Kategori arşivi: Yemek Kültürü

Annelere Ketçap Tarifi

Çocuklar seviyor.

Uzmanlar katkı maddelerinin zararlarına karşı uyarıyor.

O zaman hem yesinler, hem de zarar görmesinler.

Tarif, annemden.

Fotoğraf: Sabah

Fotoğraf: Sabah

1 kilo golden elma rendelenecek,

1 büyük soğan,

5 diş sarımsak,

1 avuç kuru üzüm,

1 tatlı kaşığı yenibahar,

½ tatlı kaşığı karabiber,

4-5 defne yaprağı,

800 gr su.

 

 

Bu malzeme 10 dakika düdüklüde pişirilip püre haline getirilecek.

 

800 gr salça,

2 çay bardağı şeker,

2 çay bardağı sirke

 

İlavesiyle 10 dakika daha hafif ateşte pişirilip ılıkken kavanozlara konacak.

Ucuz ve bereketli Ketçapın bir kısmını arkadaşınızın çocuğuna da verebilirsiniz.

 

 

Vegetable Know-How

Photo: Şifalı Bitkiler

Photo: Şifalı Bitkiler

  • Use a sharp knife to cut vegetables, and try not to bruise them. The destruction of vitamin C is hastened by an enzyme that is present in raw fruits and vegetables. This enzyme becomes active when leaves or fruit are damaged by drying, bruising, or ragged cutting.
  • Cut vegetables in fairly large pieces for cooking. This reduces the amount of surface area exposed to water and oxygen, and will cut down on vitamin C and folacin losses. Never soak vegetables in water for long periods of time.
  • Prepare vegetables just before serving. If they are not going to be eaten right away, cool them, put them in the refrigerator, and reheat just before serving. Never keep vegetables at high temperatures for any lenght of time.
  • Adding the vegetables to boiling water shortens the cooking time and prevents the oxidative destruction of vitamin C by removing some of the oxygen dissolved in the water. Once the water has come to a second boil, turn down the heat so the vegetables boil gently. Avoid overcooking. Overcooked vegetables will not be very nutritious.
  • Cook vegetables in as little water as possible. There should be little or no water left by the time the vegetables are through cooking.
  • Cover cooking vegetables. This shortens cooking time, and cuts down on the loss of vitamin C and folacin from oxidation.
  • Cook vegetables until just fork tender. Make them crunchy rather than soft and mushy.
  • Drain leftover cooking water into a covered container. Use it within two or three days in soup, stew, or gravy. This water contains vitamin C and folacin from the vegetables.

 

 

 

Öğünün Anlamı ve Yeme Eylemi

  • En önemli öğün köylüler için öğle yemeği, burjuvalar içinse genellikle akşam yemeğidir.
  • Köylü sofrasında yemek hep aynı tabaktan yenebilir, yenen yemek değiştikçe tabak ekmekle sıyrılır. Burjuva sofrasında her şey el değmemiş gibi ve ayrı durur. Her yemeğin özel tabağı ve çatal bıçağı vardır. Tabaklar yemeğin bitimiyle temizlenmez, çünkü yemek yemek ve tabakları temizlemek ayrı ayrı yapılan işlerdir.
  • Köylünün yemeği bildiği bir şey olmalıdır. Köylüler yemeklerini yemeğin hazırlanıp pişirildiği mekanda yerler. Burjuvalar için yemek özel bir odada, evin yemek odasında ya da bir lokantada sunulur. Bu yerin başka hiçbir işlevi yoktur.
  • Köylüler için yemek dinlenme demektir. Yemek yerken geçirilen, çalışma saatlerinden alınan zamandır. Burjuvalar için yemek olayı dinlendirici olmaktan çok uyarıcıdır. Yemek zamanı çoğu zaman bir aile dramına yol açar. Tipik olarak dramın geçtiği yer yemek odasıdır. Burjuva için misafir davet etme eğlenme anlamına da gelir. Ancak eğlenme, karşıtı olan can sıkıntısını da içerir. Can sıkıntısı, yemek odasında her zaman varlığını hissettirir.
  • Köylülerin ne yedikleri ve nasıl yedikleri ömürleri boyu bir süreklilik gösterir. Köylünün beslenme düzeni yerel ve mevsimseldir. Yiyecekler ve pişirme şekilleri, beslenme düzeni hayatı boyunca belli zamanlarda değişir.

  • Burjuva, gereğinden fazla yiyendir. Özellikle et yemeklerini. Yiyeceğin çeşitliliği, niceliği ve israfı zenginliğin doğallığını kanıtlar. Burjuvalar için yemek yemek gösterişli bir toplumsal üstünlük iddiası taşır.
  • Bir köylünün her gün düzenli yediği yemekle şenliklerde ve şölenlerde yediği yemek arasındaki fark çok açıktır, burjuvalar içinse bu fark çoğu zaman o kadar belirgin değildir.
  • Köylünün yemek yiyişinin temelinde doğrudan doğruya yemek yeme eylemi ve yenen yemek olduğunu görürüz: Merkezcil ve fiziksel bir eylemdir bu. Burjuvanın yemek yiyişinin temelinde ise fantezi, törensellik ve gösteriş vardır. Birinci örnek doyumla sonuçlanır; ikinci örnek ise özünde doyumsuzluk olan bir iştahın doğmasına yol açar.

 

 

Yararlanılan Kaynak

Yiyenler ve Yenenler, John Berger, 1976.

(Hayvanlara Niçin Bakarız?, Deli Dolu Yayınları, 2017’nin içinden)

 

 

Gerçek Açlık – Duygusal Açlık

  • Açlık hissi iki türlü olur. Duygusal açlık ile gerçek açlık arasındaki farkı bilmek iyi olur.
  • Gerçek açlık yavaş yavaş oluşur. Kişi kendini aniden aç hissetmez. Duygusal açlık birden bire oluşur.
  • Gerçek açlıkta kişi her tür yemek seçeneğine açıktır. Duygusal açlıkta ise dondurma, çikolata türü belirli bir şeye karşı istek duyulur.
  • Gerçek açlık bir süre ertelenebilir. Oysa duygusal açlık ertelemeye dirençlidir; kişi canının çektiği şeyi vakit kaybetmeden tüketme ihtiyacındadır.
  • Gerçek açlıkta kişi doyduğunu hisseder. Duygusal açlıkta ise doyma hissi kolay oluşmaz. Ama suçluluk, güçsüzlük, üzüntü, utanç gibi duyguları besler.
  • Beynimizde açlık ve susuzluk aynı merkezden yönetilir. Susuz kaldığımızda da açlık hissedebiliriz. Acıktığımızı düşündüğümüzde 1-2 bardak su içmemiz ve bir süre beklememiz, hissettiğimiz açlığın gerçek açlık olup olmadığını kontrol etmemiz öneriliyor.
Fotoğraf: Beef and Fish   Yararlanılan Kaynak Well-Being The LifeCo, Sayı 1, Aralık 2015.

Fotoğraf: Beef and Fish

 

Yararlanılan Kaynak

  • Well-Being The LifeCo, Sayı 1, Aralık 2015.

 

Zihin-Beden Yapıları

  • Kökeni Hindistan’ın Vedik kültürüne dayanan 5000 yıllık Ayurveda şifa sistemine göre her insanın doğuştan sahip olduğu bir bünye tipi vardır. Bu bünye tipine dosha adı verilir.
  • Ayurveda prensiplerine göre fiziksel ve zihinsel karakter yapımızı belirleyen üç ana dosha vardır.
  • Kişilerde genellikle bir baskın dosha vardır. Bazen iki ve hatta üç dosha’nın özelliklerini eşit seviyede taşıyan kişilere de rastlanır.
Fotoğraf: Fabio De Giovanni, ayurvedanice.com

Fotoğraf: Fabio De Giovanni, ayurvedanice.com

  • Vata adı verilen dosha hareket ilkesini temsil eder. Bu tür bünye sahibi olanlar düşünce ve hareketlerinde hızlı olma eğilimindedir. Değişiklik, bu kişilerin hayatının değişmez bir parçasıdır. Vata dengede iken kişi daha yaratıcı, coşkulu ve yaşam dolu olur. Denge bozulunca endişe, tedirginlik, korku, uykusuzluk ve sindirim sistemi düzensizlikleri ortaya çıkar.
Fotoğraf: Fabio De Giovanni, ayurvedanice.com

Fotoğraf: Fabio De Giovanni, ayurvedanice.com

  • Pita adı verilen dosha dönüşüm ilkesini temsil eder. Bu bünyede olan kişilerin kas yapısı belirgindir, zeki ve kararlı olurlar. Pita dengede iken kişi sıcakkanlı ve zekidir, iyi liderlik özellikleri taşır. Denge bozulduğu andan itibaren Pita şüpheci, yargılamaya eğilimli, sinirli ve saldırgan bir ruh haline bürünür.
Fotoğraf: Fabio De Giovanni, ayurvedanice.com

Fotoğraf: Fabio De Giovanni, ayurvedanice.com

  • Kapha adı verilen dosha istikrar ilkesini temsil eder. Bu doğada olanlar nispeten iri bir beden sahiptir, düşünce ve hareketlerinde ağırkanlı, sakin ve istikrarlı kişilerdir. Kapha dengede iken soğukkanlı, yumuşak başlı, vefalı ve sadıktır. Dengesi bozulduğunda kolay kilo alır, sağlıklı dönüşüme karşı direnç gösterir.
  • Beş duyumuz ile sindirdiğimiz her şey dosha’larımızı da etkiler. Bünye tipimizi dengelemek fiziksel, zihinsel ve duygusal potansiyeli üst seviyelere taşımak ve zinde kalmak anlamına gelir. Ayurvedik sistem bünyeyi dengede tutacak ideal beslenme biçimleri, nefes ve meditasyon teknikleri, fiziksel aktivite ve müzik alternatifleri önerir.

 

Yararlanılan Kaynak

www.yukselencag.com