Etiket arşivi: anti-Semitizm

Milliyetçilik 3

  • Avrupa’da, milliyetçilerin, göçlerin denetim altına alınması için bastırmaya başlaması; vatandaş ordularını oluşturması; modern anti-Semitizmin biçimlenişi; var olan devletlerin birleşmesinden çok ayrılmasını teşvik etmesi 19. yüzyılın son dönemlerinde gerçekleşmiştir.
  • Dünya üzerinde, 1914’ten beri var olan ve yönetim biçimleri şiddet yoluyla değiştirilmemiş yalnızca sekiz devlet bulunuyor. Bunlar Birleşik Krallık ve İngiliz Milletler Topluluğu’nun dört eski üyesi, ABD, İsveç ve İsviçre’dir. Geriye kalan ülkelerin tümü etnik çatışmaya sahne olmuştur.
  • Siyasi ya da sivil milliyetçilikte, ulusal kimlik, kurulmuş bir devletin meşru üyesi olmaktan doğar. Vatandaşlığa bağlı milliyetçilik genellikle Fransız Devrimi ile ilişkilendirilir. Kültürel ya da etnik milliyetçilikte ise, ulusal kimlik, vatandaşlıktan ayrı ve belki üstün görülen, kimi kültürel veya etnik kıstaslara göre belirlenir. Etnik ya da kültürel milliyetçiliğe en sık örnek verilen Almanlardır; siyasi veya sivil milliyetçiliğin en yaygın örneği ise Fransızlardır.
  • Milliyetçilik, bir kolektif kimlik oluşturma yoludur. Milliyetçiler, tarihsel ve sosyolojik süreçlerin altını çizerek, ulusları kültür ve kan bağı olan büyük aileler olarak sunarlar. Bu gibi ilksel bağlar/kimlikler, vatandaşlığa bağlı milliyetçilik için tehdit oluşturur. Ulusların modern formuna yakın bir biçimde tarihin başlangıcından bu yana var olduğunu söyleyenler yalnızca milliyetçi ideologlardır. Ama bizim için, gerçek olduğuna inandığımız şeyler gerçektir (Perception is reality. – W. I. Thomas). İnsanların, sorunlu olduğunu bildikleri, ama yine de bir özdeşleşme kurdukları bazı anlatıları kabullendikleri bilinir.
  • Kültürel milliyetçiliğin tarihinin vatandaşlığa bağlı milliyetçilikten daha eski olduğu kolayca söylenebilir. 15. yüzyılın sonunda İspanya’da, 16. yüzyılda Fransa’da yaşanan Katolikler lehine diğer din ve mezhepleri yok etme, egemenlik alanını kanla tek dinli hale getirme kültürel milliyetçiliğe/etnik arındırmaya iki eski örnektir.
  • 1492 yılında Endülüs Devleti’nin de yıkılışıyla 780 yıl boyunca İber Yarımadası’nda yaşamış olan Müslümanlar ve onlarla beraber Yahudiler, bir tercih yapmak zorunda kaldılar. Ya dinlerinden vaz geçecekler ya da vatanlarını terk edeceklerdi. Papa tarafından Katolik Krallar diye adlandırılan Kastilya Kraliçesi I. Isabel ile Aragon Kralı II. Ferdinand devrinde ülke yalnız Katoliklerden oluşsun diye pek çok can alındı, büyük göçler yaşandı.
  • 1572 yılında Fransa’da yaşanan Saint Barthelemy Katliamında Katolikler evlerinde uyumakta olan Protestanlara saldırmışlar, Paris’te başlayan katliam daha sonra ülke geneline yayılmış, iki gün süren katliam sonucunda on binlerce Protestan öldürülmüş, sağ kalan Fransız asıllı Protestan soyluların tamamına yakını Katolikliği kabul etmiş, Protestan halkın bir kısmı İsviçre ve Almanya’ya kaçmış, bir müddet sonra da Kuzey Amerikalı Huguenot topluluğu oluşmuştur.

 

Günümüzde de aynı amaçla aynı hunharca eylemler yaşanmaktadır: Örneğin Myanmar’ı sadece Budistlerden oluşan bir devlet haline getirmek için Myanmar ordusu yıllardan beri Arakan Müslümanlarına yönelik etnik temizlik yürütmektedir. Saldırı, terör ve açlığa mahkum etme yöntemiyle Müslümanlar, Müslüman Bangladeş’e kitlesel göçe zorlanmaktadır. Myanmar ordusu hem ülkeden kaçan yüz binlerce Arakanlıyı katletmek hem de Bangladeş'e sığınanların geri dönüşünü engellemek için Bangladeş sınırına da mayın döşüyor. Arakan’da yaşayan, Rohingyalı olarak adlandırılan bu Müslüman gruplar yıllardan beri devlet terörü ile karşı karşıya. Fotoğraf: Değişim Haber

Günümüzde de aynı amaçla aynı hunharca eylemler yaşanmaktadır: Örneğin Myanmar’ı sadece Budistlerden oluşan bir devlet haline getirmek için Myanmar ordusu yıllardan beri Arakan Müslümanlarına yönelik etnik temizlik yürütmektedir. Saldırı, terör ve açlığa mahkum etme yöntemiyle Müslümanlar, Müslüman Bangladeş’e kitlesel göçe zorlanmaktadır. Myanmar ordusu hem ülkeden kaçan yüz binlerce Arakanlıyı katletmek hem de Bangladeş’e sığınanların geri dönüşünü engellemek için Bangladeş sınırına da mayın döşüyor. Arakan’da yaşayan, Rohingyalı olarak adlandırılan bu Müslüman gruplar yıllardan beri devlet terörü ile karşı karşıya.
Fotoğraf: Değişim Haber