Sanayi Devrimleri

  • Sanayi devrimlerinin tanımlanmasında hangi enerji kaynaklarının kullanılmakta olduğu belirleyicidir.
  • Birinci Sanayi Devrimi’nde odun ve kömür, İkinci’de petrol ve elektrik, Üçüncü’de nükleer enerjiye geçişten bahsedilir.
  • İlk devrimde öncü Birleşik Krallık, İkinci’de öncü ABD ve Almanya,
  • 16. yüzyıldan başlayarak Avrupa’nın nüfusu hızla artmaya başladı; tarımdaki gelişmeler bu sektördeki nüfus ihtiyacını azaltınca artan nüfus kentlere göç etmeye başladı. Böylece sanayi için hazır işgücü oluştu. Yaşam düzeyi yükseldi. Bu da tüketim malı talebini arttırdı. Yeni Dünya’nın keşfi ile Avrupa’ya altın, gümüş gibi kıymetli metaller taşındı. Ayrıca İngilizler Babür İmparatorluğu’nun hazinesini İngiltere’ye getirdi. Protestanlık ahlakının düsturu çalışkanlığın başlıca değer haline gelmesi; Aydınlanma ile bilimsel bilginin değerinin artması; Fransız Devrimi ile  sanayi toplumuna uygun siyasal bir yapılanmanın temellerinin atılması.

Bunlar sanayi devrimine yol açan süreçler olmuştur.

 

  • İlk Sanayi Devrimi 18. yüzyılın ortalarında, kömürün buhara dönüştürülerek  buhar gücünün sanayiye uygulanması ile makineleşmiş endüstrinin doğması ile ortaya çıktı. Sermaye birikiminin artması da bu dönemde gerçekleşti. Kâğıda basılan gazete, dergi ve kitap bu dönemde  iletişimin temel araçları haline geldi.
  • 18. yüzyılda Birleşik Krallık dünyanın mali merkezi konumundaydı ve düzenin temeli bireysel hak ve özgürlüklerin korunmasına, iç piyasadaki özgür rekabete dayanıyordu. Ayrıca İngiltere, zengin kömür ve demir kaynaklarına sahipti. Dünyanın en büyük sömürge imparatorluğu olması Birleşik Krallık’a hem kaynak hem de geniş bir pazar imkanı sunuyordu. Bir ada ülkesi olması onu Avrupa’da yaşanan tüm olumsuzluklardan uzak tutmuştu. Zaten 16. yüzyıldan beri de dokuma sanayisinde dünya liderliğini koruyordu. Dolayısıyla Birinci Sanayi Devrimi’ne Birleşik Krallık’ın öncü olması çok doğaldı. Buharla çalışan makine de 1763 yılında James Watt  tarafından İskoçya’da bulunmuştu.
  • Elektrikli iletişim, telefon, ilk devrimin sonlarına rastladı.
  • Sanayinin gelişmesi işçi sınıfının büyümesi ve bilinçlenmeye başlaması, uzun çalışma saatleri, sağlıksız çalışma koşulları, düşük ücretler, özellikle küçük çocukların ve kadınların iş hayatında ezilmesi sonuçlarını doğurdu. Burjuvazi ve proletarya arasındaki çatışmalar, sosyalist, komünist topluma geçiş özlemlerini gündeme getirmiştir.
  • Birinci Sanayi Devrimi’nin bitişi için 1830, 1850 ve 1870 yılları önerilir. 1870, emperyalizmin de başlangıcı kabul edilen Fransa – Prusya Savaşı en çok kabul gören tarihtir.

 

  • İkinci Sanayi Devrimi 1870-1914 dönemindeki ekonomik ve sosyal değişimleri ifade eder.
  • İkinci Sanayi Devrimi’nin belirleyici unsuru çelik üretiminin yarattığı teknolojik dönüşüme bağlı olarak demiryollarının gelişmesi ile ulaşımın, haberleşmenin ve dağıtımın kolaylaşması; yeni nakliye olanaklarıyla ticaretin ivme kazanması; petrol ve türevlerinin ekonomide kazandığı önem; elektrik, petrol tabanlı içten yanmalı motorlar ve otomotiv sektörünün gelişimidir. Atlantik ötesi telgraf ve radyo bağlantılarının sağladığı olanaklarla, borsa ve hisse senedi piyasası oluşmuştur. İş dünyasında meydana gelen diğer gelişmelere bakıldığında ise sendikaların kabul görmeye başlaması, istihdamda beyaz yakalıların oranının artması sayılabilir. Radyo, gramofon, fotoğraf ve sinema ile yeni tüketim biçimleri, kavramlar ve sanatlar ortaya çıkmıştır.
  • Çağımız ayrıca düşün sanayileştirilmesidir. Bir sanatçının bütün dünyayı güldürüp ağlatabildiği bir uygarlıktır.

 

  • Üçüncü Sanayi Devrimi, İkinci Dünya Savaşı sonrası başlayan ve 1970’li yıllardan sonra ivmesi artan, üretimin sayısallaştığı, bilişim teknolojisi dönemi olarak da adlandırılır. Sentetik mallar, bilgisayar teknolojisi, mikroelektronik teknoloji, fiber optikler, telekomünikasyon, biyogenetikler, biyotarım, lazer teknolojisi bu dönemin belirleyici unsurlarıdır. Sanayi ve ticaretin küreselleşmesi de bu dönemde gerçekleşmiştir.
  • Dünyadaki kaynakların hızla tükenmekte olduğu da bu dönemde gündeme geldi. Doğal yaşamın olumsuz nitelikler kazandığı ve dünyanın sürdürülebilirliğinin zorlaştığı; çevrenin korunması, kirlilik yaratan endüstrilerden vazgeçilmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının tercih edilmesi ve enerji tüketiminin teknolojik gelişmeler aracılığı ile azaltılması çareleri aranmaya başlandı. Yenilenebilir enerjinin yaygın ve ekonomik kullanımı, güneş, rüzgâr, yeraltı ve hidrojen enerjileri; taşıma sistemlerinin elektrikli hale gelmesi ile sıfır emisyonlu ulaşıma geçilmesi; yeşil ekonomi,  binaların kendi enerjilerini üretmeleri, enerji depolama teknolojilerinin gelişimi, İnternet altyapısının enerji altyapısı ile birlikte çalışmasının olanaklarının geliştirilmesi günümüzün başlıca sorunları olmaya devam ediyor.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>