Etiket arşivi: Azize Euphemia

Bizans İmparatorluğu 128| Patrikhane 7

Ayios Yeoryios, Aziz Georgios Kilisesi’nin içinden. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Ayios Yeoryios, Aziz Georgios Kilisesi’nin içinden.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • 1964 yılında Fener Patriği I. Athenagoras (1948-1972) ile Papa VI. Paul, 1054’te Katoliklerin ve Ortodoksların ilan ettikleri karşılıklı lanetlemeyi iptal ettiler, karşılıklı ilan edilen aforozları kaldırdılar.
  • Şubat 2016’da Papa Francesco ile Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill, 1054’ten bu yana ilk kez Havana’da bir araya geldi. İki liderin Ortadoğu ve diğer bölgelerde eziyete uğrayan Hıristiyanların kurtarılması için çabaların birleştirilmesinin de konuşulduğu; Papa ile Patrik’in ortak bildiriye imza attığı duyuruldu. Vatikan Sözcüsü, daha önce Papa ile birkaç kez görüşmüş ve bu yüzden Moskova tarafından eleştirilmiş Fener Rum Patriği Bartholomeos’un görüşmeden haberdar olduğunu ve görüşme dini nedenlerle gerçekleştirildiyse memnuniyet duyduğunu belirtti. Bu buluşmanın ve Bartholomeos’un memnuniyet bildirmesinin zamanlamasının Rus uçaklarının TC tarafından düşürülmesi sonunda meydana gelen Rus-Türk gerilimi sonrasına rastlaması dikkat çekici bulunmuş; Putin’in Papa üzerinden Batı’yı etkilemeye çalıştığı yorumları yapılmıştır.
  • Ortodokslar için zeytin ve zeytinyağının ayrıcalıklı ve kutsal bir yönü vardır. İsa’nın doğumundan sonra, üç müneccim kralın getirdikleri hediyeler altın, buhur ve miron adı verilen kutsanmış zeytinyağı idi. Çarmıha gerilmeden önce, Hazreti İsa’nın çektiği acılara, Zeytin Dağı eteklerindeki, Yetsimani adı verilen bahçede sekiz ulu zeytin ağacı tanıklık etmişti. Ortodoksların miron, Müslümanların mür adını verdikleri kutsanmış yağ, Fener Rum Ortodoks Patrikhane Kilisesi’nin avlusunda, bu iş için özel olarak kullanılan küçük bir binanın içinde yapılmakta; dünyadaki tüm Ortodoks kiliselerine gönderilmektedir. Vaftizlerde vaftiz teknesinin içine bu yağdan katılır, ölen kişinin bedenine sürülür. Kutsal yağ mironun yapımı, 14. yüzyıldan günümüze Patrikhane’de yapılmaktadır. Eski Mısır’a kadar uzanan kutsanmış yağ geleneğinin ritüelleri itibarı ile eski geleneklere en yakın ve en gizemli olanının Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi’nde yapılan miron olduğu düşünülüyormuş.
  • 451 Khalkedon Konsili’nde duofizitlerin metnini seçtiği düşünülen Azize Euphemia’nın bu metni tutan elinin bugün İstanbul’da Patrikhane’de olduğu düşünülmektedir. Azizenin rölikleri 1454 yılında Patrik II. Gennadios Skolarios tarafından Patriklik kilisesi olan Pammakaristos Manastırı’na taşınmıştır. Azizenin Ortodoksların bildirisini tuttuğu sağ eli, gümüş bir muhafaza içinde Patrikhane kilisesi Aziz Georgios Kilisesi’nde saklanmaktadır. Röliklerin 7. yüzyılda Roma’ya götürülmüş olduğu ve orada saklandığı da bir başka iddiadır.
  • Nazianzoslu Aziz Gregorio’nun na’şı Roma’da, San Pietro Kilisesi’ndedir. Ama bir kısmı Papa II. Jean Paul tarafından 2004 yılında Fener Patrikliğine bağışlanmıştır.
  • Patrikhane’nin kütüphanesi el yazması eserler, padişah fermanları, minyatür, resim, gravür, fotoğraf gibi görsel dokumanlar da içermekte, Fener’de yaklaşık 26.000 cilt kitap bulunmaktadır.

 

 

Bizans İmparatorluğu 21 | Din 6 | Kadiköy’ün Azizesi Euphemia

Azize Euphemia betimli bu mermer ikona parçası, 1942 yılında Euphemia Martiryonu’nda yapılan kazılarda ele geçmiştir. 13.-14. yüzyıllara tarihlendirilmektedir. İstanbul Arkeoloji Müzeleri.

Azize Euphemia betimli bu mermer ikona parçası, 1942 yılında Euphemia Martiryonu’nda yapılan kazılarda ele geçmiştir. 13.-14. yüzyıllara tarihlendirilmektedir.
İstanbul Arkeoloji Müzeleri.

  • Euphemia, 307 yılında Khalkedon’da (Kadıköy) pagan Romalılar tarafından, işkence ile öldürülen, din şehidi (martyr)olmuş bir kadındır. Diokletianus’un Hıristiyanlara karşı 302’de başlattığı büyük takibat, yaklaşık on yıl kadar sürmüştür. Khalkedon’lu bir başka azizin ise Aziz Mikhael olduğu söylenir.
  • Azize Euphemia hakkındaki ilk yazılar 9. ve 10. yüzyıllarda yazılmıştır. O yüzden hayatı hakkında ayrıntılı bilgimiz yoktur.
  • Khalkedon’da, Euphemia’nın adına, onun martiryonunun da bulunduğu büyük bir bazilika inşa edilmişti.
  • 399 yılında Khalkedon’daki kilise, İmparator Arcadius ile Gaines arasındaki toplantıya ev sahipliği; 451 Khalkedon Konsili’in toplanma yeri olmuştu; Azize Euphemia kültü bu toplantıdan önce de hem Doğu’da hem Batı’da tanınmakta ve saygı görmekteydi ama, Konsil toplantısından sonra daha da yaygınlık kazandı. Konsil’in toplandığı Euphemia Kilisesi, azizenin mezarına bitişik yapılmıştı.
  • Khalkedon Konsili’nin burada toplanması için İmparatoriçe Pulcheria (399-453) ve eşi İmparator Marcianus büyük çaba göstermiş, Konsil kararı da onların istekleri doğrultusunda çıkmıştır. Euphemia, Pulcheria’nın koruyucu azizesidir.
6. yüzyıla tarihlenen bu kakmalı mermer sütun da Sultanahmet’te yapılan 1942 yılı kazısında Euphemia Martiryonu’nda ele geçmiştir. Renkli mermer ya da cam kakmalı beyaz mermer sütun Euphemia’da templon sütunlarında, korkuluk levhalarında ve kiborionun kemerinde uygulanmıştır. Bu tip kakmalı sütun, 6. yüzyılda Amidia’da (Diyarbakır) bazı Bizans yapılarının sütunlarında ve  Konstantinopolis’te sadece üç kilisede kullanılmıştır. Euphemia Kilisesi’nde kullanılmış olması yapının önemli ve iddialı bir yapı olduğunu göstermektedir. İstanbul Arkeoloji Müzeleri.

6. yüzyıla tarihlenen bu kakmalı mermer sütun da Sultanahmet’te yapılan 1942 yılı kazısında Euphemia Martiryonu’nda ele geçmiştir.
Renkli mermer ya da cam kakmalı beyaz mermer sütun Euphemia’da templon sütunlarında, korkuluk levhalarında ve kiborionun kemerinde uygulanmıştır. Bu tip kakmalı sütun, 6. yüzyılda Amidia’da (Diyarbakır) bazı Bizans yapılarının sütunlarında ve Konstantinopolis’te sadece üç kilisede kullanılmıştır. Euphemia Kilisesi’nde kullanılmış olması yapının önemli ve iddialı bir yapı olduğunu göstermektedir.
İstanbul Arkeoloji Müzeleri.

  • Uzun zamandan beri tartışılmakta olan Hazreti İsa’nın Tanrı ve insan niteliklerini uzlaştırma çabaları Khalkedon  Konsili’nde neticelenir; Monofizitlerin mahkum edildiği Konsil’de kararı azizenin belirlediğine inanılır. Piskoposların uzlaşamayınca, iki karar metnini azizenin tabutuna koyduklarına, açtıklarında monofizit karar metninin Euphemia’nın ayaklarının altında, duofizit metnin ise azizenin elinde olduğuna inanılır. Bu olay, tarihsel doğruluğu bir yana, Euphemia kültünün otoritesini ve önemini göstermesi bakımından önemlidir.
  • Bu yüzden Azize Euphemia, Hıristiyanlıkta bir bölünmenin meydana gelmesinde rolü olan bir kişidir.
  • Pulcheria da bu Konsil’in ardından gücünün doruğuna ulaşmış, Büyük Konstantin’in annesi Helena ile eşdeğer görülerek yeni Azize Helena olarak ilan edilmiştir. İmparator Marcianus da Khalkedon’u metropolitlik düzeyine yükseltmiştir.
  • 7. yüzyıl başlarında Sasani tehlikesinin Boğaz’ın Anadolu yakasını tehdit etmesi karşısında, Euphemia’nın mezarı İmparator Heraclius’un emri ile Khalkedon’dan Konstantinopolis’e taşınmıştır. Daha sonra Khalkedon’a saldıran Sasaniler, Euphemia Kilisesi’ni tahrip etmişlerdir. Sasaniler 605 ve 626 yıllarında Khalkedon’u işgal etmişlerdir.
  • Khalkedon’daki duvar resimleri ile süslü bazilikanın bugünkü Yeldeğirmeni, Duatepe Sokağı çevresinde olduğu düşünülmektedir. Khalkedon’daki  bu kiliseden ve azizenin martiryonundan hiçbir arkeolojik kalıntı günümüze ulaşamamıştır.
Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı - Euphemia Martirionu Restorasyonu Fotoğraf: www.kulturbilinci.org

Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı – Euphemia Martirionu Restorasyonu
Fotoğraf: www.kulturbilinci.org

  • Sultanahmet’teki Euphemia Kilisesi,  Bizans imparatorluk sarayının başmabeyincisinin (Bizans sarayındaki en yüksek rütbeli hadım), 5. yüzyıla tarihlendirilmiş sarayına, İmparator Theodosius’un 439 yılında  el koyduğu, sarayın büyük kabul salonunun sonradan, muhtemelen Pulcheria tarafından, kiliseye dönüştürülen bir yapı olduğu düşünülmektedir. Kiliseye dönüştürme işinin bazı kaynaklara göre 5., 6., bazı kaynaklara göre 7. yüzyılda yapıldığı kabul edilmekte, bazı kaynaklar ise net olarak 680 yılını önermektedir.
  • Burası, azizenin yaşamından sahnelerin yer aldığı bir fresk çevrimini (cycle-siklus) barındırmaktadır. Bu fresklerin önemi, Azize Euphemia’nın yaşamına ilişkin bütünsel çevrimi sunan, bilinen tek örnek olmasıdır.
  • Azize Euphemia’nın bedeninin mezarından çıkarılarak, Euphemia kültünün önemli bir ziyaret merkezi olmasından rahatsızlık duyan, Birinci Putkırıcı İkonokalast İmparator diye anılan, İmparator (Çoban) III. Leon’un (685-741); bazı kaynaklara göre ise oğlu, V. Konstantin’in (741-775) emriyle denize atıldığı; tabutun yüzerek Limni Adası’na vardığı; kutsal bedenin 796’da Konstantinopolis’e geri getirilirken, dönüş yolunda üst düzeyli memurlar ve imparatorluk ailesinden kişiler tarafından yağmalandığı; geriye kalanların Konstantinopolis’teki martiryona getirildiği düşünülüyor. 796-7’de Basileus İrene’nin (752-803), Birinci İkonaklast döneminin sonunda, Euphemia Kilisesi’ni restore ettirdiği sanılıyor.
  • 1203 yılında çıkan büyük yangın ve Latin İşgali (1204-1261) sırasında tahrip olan mekan, 13. yüzyılın sonlarında restore edilmiş, içerisi fresklerle bezenmiştir. Günümüze kısmen ulaşabilmiş freskler bu dönemde yapılmış olanlardır.
  • Yortu günü 16 Eylül olan azizenin adına Konstantinopolis’te başka kiliseler de olduğu (3-5-6 ?) kaynaklardan anlaşılmaktadır.
  • Fetih’ten sonra azizenin rölikleri Patrikhane’ye götürüldükten sonra bina işlevsiz kalmış, zaman içinde harabeye dönüşmüştür. Bölgeye bir hapishane inşa edilmiş, 1939 yılında hapishane binası yıkıldığında, üzerinde freskler olan Bizans duvarları ortaya çıkmıştır. Adliye binası yapılırken Euphemia martiryonunun yıkılmaması için kilisenin temelleri askıya alınarak beton ile takviye edilmiştir. Kalıntılar, uzun süre Adliye binasının otopark olarak kullanılan bahçesinin içinde kalmıştır. Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı’nın burayı restore etme projesi vardır.