama Müzesi, Türkiye’nin ilk arkeoloji müzelerinden biridir.
  • Pergamon Krallığı’nın başkenti, kütüphanesine ilaveten, Akropol’ü, Traianus Tapınağı, dünyanın en dik tiyatrolarından biri olan 10 bin kişilik tiyatrosu, Dionysos ve Demeter Tapınakları, geniş agoraları, 19. yüzyılda başka birçok eser gibi Alman arkeologlar tarafından Almanya’ya götürülen ve Berlin’deki Bergama Müzesi’nde sergilenmekte olan Zeus Sunağı ile Ege’nin kadim uygarlıklarından biri idi.
  • Pergamon Kralı III. Attalos, bilmediğimiz nedenlerle, topraklarını Roma’ya bırakarak Pergamon’un bağımsız siyasal varlığını MÖ 133’te sona erdirdi. Böylece Romalı bilginler Hellen kültürünü incelemek için aradıkları eşsiz eserleri Pergamon Kütüphanesi’nde buldular.
  • Bergama, Haziran 2014’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde 999. sırada yerini aldı.

Kütüphane Geleneği 6| Pergamon / Bergama Kütüphanesi 1

Pergamon Kütüphanesi kalıntıları Akropol'de, Athena Tapınağı’nın kuzeyinde ve tapınağa bitişik halde bulundu. Fotoğraf: tr-tr.facebook.com/.../bergamalilar/...bergama-kütüphanesi

Pergamon Kütüphanesi kalıntıları Akropol’de, Athena Tapınağı’nın kuzeyinde ve tapınağa bitişik halde bulundu.
Fotoğraf: tr-tr.facebook.com/…/bergamalilar/…bergama-kütüphanesi

  • İzmir-Çanakkale yolundan 8 km içeride olan Pergamon bir Mysia kentidir. Mys Kavmi’nin, Troya Savaşı’nda Troyalıların müttefiki olduğu Antik Çağ kaynaklarında yer almaktadır. Mysia ülkesinin iki büyük kenti Pergamon ve Kyzikos (Erdek) olmuştur. Ülkenin adı Hitit metinlerinde Masa Ülkesi olarak geçer.
  • Şehir Lidyalıların, Perslerin, Makedonyalı İskender’in ardıllarından Selevkosların, Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine girmiş. Roma döneminde Anadolu’nun en önde gelen kenti olmuş.
  • Güzel sanatlar ve tıp biliminin yanında kütüphanecilik de bu zengin şehrin önde gelen faaliyetlerinden biriymiş.
  • Helenistik dönem boyunca (Büyük İskender’in ölümü MÖ 323 – Yunanistan’ın Roma Cumhuriyeti tarafından işgali MÖ 146 VEYA Ptolemiaos Hanedanı’nın Aktium Savaşı’nda Roma’ya yenilip yıkılışı MÖ 31-30) Pergamon şehri, kitap üretimi için önemli bir merkez olmuştu.
  • MÖ 4. yüzyıldaYunan filozof, yazar, tarihçi ve asker, Sokrates’in öğrencisi Ksenophon (yaklaşık tarihleri MÖ 430- 355’ten sonra) bu kente gelmiş.
  • Tıp ve eczacılığın gelişmiş olduğu kentte, Pergamonlu hekim Galenos’un koyduğu kurallar Ortaçağ’ın sonuna kadar geçerliliğini korumuş.
Pergamon Kralı I. Attalos’un Helenistik büstü. Pergamonmuseum, Berlin. Fotoğraf:commons.wikimedia.org

Pergamon Kralı I. Attalos’un Helenistik büstü.
Pergamonmuseum, Berlin.
Fotoğraf:commons.wikimedia.org

  • Pergamon, Attalos Hanedanı (MÖ 241-133) döneminde Anadolu’nun en önemli merkezlerinden biridir. Attalos Hanedanı döneminde kent büyük bir imar faaliyetine sahne olmuştur.
  • Erken Helenistik dönemde çok kuvvetli olan dinsel duyguların giderek zayıflaması ile MÖ 2. yüzyıla gelindiğinde tapınak boyutları eskiye oranla küçülmüş, dinsel yapılar artık kentin en önemli yapıları olma özelliğini kaybetmiştir. Stoalara, pazar yerlerine, gymnasionlara, tiyatrolara, belediye meclisi binalarına ve halka açık diğer yapılara daha çok önem verilmeye başlanmıştır.
  • Pergamon Kütüphanesi İskenderiye Kütüphanesi’nden yarım yüzyıl sonra kurulmuştur. Kesin olarak bilinmemekle birlikte, büyük ihtimalle ilk kitap koleksiyonlarının toplanmasına I. Attalos (MÖ 241-197) devrinde başlanmış, kütüphanenin organize edilmesi ve binanın kuruluşu II. Eumenes (MÖ 197-158) döneminde yapılmıştır.
  • Pergamon Kütüphane binası, Akropol’de, tiyatroya giden yolun üzerinde, Athena Polias Tapınağı’nın bulunduğu avluda idi. Yani şehrin en merkezi yerindeydi.
  • 1884 yılında Alman Carl Humann ve Alexandr Conze kütüphanenin yerini tespit etmişti. Bir buçuk metre yüksekliğindeki bir duvar kalıntısı bugün dahi görülebilmektedir.
  • Kütüphane yanyana dört bölümden oluşmaktaydı. Bölümlerin kapılar yerine perdelerle birbirinden ayrılmış olduğu düşünülmektedir. En büyük bölümün (salonun) 16×13 m boyutlarında olduğu tespit edilmiştir.
  • Kütüphane eğimli bir arazide kurulmuş olduğu için, arazinin meyili, üst taraftan da kütüphaneye giriş imkanı vermekteydi.
  • Basamaklı yapılar Helenistik mimaride oldukça önemlidir. Ön yüzünde 28 basamağı olan Pergamon Zeus Sunağı basamaklı girişe örnek teşkil eden etkileyici bir yapıdır. Basamaklar, Helenistik dönemde tapınakların ve stoaların en önemli bölümlerinden birini oluşturmuştur. Çok katlı stoa Helenistik Dönem mimarisinin en büyük başarılarından biridir.
  • Kütüphane’nin duvarları muntazam kesilmiş taşlarla örülmüştü. Bölümlerin kapıları Stoa’ya açılıyordu. Stoa’nın kütüphaneden daha sonra yapıldığı düşünülmektedir.
Kuzeydeki bir odanın duvarında rafların yerleştirildiği delikler asırlar sonra bile duruyor. Fotoğraf: tr-tr.facebook.com/.../bergamalilar/...bergama-kütüphanesi

Kuzeydeki bir odanın duvarında rafların yerleştirildiği delikler asırlar sonra bile duruyor.
Fotoğraf: tr-tr.facebook.com/…/bergamalilar/…bergama-kütüphanesi

  • Taşa oyulmuş delikleri olan kanalların içine tahta raflar, aralarına da rulolar konuluyordu.
  • Kitapları, güney ve batının nemli havasından korumak için kuzey ve doğu duvarlarına ve yine nemden korumak için raflarla duvarlar arasında yarım metrelik boşluklar bırakılarak kitaplar yerleştiriliyordu.
  • Kütüphanenin salonunun yüksekliği tespit edilememiş. Tavanın ahşap, kuzeydeki alınlığın dekorlu olduğu tahmin ediliyor. Yer döşemesine ait mozaik parçalar da bulunmuş.
  • Stoa tarafında, kuzeyde, doğu ve batı duvarlarında açılmış pencereler salonun gün boyunca ışık aldığı, hep aydınlık olduğu izlenimini veriyor.
  • Kütüphane ile stoa arasında sütunlu geçişin; kapının iki yanındaki 13 yivli, yarım Dor düzeninde sütunların ve üzerindeki arşitravın parçaları da ele geçmiştir.
  • Kütüphanenin arkasında ikamet için kullanılan odalar olduğu biliniyor.
  • Pergamon’daki kütüphane, girişi kısa tarafta olan, dikdörtgen, kırma çatısı, üçgen alınlıkları ile Yunan mabetlerinin bir kopyası gibidir.

 

Özleyenler İçin Allianoi

Haziran 2001’de ailece  ziyaret ettiğimiz Allianoi’a hayran kalmıştık.

Haziran 2001’de ailece ziyaret ettiğimiz Allianoi’a hayran kalmıştık.

  • Ilıcası, devasa tünelleri, köprüleri, anıtsal çeşmesi, caddeleri, tabanı muhteşem mozaiklerle süslü mekanları ve 400’ü tıp aleti olmak üzere yaklaşık 1.600 kadar envanterlik, 10.000 civarında etütlük eseriyle sıra dışı bir kültür mirasını, antik dünyanın günümüze ulaşmış en önemli sağlık ve tedavi merkezlerinden birini Yortanlı Barajı’nın suları altında kaybettik.
  • Oysa, 2001 yılında Birinci Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmiş, baraj yapımı hakkında idare mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı almış, 2006 yılına kadar ören yerinin gerçek anlamda korunması yönünde kararlar alınmıştı.
  • Sonra, Koruma Bölge Kurulu Birinci Derece Arkeolojik Sit Alanı olma özelliğini kaldırdı; Çevre ve Orman Bakanı, Kültür ve Turizm Bakanı’na baskın çıktı; çevre köylüleri barajı tercih etti; Bergama Ticaret Odası; bazı çevre belediyeler Yortanlı Barajı’nın yapılmasından yana oldular.
  • Çevreciler, Allianoi Girişim Grubu, Türk Tabipler Birliği, Doğa Derneği Allianoi’ın korunması için çaba harcadılar; kazıların büyük sponsorları Philip Morris/Sabancı 150.000 dolarlık bir bütçe ile ve DSİ 2000 yılı itibariyle 150 milyar YTL ile katkıda bulundular.
Hamamın ana salonunda bulunan, hasarsız ele geçirilen Afrodit heykeli, 2000 yıldır durduğu yerden alınarak Bergama Müzesi’ne götürüldü.

Hamamın ana salonunda bulunan, hasarsız ele geçirilen Afrodit heykeli, 2000 yıldır durduğu yerden alınarak Bergama Müzesi’ne götürüldü.

  • 1997’de yaşanan sel taşkınından sonra çamurla kaplanan ılıca tesisleri tarihi kalıntılarının farkına barajın bitimine üç yıl kala varıldı. Bergama Müze müdürü olarak 1998 yılında atanan Ahmet Yaraş kazıların zamana karşıyapılabilmesi için büyük çaba harcadı.
  • Allianoi’da dokuz sezon, 1998-2006 yıllarında, her sene 3-4 ay çalışılarak bu büyük merkezin ancak %20’si kazılabildi. Merkezin adının Allianoi olduğunu gösteren bir yazıt ele geçmedi. Ama uzmanlar buranın antik kaynaklarda adı geçen Allianoi olduğundan %99 emin.
  • Belli başlı antik sağlık ve tedavi merkezlerinin Kos (İstanköy), Epidauros (Pidauro), Knidos (Datça), Aleksandreia (İskenderiye) şehirlerinde olduğunu antik yazarlardan öğreniyoruz. Antik Aleksandreia, İskenderiye kentinin altında kalmış durumda. Knidos’ta yapılan kazılar sonucunda tıp merkezine henüz ulaşılamadı. Allianoi, MÖ 2. yüzyılda yapılmış olan, dünyadaki bilinen altı antik sağlık merkezinden biri idi. Kentin MS 11. yüzyılın sonuna değin, önemli bir sağlık merkezi olarak sürekli kullanıldığı, en parlak döneminin MS 2. yüzyılda, Roma İmparatoru Hadrianus dönemi olduğu, Bizans devrinde önemini kaybettiği düşünülüyor.
  • Çevresinde bir kült oluşmuş olan Antik Yunan’da sağlık, hekimlik ve otama tanrısı Asklepios’un kızı Hygieia da hijyen sağlayıcı bir yetke olarak kabul edilirdi. Usta bir hekim ve yetenekli bir cerrah olan Asklepios’un hekimlik sanatını hocası, doğanın sırlarını bilen Kherion’dan öğrendiğine inanılır. Hastaların Asklepios adına yapılmış tapınaklarda uyuyarak, nasıl tedavi olabileceklerini kendilerine bildirecek bir rüya görmeyi umut ettikleri de yazılmıştır. Bergama Müzesi’nde Asklepion’daki adaklara ait el, kol, göz, kulak gibi objelerin dilek adağı ya da şükran adağı olduğu düşünülmektedir. İyileşenlerin Asklepios adına horoz kestikleri de biliniyor. Asklepios’un simgesi olan yılan ve asa modern tıp biliminin de simgesidir.
  • Helenistik Dönem’de kurulan, Roma döneminde gelişen Allianoi, Bergama’da ortaya çıkan ve Asklepios’a adanmış ikinci şifa merkezi (Asklepion). Ancak Bergama Asklepion’u bir psikoterapi merkezi.
  • Gerek tıp tarihi gerekse eczacılık tarihi açısından önemli bir merkez olduğu anlaşılan Allinoi’da sadece dinsel telkin yoluyla tedavinin değil, aynı zamanda pozitif tıp uygulamalarının, psikoterapi, hidroterapi, ilaç tedavisi, cerrahi girişim ve müdahalelerin de yapıldığı anlaşılıyor. Yara tozu, merhem, damla gibi ilaç yapımında kullanılan pişmiş toprak ve mermerden kaplar, özel ezme taşları, cam şişeler, tartı aletleri, spatulalar gibi madeni araç gereç, ilaç tedavisinin yapıldığını bize gösterdi. Allianoi’da bulunan küplerden birinin omzunda görülen etiket niteliğindeki yazıt bize bu kabın burun içi kanamalarının tedavisinde kullanılan bir merhemin muhafazası olduğunu gösteriyor. Ele geçen yüzlerce pişmiş topraktan yapılma kandil, geceleri de acil hizmet verildiğini düşündürüyor. Ele geçen sikkelerin çokluğu buranın sık ziyaret edilen, gözde bir sağlık merkezi olduğunu gösteriyor. Bergama Müzesi, Allianoi buluntuları sayesinde dünyanın en zengin tıp aletleri koleksiyonuna sahip müze oldu.
  • Pompei’de bile, bir cerraha ait olduğu anlaşılan bir evde 60-70 adet tıp aleti ele geçmiş. Oysa sadece %20’si kazılabilen Allianoi’da 400 adet tıp aleti bulundu.
Çok kaliteli ve antik dönemden beri değişmeyen 42-47 derece sıcaklıktaki suyundan sürekli yararlanıldı. Allianoi, on bin metre karelik kullanım alanı ile Anadolu’da şimdiye kadar bilinen en büyük termal yapıydı. Ayrıca, günümüzde bile kullanılabilecek denli çok iyi korunmuş bir merkezdi.

Çok kaliteli ve antik dönemden beri değişmeyen 42-47 derece sıcaklıktaki suyundan sürekli yararlanıldı.
Allianoi, on bin metre karelik kullanım alanı ile Anadolu’da şimdiye kadar bilinen en büyük termal yapıydı. Ayrıca, günümüzde bile kullanılabilecek denli çok iyi korunmuş bir merkezdi.

Antik sağlık ve şifa merkezi Allianoi’un aynı zamanda önemli bir Asklepios kült merkezi olduğunu gösteren kanıtlardan sayılan, Allianoi kazısında ele geçmiş, Roma İmparatorluk Çağı’na ait mermer Asklepios başı günümüzde Bergama Müzesi’nde

Antik sağlık ve şifa merkezi Allianoi’un aynı zamanda önemli bir Asklepios kült merkezi olduğunu gösteren kanıtlardan sayılan, Allianoi kazısında ele geçmiş, Roma İmparatorluk Çağı’na ait mermer Asklepios başı günümüzde Bergama Müzesi’nde

2. yüzyıla tarihlenen Roma köprüsü.

2. yüzyıla tarihlenen Roma köprüsü.

Paşaköylü Hüseyin Şengül, bir antik mirasın daha yok olmaması için tek başına 5000 imza toplamıştı.

Paşaköylü Hüseyin Şengül, bir antik mirasın daha yok olmaması için tek başına 5000 imza toplamıştı.

  • 1992 yılında temeli atılan, İlyas ve Koca Çayları üzerine sulama amaçlı kurulan Yortanlı Barajı Kınık Havzası’nı sulayacak. Ancak baraj gövdesinin altından fay hatlarının geçtiği, bölgenin birinci derece deprem bölgesi olduğu belirtiliyor. Kaplıcadaki suyun sıcaklığının binlerce yıldır aynı derecede olması da fayların aktifliğine işaret sayılıyor.
  • Baraj gövdesinin Ayazkent beldesinin tam önünde olmasının bölge halkı için büyük tehlike yaratabileceği öne sürüldü.
  • Bölgede heyelan tehlikesi olduğu, baraj yapımı nedeniyle ağaçların kesilmesinin de riski artırdığı iddialar arasındaydı.
  • Alüvyonal dolguların barajı 15-20 yıl gibi bir sürede dolduracağı, bu nedenle barajın ömrünün çok kısa olacağı da uzmanlar tarafından belirtilmişti.
  • Gölet alanı içinde kalan toprakların çok verimli topraklar olduğu da yazılmıştı.
  • Baraj yapıldığında 40-50 yıl içinde Allianoi’un alüvyon dolgu ile dolacağı ve tamamen yok olacağı savını ortadan kaldırmak için, merkezin üzerini çimento harcıyla kaplama ve kumla örtme yoluna gidildi ve Allianoi Yortanlı Barajı’nın gölet alanı içinde kaldı.
  • 1980’li yıllarda Helenistik ve Roma döneminin çok önemli bir seramik atölyesini Kestel Barajı’nın sularına, Zeugma’yı ise 2000 yılında Birecik Barajı’nın sularına kaybetmiştik. Kayıplarımızı ve sebeplerini hatırlamak ve hatırlatmak kültür mirasına sahip çıkmanın ve bunu teşvik etmenin bir yoludur. “Fakirlik çevrenin en büyük düşmanı” olmasın istiyorsak, Hasankeyf’i ve şu anda adı konmamış zenginlikleri kurtarmayı amaçlıyorsak yaşananları anlamamız ve unutmamamız gerekir.

 

Yararlanılan Kaynaklar

  • Allianoi Gerçeği, Prof. Dr. Ahmet Vedat Çelgin, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 2010.
  • Bergama Tarihinde İnanç Coğrafyası, Eyüp Eriş, Bergama Kültür Sanat Vakfı, Kasım 2003.
  • Zirvedeki Medeniyet: Bergama, Mehmet Yaşin, Hürriyet 25.03.2001.
  • Sularla Allianoi da Yükselecek, Özlem Altunok, Cumhuriyet Kültür.
  • Afrodit’in Allianoi’si, Nermin Bayçın, Cumhuriyet Dergi 10.09.2000.
  • Antik Dünya’daki Bilinmesi Gereken 500 Şey, Carolyn Howitt, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2009.