Etiket arşivi: Bedeviler

Ay ve Harran

Ulu Cami, Harran, Şanlıurfa. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2000.

Ulu Cami, Harran, Şanlıurfa.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2000.

  • Harran; Ay, Güneş ve gezegenlerin kutsal sayıldığı eski Mezopotamya’daki Asur ve Babillerin çoktanrılı inancına dayanan paganlığın önemli merkezlerinden biri idi.
  • Ay tanrısı Sin, paganların asırlar boyunca en büyük tanrısı olmuştur.
  • Bu dönemde Harran’da astronomi ilmi çok ilerlemiştir.
  • Bölge insanının bir kısmı Hıristiyan, bir kısmı Müslüman olurken bir kısmı da 11. yüzyıla kadar Sabi inancını benimsemiştir.
  • Sabi inancı monoteist bir inanç olmakla birlikte burada paganizm ile karışmış, farklı bir çehreye büründüğü için mensupları Harranlı Sabiler olarak anılmışlardır. Onlara göre yüce varlık sadece yaratma gibi önemli işleri yapar, diğer işleri gezegenler ve onlar adına inşa edilen tapınaklardaki putlar yapardı. Bu dönemde de Sin önemini korumuştur.
  • Bu dinin mensupları İslâm kaynaklarında Harrânîler (putperestler) adıyla anılmıştır.
  • Harran, zamanın özellikle Sin/Ay inancının önemli tapınaklarının yer aldığı merkezler arasındaydı. MÖ 2000’li yıllarda Harran’da ünlü bir Sin mabedi olduğu bilinmektedir.
  • EdessaUrfa, MS 3. yüzyıla kadar yıldız ve gezegen kültürünün hakim olduğu dini ve politik bir merkez idi. Pagan dönemde yörenin inanç ve ritüelleri Güneş, Ay, Jüpiter, Venüs, Merkür, Satürn ve Mars kültü etrafında şekillenmekteydi. Urfa çevresinde yaşayan Bedeviler için kaynaklarda gezegenlere kurban kestikleri yazar.
  • Harran bölgesinde güneşin de önemli bir inanç figürü olduğu biliniyor. Ancak kaynaklarda MS 3. yüzyıla kadar Ay tanrısından başka bir ilah ve inanış şekli yer almamıştır.
  • Yeri kesin olarak tespit edilemeyen Sin mabedinin, höyükte, iç kalede ya da Ulu Camii’nin yerinde olduğu konusunda değişik fikirler ileri sürülmektedir.

 

 

Yararlanılan Kaynaklar

Kaybolan İzler, Mümtaz Fırat, YKY, 2017.

mekan360.com/360fx_ulucamiiharransanliurfa.html

ekitap.kulturturizm.gov.tr/TR,80698/harran-ve-harrandaki-mimari-eserler.html

 

 

Libya 48 Tuaregler

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Libya halkının etnik unsurlarını öncelikle; Araplaşmış Berberiler, Türkler, Saf Arap ve çöl kabilelerinden oluşan Bedeviler ile Tuaregler oluşturmaktadır.
  • Berberi dillerinden birini konuşan Tuaregler sadece Libya’da değil, Cezayir, Mali, Nijerya’ya uzanan geniş bir alanda yaşarlar. Tuaregler, Berberilerle akraba değiller. Toplam nüfuslarının 800 bin olduğu tahmin ediliyor. Libya’daki nüfusları 17 bin idi.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Tuaregler bağımsız bir siyasi örgütlenmeye sahiplerdi. Kuzey Tuaregler çoğunlukla çölde, Güney Tuaregler ise daha çok step ve savanlarda yaşarlar. 1980’lerde yaşanan kuraklık, Güney Tuaregler’in sayısının azalmasına ve hayvancılığa dayalı geleneksel yaşam biçimlerinde değişikliklere yol açmıştır.
  • Geleneksel Tuareg toplumu, soylular, din adamları, vasallar (toprak sahipleri), zanaatkarlar ve eskiden köle olan işçilerden oluşan sınıflara ayrılmıştır. Geleneksel olarak çadırlarda yaşarlar. Güneyde beşik tonozlu keçe çadırlar yaygındır. Geleneksel çadırları kırmızı deri çadırlardı. Günümüzde naylon çadırlar geleneksel olanın yerini almıştır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Silahları, iki yanı keskin kılıçlar, kamalar, demir mızraklar ve kösele kalkanlardır. Yetişkin erkekler kadınların, yabancıların ve evlilik yoluyla akraba oldukları kişilerin yanında mavi bir peçe takarlardı. Bu yüzden onlara Mavi Adamlar da denirdi. Ama bu gelenek, kentleşmeyle birlikte yok olmuştur.
  • Tuaregler arasında eski Libyalıların kullandıklarına benzer bir yazı olan tıfinag hala kullanılmaktadır.
  • Bunlar çok sert bir halk. Gıdamis 1810 yılında Osmanlı idaresine geçmiş ama 1874 yılına kadar bir Osmanlı kenti olmamış. 1911 yılında ülkeye gelen İtalyanlar da şehri tam anlamıyla 1924 yılında ele geçirebilmişler.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Deveyi yönetmekte çok ustalar, ritim duyguları çok güçlü.
  • Tuaregler’de en önem verilen şey adalet. Adalette en önemli husus eşit su kullanımı. Adaletli su dağıtma sistemine El Kaduz deniyor.
Libya’da hemen herkesin kullandığı, baş ve omuzlarını örten; yazın güneşten, kışın soğuktan, rüzgar ve kumdan koruyan örtüye havli deniyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Libya’da hemen herkesin kullandığı, baş ve omuzlarını örten; yazın güneşten, kışın soğuktan, rüzgar ve kumdan koruyan örtüye havli deniyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Libya’da ayrıca az sayıda Sahra altı siyahlarından olan Sahiller ile Tobular da mevcut. Ayrıca ülke çok sayıda Orta Afrika’dan göçmen barındırmakta ve çok sayıda Mısırlı göçmen ülkede yaşamaktaydı. 2011′de tahminlere göre 60.000 Bangladeşli, 30.000 Çinli, 30.000 Filipinli Libya’da çalışmaktaydı. Libya’da yaşayan Türk vatandaşlarının sayısı yaklaşık olarak 25.000 idi. Ataları Türk olanların sayısı ise 80.000 olarak tahmin edilmekteydi.

 

 

Libya 12 Kaddafi 5

  • Kaddafi, muhalefetin de liderlikten geleceğini söylemişti.
  • Kaddafi kendisiyle yapılan bir söyleşide, Sun Yat Sen’in ihtilali konusunda, ideolojisi için değil, kullandığı metot ve araçları öğrenmek için, çok okuduğunu söylemişti.
  • Kaddafi, Senusiler’in sade ve çilekeş birer derviş değil, birer aristokrat olduğunu söyler. Bedevilerin bir atasözünün “Adamlar Senusiler gibi yiyorlardı” dediğini, bununla zengin bir sofrayı anlatmak istediklerini söyler.
  • Zekatın devlet eliyle toplanmasını yasalaştırmıştır.
  • Kur’an-ı Kerim’i bütün dillere çevirtme emri vermiştir. Kur’an-ı Kerim’in yalnızca Arapça olmasının diğer milletlere ulaşamamasına, dolayısıyla anlaşılamamasına sebep olduğunu; İslam’ın yalnızca Arap milletine özgü ırkçı bir din olarak görülmesine neden olacağını öne sürmüştür.
Kaddafi’nin çadırı meşhurdu. Libya’ya gelen önemli konuklarını keçi kılından yapılma çadırında ağırladığı gibi, gittiği yabancı ülkelerde de çadırını kurardı. Fotoğraf: www.ntv.com.tr

Kaddafi’nin çadırı meşhurdu. Libya’ya gelen önemli konuklarını keçi kılından yapılma çadırında ağırladığı gibi, gittiği yabancı ülkelerde de çadırını kurardı.
Fotoğraf: www.ntv.com.tr

KADDAFİ DÖNEMİNDE LİBYA’DA

 

  • Kamulaştırılan araziler çok düşük bedellerle köylülere dağıtılmış, tarıma geniş çaplı destek verilmişti.
  • Kaddafi’nin Vaii Tilal Projesi Libya’nın hemen her yanındaki vadi ve nehir yataklarının ıslah edilerek tarıma elverişli kılınmasını amaçlıyordu. Zincirleme açılan kuyularla yeryüzüne çıkarılan yeraltı suları daha sonra yüzer metre ara ile yapılmış büyük su havuzlarında toplanarak sulama yapılmaktaydı.
  • Libya, IMF veya Dünya Bankası kredisi kullanmamıştı.
  • Kredi faizi Libya vatandaşlarına sıfırdı.
  • Öğrencilere yaptıkları tahsile göre ücret ödeniyordu.
  • Yurt dışında tahsil yapanlara 2500 Euro harçlık yanında, barınma ve araç yardımı da yapılıyordu.
  • Nüfusun %25’i yüksek tahsilliydi.
  • Sağlık hizmetleri tüm yurttaşlara bedelsizdi.
  • İşsizlere iş bulana kadar tam ücret ödeniyordu .
  • Evlenen çiftlere bedelsiz olarak konut veriliyordu.
  • Sokaklarda evsiz veya dilenci yoktu.
  • Ülkede otomobiller fabrika maliyetine satılıyordu.
  • Kaddafi, Petrol İhraç Eden Ülkeler’e (OPEC) Dolar ve Euro yerine, altın karşılığı satış yapmalarını önermişti.