Etiket arşivi: Azerbaycan

Milliyetçilik 9

Fotoğraf: Millet Gazetesi

Fotoğraf: Millet Gazetesi

  • Breton Kurtuluş Cephesi ile Bretonlar, Korsika Ulusal Kurtuluş Cephesi FLNC ile Korsikalılar ayrıca Alsace bölgesinin Fransa’dan ayrılma potansiyeli var.
  • İtalyan GSYH’sının önemli bir bölümünü oluşturan Padanya bölgesi, Lombardia, Aosta, Piemonte, Liguria, Veneto ve Emilia-Romagna bölgelerini kapsıyor. Zengin Kuzey İtalya’nın ayrılmasını/özerkliğini savunan Kuzey Ligi Partisi, 1990′lı yıllarda Padanya’nın İtalya’dan tamamen kopmasını savunmuştu. Şimdiki talepleri, Kuzey’in kazandığı paranın büyük bir bölümünün bölgede kalması ve buradan idare edilmesi. Kuzey Ligi Partisi’nin lideri Matteo Salvini’nin güney İtalyalılar için “Kokuyorlar” gibi aşağılayıcı ifadeler kullandığı da biliniyor. Salvini ayrıca İslam karşıtı çizgisiyle de tanınıyor ve göçmenlerin sınır dışı edilmesini savunuyor. Partisini milliyetçilik çizgisine oturtan Salvini, popülizm gereği Milano mitingine elinde İncil ve tespihle çıktı. Siyasi ve dilsel özerklik elde etmiş olan müreffeh Güney Tirol de İtalya’nın diğer bölgelerinin sorunlarıyla meşgul olmak istemiyor ve Roma’dan ayrılmak istiyor.
  • Belçika ekonomisinde aslan payını karşılayan Flamanlar yıllardır bağımsızlık düşüncesini, bazen yüksek sesle, dile getiriyor.
  • 2017 Almanya seçimlerinde, Alman neo-faşizminin yükselen markası Alternative für Deutschland, “Almanya’yı yabancılardan geri alacağız” sloganını kullandı ve üçüncü parti oldu.
  • İspanya’da Katalonya, İtalya’da Padanya ve Güney Tirol, Almanya’da Bavyera, Belçika’da Flamanlar ülkelerinin zengin ve yoksul arasındaki refah farkını azaltarak mali denge kurma işinden kurtulmak istiyorlar.
  • Zengin ve yoksul eyaletler arasındaki refah farkını azaltarak mali denge kurmayı amaçlayan sisteme yaptıkları yüksek ödeme zenginlerin en büyük şikayeti, bazen de bağımsız olma itkisi.
  • 1980’lerin sonlarına doğru Doğu Avrupa’daki bütün sosyalist sistemler çözülme dinamiğine girmişti.
  • 1917’de temelleri atılan ve 1922’de kurulan Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla 15 devlet kurulmuştur: Rusya, Ukrayna, Moldova, Litvanya, Letonya, Estonya, Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan, Ermenistan, Azerbaycan ve Beyaz Rusya. Yugoslavya’nın parçalanması SSCB’nin dağılması gibi barışçıl olmamıştır. Yugoslavya’nın yerine 7 devlet kurulmuştur: Slovenya, Hırvatistan, Makedonya, Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ ve Kosova. Bu devletler kurulurken yaşanan acılar ve milliyetçilik, çocukları birbirine düşman etmiştir.
  • Post-kolonyal çalışmaların önemli ismi Hintli akademisyen Partha Chatterjee’ye (1947-) göre, 1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından gelen bağlamda milliyetçilik artık medeni hayatın düzenli sükunetini tehdit eden karanlık, ilkel ve nereye gideceği belli olmayan kadim bir güç olarak görülüyor.
  • Milliyetçilik, her ne kadar, insan yaşamının ve şerefinin dokunulmazlığına, genel adalet ilkesine, kutsal otoriteye ve aşkınlığa atıfta bulunsa da, aslında bunların gerçek içeriğine doğrudan doğruya karşıdır. Çarpışan milliyetçilikler, biçimlerin arkalarında sakladıkları özü yalanlamaya ve reddetmeye çalışırlar, diye yazıyor Bosnalı Rusmir Mahmutcehajic.

 

 

Çağdaş Sanata Varış 299|Çağdaş Mimarlık 3

Dans Eden Ev/Dancing House, Prag, Çek Cumhuriyeti. 1895 yılında Yeni Rönesans tarzında yapılan bina 1945 yılında yanlışlıkla ABD uçakları tarafından bombalanmış ve yeri uzun zaman boş kalmış. 1989’daki devrimden sonra dikkat çekici bir köşe tasarlanmasına karar verilmiş. Proje önce Hırvat ve Çek kökenli bir mimar olan Vlado Milunic ile 1992 yılında başlamış. Daha sonra Kanada kökenli ünlü mimar Frank Gehry projeye dahil olmuş. İlk tasarlanan silindir binayı fazla erkeksi bulan Gehry, onun yanına yumuşak hatlı bir kadın silueti eklemiş. Gehry, binaya Fred & Ginger adını vermeyi düşünmüş ama bu fikrinden vazgeçmiştir. Fakat Dancing House yine de Fred & Ginger adıyla da bilinir.  Yapının, şehrin tarihi ve mimari dokusuna uygun olmadığını söyleyip karşı çıkanlar çok olmuştur ama bina, Prag’ın sembollerinden biri haline gelmiştir. Mimarlar ise binayı Yeni Barok olarak adlandırmışlardır. Farklı tarzıyla dikkat çeken bu yapı, uluslararası şirketlerin ofisleri olarak kullanılmakta, çatı katında bir restoran bulunmaktadır.  Gehry, bir teknolojiyi bir başkasıyla mantığa aykırı bir biçimde yan yana getirerek eski bağlılıklar ve tutarlılıklarla alay etmeyi sever: Geleneksel biçimlerin komik çözülmesi, bozuşturma ve çarpıtma aracılığıyla komikleştirilir.  Gehry, ikonik yapıları, kendine has estetik anlayışı, tasarıma kazandırdığı yeni ifade biçimi, kullanılan materyaller konusundaki yeni arayışları, şehirleşmedeki sosyal ve kültürel rolü ile mimarinin önde gelen simalarından biridir. Fotoğraf:www.3oda1salon.net

Dans Eden Ev/Dancing House, Prag, Çek Cumhuriyeti.
1895 yılında Yeni Rönesans tarzında yapılan bina 1945 yılında yanlışlıkla ABD uçakları tarafından bombalanmış ve yeri uzun zaman boş kalmış. 1989’daki devrimden sonra dikkat çekici bir köşe tasarlanmasına karar verilmiş. Proje önce Hırvat ve Çek kökenli bir mimar olan Vlado Milunic ile 1992 yılında başlamış. Daha sonra Kanada kökenli ünlü mimar Frank Gehry projeye dahil olmuş. İlk tasarlanan silindir binayı fazla erkeksi bulan Gehry, onun yanına yumuşak hatlı bir kadın silueti eklemiş. Gehry, binaya Fred & Ginger adını vermeyi düşünmüş ama bu fikrinden vazgeçmiştir. Fakat Dancing House yine de Fred & Ginger adıyla da bilinir.
Yapının, şehrin tarihi ve mimari dokusuna uygun olmadığını söyleyip karşı çıkanlar çok olmuştur ama bina, Prag’ın sembollerinden biri haline gelmiştir. Mimarlar ise binayı Yeni Barok olarak adlandırmışlardır.
Farklı tarzıyla dikkat çeken bu yapı, uluslararası şirketlerin ofisleri olarak kullanılmakta, çatı katında bir restoran bulunmaktadır.
Gehry, bir teknolojiyi bir başkasıyla mantığa aykırı bir biçimde yan yana getirerek eski bağlılıklar ve tutarlılıklarla alay etmeyi sever: Geleneksel biçimlerin komik çözülmesi, bozuşturma ve çarpıtma aracılığıyla komikleştirilir.
Gehry, ikonik yapıları, kendine has estetik anlayışı, tasarıma kazandırdığı yeni ifade biçimi, kullanılan materyaller konusundaki yeni arayışları, şehirleşmedeki sosyal ve kültürel rolü ile mimarinin önde gelen simalarından biridir.
Fotoğraf:www.3oda1salon.net

Haydar Aliyev Kültür Merkezi, Zaha Hadid, Bakü, Azerbaycan. Fotoğraf:www.archdaily.com/ Image © Hufton+Crow

Haydar Aliyev Kültür Merkezi, Zaha Hadid, Bakü, Azerbaycan.
Fotoğraf:www.archdaily.com/ Image © Hufton+Crow

Galaxy SOHO, Zaha Hadid, Beijing, Çin. Fotoğraf:www.dezeen.com

Galaxy SOHO, Zaha Hadid, Beijing, Çin.
Fotoğraf:www.dezeen.com

  • Irak asıllı İngiliz vatandaşı Zaha Hadid (1950-2016) küreselleşmeyi savunan bir mimardı. Bilgisayar destekli, parçalı geometriler içeren kıvrımlı, dekonstrüktif tasarımları neo-fütüristik olarak adlandırılıyordu. Çalışmaları, çağdaş özgür düşüncenin kalıpları, üslupları reddeden çoğulculuk anlayışına uygun bulunmuştu. Roma’daki MAXXI Müzesi, Bakü’deki Haydar Aliyev Kültür Merkezi, Dubai Operası, Guanzhou Opera Binası, 2020 Tokyo Olimpiyatları için uzay gemisi biçiminde tasarladığı stadyum, İstanbul’da Kartal’ın dönüşümü için açılan yarışmada birinci olan Sanayi Bölgesinde Merkezi İş Alanları Projesi projelerinden bazıları.
Zaha Hadid, İngiltere Kraliyet Enstitüsü RIBA’nın altın madalyasını (the Stirling Prize) tek başına kazanan ilk kadın mimar olmuştu. Daha önce bu ödülü kazanan kadın mimarlar olmuştu ama onlar bir mimarlık ekibinin içinde yer almışlardı. Londra’da, Brixton’daki Evelyn Grace Academy, 2011 yılında Zaha Hadid’e altın madalya kazandıran proje olmuştu. Fotoğraf:www.wintech-group.co.uk

Zaha Hadid, İngiltere Kraliyet Enstitüsü RIBA’nın altın madalyasını (the Stirling Prize) tek başına kazanan ilk kadın mimar olmuştu. Daha önce bu ödülü kazanan kadın mimarlar olmuştu ama onlar bir mimarlık ekibinin içinde yer almışlardı.
Londra’da, Brixton’daki Evelyn Grace Academy, 2011 yılında Zaha Hadid’e altın madalya kazandıran proje olmuştu.
Fotoğraf:www.wintech-group.co.uk

Zaha Hadid’in Cincinnati Contemporary Arts Center (2003) projesi, Mies van der Rohe’nin Berlin’de 1926’da yaptığı Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht Anıtı projesinin yeni yorumudur, deniyor. Fotoğraf: www.postpost.co

Zaha Hadid’in Cincinnati Contemporary Arts Center (2003) projesi, Mies van der Rohe’nin Berlin’de 1926’da yaptığı Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht Anıtı projesinin yeni yorumudur, deniyor.
Fotoğraf: www.postpost.co

Zaha Hadid’in kendi adını taşıyan bir tasarım galerisi de vardı. Zephyr adını verdiği kanepenin tasarımında, kayaların yıllar içinde rüzgarla edindiği doğal formlardan ilham aldığını söylediği ürün, tek veya çoğaltılarak kullanılabilecek şekilde düşünülmüş. Fotoğraf: Zaha Hadid Design

Zaha Hadid’in kendi adını taşıyan bir tasarım galerisi de vardı. Zephyr adını verdiği kanepenin tasarımında, kayaların yıllar içinde rüzgarla edindiği doğal formlardan ilham aldığını söylediği ürün, tek veya çoğaltılarak kullanılabilecek şekilde düşünülmüş.
Fotoğraf: Zaha Hadid Design

 

 

 

Özbekistan Gezisi 53 Türkiye Cumhuriyeti Özbekistan İlişkileri

  • 16. yüzyıldan sonra Şiilik İran’ı Orta Asya hanlıklarının siyasal düşmanı haline getirmişti. Safeviler yeni oluşmuş Özbek devletini yendikten hemen sonra Çaldıran Savaşı’nda Osmanlı padişahı I. Selim (1512-1520) tarafından bozguna uğratıldılar ve bu zafer Özbek devletinin yeniden canlanmasına ve Osmanlı İmparatorluğu ile uzun süren bir ittifakın oluşmasına yol açmıştı.
  • Özbek hacılar, Acem ülkesinden uzak durup Osmanlıların elindeki toprakları kullanmayı tercih ettiler.  Orta Asyalılar İstanbul’da mola verilmeden yapılan haccı eksik kabul etmeye başladılar. 1517’de İstanbul halifelik merkezi olunca Halife-Padişah Rusya Müslümanları için bir şeyler yapabilecek tek yönetici haline gelmişti.
  • Bölgenin insanlarıyla ortak kültürel, dilsel ve dinsel bağları olmasına rağmen Türkiye’nin 1980’ler öncesinde Orta Asya cumhuriyetleriyle pek ilişkisi olmadı.
  • 1982 yılında zamanın Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in talimatıyla Pakistan’dan Türkiye’ye getirilen 5000 Afganistanlı Türk göçmeninden Özbekler Antakya’ya, Türkmenler Tokat’a, Kırgızlar Van’a yerleştirilmişti.
  • 1991 sonrasında yeni oluşan Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan ve daha sınırlı bir düzeyde olmak üzere Tacikistan’la ilişkiler büyük bir hızda gelişti. Türk hükümeti bu ülkelerin bağımsızlığını ilk tanıyanlar arasındaydı. Resmi tanımanın hemen ardından Türkiye, Orta Asya’nın başkentlerinde diplomatik misyonlar oluşturdu. Bu ülkelere Ankara’da büyükelçilik olarak kullanmaları için binalar tahsis edildi. Türkiye, yeni devletlerin BM’ye ve çeşitli Avrupa örgütlerine üyeliği için gereken formaliteleri başlattı. Karşılıklı ziyaretler yapıldı, anlaşmalar imzalandı. ABD Başkanı George Bush, bu faaliyetleri desteklediklerini açıkladı. Türkiye, İran karşısında kültürel bir panzehir olarak görülüyordu.
  • Türkiye vekil olarak görev almayı ve Orta Asya devletlerinden gelecek dışişleri bakanlığı personelinin eğitimine yardımcı olmayı kabullenen ilk ülkelerden biri oldu.
  • 1991’de imzalanan Türkiye-Özbekistan diplomatik teknik yardım protokolüne göre,
    Türkiye Dışişleri Bakanlığı Özbek diplomatlara profesyonel eğitim verecek,
    Türkiye elçilikleri karşılıklı belirlenecek bir dönem boyunca Özbekistan’ı temsil edecek, bu ülkenin haklarını ve çıkarlarını üçüncü ülkeler nezdinde koruyacaktı.
  • Fransız desteği ile Taşkent’te Özbek diplomatlarını eğitmeye yönelik olarak kurulmuş üniversitenin rektörü Özbek Dışişleri Bakanıdır.
  • Türkiye çeşitli Orta Asyalı bürokratları, özellikle de ekonomistleri eğitim için davet etti.
  • TC, her cumhuriyete öğrenim bursu vermeye başladı; Avrasya TV programlarını Orta Asya’ya iletmeye başladı. Ülkeler arasında düzenli uçak seferleri başladı.
  • Moskova, Türkiye’yi Pantürkçü amaçlar gütmekle suçladı. Oysa Pantürkçülük ve Panturancılık Orta Asya’da asla popülerlik kazanmamıştı. Bunları savunanlar 1908-1918 arasında küçük bir Azeri, Tatar ve Türk aydınlar grubuydu. Panislamcılık ise 1880-1920’de, Müslümanları Rus hakimiyetinden kurtarmanın bir yolu olarak düşünülmüştü. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Pantürkçülük iddialarının temelsiz olduğunu belirtti.
  • Orta Asyalı subayların oldukça büyük bir bölümü Türkiye’de ya da Türkler tarafından eğitilmekte.
  • Ulusçular, Türkiye’nin ağabey olarak nitelendirilmesini isterken, bu görüş eski Sovyet Türkleri tarafından resmi yollardan reddedildi.
  • Aralık 1991 tarihinde Baltık Devletleri ve Gürcistan (1993) hariç, tüm eski Sovyetler Birliği Cumhuriyetleri Rusya’nın kurduğu Bağımsız Devletler Topluluğu’na katıldılar, askeri paktlar imzaladılar.
  • 1992-1993 yıllarında TC Orta Asyalı cumhuriyetlere mal ve projeler için toplam bir milyar dolar kredi verdi; Türk Kızılay’ı da 143 milyon dolarlık gıda ve tıbbi yardım bağışında bulundu.
  • 1993 yılında Kazakistan hariç, Orta Asya Cumhuriyetlerince imzalanan Kiril Alfabesinden Latin Alfabesine geçiş anlaşması Antalya’da imzalandı. Kazakistan’da etnik yapıdan ötürü birden fazla alfabe kullanıldığı için bu konuda ihtiyatlı davranıldı. Antalya’da birkaç gün süren konferans sırasında 34 harften oluşan bir Latin Alfabesi geliştirildi ve bunun Türkçe konuşan ülkeler için ortak olacağı konusunda mutabakata varıldı. (Dünyada Türkçe konuştuğu bilinen 30 halk bulunmakta.)
  • Türkiye’nin Özbek muhalif liderlere sığınma hakkı tanımasına Kerimov’un tepki göstermesi nedeniyle Özbekistan Türkiye ile olan ilişkilerini en alt düzeye indirdi. Bu durum 1995 yılına kadar sürdü.
  • 1996 yılında Afganistan’da ikili yönetim ortaya çıktı: Kuzeyde 2001 yılına kadar Ahmet Şah Mesut komutasındaki  Kuzey İttifakı ile Güneyde Taliban. İçinde Türkiye’nin de yer aldığı Batı, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Kazakistan, Rusya, Hindistan ve 2001 yılından itibaren Pakistan Kuzey İttifakı’na destek verdi.
  • 1999 yılındaki olaylar sonrasında Türkiye Özbekistan ilişkileri yeniden soğudu.
  • Ankara ile Taşkent’in arasını açan, bir suikast olarak tanımlanan girişim oldu. Şubat 1999’da Taşkent’te dört ayrı yerde bombalar patladı. 13 kişi öldü, 124 kişi yaralandı. Kerimov, olayın bir suikast girişimi olduğunu söyledi. Suikasta Türkiye vatandaşının da katıldığı suçlaması, ilişkilerdeki kırılma noktasıydı. Sanıklar birkaç hafta sonra Türkiye’de yakalandı, Özbekistan’a iade edildi. Necmettin Erbakan’ın, Taliban’ın üslerinde eğitim alan ve suikasttan sorumlu tutulan Özbekistan İslami Hareketi adlı örgütün lideri olan Tahir Yoldaşev’e 100.000 dolar para yardımında bulunduğu öne sürüldü, Erbakan sessiz kaldı. Kerimov Yoldaşev’i, Vahabiler ile işbirliği yapmakla suçlarken, Muhammet Salih’i de suikast girişiminden sorumlu tutuyordu. Bu olayın ardından Taşkent yönetimi, Türkiye’de eğitim gören Özbek öğrencileri geri çekti.
  • Karzai ile arası açılınca ev hapsinde tutulan Raşid Dostum, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın gönderdiği özel uçakla Türkiye’ye getirildi. Afganistan’da hakkında adam kaçırma, işkence, saldırı ve haneye tecavüz suçlamalarıyla dava açılan Dostum’un, hakkındaki soruşturmaya son verilmesi karşılığında Türkiye’ye gelmeyi kabul ettiği söylendi. Refah-Fazilet çizgisinin Taliban’a karşı savaşan Özbek General Raşit Dostum’a da sırt çevirmiş olduğu basında yer alan iddialar arasındaydı.
  • Kerimov özellikle Refahyol döneminde Türkiye’de okuyan Özbek öğrencilerin köktendinci akımların etkisine girdiğinden yakınmıştı.
Muhammed Salih, eşi ve kızı ile Frankfurt’ta. Eşi Aydın Salih vefat ettiği zaman cenazesinin Karaca Ahmet Şakirin Camii’nden kaldırıldığı, cenazeye milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve çok sayıda devlet erkanının katıldığı habererk’te yer aldı. Fotoğraf:qulnoma.wordpress.com

Muhammed Salih, eşi ve kızı ile Frankfurt’ta.
Eşi Aydın Salih vefat ettiği zaman cenazesinin Karaca Ahmet Şakirin Camii’nden kaldırıldığı, cenazeye milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve çok sayıda devlet erkanının katıldığı habererk’te yer aldı.
Fotoğraf:qulnoma.wordpress.com

  •   Özbek muhalefet partisi ERK’in lideri ve 1991’de İslam Kerimov’un karşısındaki tek cumhurbaşkanı adayı Muhammet Salih (1949-) de iki ülke arasındaki bir başka sürtüşme konusu olmuştu. Salih, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %33 oy almış, ancak sonradan yapılan resmi açıklamada oy oranı %12.7’ye düşmüştü. Salih 1993 yılında gözaltına alınmıştı. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Özbekistan ziyareti sırasında Kerimov’dan Muhammet Salih’i serbest bırakmasını rica etmiş, Salih, Özal ayrıldıktan bir gün sonra serbest bırakılmıştı. Önce Azerbaycan’a giden Salih, Özal’ın daveti üzerine Türkiye’ye geldiğinde Özal birkaç saat önce ölmüştü. 1994 yılında Kerimov Salih’in TC’de yaşamasından duyduğu rahatsızlığı iletince, Türkiye Salih’i önce Kıbrıs’a oradan da Almanya’ya gönderdi.
  • Aynı zamanda şair olan Muhammet Salih’in şiir kitabının önsözünü Bülent Ecevit yazmıştı.
  • Muhammet Salih, ABD’nin 11 Eylül şüphelileri listesinde de yer almıştı.
  • Muhammet Salih Türkiye’den ayrıldı ama Özbekistan-TC ilişkileri düzelmedi.
  • Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 2003’te Özbekistan’ı ziyaret etti.
  • 2005’te Andican kentinde düzenlenen protesto gösterisinde güvenlik güçlerinin ateş açması sonucu yüzlerce kişinin ölmesinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ele alındığı oturumda Türkiye’nin Özbekistan aleyhine oy kullanması, Taşkent’i çok kızdırdı. Davutoğlu’nun ifadesiyle, iki ülke arasında 2006’dan bu yana yanlış anlaşılmalardan kaynaklanan bir durağanlık yaşandı.
  • Daha Andican Olayları yaşanmadan, Özbekistan’a girerken benim gibi yeşil pasaportu olanlar bir müddet bekletilmiş, hafif bir zorluk çıkartılmıştı.
  • Andican Olaylarından sonra Özbekistan’da yatırımı olan, Özbekistan ile ticaret yapan Türk girişimciler büyük zorluk yaşadılar. Lisanslarının iptal edilmesi, ülkeyi terk etmeye zorlanmaları gibi.
  • 2009′da Nahcivan’da imzalanan anlaşma ile, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye arasında Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi kurulmuş, Türkmenistan ve Özbekistan tarafsızlık politikaları nedeniyle konseye katılmamıştır.
  • Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun 10-12 Temmuz 2014 tarihlerindeki Özbekistan ziyareti, ikili ilişkiler açısından bir dönüm noktası oluşturdu. Türkiye ile Özbekistan arasında 13 yıl aradan sonra Dışişleri Bakanları düzeyinde gerçekleşen bu temasın, çeşitli nedenle durağanlaşan ikili ilişkileri yeniden canlandıracağı düşünüldü. Aynı gün Türk Dışişleri Bakanı’nı Aksaray Köşkü’nde Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov da kabul etti.
  • TC Başbakanlık verilerine göre Türkiye’de Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinden 12335 öğrenci öğrenim görmektedir ve 2010-2013 yılları arası Asya ülkelerinden 8 bin 241 öğrenciye burs verilmiştir.
  • Orta Asya’da açılmış Türk okulları biz oradayken bazı zorluklar yaşıyordu. Türkmenistan’daki okulların Türk Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmaları istenmiş, bu değişim gerçekleştirilmişti. Oysa Özbek makamları böyle bir uzlaşı aramadan Türk okullarını kapatmıştı.

 

Özbekistan Gezisi 49 Politik Gelişmeler 2

  • Eski Özbekistan Komünist Partisi’nin devamı olan, İslam Kerimov’un (1938-) Demokratik Halk Partisi siyasal yaşama egemendir. Kerimov, siyasal kariyerine SSCB’nin Komünist Partisi’nde başlamıştı. Özbekistan’da toplam beş siyasal parti vardır ama muhalefet partileri yasaklar ve baskıcı önlemler nedeniyle siyasal yaşamda etkisizdir.
  • Tacikistan’da İslamcı söylemi benimseyen Tacik muhalefetini tehdit olarak gören Rusya ve Özbekistan Tacikistan iç savaşına aktif olarak müdahale etmiştir.
  • 1992 yılında komşu Tacikistan’da yaşanan iç savaşı Kerimov, ülke içindeki muhalefeti sert yöntemlerle sindirmek için kullandı.
  • 1993 yılında Orta Asya devletleri rubleden ayrılarak kendi para birimlerini oluşturdular; Özbekistan’ın para birimi sum oldu.
  • 1994 yılında yapılan parlamento seçimlerinde Kerimov yanlıları büyük çoğunluk elde etti.
  • 1994’te serbest piyasa ekonomisine geçiş yönündeki adımlar hızlandırıldı. Özbekistan’ın İran ve Rusya’ya karşı mesafeli duruşu, Batı ülkelerinden geniş çaplı yardım almasını sağladı. Aynı yıl Özbekistan ve Kazakistan, Rusya’dan yapılan ithalatı kısma kararı aldı.
İslam Kerimov. Fotoğraf: www.dunyabulteni.net

İslam Kerimov.
Fotoğraf: www.dunyabulteni.net

  • Kerimov, sınırlı miktarda özelleştirmeye izin verirken, devletçi ekonomik yapıyı koruma kararı aldı. Bazıları bunu Çin ya da Şili (Pinochet) modeli olarak tanımlar.
  • 1995 yılında yapılan referandumla Kerimov’un görev süresi 5 yıl uzatıldı.
  • 1995 yılında Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan bir devletler arası konsey, bir dışişleri bakanları konseyi ve Orta Asya İşbirliği Bankası kurdular.
  • 1996 yılında başlayan siyasal yumuşama, 1998’de özellikle İslamcı muhalefeti hedef alan yasaklayıcı düzenlemelerle sona erdi.
  • ABD’nin açık  desteğinde, 1997 yılında Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan ve Moldova tarafından kurulan, adını kurucu ülkelerin baş harflerinden alan çok uluslu örgüte 1999 yılında Özbekistan da katıldı ve örgütün adı GUUAM oldu. Aynı zamanda, Sovyetlerin dağılmasından sonra bağımsızlıklarını ilan eden devletlerin Rusya ekseninden fazla uzaklaşmaması için kurulan Bağımsız Devletler Topluluğu’na (BDT) da üye olan bu beş devletin çalışmalarını ayrı bir platformda sürdürme istekleri Rusya’yı rahatsız etti. Rusya ile sorunları olan ülkelerin Birlik’te yer alması, örgütün BDT’nin içindeki Batı Bloğu diye anılmasına yol açtı.
  • Kerimov yönetimi 1998 yılında Yabancı Yatırımlar Kanununu kabul etmiş, yabancı sermayeli şirketlere vergi istisnaları, sermaye mallarına gümrük vergisi muafiyeti sağlamıştır.
  • 1999 yılında yapılan parlamento seçimlerini Kerimov yanlıları kazandı; kendisi de 2000 yılında %92 oy oranı ile yeniden cumhurbaşkanı seçildi. 2007’deki seçimde ise oyların %88’ini aldı.
  • Taşkent, 1999’da Moskova’nın önderliğindeki Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) bünyesindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nden ayrılmıştı. Nedeni de söz konusu örgütün üye ülkelere askeri müdahale yapabilmesi ve bunun da Özbekistan’ın anayasasına aykırı olmasıydı. Taşkent, 2006’da bu örgüte tekrar üye olurken, 2012’de bir kez daha bu örgütten ayrıldı. Aralık 2013’te ise BDT Serbest Ticaret Bölgesi’ne üye olacağını beyan etti.
  • 1999’da bombalamalar sonrasında yapılan tutuklama ve yargılama süreçleri, istihbarat ve güvenlik güçlerinin uyguladığı baskıcı yöntemler Batı’da tartışılmaya başlandı. Bombalamalardan, o sırada Norveç’te bulunan, 1991’deki ilk cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kerimov’un rakibi olan Muhammed Salih ile Özbekistan İslami Hareketi liderleri Tahir Yoldaşev ve eski bir tren soyguncusu olan Cuma Namangani’nin sorumlu tutulması Azimcan Askarov’un ifadesine dayandırılmıştı. Ancak daha sonra Askarov’un Batılı gazetecilerle görüşürken Muhammed Salih’in sorumluluğuna ilişkin tüm suçlamaların düzmece olduğunu açıklaması bir skandala neden olmuştu.
  • Taliban’ın, Orta Asya yönetimlerini devirmeye hazırlanan radikal hareketleri beslediği biliniyordu.
  • 2001 Haziran ayında Özbekistan Şanghay İşbirliği Örgütü’ne katıldı.
  • 11 Eylül sonrası, 2001 Eylül ayında ABD’nin bölgeye gelerek Afganistan, Özbekistan ve Kırgızistan’a yerleşmesiyle yeni bir jeopolitik oluşum ortaya çıktı.
  • 11 Eylül sonrası Afganistan harekatına destek veren ve Batı müttefiki olan Özbekistan, Ekim 2001’de ABD’ye Hanabad askeri üssünü kurma izni verdi.
  • ABD’nin Afganistan operasyonunun başlamasından sonra, Afganistan’da kamplar kuran ve 1999 yazında Kırgızistan ve Özbekistan’a saldırılar düzenleyen Özbekistan İslami Hareketi dağıtıldı, hareketin kalıntıları Afganistan’dan çekilmek zorunda kaldı. Bu örgüt, Başkan George Bush’un New York ve Washington’daki terör eylemlerinin sorumlusu olarak saydığı üç örgütten biri idi (diğer ikisi El Kaide ile İslami Cihad).
  • Kerimov’un görev süresi 2003 yılında yapılan bir referandum ile beş yıldan yedi yıla çıkarıldı. 2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeniden aday olabilmesi için gerekli olan yasal düzenleme de yapıldı.
  • 2003 Kasım ayından itibaren önce Tiflis’te sonra Kiev ve Bişkek’te gerçekleşen iktidar değişiklikleri Rusya ve Orta Asya liderlerini rahatsız etti.
  • Kerimov, 2004’te yapılacak parlamento seçimleri öncesi, başta Andican olmak üzere, vilayet yönetimlerinde değişiklikler yaptı. Kendisinin atamış olduğu bu yöneticileri görevden alırken yapılan suçlamalar hakkında hukuki işlem yapılmadı.
  • 2004 yılında ABD ve İsrail Büyükelçiliklerine intihar eylemleri düzenlendi. Teröristlerin başka ülke vatandaşları (Kazakistan) olduğu iddia edildi. Tiflis olaylarının ardından Soros Vakfı’nın ülke içindeki faaliyetlerine son verildi; üniversitelerdeki yabancı görevlilerin ayrılması sağlandı; diğer uluslararası kuruluşlara sıkı denetim getirildi.
  • Anayasada yapılan değişikliklerle parlamento, Alt Kanat ve Senato olarak ikili yapıya dönüştürüldü; cumhurbaşkanının yetkilerinde görünürde kısıtlamalara gidildi.

 

Özbekistan Gezisi 48 Politik Gelişmeler 1

  • Özbekistan, nüfusu, coğrafi konumu, doğal kaynakları ve ekonomisi ile bölgenin güçlü devletlerinden biridir. Orta Asya’da tarihsel, kültürel, hatta stratejik çekim merkezi Özbekistan’dır.
  • SSCB’den  bağımsızlık sonrası oluşan Orta Asya’daki rejimlerin tümü devlet başkanlığı sistemini uygulamaktadır.
  • Bağımsızlık sonrası bölge ülkeleri arasında yaptığı reformlar, yabancı yatırımın ülkeye çekilmesi ve serbest piyasa ekonomisine geçişte en başarılı ülke olan Özbekistan, yoğun nüfusuna rağmen 1990’lı yıllarda ekonomik verilerde açıkça gözlenebilen ilerlemeler sağlamıştır.
  • 2008 yılında Dünya Bankası tarafından, ülkelerin nominal Gayri Safi Yurtiçi Hasılasına göre yapılan sıralamada, 182 ülke içinde bölge ülkelerinin sıralamasına baktığımızda, Kazakistan 51., Azerbaycan 72., Özbekistan 83., Türkmenistan 97., Afganistan 117., Tacikistan 137., Kırgızistan 140. sırada yer almaktadır. Bu listede Türkiye Cumhuriyeti 17. sıradadır. Bu sıralamaya göre Türkiye Cumhuriyeti’nin GSYH’si 794,228 milyon ABD Doları iken, Özbekistan’ınki 27,918 milyon ABD Dolarıdır.
  • Uluslararası Para Fonu’nun kişi başına nominal Gayri Safi Yurtiçi Hasılalarına göre 2011 yılı verileri ile 184 ülke arasında Kazakistan 58., Azerbaycan 75., Türkmenistan 98., Özbekistan 135., Kırgızistan 151., Tacikistan 155. sırada yer almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti bu listede 62. sıradadır.
  • Özbekistan’daki politik gelişmelere, diğer Türki Cumhuriyetlere ve otoriter yönetimlerin işleyişine de ışık tutacağı için biraz detaylı yer vermek istiyorum.
Kazak sanatçı Yerbossyn Meldibekov, Taşkent’teki Navoy Opera ve Bale Tiyatrosu’nun yer aldığı fotoğraflarla rejim değişikliğini betimlemiş. ArtInternational İstanbul, 2015. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kazak sanatçı Yerbossyn Meldibekov, Taşkent’teki Navoy Opera ve Bale Tiyatrosu’nun yer aldığı fotoğraflarla rejim değişikliğini betimlemiş.
ArtInternational İstanbul, 2015.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Stalin’in 1937-38 yıllarındaki Büyük Temizlik Hareketi sırasında, aralarında Özbekistan başbakanı Feyzullah Hocayev ve Özbekistan Komünist Partisi birinci sekreteri Ekmel İkramov’un da bulunduğu çok sayıda Özbek milliyetçi bir komplo hazırlığı içinde oldukları gerekçesiyle idam edilmiş, Stalin’in ölümünden sonra saygınlıkları iade edilmişti.
  • Sovyet yönetiminin reformlara yöneldiği 1980’lerde Özbekistan’da çeşitli karışıklıklar yaşanmıştı. Fergana Vadisi’nde 1989’da Sünni Özbekler ile Şii Mesketler arasında çıkan çatışmalarda yüzlerce kişi ölmüştü. Tacikistan’da çıkan savaş sırasında Özbekistan’daki Mesketler’e saldırılar yapılmıştı.
  • Bazı İran ulusçuları, Türk dili konuşan Orta Asyalıların ve Azerbaycanlıların Türkleştirilmiş Acemler olduğunu savunur.
  • Tacikistan, yüzyıllar boyunca Buhara Emirliği’nin bir parçasıydı. Pek çok Özbek, Sünni Tacikleri Farsça konuşan Özbekler olarak görür. Zaten Tacikistan nüfusunun dörtte biri Özbek’tir.
  • 1990 yılında Özbekistan parlamentosu Moskova karşısında daha geniş özerkliği öngören bir karar almıştı.
  • 31 Ağustos 1991’de SSCB’den bağımsızlık ilan edildi. SSCB’nin dağılması ulusun, ulusal kimliğin, bölgesel sınırların ve ulusal çıkarın yeniden tanımlanması demekti. Özbekler, bağımsızlığı ilk ilan eden ülkeler arasındaydılar.
  • Orta Asya devletlerinin tümü kendi anadillerini anayasal devlet dili konumuna getirdi ve yerli elitler arasında hala temel iletişim dili olan Rus diline eş statü vermeyi reddetti.
  • Orta Asya devletlerinin tümü (Kırgızistan’da meclis tarafından engellenebilen bir çifte vatandaşlık söz konusu), Rusya’nın sürekli taleplerine rağmen, etnik Ruslara çifte vatandaşlık hakkı vermeyi reddetti. Azınlık konumunu kabullenemeyen ya da ülkenin anadilini öğrenmeye isteksiz olan birçok Rus göç etti. Kazakistan’dan Rusya’ya 1994 yılında yaklaşık 400.000 kişi göç etti.
  • 1991’de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini, daha önce Komünist Partisi birinci sekreterliği görevinde bulunan İslam Kerimov kazandı.
  • 1992 yılında yürürlüğe giren Özbekistan anayasası ile otoriter bir başkanlık sistemi hayata geçirilmiştir. Doğrudan halk tarafından seçilen ve üst üste en fazla iki dönem görev yapması karara bağlanan cumhurbaşkanı geniş yetkilerle donatılmıştır. İki dönem şartı daha sonra ihlal edilmiştir.
  • Cumhurbaşkanı, başbakanı, bakanlar kurulunu, valileri, yüksek mahkeme yargıçlarını, önemli devlet görevlilerini atar. Görev süresi referandum ile uzatılabilir. İhlalde bu maddeden yararlanılmıştır.
  • Beş yılda bir 250 üyeli parlamento seçimi yapılır.
  • Seçmen yaşı 18’dir.