Etiket arşivi: Awbari

Libya 3

  • Libya, yıl boyunca akan ırmaklardan yoksundur. Sayısız ırmak yatağı, yağışlar sırasında taşkın sularıyla dolar, kısa sürede kurur ama zengin yeraltı su kaynakları vardır.
  • Vahalarda ve su kaynakları çevresinde engerek gibi zehirli yılanlar yaşar.
  • Kıyı şeridi boyunca sebha denen tuzlu göller vardır. Batı kıyısındaki topraklar da çok tuzludur.
  • Her 5-6 yılda bir yaşanan kuraklık bir ya da iki yıl sürer.
  • Kabile düzeni hakimdir.
  • Arapça resmi dildir.
Kasr el Hac’da yaşayan bir kadın. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kasr el Hac’da yaşayan bir kadın.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Nüfusun %97’si Sünni Müslümandır.
  • Eski kölelerin soyundan gelen Siyahlar özellikle ülkenin Batı kıyısında yaşar.
  • İç savaş öncesi önemli bir azınlık olan Mısırlı ve Tunuslu Araplar, geçmişte önemli bir azınlık grubu olan  İtalyanlar ve Yahudilerin yerini almıştı.
  • İç savaş öncesi bebek ölüm oranı yüksek olmakla birlikte, genel ölüm oranı, dünya ortalamasının altında idi.
  • Kişi başına elektrik tüketimi çoğu Afrika ülkesinden daha yüksekti.
  • Nükleer enerji tesisleri kurma çalışmaları vardı.
  • Balık ve sünger avcılığını daha çok Yunan, İtalyan ve Malta balıkçı tekneleri yürütmekteydi.
  • 1980’lerde yapılan büyük yatırımlarla ülkenin hemen her yanına hastane, klinik ve sağlık merkezleri kurulmuştu. Buralarda parasız bakım ve tedavi hizmeti veriliyordu. Avrupa’dan ve Arap ülkelerinden sağlık personeli getirtilmişti.
  • Eğitim bütün kademelerde parasız, altı yıllık ilköğretim zorunluydu. Okuryazarlık oranı 1995 yılında %76,2 idi.
  Sahra Çölü’nün kuzeyi Ubari Kum Denizi, güneyi Marzuk Kum Denizi olarak adlandırılıyor. Marzuk daha küçük. Biz onu uzaktan gördük. Grubumuz, Ubari (Awbari) üzerinde yol aldı. Ubari, İsviçre büyüklüğünde. Burada 11 adet göl varmış, bir kısmı kurumuş. Kuruyanlardan tuz elde ediliyormuş. Suları kullanıldığı için göllerin olduğu yerde kamp yaptırmıyorlardı. Kuruyan gölün tuzu ile kum karılarak briket yapılıyordu. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu


Sahra Çölü’nün kuzeyi Ubari Kum Denizi, güneyi Marzuk Kum Denizi olarak adlandırılıyor. Marzuk daha küçük. Biz onu uzaktan gördük.
Grubumuz, Ubari (Awbari) üzerinde yol aldı. Ubari, İsviçre büyüklüğünde. Burada 11 adet göl varmış, bir kısmı kurumuş. Kuruyanlardan tuz elde ediliyormuş. Suları kullanıldığı için göllerin olduğu yerde kamp yaptırmıyorlardı. Kuruyan gölün tuzu ile kum karılarak briket yapılıyordu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Ovalarda kumullar ve tuzlu bataklıklar bulunur.
  • Fransa’nın üç misli, Türkiye’nin iki mislinden fazla yüzölçümü olan ülkenin %90’ı Sahra içinde kalır. Burası geniş bir alana dağılmış az sayıda vaha dışında çıplak kayaçlardan ve rüzgarla sürüklenen kum örtülerinden oluşur. Kumluk ve taşlık çöller ülkenin esas yüzey örtüsüdür. Kıyı bölgesinin güneyi de yarı çöl görünümlü çayırlarla kaplıdır. Ülkenin güneybatısındaki Fizan bölgesinde kumulların oluşturduğu yükseltiler yaklaşık 160 km uzunluğunda bir sıra biçimini almıştır.
  • Gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farklılığı özellikle Sahra’da çarpıcı boyutlardadır. Cifare Ovası’nda el-Aziziye’de, dünyanın gölgedeki en yüksek sıcaklığı (58 derece) ölçülmüştür. Sahra’nın bazı yerlerinde yılın yaklaşık üçte ikilik kısmında hiç yağış olmaz. Fizan bölgesindeki sebha dünyanın en kurak yerleri arasındadır. Güneyden esen ve büyük miktarda kum tozu taşıyan sıcak gıbli (fön) rüzgarı kuraklığı daha da artırır.
  • Ülkenin orta kesimi bir dizi volkanik dorukla kaplıdır.

 

 

Libya 2

Akdeniz, durmadan yer değiştiren kum tepeleri, göz alabildiğine uzanan dağ sıraları, bereketli yeşilliği ile Berka Ovası, hurma ağaçlarıyla dolu vahalar, volkanik bazalt kayalar, kızgın güneş, gök delinmişçesine yağan yağmur ile çok renkli bir ülke idi Libya.

Her evin önünde doğrudan sokağa açılan mavi, yeşil boyalı, üstleri kemerli kapılar, modern binalar, şantiyeler,…

  • Bir söylenceye göre arkaik canavarlardan, gözlerinin içine bakanı taşa çeviren Medusa ve iki kız kardeşinin vatanı Libya’dır.
  • Eski resmi adı Libya Arap Sosyalist Halk Cemahiriyesi idi. 2011 yılında başlayan iç savaşla devletin adı önce sadece Libya oldu, 2013 yılından bu yana ise Libya Devleti.
  • Taha Akyol’un yazısından: “Cemahiriye “cumhurlar idaresi” demektir. Kaddafi’ye göre liberal demokrasi bir Batı uydurmasıydı. Halk egemenliği için aşiret, köy, mahalle, semt ve şehir düzeyinde “cumhur”lar yani halk komiteleri kurulmalı, onlardan oluşan “Cemahiriye” devleti oluşturulmalıydı. Böylece cumhurlar (komiteler) yoluyla her şeye halk karar verecek, devletin yerini cumhurlarda örgütlenmiş halk alacaktı.
    Tabii her cumhur ya da komite Kaddafi’nin emrinde yapılandığı için ortaya iptidai bir totalitarizm çıktı… Zaten amaç bildiğimiz demokrasi değildi.”
  • Ülkenin başkenti Trablus.
  • Halkın %92’si Arap, %5’i Berberi. Ayrıca Tuaregler, Tubular ve Avrupalılar vardı.
  • Fiziki coğrafya açısında üç ana bölgeye ayrılır: Trablus, Berka (Sirenaika /Kireneika ) ve Sahra. Ülkenin %90’ı Sahra içinde kalır. En verimli tarım alanları Trablus bölgesindedir, en yoğun nüfus da buradadır. Trablus ve Bingazi, kentsel nüfusun üçte ikisini barındırmaktaydı. Zaten kırsal kesimde göçebe ve yarı göçebe hayvancılıktan yerleşik yaşam biçimine geçişin çok yakın bir geçmişi vardı.
Libya’da Sahra Çölü’nün kuzeyinde Ubari (Awbari) Kum Denizi. Ubari’nin büyüklüğü İsviçre kadar. Üzerinde 11 göl varmış, bir kısmı kurumuş, kuruyanlardan tuz elde ediliyor. Göllerin suları kullanıldığı için göllerin etrafında kamp yapılmasına izin verilmiyordu. Fotoğrafta görülen yere Um İl Me-Suyun Anası deniyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Libya’da Sahra Çölü’nün kuzeyinde Ubari (Awbari) Kum Denizi. Ubari’nin büyüklüğü İsviçre kadar. Üzerinde 11 göl varmış, bir kısmı kurumuş, kuruyanlardan tuz elde ediliyor. Göllerin suları kullanıldığı için göllerin etrafında kamp yapılmasına izin verilmiyordu. Fotoğrafta görülen yere Um İl Me-Suyun Anası deniyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Sirte (Surt) Havzası ve Bingazi çevresi başlıca petrol yataklarını barındırır. Nitelikli işgücü açığı nedeniyle petrol tesislerinde çok sayıda yabancı teknisyen ve işçi çalıştırılmaktaydı.
  • Libya’nın en önemli yeraltı zenginliği petroldür ve ihracat gelirlerinin tamamına yakını  petrolden sağlanırdı. Afrika’nın en büyük petrol üreticisi olan Libya’nın kanıtlanmış petrol rezervleri Afrika toplamının yaklaşık yarısını, dünya rezervlerinin ise %2’sini oluşturur. Petrol ve doğal gaz üretimi GSYİH’nın dörtte birini oluşturmaktaydı.
  • Çoğu uluslararası petrol şirketinin Libya’daki mal varlığı 1973 yılında millileştirilmişti. Daha sonra, çoğunluk hissesi Libya’da kalmak koşuluyla, çoğu İtalyan, bazı yabancı şirketlerin petrol aramasına izin verilmişti.
  • Petrol taşımacılığında dışa bağımlılığa büyük ölçüde son verilmişti.
  • Kaddafi döneminde diğer madenlerin çıkarımı da devlet denetimindeydi.