Etiket arşivi: basın

Şiddet 92| Yasaklar ve Sansür Şiddeti 3 Basın-Medya

  • Yakılan kitaplar, makaslanan film şeritleri, kırılan heykeller, parçalanan resimler, yakılan-yıkılan kütüphaneler, yasaklanan şarkılar ve konserler, ateşe atılan bilim insanları, derisi yüzülen şairler, darağacına çekilen ozanlar, parmakları kırılan, öldürülen müzisyenler… Egemen olanın elindeki en güçlü savunma sistemi yasaklamaktır. Gösterilen sebep ise toplumsal düzeni tesis ve genel ahlak yapısını muhafazadır. Yasaklar ahlak adına, din adına, devlet adına, düzen adına, namus adına konur. Yasa ve yasakların müttefikleri ise din ve ahlak sistemleridir. Her yeni dönem beraberinde yeni tabu ve yasaklar getirebilir.
  • Türk Dil Kurumu sansür kelimesinin karşılığını her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükumetçe önceden denetlenesi işi, sıkı denetim, diye veriyor.
  • Egemen olan, tarihin her sürecinde bütün imgeleriyle algıyı yönetmek telaşındadır. Örneğin Nazi Almanya’sında üretilecek olan sanatın, mutlaka Germen ırkının kültür izlerini taşıması gerekirdi. Egemen olanı zorlayan, sorgulayan yasaklar ve sansürle uğraşmak zorunda kalmıştır.
Mao’nun Çin Komünist Partisi tüm düşüncelere, eserlere, özel hayata her şeye karışırdı. Kültür Devrimi sırasında eleştiri hareketleri ve bazı “fesat odakları” için canavarlar deyimi kullanılırdı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2017.

Mao’nun Çin Komünist Partisi tüm düşüncelere, eserlere, özel hayata her şeye karışırdı. Kültür Devrimi sırasında eleştiri hareketleri ve bazı “fesat odakları” için canavarlar deyimi kullanılırdı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2017.

  • MÖ 59 yılında Roma Senatosu tarafından çıkartılan Acta Diurna ilk gazete olarak kabul edilir. Tang Hanedanı döneminde (618-907) çıkartılan saray genelgesi haberlere de yer verdiği için ilk gazetelerden sayılabilir. İlk gazeteler 17. yüzyıl başlarında Almanya’nın bazı kentlerinde ve Belçika’nın Anvers şehrinde basılmıştır. İlk Türkçe gazete 1828 yılında Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından yarısı Arapça olarak çıkarılmıştır. 1831’de devlet tarafından Takvim-i Vekai, 1860’da özel sektöre ait ilk Türkçe gazete olan Tercüman-ı Ahval yayımlanmıştır.
  • Fransa İmparatoru I. Napolyon, “Eğer basının dizginlerini elimden kaçırırsam, iktidarda üç aydan fazla kalamam” diyerek basının ve sansürün önemini bir arada belirtmiştir.
  • “Gazeteci takımı” içinde, İttihatçıları eleştirdiği için İttihatçılar tarafından öldürülen çok olmuştur. Gazeteci ölümlerinde kendini gösteren faili meçhul cinayetler serisi 1909 yılında Hasan Fehmi ile başlar. 1909’dan bugüne dek ülkemizde 66 gazetecinin öldürüldüğü ve bunların çoğunun katillerinin ve azmettiricilerinin bulunamadığı biliniyor.
  • Basına uygulanan sansür Cumhuriyet döneminde de devam etmiş; toplatılan, kapatılan gazete ve dergilerin sayısı kabarıktır, sürgünde ölen yazın insanlarımız da olmuştur. Yalnızca 12 Eylül döneminde 13 gazeteye 300’den fazla dava açılmış; 39 ton gazete, dergi ve kitap yakılarak yok edilmiş; 151 adet basın özgürlüğünü kısıtlayan yasa çıkartılmış; 927 film, aynı sayıda yayın yasaklanmıştır. 2017 yılsonu itibariyle, Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın açıkladığı listeye göre, 161 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde idi.
  • Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından TV ve radyolara yapılan sansür uygulaması ünlüdür. Ekran karartma cezasının yerini belgesel izletme cezası almıştır! Türk aile yapısına aykırı olmak, milli olmamak, müstehcen olmak, “Vatanın ve milletin bütünlüğüne aykırı ve bir sosyal sınıfın diğer bir sosyal sınıf üzerinde tahakküm oluşturabileceği ve komünizm propagandası içerebileceği tehlikesi” yıllarca en öne çıkan sebep olmuştur. Batman’da trafik lambalarının ışıklarının uluslararası sarı-kırmızı-yeşil sıralaması Kürdistan bayrağını çağrıştırdığı için yeşil yerine mavi renge geçilmesi de aynı zihin yapısının uygulamalarıdır.
  • Basına/medyaya her haberi yayınlama özgürlüğü tanındığında ona hükumetin sırlarını açığa çıkarma ve yurttaşları bunlardan haberdar etme imkanı da sağlanmış olur. Almanya’da bir yargıç, hükumetin karşı çıkmasına bakmadan gizli tutulan belgelere el koyabilir. Şeffaflık, her şeyi yurttaşların bilgisine sunmaktır. Bu aynı zamanda muhbirliğin önüne geçmenin de en iyi yoludur. Oysa gazetecilere uygulanan uzun tutukluluklar, işten çıkartma, darp, sansür gibi uygulamalarla halkın haber alma, bilgilenme hakkı demek olan basın özgürlüğü ortadan kaldırılmış oluyor.

 

Popülizm 6

  •  Yeterli güce sahip olan popülistler yeni bir anayasa yazmak ister. Halkoyuna sunulmamış, ulusal istişare ile hazırlandığı öne sürülen, 2012 yılında yürürlüğe girmiş Macar anayasası için Victor Orban “Halk Macar Parlamentosu’na bir emir verdi ve parlamento bunu yerine getirdi. Macar anayasası eleştirildiğinde Macar hükumeti değil, Macar halkı eleştirilmektedir. Her kim Macar hükumetini eleştiriyorsa, Macar halkına saldırıyordur” diyerek popülist mantığını sergilemiştir. Popülist anayasalar, iktidara gelmeleri halinde popülist olmayanların gücünü sınırlamak için tasarlanır. Partizanca hazırlanmış bu anayasalar dışlayıcı olur ve bunları yapanlar, seçimleri kaybetseler bile iktidarlarını sürdürürler.
  • Medya yetkilileri ele geçirilir; gazetecilere ulusal çıkarlara zarar verecek haberler yapmamaları için net mesajlar gönderilir; gizli servisler kontrol altına alınır (Jaroslaw Kaczynski).
  • Eleştirenler doğrudan hain olarak damgalanır. Böyle bir strateji elbette popülistlere mahsus değildir; popülistlere mahsus olan, bunu açıktan ve halkın temsiline dair iddialarından destek alarak yapmalarıdır.
  • Muhalif sivil toplum örgütlerini dış güçler tarafından kullanılıyor göstererek, onları yabancı ajan ilan ederek itibarsızlaştırırlar.
  • Popülist çağrının demokrasinin tutulmamış vaatleri üzerinde yükseldiği söylenir.
  • Araştırmalar, popülizmin, parti sisteminin zayıf olduğu yerlerde daha fazla güçlendiğini gösteriyor. 1990’ların ilk yarısında İtalya’da parti sisteminin çöküşünün, Silvio Berlusconi’yi üretmesi gibi.
  • Yakın zamanda popülizm pratikleşti de: Devleti şirketlerinden birisi gibi yönetmeyi vaat edenler oldu, Silvio Berlusconi ve Kasım 2017 itibarıyla Çekya’da başbakanlık makamına seçilmiş Andrej Babiš gibi.
Fotoğraf: Diken

Fotoğraf: Diken

  • Günümüzde Batı demokrasileri yapılan seçimlerde popülist partilerin zaferlerine şahit olmakta, liberal durum karşıtları iktidara gelmekte. Popülist partiler Batılı toplumların kültürel modernleşmesine karşı çıkıyor, uluslarına tehdit olarak gördükleri göç hareketlerinden küresel elitlere ve uluslararası kurumlara başkaldırıyorlardı. Liberal demokrasilerin ön şartı olan özgürlükçülük ve çoğulculuk fikirleri reddediliyor; Popülistler, Batı dünyasında bir korku ekseni oluşturarak politik kışkırtma yoluyla seçmenlerin hoşnutsuzluklarını ve güvensizliğini istismar edebiliyorlar.
  • Her yıl dünya üzerindeki demokrasi eğilimlerini inceleyen Freedom House 2017 raporuna “Popülistler ve Otokratlar: Küresel Demokrasiye Yönelik Çifte Tehdit” başlığını koymuştu. Rapora göre demokratik ülkelerde popülist ve milliyetçi hareketlerin güç kazanmasıyla küresel özgürlüğün iniş yaşadığı ardışık on birinci yıla girilmişti. Özgür olarak tanımlanan ülkelerde bile siyasal ve sivil haklar konusunda ciddi bir gerileme tespit edilmekteydi. Tabanda popülizm, tavanda ise anti-demokratik eğilimler yaygındı.
  • Mart 2016’da Le Monde Diplomatique, popülist devrimler çağında yaşadığımızı ilan etmişti.
  • Tehlike, demokratik dünyanın bizzat kendisinden kaynaklanıyordu ve popülizm demokrasinin karabasanıydı.
  • Herhangi bir iddia, doğruluktan çok, takipçilerinin sayısı ve coşkusu üzerinden değer kazanır. Bu, popülizmin vereceği en ciddi hasardır.
  • Popülistler demokrasiye zarar veriyor. Seçim kazanmış olmaları, siyasal projelerine otomatik olarak demokratik meşruiyet kazandırmaz. Onların dile getirdikleri problemler, onların formüle ettiği biçimde olmadan ele alınmalıdır.

 

 

 

 

 

 

Çağdaş Sanata Varış 256|Çağdaş Sanat 4

  • Her ikisi de yeni düşüncelerin ürünü olan sanat ve teknoloji birbirine koşut ilerliyor.
  • İnternet, TV ve basın gibi kitle iletişim araçları, yalnızca satın alma pratiğimizi değil, dünyaya ilişkin algımızı da değiştirmiştir, deniyor.
  • İnternet vatandaşlarının ortaya çıkması, hiyerarşiyi ortadan iyice kaldırmıştır.
  • Ekran tabanlı ortamlar Çağdaş Sanat’ın önemli bir parçasıdır.
  • Çağdaş sanatçıların hepsi yapıtlarını üretirken en yeni teknolojiyi kullanmıyorsa da çoğu, teknolojinin yönetsel bir araç olduğunu kabul eder.
  • Artık yapay zekanın sanatı diye de bir şey var: Uluslararası Cannes Lions Yaratıcılık Festivali 2016’nın Yaratıcı Veri Kullanımı kategorisinde büyük ödül, bilgisayar aracılığıyla tümüyle yeniden yaratılan bir Rembrant tablosuna verildi. Eser, bilgisayarlar aracılığıyla analiz edilerek, boya katmanları, kalınlıkları, tonları, açıları gibi tüm ayrıntıların hesaplanmasıyla ortaya çıkmış.
2004 yılında Martin- Gropius-Bau’da, Fabrizio Plessi’nin sergisini gezmiştim. Plessi, sanat hayatı boyunca elektronik teknolojilerle sanal imge geliştirme işi ile uğraşmış. Böylece güncel sanatta geleceğe dönük yollar açmış. Plessi bugün güncel sanatın onsuz olmasının düşünülemeyeceği bir sanatsal uygulamanın öncülerinden sayılmakta. Plessi bütün kıtalarda önemli müzelerde sergiler tasarımlamış. Almanya- Berlin Fotoğraf: Gunter Lepkowski

2004 yılında Martin- Gropius-Bau’da, Fabrizio Plessi’nin sergisini gezmiştim. Plessi, sanat hayatı boyunca elektronik teknolojilerle sanal imge geliştirme işi ile uğraşmış. Böylece güncel sanatta geleceğe dönük yollar açmış. Plessi bugün güncel sanatın onsuz olmasının düşünülemeyeceği bir sanatsal uygulamanın öncülerinden sayılmakta. Plessi bütün kıtalarda önemli müzelerde sergiler tasarımlamış.
Almanya- Berlin
Fotoğraf: Gunter Lepkowski

  • Kapitalizmi şu veya bu şekilde eleştirmeyen, şu veya bu şekilde kapitalizme ve yerleşik kurumlara muhalif olmayan güçlü bir güncel sanat örneği bulmak çok zordur. Ancak, Çağdaş Sanat galeri-müzayede-fuar-bienal –koleksiyoner ekseninde gelişmektedir ve bu, kapitalizmin biçimlendirdiği bir yapıdır. Çağdaş sanatçı küratörlerden, eleştirmenlerden, akademisyenlerden, koleksiyonerlerden, sanatseverlerden ve diğer sanatçılardan oluşan bir ağın parçasıdır.
  • Çağdaş Dönem’de sanatsal alanlardaki iş olanakları çarpıcı biçimde artmıştır.
  • Hayırseverlerlikten çok ticari bir ortaklık niteliği taşısa da şirketlerin sanat alanındaki girişimleri 1990’lardan sonra giderek artmıştır. Sanata yatırdığı paranın karşılığını alabilen şirketler sanata daha fazla harcama yapmaya devam edecekler, diye düşünülüyor.
  • Çağdaş Sanat Piyasası 2014-2015 Raporu’na göre, dünyadaki en pahalı 500 sanatçı arasında Çinli sanatçılar çoğunlukta.
  • Zaman zaman sanatçılar ile yapıtlarının abartılarak tanıtıldıkları, bir sanatsal arz fazlası olduğu yönünde yakınmalar da oluyor.