Milliyetçilik 6

  • Sırp etnik temizliği, Breton ayrılıkçılığı, Pan-Arap milliyetçiliği, maçlardan önce milli marş okunması bunların hepsini birleştiren baskın ortak retorik milliyetçiliktir.
  • Yok olmanın eşiğinden dönme ya da kahraman bir geçmişe sığınma gibi konular sevilir. ABD’de Reagen’cılık, Fransa’da de Gaulle’cülük, yenilikten çok eskiliğeitibar eden iddialara tutunan bir milliyetçiliği beslemiştir. Küresel milliyetçi söylem, ulusal geçmişe sıkı sarılır.
  • Görece küçük dilleri yeniden canlandırma da uluslararası milliyetçi dalganın bir çabasıdır.
  • İsviçre, Kanada ve ABD, içlerindeki herhangi bir etnik grubun kültürüne indirgenemeyecek bir siyasi kültür geliştirmiştir. Bu ülkeler anayasaya veya siyasi süreç ve kurumlara sadakatle, bireylerin aralarındaki etnik farklılıklara rağmen onları bir arada tutmayı başarmıştır. Jürgen Habermas, etnisiteyle tanımlanan milliyetçiliğe bir alternatif olarak anayasal vatanseverlik kavramını geliştirmiştir.
Fotoğraf: Dünya Dinleri

Fotoğraf: Dünya Dinleri

  • ABD göçmenlerin etnik farklılıklarını büyük ölçüde korumalarına izin vermiş ama ulusal kimliğini muhafaza etmiş; kategorileştirmelere değil, bağlılığa dayanmıştır. Bu, vatandaşlığa dayalı milliyetçiliktir. Etnik milliyetçilikten farklıdır. Yine de WASP (Beyaz Anglo-Sakson Protestan), ulusun imgesine kültürel damgasını, Püritenler ise kültürel ve Neo-Con’larla siyasi damgasını vurmuştur. 1770’lerden sonra Kuzey Amerika’da İngilizlere meydan okumaya başlayanların çoğu püritenlerdi. “Biz Amerikalıyız” dediler. Böylece Püritenlik, artık sadece dinsel değil, milliyetçi bir ideoloji haline de geldi. Yani ABD için de etnik milliyetçilik konusunu tamamen dışarda bırakamayız. ABD’de Vatana Bağlılık Yemini, İç Savaş sonrası dönemin bir ürünüdür. Yeminin 60’ların sonunda ve 70’lerde milliyetçilik karşıtlığıyla birlikte kullanımı azalmıştı ama 90’ların muhafazakar, daha şoven havası içinde kullanımı tekrar arttı.
  • Aynı şekilde ortak kültür de, kolektif kimlik geliştirmeyi garantilemez. Britanya, Yeni Zelanda ve Avustralya örneklerinde olduğu gibi.
  • Milliyetçilik, daha önceden var olan kimlik ve geleneklerden kaynağını alır, ulusal kimlikler de bu gelenekleri yansıtır. Ancak milliyetçilik önceden var olan etnik kimliklerde temel değişiklikler yapar ve kültürel miraslara yeni anlamlar katar.

 

Annelere Ketçap Tarifi

Çocuklar seviyor.

Uzmanlar katkı maddelerinin zararlarına karşı uyarıyor.

O zaman hem yesinler, hem de zarar görmesinler.

Tarif, annemden.

Fotoğraf: Sabah

Fotoğraf: Sabah

1 kilo golden elma rendelenecek,

1 büyük soğan,

5 diş sarımsak,

1 avuç kuru üzüm,

1 tatlı kaşığı yenibahar,

½ tatlı kaşığı karabiber,

4-5 defne yaprağı,

800 gr su.

 

 

Bu malzeme 10 dakika düdüklüde pişirilip püre haline getirilecek.

 

800 gr salça,

2 çay bardağı şeker,

2 çay bardağı sirke

 

İlavesiyle 10 dakika daha hafif ateşte pişirilip ılıkken kavanozlara konacak.

Ucuz ve bereketli Ketçapın bir kısmını arkadaşınızın çocuğuna da verebilirsiniz.

 

 

Şiddet 83| Sanat ve Şiddet 2

Ünlü İtalyan aktör Stefano Dionisi, yönetmen Gérard Corbiau’nun 1994 yılında gösterime giren Farinelli adlı filminde başrolde. Tarih boyu en ünlü kastratolardan bazıları Senesino (1680-1750), Farinelli (1705-83), Caffarelli (1710-83) ve Velluti’dir (1780-1861). Son ünlü kastrato Moreschi 1922 yılında ölmeden önce birkaç plak yapmıştır. Böylece bizlere bu geleneğin ses örneği kalmış olur. Fotoğraf: Müzik Arkası - WordPress.com

Ünlü İtalyan aktör Stefano Dionisi, yönetmen Gérard Corbiau’nun 1994 yılında gösterime giren Farinelli adlı filminde başrolde.
Tarih boyu en ünlü kastratolardan bazıları Senesino (1680-1750), Farinelli (1705-83), Caffarelli (1710-83) ve Velluti’dir (1780-1861). Son ünlü kastrato Moreschi 1922 yılında ölmeden önce birkaç plak yapmıştır. Böylece bizlere bu geleneğin ses örneği kalmış olur.
Fotoğraf: Müzik Arkası – WordPress.com

  • 1600-1750 yılları arasına tarihlendirilen Barok Dönem, İtalya’da kastratolar dönemidir. Kastrato, erkeğin güçlü sesi ile kadının geniş ses aralığını birleştiren, biraz erkeksi, biraz kadınsı bir ses rengi olan erkek şarkıcıdır. Bu sesi elde edebilmek için pre-testesteron/pre-hormonal dönemdeki erkekler hadım edilirdi. Katolik Kilisesi’nde çocuk sesinin (voce bianca-beyaz ses), ergenlik sonrası değişmiş seslere (voce mutatae) nazaran, Düşüş öncesinin masumiyetini yansıttığı düşünülür. Hadım, erkek çocuk sesinin ve Kaybedilmiş Cennet masumiyetinin devamını sağlama çabasıdır. Hadım işleminin ilk Napoli’de yapıldığı ve işlemin 400 bin kişiye uygulandığı düşünülüyor. Kastratolar için repertuvar hazırlanır, kastrato çalgılarla yarıştırılır, operanın akışını kastrato belirlerdi. Ses hünerinin önemsendiği İtalyan Baroku star kültünü yaratmıştır. Bu dönem, aynı zamanda ilk star dönemidir. Fransızlar ise kastratolardan nefret etmişlerdir. Kastratolar için hazırlanmış olan repertuvarı günümüzde altolar veya mezzo sopranolar söylüyor. Kontrtenorlar ise kafa sesi çalışıyorlar.
  • 18. yüzyıl başlarında yazın sanatında yeni bir tür olan roman kadınları, çevreleriyle ilişkilerini yepyeni bir tarzda betimledi; romanlar kadınların sorunları ve ilgileriyle biçimlendi.
  • Daniel Defoe (1660-1731), kadınların eğitimine inanıyordu, evlilikte aşkın önemini savunuyordu. Roman okur kitlesinin önemli bir bölümünü kadınların oluşturduğunu biliyordu. Defoe’nun dört romanının ikisinde bir kadının öyküsü anlatılır (Moll Flanders, 1722 ve Roxana, 1724). Roxana, buyurgan bir kadının bağımsız yaşamının yazın sanatındaki ilk örneğidir. Zamanın saygı gören yazarı Alexander Pope (1688-1744), Defoe romanlarının okuyucuları için “aşçı yamağı kadınlar” yakıştırmasını yapar.
  • En etkili kadın düşmanlarından biri olan Jean Jacques Rousseau (1712-1778), kadının yapısında bulunan karakter özelliklerini yaltaklanma ve sahtekarlık olarak yazıya geçiriyor; kadın, erkeğe itaat etmelidir yargısında bulunuyordu. Antik Yunan’daki kadınlarla erkeklerin yaşam alanlarının ayrı olması Rousseau’nun beğendiği bir uygulamaydı. Okuma yazma bilmeyen sevgilisinden olan beş çocuğunu yetimhaneye göndermişti.
  • Marquis de Sade (1740-1814), acımasızca güç kullanarak erkeklerle eşit statü elde eden bir kadını anlattığı Juliette adlı romanı ile kadınların da erkekler kadar yönetme hırsıyla dolu, onlar kadar acımasız olduğunu savlayarak eserinde o güne kadar görülmemiş bir durumu anlatır. Rousseau’nun ideal kadın modelini eleştiren De Sade, kadın ve erkek değil; güçlü ve zayıf, iktidar sahibi ve esir, muktedir olan ile kurban ayrımını vurgular.

 

 

Milliyetçilik 5

  • Ulus kavramı çoğunlukla bir etnik kimliğin, cemaat, aile, sınıf, siyasi tercih gibi diğer tüm kimlik biçimlerinden üstün olması iddiasını içerir. Milliyet, kabileler, etnik gruplar gibi birçok daha küçük kategoriyi içine alan, tek bir büyük, kategorik kimliktir. Siyaset bilimci Walker Connor, bir etnik grubun başkaları tarafından tanımlanabildiğini, ama ulusun kendi kendini tanımlaması gerektiğini ifade etmiştir.
  • Filozof Ernest Gellner (1925-1995), sanayi toplumunun ulusal kültürün homojenleşmesine hizmet ederek ulusların oluşmasını sağladığını öne sürer. Sanayi üretimi, bilim, teknoloji ve kitlesel eğitime dayandığı için kültürel homojenleşmeye yol açar. Homojenleşme ise beraberinde milliyetçiliği getirir.
  • Sosyalist ulus anlayışı, tanımı icabı, çoğulcu olmalıdır. Ulusal kimliği, en yüce ve en önde gelen sadakat odağı olarak her şeyin üstüne koyan bütünleştirici milliyetçiliğin ileri sürdüğü millet fikrini reddetmelidir.
  • Stalin, “Tek Ülkede Sosyalizm” dediği zaman, ister istemez milliyetçiliği seçmişti; tek ülkede kalırsa, ulusallaşacağı kesindir.
  • Sosyalizme karşı çıkılma nedenlerinden biri sosyalizmin uluslararasıcı olmasıdır. Milliyetçilik, Marksizm için rahatsız edici bir anomaliyi temsil eder. Prensipte uluslararası komünizme bağlı olan SSCB, zamanla özellikle Stalin döneminde, Troçki’nin düşüşünden sonra Rus ve/veya Sovyet milliyetçiliğiyle şekillenen bir siyaset güttü. SSCB, Sovyet devletinin çıkarları adına enternasyonalizm vizyonundan vazgeçmiştir. Ancak komünist rejimde, etnik ve ulusal huzursuzlukların büyük ölçüde dinmiş olduğu da gerçektir. SSCB hem içeride Rus olmayan Sovyet cumhuriyetleriyle ilişkilerinde, hem de Varşova Paktı ülkeleriyle olan ilişkilerinde bir imparatorluk gibi davranmıştır.
  • Çin’de komünist ideoloji, özellikle Kültür Devrimi sırasında (1966-1976), ebeveynlerin çocuklar üzerindeki haklarına meydan okurken özde, Kuomintang’dan (Çin Nasyonal Partisi) bile daha milliyetçiydi.
  • Modern düşünce bireyi ve ulusu bir bütün/üniter olarak görür. Her ulusun kendine özgü bir kimlik sahibi olduğunu düşünür.
  • Milliyetçilik söyleminde kişi yalnızca Çinli, Fransız veya Türk’tür. Bireyin ulusun bir mensubu olması için, ailenin, cemaatin, bölgenin, sınıfın aracılığına ihtiyacı yoktur. Milliyet, tamamen bireyin bir özelliği olarak düşünülür.
  • Etnik köken milliyetçi söylemin baskın temalarından biridir.
  • Milliyetçiliğin can alıcı bir boyutu da, bir ülke halkının toplumsal olarak bütünleşik, anlamlı bir bütün olduğu iddiasıdır.
  • Korsikalılar, Bretonlar, Flamanlar, İskoçlar, Galliler, Katalanlar, Basklar gibi günümüze kadar asimilasyona direnç gösteren halklar vardır. Bu durum, Avrupa’da da kültürel çoğulluğun/etnik milliyetçiliğin hala var olduğunu göstermektedir.
2017 Venedik Bienali, Malta Pavyonunda çeşitli ırklar ve tipik bir Maltalının fotoğrafları. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

2017 Venedik Bienali, Malta Pavyonunda çeşitli ırklar ve tipik bir Maltalının fotoğrafları.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

 

 

This entry was posted in Genel by .

Vegetable Know-How

Photo: Şifalı Bitkiler

Photo: Şifalı Bitkiler

  • Use a sharp knife to cut vegetables, and try not to bruise them. The destruction of vitamin C is hastened by an enzyme that is present in raw fruits and vegetables. This enzyme becomes active when leaves or fruit are damaged by drying, bruising, or ragged cutting.
  • Cut vegetables in fairly large pieces for cooking. This reduces the amount of surface area exposed to water and oxygen, and will cut down on vitamin C and folacin losses. Never soak vegetables in water for long periods of time.
  • Prepare vegetables just before serving. If they are not going to be eaten right away, cool them, put them in the refrigerator, and reheat just before serving. Never keep vegetables at high temperatures for any lenght of time.
  • Adding the vegetables to boiling water shortens the cooking time and prevents the oxidative destruction of vitamin C by removing some of the oxygen dissolved in the water. Once the water has come to a second boil, turn down the heat so the vegetables boil gently. Avoid overcooking. Overcooked vegetables will not be very nutritious.
  • Cook vegetables in as little water as possible. There should be little or no water left by the time the vegetables are through cooking.
  • Cover cooking vegetables. This shortens cooking time, and cuts down on the loss of vitamin C and folacin from oxidation.
  • Cook vegetables until just fork tender. Make them crunchy rather than soft and mushy.
  • Drain leftover cooking water into a covered container. Use it within two or three days in soup, stew, or gravy. This water contains vitamin C and folacin from the vegetables.