Etiket arşivi: ağaç

Çınar Ağacı ile Fidan

Fotoğraf: Sağlık Platformu

Fotoğraf: Sağlık Platformu

“Kadim bir çınar ağacının fazla yakınına kök salmış bir fidan.

Fidanın ince ve zayıf kökleri su için aşağılara doğru iner, ama çınar ağacının kökleri daha derindedir ve daha çok susamıştır.

Fidan ışığa ulaşmak için ince bedeniyle uzar, ama geniş dalları ve yapraklarıyla çınar ağacı güneş ışığının çoğunu kendine alır.

Sonbahar geldiğinde ise, çınar ağacı yapraklarını döker, fidan da onların altında gömülü kalır.

Bütün çocuklar fidanlara, bütün ebeveynler de çınar ağacına benzemez mi? Onları bu yüzden terk etmemiz gerekmez mi?

Bir başka açıdan ise:

Çınar ağacının yaprakları fidanın etrafına dökülür, gübreye dönüşür, bu da fidanın beslenerek büyümesine yardımcı olur.

Şiddetli yağmurlar, acımasız fırtınalar geldiğinde de çınar ağacı, genç ağacı korur, belki hayatını kurtarır.

Ve oduncular geldiğinde, fidanla hiç ilgilenmezler; tek dertleri, çınar ağacıdır.

Çınar ağacı yıkıldığında fidanı da yıkmaz mı?

Sadece doğrudan onun üzerine düşerse. Fidan çok küçük olduğu için isabet almama ihtimal çok fazladır.”

 

 

Joyce’un Kızı, Annabel Abbs, hep kitap, 2017, sayfa 154, 155’den özet.

 

 

Kauçuk 2

  • Sentetik kauçuk üretimi doğal kauçuğa göre daha ucuz ama daha zayıf, daha az esnek ve titreşime daha az dayanıklı.
  • Hata kaldırmayacak pek çok üründe doğal kauçuk her zaman ilk tercih olmaya devam ediyor.
  • Tek bir otomobil lastiği için dört ağaçtan bir ay boyunca toplanan miktarda lateks gerekiyor.
Lastik ağacı dediğimiz ağaçtan özsu toplanıyor. Fotoğraf: www.sciencedaily.com

Lastik ağacı dediğimiz ağaçtan özsu toplanıyor.
Fotoğraf: www.sciencedaily.com

  • Yoğun beyaz lateks, ağacın kabuğunda açılan kesiklerden kaplara damlıyor.
  • Normal bir ağaç ayda birkaç kilo kauçuk veriyor.
  • İşlenecek ham lateks tanklarda toplanıyor.
  • Kıvamlanarak sertleşen yapışkan madde tabakalar halinde presleniyor ve fabrikalara gönderiliyor. Orada lastik conta, kemer, izolasyon malzemesi, otomobil lastiğine dönüşüyor.
  • Dünya genelinde toplanan kauçuğun yaklaşık olarak dörtte üçü otomobil, kamyon ve uçak lastiği yapımında kullanılıyor. Bu sayı, yılda iki milyar.
  • Kauçuk özü en iyi gece saatlerinde akıyor. Bu işte çalışanlar kauçuk ağacından özsuyu toplamak üzere sabah ikide kalkıyor. Üreticiler, kafa lambası takarak çalışıyor.
  • Lateksi sertleştirmekte formik asit kullanılıyor.
  • Sık tropikal ormanlar kesilerek, yakılarak, yağmur ormanları yok edilerek  yerine  kauçuk ağacı dikiliyor.
  • Ürün, dünyanın bu yoksul kesiminde yaşayan insanlara refah getiriyor, bölgenin yalıtılmışlığına son veriyor.
  • Dünyanın büyük çeşitliliğe sahip ekosistemleri monokültür yapılan tarım alanlarına dönüşüyor. Monokültür, belirli bir bitki türünün bir bölgede çok yaygın olarak uzun yıllar boyunca yetiştirilmesine dayanan bir tarımsal yöntem. Endüstriyel tarımda sıklıkla kullanılan bu yöntem, kısıtlı işgücü olanaklarına sahip bölgelerde yüksek hasat oranlarına ulaşılmasına yardımcı olmaktadır.
  • Kauçuk ağacı ekimi, dünya tarihinin en büyük ve en hızlı ekolojik değişimlerinden birine neden oluyor.
  • Kauçuk ağaçlarının çok fazla suya gereksinim duyması nedeniyle kuyular ve nehirler kuruyor, bu durumda ekosistemlerin zarar görmesinden kaygılanılıyor.

 

Kauçuk 1

Doğal kauçuk elde edilen ağaç: Hevea brasiliensis. Fotoğraf: www.panoramio.com

Doğal kauçuk elde edilen ağaç: Hevea brasiliensis.
Fotoğraf: www.panoramio.com

  • Endüstri için olmazsa olmaz üç hammadde var: çelik yapımında kullanılmak üzere demir, makineleri çalıştırmak için yakıt ve tüm hareketli parçaları birbirine bağlamak ve korumak için kauçuk.
  • 19. yüzyıl başında kauçuk yaz sıcağında eriyen, soğukta esnekliğini kaybeden bir üründü.
  • 1840 yılında ABD’li Charles Goodyear kauçuğu stabilize etmeyi başardı ve kauçuk yaygın kullanıma uygun hale geldi. Goodyear’ın keşfine vulkanizasyon adı verildi.
  • Güney Amerika’ya özgü kauçuk ağacı sıcak ve yağışlı iklimlerde, özellikle Ekvator civarında yetişiyor.
  • Kauçuk ağacının anavatanı Amazon Havzası.
  • Kauçuk ağacının özsuyu lateks.
  • Lateks veren ağaçların civarında, Amazon ormanları yakınlarında yeni kentler ortaya çıkmaya başladı.
  • İngiltere’de Kew Gardens yetkilileri, Amazon’dan kaçak olarak kauçuk tohumu getirttiler. 1870’lerde Henry Alexander Wickham, yarım tondan fazla kauçuk ağacı tohumu toplayarak Londra’ya sattı. Bu tohumlardan elde edilen fidanlar, izleyen dönemde Asya’daki İngiliz, Fransız ve Hollanda sömürgelerine taşındı.
  • 1910’larda Asya’da 50 milyonu aşkın Güney Amerika ağacı yetişiyordu.
  • Günümüzde Malezya, Endonezya, Tayland, Kamboçya, Vietnam ve Myanmar’ın güney kesimlerinde üretim yapılıyor. Güneydoğu Asya kauçuk üretiminin merkezi durumuna geldi.
  • Bugün dünyada kauçuğun %40’tan fazlası ağaçlardan elde ediliyor.
  • Küresel doğal kauçuk üretimi 1983’te 4 milyon ton iken günümüzde 12 milyon ton.
  • 2014 üretim yüzdelerine baktığımızda, Kuzey ve Güney Amerika %3, Afrika %5, Asya %92.
  • Asya kaynaklı rekabet, sık ekim nedeniyle yaşanan yaprak küfü salgını Amerika’daki üretimi çökertmiş bulunuyor. Afrika’daki üretimin düşüklüğü, yol ve elektrik gibi altyapı yokluğundan kaynaklanıyor.

 

Ağaç

  • Yapılan araştırmalar ağaç türü çeşitliliğinin kuş türü çeşitliliğini de artırdığını göstermiş.
  • Aynı zamanda ağaçların yaşıyla kuş türü çeşitliliği arasında da bir korelasyon bulunmuş; ne kadar çok yaşlı ağaç, o kadar çok kuş çeşidi.
  • Ülkemizde en fazla yaşlı ağaç Antalya’da bulunuyormuş.
  • Türkiye’de bulunan 436 kuş türünün 334’ü Antalya-Isparta-Burdur üçgeninde yaşıyormuş.
  • Taksim Gezi Parkı’nda 60’a yakın ağaç türü tespit edilmiş. Çoğu 70 yaşında.
İstanbul Kocamustafapaşa’da Sümbülefendi Camii’nin avlusundaki 1300 yaşında olduğu tahmin edilen selvi, şehrin en yaşlı ağaçlarından biri. Ağacı koruyabilmek için dalının altına demir destekler konmuş. Fotoğrafta önde ise kuş sebili görülüyor.

İstanbul Kocamustafapaşa’da Sümbülefendi Camii’nin avlusundaki 1300 yaşında olduğu tahmin edilen selvi, şehrin en yaşlı ağaçlarından biri. Ağacı koruyabilmek için dalının altına demir destekler konmuş. Fotoğrafta önde ise kuş sebili görülüyor.

  •  T.C. Onuncu Kalkınma Planı’nda (2014-2018), “Yaşanabilir mekan olgusunun en önemli boyutlarından birisi de çevresel kalitenin korunmasıdır” diye yazılı.
  • Ormanla kaplı havzaların daha fazla yağış aldığı ve daha fazla kullanılabilir su ürettiği biliniyor.
  • Orman altı bitki örtüsünün su tutma kapasitesi çok yüksek.
  • Yeryüzüne ulaşan yağışın toprağa girmesi, toprak içinde aşağıya sızarak derelere ve kaynaklara ulaşmasında ormanların etkisi çok önemli. Toprak gibi bir ortamdan geçmeden yüzeysel akışla derelere ulaşan sular yüksek akımlar şeklinde ya sel ya da taşkınlar oluşturarak ortamdan uzaklaşırlar.
  • Ormanın en önemli fonksiyonu su rejiminin düzenlenmesi, suyun az olduğu dönemlerde su kaynaklarının beslenmesinin garanti altına alınması ve suyun temizlenerek kalitesinin artırılmasıdır.
  • Bu bilgiler, bize barajlarda suyun azalmaya başladığı sırada yağan, halkı sevindiren yağmur için, kuraklığa çözüm olmayacağı söylendiğinde neden şaşırmamamız gerektiğini açıklıyor.
  • Şekerkamışı lif açısından da çok zengin. Bu yüzden kağıt yapımında ağaç yerine rahatlıkla kullanılabilir.
  • Ağaçtan ağaca değişmekle birlikte, ortalama bir ağaç 20 yılda büyür ve %20’si liften oluşur. Oysa şekerkamışı bir yıldan daha kısa sürede büyür ve yapısındaki lif oranı %80 civarındadır.
  • Öte yandan ağaçtaki şeker oranı şekerkamışına göre daha fazladır ve %30’u yenilebilir şekere dönüşebilir. Üstelik ağacın şeker yapısı kilo yapan veya dişlere zarar veren bir şeker değildir.
  • Dolayısıyla şekerkamışından kâğıt, ağaçtan şeker üretmek daha akılcı ve az maliyetli bir çözüm olabilir…
  • Endüstriyel orman plantasyonları tesis ederek, kitlesel odun hammaddesi üretimi amaçlı ağaç tarımı, odun hammaddesi açığının doğal ormanlardan değil, odun üretimi maksadıyla tesis edilecek endüstriyel ağaçlandırma sahalarından karşılanması sektördeki doğaya duyulan sorumluluk çerçevesinde ülkemizde bilinçli, çevreye saygılı şirketlerin izlemeye başladıkları yol olarak bilinmektedir.

 

Yararlanılan Kaynaklar

  • Kim Bilir Daha Nelere Kadirsiniz Ağaçlar, Bilim Dünyası, EKOIQ Ekim 2014.
  • Ağaç, Yağmur, Enerji…, Sibel Bülay, EKOIQ Ekim 2014.
  • Kutunun Dışına Çıkalım mı, EKOIQ Ekim 2014.

Mitos 2

  • Tufan mitosu dünyanın hemen her bölgesinde bulunan bir mitostur: Mitoslar ya yayılma yolu ile ya da benzeri durumlarla karşı karşıya kalan bir toplulukta, düşgücünün, öteki topluluktan bağımsız çalışmasının ürünüdür.
  • Tufan mitosu, Sümer ve Babil’in Mezopotamya’da bulunuşunun, Dicle ve Fırat’ın belli aralarla görülen sellerin ürünü olarak açıklanabilir. Ama, bu tür sellerin görülmesi olanağının bulunmadığı ülkelerde de tufan mitosu ile karşılaşmamız, onun kaynağından buraya taşındığını gösterir. Gezilerin, alış veriş amaçlı gidiş gelişlerin, halkların göç hareketlerinin ve istilaların, mitosların bir ülkeden ötekine taşınmasını sağlayan yollar olduğunu söyleyebiliriz.
  • Yitik cennet miti de bütün kültürlerde vardır. Antik toplumlarda mitolojilerle dinler çoğu zaman yitik cennete özlemleri yansıtır.
  • Mitolojik figürlerin adları gündelik dile girmiş, bazı tabirlere adını vermiştir. Pek çok dilde günlerin adları tanrıların adlarından türetilmiştir. Eros’un adı, gündelik dile erotik tabiri ile yerleşmiştir.
  • Babil yaratılış mitosunun odağındaki bir öge olan ejderin öldürülmesi mitosu, Perseus ile Andromeda, Herkül ile Lerna ejderi Hidra, Siegfried ile Fafnir, Beowulf ile Grendel efsanelerinin doğmasına yol açmış, St. George ile Ejder’de varlığını sürdürmüştür.
  • Mitolojinin zamanı ve uzamı, bizim zamanımıza ve uzamımıza benzemez, mitik zaman vardır. Mitoloji zamansızlığa işaret eden bir sanat biçimidir. Gerçekle gerçekdışı daha pek ayrılmamıştır.
  • Mit, başkasının inancından öğrenilmiş bir bilgidir.
  • Bu anlatılar ne öykü, ne şiirdir; verilen ne olaylardır, ne de duygular.
  • Mit ne doğru, ne de yanlıştır. Akılla değil, içgüdüsel duygularla irdelenmelidir. Anlattığı masalların nesnel gerçeklik taşıdıklarını savunmaz. Roman, opera ya da bale gibi mite de yalandan inanılır.
  • Mit gerçeklere dayalı bilgi verdiği için değil, etkili olduğu için gerçektir.
  • Kökeninde, halkların gerçekten doğru olanı söylemek için masallar uydurma dehası vardır.
Yılan saçlı Medusa’nın kanından doğan kanatlı at Pegasus, Yunan mitolojisindeki Perseus ve Bellerophontes efsanelerinde önemli bir rol oynar. Önce Perseus’u sırtına alır ve güzel Andromeda’yı kurtarmaya koşar. Sonra Bellerophontes’le birlikte ağzından alevler saçan Khimaira’yı öldürür. En sonunda baş tanrı Zeus tarafından bir takımyıldıza dönüştürülür ve tanrıya şimşekle yıldırım taşır. Pegasus’un öyküsü, Eski Yunan sanatının olduğu kadar Avrupa klasik sanatının da gözde konularından biridir. O, kanatlarıyla ruhun özgürlüğünü ve ölümsüzlüğünü temsil eder. Pegasus and Andromeda, Peter Paul Rubens, 1620. Fotoğraf:wiki.cultured.com

Yılan saçlı Medusa’nın kanından doğan kanatlı at Pegasus, Yunan mitolojisindeki Perseus ve Bellerophontes efsanelerinde önemli bir rol oynar. Önce Perseus’u sırtına alır ve güzel Andromeda’yı kurtarmaya koşar. Sonra Bellerophontes’le birlikte ağzından alevler saçan Khimaira’yı öldürür. En sonunda baş tanrı Zeus tarafından bir takımyıldıza dönüştürülür ve tanrıya şimşekle yıldırım taşır. Pegasus’un öyküsü, Eski Yunan sanatının olduğu kadar Avrupa klasik sanatının da gözde konularından biridir. O, kanatlarıyla ruhun özgürlüğünü ve ölümsüzlüğünü temsil eder.
Pegasus and Andromeda, Peter Paul Rubens, 1620.
Fotoğraf:wiki.cultured.com

  • Konular açısından mitoslara baktığımızda tanrıların ve kahramanların öyküleri, varoluşlar, dünyanın ve insanın yaratılışı, aşk ve serüven öyküleri, evrensel tinsellik, doğal güçlerle duygu birliğine girme, büyük ailelerin öykülerini görürüz. Yunan mitolojisi ise kabaca Troya Savaşı’ndan önce ve sonra olarak ayrılabilir.
  • Kahraman miti bize hayran olacak ikonaları sağlamayı amaçlamazdı; içimizdeki kahramanlık damarını kabartmak üzere tasarlanmıştı. Mit, öykünmeye yöneltmelidir.
  • Mitolojilerde her şey çok olağandır, doğum, cinsellik vs.
  • Mitolojilerde, genelde, ölüm yerine bir yolculuk vardır.
  • Mitlerde ortak simgeler vardır. Yılan, su, ağaç bunlardan bazılarıdır.
  • Su- Kaos hemen tüm mitlerde su ile bağlantılı düşünülmüştür. Kaostan sonra yaşam yeniden canlanmıştır. Dolayısıyla su hayat veren bir elementtir, hayat su ile başlar.
    Suyun düşsel bir yönü vardır. Bilinç ve bilinçaltı da su ile bağlantılı olarak düşünülür.
    Jung’un yorumunda su içmek bilgi edinmektir.
  • Yılan-İnsandan önce yaratılan, hem bataklıkta, hem de çölde yaşayabilen yılan dayanıklılığın;
    Islak mekan ile bağlantısı şifanın, dolayısıyla tıbbın;
    Gerek kuyruğunu ağzına alabilmesi, gerekse deri değiştirmek suretiyle gençleşebilmesi, buna ilaveten gökteki simgesi olan ayın büyümesi-küçülmesi gibi dairevi hareketi ile yeniden doğuşun sembolüdür.
    Freud’un görüşünde fallik bir unsur olarak kabul edildiğinden de bereketin simgesidir.
    Derinlik, karanlık yeraltının negatif enerjisi ile yüklü olduğu kabul edildiğinden dipteki yılan hareket edince deprem, tsunami gibi felaketlere neden olduğu düşünülür.
  • Ağaç-Çingene, Nordik, İran ve Amerikan mitolojisinde insan ağaçtan yaratılır. Erkek güzeli Adonis de ağaç kabuğundan doğmuştur. “Hayat ağacı”. Ağaç günlük hayatta nesnel olarak (sal, ev, eşya gibi), mitlerde ise motif olarak devam eder. Dolayısıyla devamlılık, ölümsüzlük simgesi olduğu gibi  bilgelik simgesidir de. Buda, ficus religiosa’nın altında otururken aydınlanmıştır.
    Kökü toprakta olduğundan anaerkilliği, dalları ataerkilliği simgeler.