Etiket arşivi: Arnavutluk

Milliyetçilik 10

  • Milliyetçilik akımlarının en güçlü olduğu bölgelerden biri olan Balkanlar için Bismarck “Bir Pomeranya askerinin kemiklerine bile değmez” derdi. Pomeranya askeri, en eğitimsiz ve en ucuz donanımlı bölgesel devşirmelerdi.
  • Balkanlar’da sorun çoktur: Sorunlu bölgeler deyince Romanya hudutları içinde olan Transilvanya, Romanya ile Macaristan arasında; Kosova, Sırbistan, Arnavutluk ve bağımsız Kosova arasında; Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan ve Makedonya Cumhuriyeti arasında sorun olan ve ilk akla gelen bölgelerdir.
  • Eski Yugoslavya’nın bulunduğu topraklarda Sırp, Karadağ, Hırvat, Sloven, Makedon, Arnavut, Boşnak, Türk, Macar, Ulah/Romen ve Çingene/Roman halklarının müşterek varlığının yaklaşık 1300 yıllık tarihi vardı. Bu etnik gruplar 489 yıl Osmanlı İmparatorluğu egemenliği altında yaşamışlardı. Bölge halkı İkinci Dünya Savaşı’nda Tito’nun önderliğinde birleşerek Nazilere karşı başarılı gerilla savaşları vermiş, Almanların yenilmesinden sonra Tito başkanlığında altı cumhuriyetten oluşan Yugoslavya Federal Cumhuriyeti kurulmuş ve bütün bu etnik gruplar Tito’ya bağlı kalmışlardı.
  • Ukraynalılar, Beyaz Ruslar ve Ruslar Doğu Slavları;
    Polonyalılar, Çekler, Slovaklar, Silezyalılar, Moravyalılar Batı Slavları grubunda yer alırlar. Bir Çek ile bir Leh, iki kardeş sayılırlar.
    lovenler, Hırvatlar, Sırplar, Makedonlar, Boşnaklar, Pomaklar ve Bulgarlar Güney Slavları öbeğini oluştururlar. Yugoslav, Güney Slavları anlamına gelir.
Josip Broz Tito. Fotoğraf: Total Croatia News

Josip Broz Tito.
Fotoğraf: Total Croatia News

  • 19. yüzyılda bölgedeki siyasi toplumsal gelişmeler, Fransız Devrimi’nin etkisi ile uç veren milliyetçi bağımsızlık hareketleri ile belirlendi. Yoksul köylülük, 19. yüzyılın bağımsızlık mücadelelerinin kitlesel gücünü oluşturdu. Rusya’dan beslenen Pan-Slavizm, Slav halklarının hepsinin siyasi tasarımlarını etkilese de onları birleştiremedi.
    Her Slav halkının kendi milliyetçi akımı ve bağımsız devlet hayali vardı. Hırvat milliyetçiliğinin kurucuları, Hırvatistan’ın ve Dalmaçya’nın önemli bölümünü, Slovenya’nın ve Bosna’nın bazı kesimlerini kapsadığı varsayılan, ütopik İllirya’ya Pan-Slav ülküsünün çekirdeği anlamını yüklediler. Güney Slavlığının din, dil ve siyasal birliğini sağlayarak alt milli kimlikleri eritmeyi amaçlayan Büyük İllirya milliyetçiliği, 19. yüzyılın ikinci yarısında etkisini yitirdi. Katolik Hırvatlar, Sırpları ikinci dereceden Hırvat veya Ortodoks Hırvat sayıyorlar, Slovenleri ise dağ Hırvatları diye tanımlıyorlardı. Yunan milliyetçiliği, 19. yüzyıl sonlarında Makedonya nüfusunun çoğunluğunun Slav olduğu ortaya çıkınca, Makedonların Slavofil Yunanlılar olduğu tezini ortaya attı. Bu ve bunun gibi tezlerin günümüzde de geçerliliğini koruduğuna dikkat çekiyoruz. 20. yüzyıl başında Hırvat partileriyle Müslüman temsilcilerinin işbirliği yaparak Sırp temsilcileri dışlamaları, Sırp milliyetçiliğini şiddete itmişti. Jön Türk hareketi de bölgeyi Türkleştirmek için karşı-çeteciliğe girişmişti. 1900’lerin başında Makedonya, dünya çapında ünlenmiş bir eşkıyalık diyarıydı. Müstakbel Yugoslavya’nın Slav olmayan en büyük etnik grubu Arnavutlar arasında da Kosova’da ayrılıkçı, milliyetçi hareket gelişmeye başladı.

 

Bizans İmparatorluğu 125| Patrikhane 4

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Katoliklerden farklı olarak, Ortodoks dünyası, çok kutuplu bir yapıya sahip.
  • Ortodoksların tarihsel olarak dört merkezi var: Kudüs, İskenderiye, Antakya ve İstanbul. Bir görüşe göre, bunlardan ilk üçü, doğrudan doğruya İsa’nın havarileri tarafından kuruldukları için, daha kutsal olarak kabul ediliyor. İstanbul Kilisesi’nin önceliği ise Bizans’ın başkenti olmasından kaynaklanıyor, deniyor.
  • Osmanlı İmparatorluğu’nun zayıflaması, Fener Patrikhanesi’nin Ortodoks Kiliseler üstündeki otoritesini de zayıflattı. Osmanlı’dan bağımsızlığını kazanan ülkelerin kiliseleri Patrikhane’nin yetkilerini kabul etmediklerini açıklayarak birer milli kiliseye dönüştü. Balkanlar’da yeni devletlerin kurulması ile birlikte bölgede otosefal kilise yapılanması hakim oldu. Bunlardan biri de Atina’daki Yunan Ortodoks Kilisesi idi. Fener Patrikhanesi’nin yetkilerini kabul edenler Yunanistan’a sonradan bağlanan kuzey kesimdeki kiliseler, Girit ve 12 Ada Metropolitleri ve Yunanistan dışında yaşayan Yunanlıların mensubu oldukları kiliselerdir. Dolayısıyla Yunanistan’ın bir bölümü otosefaldir. 1883’ten beri Yunan Kilisesi bağımsız ise de bazı tasarruflarını patriğin onayına sunuyor.
Ayios Yeoryios Kilisesi’nin içinden. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Ayios Yeoryios Kilisesi’nin içinden.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Otosefal kiliseler, patriklere bağlı olmalarına rağmen kilise işlerini ulusal düzeyde herhangi bir patrikten bağımsız olarak yönlendirebilen, ama Ortodoksluğu bağlayıcı kararlar alamayan kiliselerdir.
  • Dünya üzerindeki Ortodoks Kiliseleri üç gruptan oluşuyor:
    *Patriklik Düzeyindeki Kiliseler: İskenderiye, Antakya (Şam), Kudüs, İstanbul.
    *Ulusal Kiliseler: Moskova, Belgrad, Bükreş, Sofya, Tiflis.
    *Otosefal Kiliseler: Yunanistan, Güney Kıbrıs, Arnavutluk, Polonya, Gürcistan, Kanada, ABD, Afrika Metropolitlikleri.
  • Fener Patrikhanesi’ne bağlı metropolitlikler ve başpiskoposluklar şunlardır: Kadıköy, Gökçeada, Bozcaada, Prens Adaları, Terkos, Girit, 12 Adalar, ABD, Avustralya, Yeni Zelanda, Avrupa.

ABD, Avustralya, Yeni Zelanda ve Avrupa’da yaşayan bütün Ortodokslar Fener’e bağlı değildir. Sadece buralarda yaşayan Yunanlıların bağlı oldukları kiliseler Fener’e bağlıdır. ABD’de 14 milyon civarında Ortodoks nüfus vardır ve bunların 2 milyonu Yunan’dır ve Fener’e bağlıdır. Ayrıca, Aynaroz, Patmos, Selanik, Cenevre ve Kore’de de bazı kurumlar Fener’e bağlı olarak çalışmaktadır.

  • Fener Patriği’nin otoritesi altında olmayan otosefal Ortodoks kiliseleri liderlerini kendileri seçer, ama meşruiyet, İstanbul’daki Eşitler Arasında Birinci (Pirumus Inter Pares) olan Patrikhane’den gelir. Bunlar, liderlerini İstanbul’a teklif eder ve son seçimi İstanbul yapar.
  • Fener Rum Patrikhanesi, 9. yüzyıldan bu yana ayinlerde ilk sırada anılmaktadır. Ayinlerde sayılış sırası İskenderiye, Antakya, Kudüs, Rusya, Belgrad, Romanya, Bulgar, Tiflis Patriklikleri, Kıbrıs ve Atina Başpiskoposluğu, Polonya Metropolitliği, Arnavutluk ve Çekoslovakya Başpiskoposluğu şeklindedir.
  • Ancak kesin olan şey, Ortodoks dünyasının onursal merkezi Fener Rum Patrikhanesi’dir.
  • Yunanistan Başpiskoposunun Patrik Bartholomeos ile arası çok bozuk ama, genellikle Yunanlılar, Osmanlı İmparatorluğu devrinde Yunan kültürünü ve milli kimliğini ayakta tuttuğu için Patrikhane’ye karşı şükran duygusu içindeler. İstanbul’a gelen Yunanların çoğu mutlaka Patrikhane’ye giderler. Bir ara Yunanlılar, Patrikhane’yi bir Yunan adasına taşıyıp ona “zulme uğramış sürgünde Patrikhane” adını vermeyi düşünmüşlerdi.

 

Bizans İmparatorluğu 91| İznik Bizans İmparatorluğu

  • Bizans’ın soylu ailelerinden birinin oğlu Theodor Laskaris, eşi III. Aleksius’un kızı Anna Komnena (1176-1212) ile Latin istilasından sonra İznik’e kaçar, 1205 yılında kendini imparator ilan eder (1205-1222). Böylece yeni bir Bizans devleti kurulmuş olur.
  • Bulgarlarla uğraşmakta olan Latinler, bu yeni oluşumla pek ilgilenemez. I. Theodor Laskaris Karadeniz Ereğlisi’ni, Amasra’dan başlayarak Ankara yakınlarına kadar olan bölgeyi, Bursa, Gemlik, Bergama, İzmir, Efes ve bütün Menderes havzasını hakimiyetine alır. Böylece Latin İmparatorluğu ile Konya Selçuklu Sultanlığı arasında bir tampon bölge oluşturur. Laskaris’in kurduğu idari yapı Bizans İmparatorluğu’nda geçerli olan sistemin aynısıdır.
  • Latin İmparator Henry Hainaut (1206-1216) Selçuklu Sultanlığı ile, Laskaris de Bulgarlarla ittifak anlaşması imzalar.
  • Eski ve kaçak İmparator III. Aleksios Angelus Komnenos da Konya’da Selçuklulara sığınır. Sultan I. Gıyasettin Keyhüsrev (1205-1211), Laskaris’e ültimatom verir, tahtı kayınpederine terk etmesini ister. Selçuklu ordusu, müttefiki Latinlerin desteğiyle İznik bölgesine saldırır. Laskaris’in talebi üzerine onunla teke tek dövüşen I. Keyhüsrev ölür. İznik Bizans İmparatorluğu büyük bir zafer kazanmış olur. III. Aleksios esir düşer ve ömrünün sonuna, 1211’e kadar İznik’te bir manastıra kapatılır.
  • Latinlerle Laskaris arasında 1214 yılında barış antlaşması yapılır ve Latinler böylece İznik’teki Bizans devletini resmen tanımış olurlar.
  • İmparator Henry 1216’da ölünce yerine kız kardeşi Yolanda’nın kocası Peter Courtenay (1216-17) imparator seçilir. Courtenay, Dürazzo’yu (Dıraç, Arnavutluk) Theodor Dukas’dan geri almak isterken esir düşer. Yolanda (1217-19), naip olarak imparatorluğu yönetmeye başlar; kızı Maria’yı I. Theodor Laskaris’e eş olarak verir. Yolanda ölünce yerine ikinci oğlu Robert Courtenay geçer (1221-28).
Madonna ve Kutsal Çocuk ikonası, Bizans, 8. yüzyıl. Basilica di San Clemente, Roma, İtalya. Fotoğraf:Kina Italia/Lego Italy, M. Gerardi, 1992.

Madonna ve Kutsal Çocuk ikonası, Bizans, 8. yüzyıl.
Basilica di San Clemente, Roma, İtalya.
Fotoğraf:Kina Italia/Lego Italy, M. Gerardi, 1992.

  • Epir Despotu Theodor Dukas (1216-1220), hem Dukas, hem Angelus hem de Komnenos kanı taşıdığı için Bizans’ın gerçek varisi olduğunu iddia eder ve dolayısıyla Laskaris’i tanımaz. Haçlılar tarafından Montferrat Markisi ve Dördüncü Haçlı seferi lideri I. Boniface’a (1150-1207) verilmiş olan Selanik’i 1224 yılında ele geçirerek oradaki Latin devletini yıkmış olur. Bu fethin ardından Roma-Bizans imparatoru ilan edilir.
  • 1204 Haçlı işgalinden sonra, Bulgar Çarlığı ve Selçuklu Sultanlığından başka Bizans İmparatorluğu sınırları içinde ikisi Bizans, biri Latin kökenli üç devlet kurulmuş olur. Epir ve İznik Bizans devletleri arasındaki çekişme Latin İmparatorluğu’nun ömrünü uzatır.
  • Laskaris 1222 yılında yönetimi, kızıyla evlenmiş olan III. İoannes Dukas Vatatzes’e (1222-54) bırakır. Vatatzes, 1225’te Anadolu’daki, İzmit yarımadası hariç Latin İmparatorluğu’na ait bütün bölgeleri, Midilli, Sakız ve Samos adalarını işgal eder. Edirne onun hakimiyetine talip olur.
  • Latin İmparatoru Robert Courtenay ölür, yerine kardeşi II. Baldwin Courtenay (1228-61) geçer. Ancak kardeşi küçük bir çocuk olduğundan Latinler naip olarak İznik ve Epir tehlikesinden korunmak amacıyla Bulgar Çarını seçerler. Theodor Dukas Bulgarlara savaş açar, esir düşer. Bulgarlar Arnavutluk’un bir kısmı ile Makedonya ve Trakya’yı ele geçirip büyük bir Bulgar Çarlığı kurunca Latinler onun yerine yaşlı eski Kudüs Kralı Jean de Brienne’i ömür boyu naip atarlar (1231-37).
  • Bu işe çok kızan Bulgar Çarı Asen, Vatatzes ile ittifak kurar, kızı Helena’yı Vatatzes’in oğlu ile evlendirir, birlikte Konstantinopolis’i kuşatırlar. Bu şehrin 8. kez kuşatılmasıdır. Ancak Asen, şehrin düşmesinden İznik’in daha büyük avantaj elde edeceğini anlayınca Latinlerle ittifak yapar ve İznik’e savaş açar. Konstantinopolis kurtulur. Asen ölünce şehrin üzerindeki Bulgar tehdidi de kalkar.
  • 1246 yılında Selanik, İznik’e bağlı bir şehir olur. Vatatzes, Konstantinopolis’in dışında olmasına rağmen, Bizans tarihinin en önemli imparatorlarından biridir. Onun döneminde tarım ve sanayi ürünlerinin üretimi artmıştır. Konstantinopolis’e arka çıkan Venedik ile ticareti yasaklamıştır. Onun ve oğullarının döneminde İznik belli başlı bilim, sanat ve kültür merkezi haline gelmiştir. Halk tarafından da çok sevilmiş, ölümünden 50 yıl sonra aziz ilan edilmiştir.
  Erken Rönesans ressamı Benozzo Gozzoli (1420-1497) tarafından yapılmış VIII. İoannis Paleologos tablosu. Fotoğraf:tr.vikipedia.org


Erken Rönesans ressamı Benozzo Gozzoli (1420-1497) tarafından yapılmış VIII. İoannis Paleologos tablosu.
Fotoğraf:tr.vikipedia.org

  • Vatatzes’in oğlu II. Theodor Dukas Laskaris (1254-58) despot biridir. Aristokrat bir aileden gelen ve değerli bir komutan olan Mihail Paleologos’tan nefret eder. Hayatını tehlikede gören Mihail Paleologos Selçuklu sultanına sığınır. Babası gibi sara hastalığı olan II. Theodor ölünce yerine 7 yaşındaki oğlu IV. İoannes Dukas Laskaris (1258-61) geçer. Seçilen naibi ve ailesini öldüren 33 yaşındaki Mihail Paleologos 1259 yılında müşterek imparator olarak taç giyer ve imparatorlukta gücün gerçek sahibi olur. Paleologos, Dukas, Angelus ve Komnenos aileleriyle yakınlığı vardır, karısı da Vatatzes ailesindendir. Onun döneminde Cenevizliler, Venedik’e tanınan tüm hakları ele geçirirler.
  • Mihail Paleologos’un Sezar olarak atadığı Aleksios Strategopulos Silivri’de Venedik donanmasının Konstantinopolis’ten ayrıldığını ve şehrin savunmasız kaldığını öğrenince şehir surlarının yakınındaki bir manastırda saklanır, gece, en iyi adamlarıyla gizli bir geçitten şehre girer, dışarıdaki 800 kişilik birliğini içeri alır, şehri savaşmadan ele geçirir. Son Latin imparatoru II. Baldwin Courtenay, bir Venedik gemisine binerek kaçar.
  • Konstantinopolis’e gelen VIII. Mihail Paleologos (1261-1282), yeni bir hanedanın kurucusu olarak Aya Sofya’da taç giyer. İznik İmparatorluğu’nu Konstantinopolis’e bağlar. İznik’teki 11 yaşındaki İmparator IV. İoannes Laskaris ise kör edilip hapse atılır.