Kategori arşivi: Genel

Şiddet 43| Doğu’da Kadının Konumu 4 | Çin 2

  • Konfüçyüs inancı, ataerkil bir düzen getiriyor; bedeni kötü bir şey olarak görmüyor ama tehlikesine karşı uyarıyordu. Kadınların devlet içinde düzensizliğe ve karışıklığa yol açacağı ve imparatorluk sarayı için de ayıp bir şey sayılacağı için kamu görevleri kadınlar için yasaktı.
  • Emperyal Çin’de kadınlar tüccar da olamıyorlardı.
  • Qing Hanedanlığı döneminde, 17.-18. yüzyıllarda elit kadınlar matbaacılık konusunda seslerini duyurdular. 19. yüzyıl sonunda kadın hakları savunusu yapan entelektüel bir hareket gelişti.
  • Geç emperyal dönemde kadınlar bazı durumlarda miras yoluyla mülk edinebiliyordu.
  • 1928 yılında iktidara gelen Milliyetçi Parti, kadınlara vatandaşlık hakkı tanıdı ve teoride de olsa, evlilik ve miras konularında eşit statü hakkı verdi.
  • 1949 yılında Çin Komünist Partisi zafer kazanınca posterlerde kadınlar elinde tüfek, erkekler ise bebekleri beslerken görüntülendi. ÇKP dulların ve kızlarının haklarını güçlendirmek, mirastan eşit pay alabilmelerini sağlamak için önemli işler yaptı. Ancak günümüzde bile, özellikle kırsal alanlarda, erkekler miras konusunda önceliğe sahiptir.
  • Çin’deki Kültür Devrimi (1965-1969) sırasında cinsel köleliğin simgelerinden biri sayılan etek giyme yasağı getirildi. Eşitliği vurgulamak için erkeklerle kadınlar tek tip giyinmek zorundaydılar.
  • 1978 yılından sonraki reform çağında, ÇKP’deki kadın yönetici sayısı, yerel ve üst düzeyde, dramatik şekilde azaldı.
Duvar resimleri ve başka yerlerde tasvir edilen Han Hanedanı dansçılarının, dansın bu dönemde daha da geliştiğine tanıklık etmektedir. Tang Hanedanı döneminde dans, yeni doruklara ulaşmıştır. Çin'in kültürünün önemli bir parçası olan operada kadın rolleri erkekler tarafından oynanırdı. Şanghay, 1995.

Duvar resimleri ve başka yerlerde tasvir edilen Han Hanedanı dansçılarının, dansın bu dönemde daha da geliştiğine tanıklık etmektedir. Tang Hanedanı döneminde dans, yeni doruklara ulaşmıştır.
Çin’in kültürünün önemli bir parçası olan operada kadın rolleri erkekler tarafından oynanırdı.
Şanghay, 1995.

  • İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket kabiliyetini kısıtlamaya da yönelik olan kızların ayaklarının bağlanması, memuriyet sınavlarının sadece erkeklere açık olması ile kendini göstermişti.
  • Cumhuriyet döneminde (1912-1949) cinsiyet ve aile ilişkilerini düzenlemeye yönelik hamleler yapıldı. 1911 Devrimi’nden hemen sonra kadınlara oy hakkı tanınmıştı. Ancak bu dönemde seçimler pek de önem verilmeyen bir hak olmuştur. Ayak bağlama uygulaması ise devlet tarafından hoş görülmeyen bir uygulamaya dönüşmüştü.
  • Mao Çin’de kadınlara farklı bir baskı uygulandığına dikkat çekmiş, kadınların sadece sınıfsal adaletsizlikten değil, erkek akrabaların uyguladıkları şiddetten de mustarip olduklarını belirtmişti.
  • Çin Halk Cumhuriyeti’nde ulus çapındaki ilk hareket 1950 tarihli Yeni Evlilik Kanunu oldu. Bu uygulama ile:
             * Eskiden aile büyüklerine ait olan kimin kimle evleneceği uygulamasına son verilerek, nikahın  özgür iradeleri ile karar vermiş iki birey arasında kıyılması gerektiği;
             *Eski sistemde erkek için çok daha kolay olan boşanma hakkında da eşitlik ilkesinin geçerli kılınarak karı ve kocaya hukuk önünde eşit muamele edileceği hükme bağlandı.
  • ÇHC’de evlilik törenlerinde aile büyüklerinin resimlerinin yerini Mao’nun portresi almış, daha önce damadın anne babasının önünde eğilen yeni evli çift, 1949 sonrasında Mao’nun portresinin önünde eğilir olmuştur.
  • Köyde yaşayan bir gelinin evlendiğinde kocasının ailesinin yanına taşınma zorunluluğu hakkında yeni yasa hiçbir değişiklik getirmemiştir.
  • ÇHC, kanunlarla cinsiyet eşitliği tanındığı için Tibet kadınlarının statüsünü yükselttiğini savlar.
  • Devrim öncesi kız ceninlerin öldürülmesi bilinen bir uygulamaydı. 1949’dan sonra hızla terk edilmişti. 1980’lerin başında bu uygulama hortladı. Cinsiyete dayalı kürtajlar yeniden başladı.
  • Çinlilerde de cinsellik utanma duygusu ya da günah düşüncesiyle yüklü değildir. Ancak kadınlar başka alanlarda baskı altındadır.
  • Eski Çin’de cenazenin layıkıyla kalkabilmesi için her ailenin bir oğul sahibi olması gerekiyordu. Kadının bir erkek çocuk doğurmamış olması boşanma için sağlam bir sebepti. Bir genç kız için ülkü, erkek çocuk doğurmaktı. Oğlan çocuk doğurmayan kadın yerini başka bir kadına bırakıyordu.
  • Çin’de nüfusun %92’si Han ırkından. Nüfus patlamasının yarattığı endişeyle 1979 yılında çocuk sayısı konusunda Han ırkına sert kısıtlamalar getirildi. İlk önlem erken evlilikleri caydırmak oldu. Erkeklerin 22, kızların 20 yaşından önce evlenmesi yasaklandı. İkinci önlem, çocuk sayısını kısıtlamak oldu. Büyük kentlerdeki çiftlerin tek çocuk yapmasına izin verildi. İzin verilenden fazla çocuğu olanlar, yaşadıkları bölge ve gelir durumuna göre değişen para cezaları ödüyor. Kırsal kesimde ilk doğan çocuk kız ise ya da kalıtımsal olmayan bir sakatlığı varsa, ikinci bir çocuğa izin veriliyordu. Nüfus yoğunluğu çok düşük olan bölgelerde yaşayan ailelere ve etnik azınlıklara, ikinci çocuk izni vardı.
  • Kentte olsun, köyde olsun art arda çocuk sahibi olmak mümkün değil. İki çocuk arasında 4-5 yıl beklemek gerekiyor.
  • Bugün de Çin’de oğlan çocuklara öncelik verilmektedir. Çoğu hamile kadın, karnında taşıdığı bebeğin erkek olmadığını öğrenince kürtaja karar veriyor.
  • Çin’de kürtaj serbest. Üstelik gebeliğin her aşamasında mümkün.

 

Kültür Üzerine

  • Umberto Eco (1932-2016), kültürün birikim değil, eleme olduğunu söyler. Kültür, bir veri birikiminden ibaret olmayıp aynı zamanda bunların süzgeçten geçirilmesi anlamına da gelir. Kültür, aynı zamanda, yararlı ya da gerekli olmayanı atabilme kapasitesidir.
  • Jorge Luis Borges (1899-1986), bir öyküsünde her şeyi hatırlayan bir karakteri anlatır. Tam da bu nedenden ötürü, adam tam bir salak, tamamen bloke olmuş biridir.
 Fotoğraf: İnsan Bu

Fotoğraf: İnsan Bu

  • ABD’li eleştirmen Dwight Macdonald (1906-1982), 1960 yılına ait bir denemesinde kültürü üç farklı seviyede tanımlar: Yüksek Kültür, Joyce, Proust, Picasso tarafından temsil edilirken, Kitle Kültürü adını verdiği kültür sınıfının Hollywood ürünleri ve rock müziği tarafından temsil edildiğini söylüyordu. Üçüncü grup, temelde kitsch olan, avangard tarzın hatlarından da yararlanan eğlencelik ürünleri kapsıyordu.
  • Eco, Avrupa kültürünün kimliğinin, farklı edebiyatlar, felsefeler, müzikal ve teatral eserler arasındaki uzun diyaloğa dayandığını; bunun savaşa rağmen silinmeyen bir şey ve bu kimlik üzerine, dil bariyerine bile direnç gösteren bir topluluk inşa edildiğini söyler.

 

Maç seyretmek uğruna konsere gitmekten vazgeçmek acaba bir gösterge olabilir mi?

 

Yararlanılan Kaynaklar

  • Budalalıktan Deliliğe, Umberto Eco, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2016.

 

 

Şiddet 42| Doğu’da Kadının Konumu 3 | Çin 1

Tang Hanedanı (618-906) dönemine ait renklendirilmiş kil Hanım figürini.  Şanghay Müzesi.

Tang Hanedanı (618-906) dönemine ait renklendirilmiş kil Hanım figürini.
Şanghay Müzesi.

  • Batılılar insanoğlunu yaradılışın merkezi olarak görürken Çinliler, insanı doğanın içinde oldukça küçük bir figür olarak tanımlarlar.
  • Çin yaradılış söylencesinde insanı balçıktan bir tanrıça yaratır.
  • Çin İmparatorluğu 1912 yılında sona erene kadar Çin, çok eşli bir toplumdu. İmparatorluk döneminde erkekler en az üç, bazen bir düzine eş ve metres ediniyordu. İmparator bir kadınla evlenir, bu kadın imparatoriçe olurdu ama imparatorların çok kalabalık bir haremi vardı.
  • Kadınlar ilk gençlik yıllarından itibaren erkeklerden ayrı bölümlerde yaşıyorlardı.
  • Kadınlar ve erkekler genellikle yemeği de ayrı ayrı yerlermiş.
  • Aile kavramı eskiden beri Çin toplumu için çok önemlidir. Çin toplumunun adı uzun yıllar “Yüz Aile” idi.
  • Evlilikler aileler tarafından ayarlanır, çiftlerin aile kararına saygı göstermeleri beklenirdi.
  • Aile içi evlilikler kesinlikle yasaktı.
  • Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı. Evi onun ilk karısı idare eder, evdeki diğer kadınların günlük yaşamını da denetlermiş.
  • Han Hanedanı döneminde (MÖ 206- MS 220) soylu kadınlar dış dünyadan uzak tutulurdu. Evlerinin gözetleme kulelerinden sokağı seyredebilirlerdi.
  • Çin İmparatorluğu’nda sadece saray kadınlarının okuma yazma bilmesi gerekiyor; öbür kadınlar için örgü, dikiş ve müzik aleti çalmayı bilmek yeterli görülüyordu. Kadınlara özgü erdemler, yumuşaklık, alçak gönüllülük, özverili olmak ve itaat idi.
Dream of the Red Chamber, Ling Jian, 2015. Contemporary Istanbul 2015. Fotoğraf: Australia China Art Foundation

Dream of the Red Chamber, Ling Jian, 2015.
Contemporary Istanbul 2015.
Fotoğraf: Australia China Art Foundation

 

Zaman Dışı

Fotoğraf:en.wikipedia.org.

Fotoğraf:en.wikipedia.org.

  • Susan Sontag, ikonik değerdeki haber fotoğraflarının önemli bir kısmının düzmece olduğunu; Vietnam Savaşı’ndan itibaren ise, ünlü fotoğrafların hiç birinin düzmece olmadığının hemen hemen kesin olduğunu yazmış. Televizyonun savaş görüntülerini aktarmaya başlaması ile durumun değiştiğine vurgu yapmış.
  • Yukarıda Vietnam Savaşı’nda 1972’de Associated Press fotoğrafçısı Huynh Cong Ut’un (Nick Ut, 1951) çektiği ve ana yola atılan Amerikan napalm bombalarından kaçan bir köyün çocuklarını gösteren ve Ut’a 1973 Pulitzer Haber Fotoğrafı Ödülü’nü kazandıran Savaşın Terörü adlı karenin, poz verdirilerek çekilmesi mümkün olmayan fotoğraflar kategorisine ait olduğunu belirtiyor. Aynı, Eddie Adams’ın 1968’de çektiği, Güney Vietnam polis teşkilatı şefinin Saygon’daki bir sokakta, Vietkong’lu bir zanlıyı başından vurduğu fotoğraf gibi.
Feryat, Adel Abdessemed, 2013. Yukarıda adı geçen fotoğraftan yararlanan, fotoğraftaki çıplak kız çocuğunu model olarak seçen sanatçı, onu bağlamından kopararak fildişinden yeniden yaratmıştır. 15. İstanbul Bienali kapsamında yer alan yapıt bize acı ve şiddetin zaman dışılığını gösteriyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Feryat, Adel Abdessemed, 2013.
Yukarıda adı geçen fotoğraftan yararlanan, fotoğraftaki çıplak kız çocuğunu model olarak seçen sanatçı, onu bağlamından kopararak fildişinden yeniden yaratmıştır. 15. İstanbul Bienali kapsamında yer alan yapıt bize acı ve şiddetin zaman dışılığını gösteriyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Yararlanılan Kaynak

  • Başkalarının Acısına Bakmak, Susan Sontag, Agora Kitaplığı, 2004.

 

Şiddet 41| Doğu’da Kadının Konumu 2 | Japonya 2

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Japonya’da ailenin her durumda önceliği vardır. Ailenin adının devamı çok önemsenir. Geniş aile saygınlığın simgesidir.
  • Hane yönetiminin simgesi pirinç kaşığıdır. Erkeğin annesine, sonra büyük oğlun karısına aittir.
  • Meici yasalarında aile töresine ayak uydurmayan aile kütüğünden silinebilirdi.
  • 1947 Anayasası ile sınıf ve aile ayrıcalıkları kaldırılmış, kız çocuklara mirastan eşit pay, sadakatsizlik halinde kadına boşanma davası açma hakkı, erkeğin evlilik dışı çocuklarının aile nüfusuna geçirilmesi geleneğine son verildi.
  • Kadın ticareti 1957’de yasaklandı.
  • Kürtaj, İkinci Dünya Savaşı sonrası serbest bırakılmış.
  • Kürtaj yaptıran Japon kadını, doğmamış çocuğunu da törenle gömüyor.
  • Bir Doğu adeti olan çok kadınla evlenme, asla Japonlara ait bir nizam değildir.
  • Japon ailesinde çocuk en çok anneden çekinir.
  • Geleneksel kadın boyun ve ensesini açabilirdi, çıplak ayakla görünmesi ayıptı.
  • Boşanma halinde erkeğin gelirinin yarısı kadar nafaka tahakkuk ediyor. Çok  boşanma olmuyor. İki taraf da boşanmak isterse mahkemeye gerek yok, iki şahit önünde belediyeden alınan boşanma kağıdını mühürlüyorlar dördü de, kağıt belediyeye bırakılıyor, boşanma gerçekleşmiş oluyor.
  • Kadının fazileti, güçlü olmak ama bunu göstermemek, erkeğe yardım etmek ama bunu belli etmemektir.
  • 9 yaşına kadar çocuklar çok özgürdür, iki cins bir aradadır. 9 yaşına gelince sınıflarda kızlarla oğlanların yeri ayrılır. Bu hal evliliğe kadar sürer. Kızlar bu yaşa kadar parlak kırmızı elbiseler giyerler. Bu renkleri tekrar 60 yaşından sonra kullanabilirler.
  • Sevgililer gününde kadınlar erkeklere çikolata verir, erkek hediye vermez. 14 Mart Beyaz Gün’de erkekler hediye verir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Japonya’da kadın üst düzey yönetici pek olmuyor. Kadın politikacı da çok az.
  • Japon şirketlerinde kadınlar işyerinin üniforma olarak tasarlattığı giysileri giyerler. Ofise giderken makyaj, oje, parfüm kullanılmaz.
  • Asansörden önce erkekler çıkar.
  • İmparator Akihito’nun üç çocuğu var: Veliaht Naruhito, Prens Akişino, ve Prenses Sayako. Naruhito 1993’te, Japon halkı tarafından çok sevilen Harvard mezunu diplomat Masako Owada ile evlendi ve kızları oldu! Prenses Sayako evlenince normal bir apartmana taşındı.
    İmparatorun küçük oğlu Prens Akişino´nun 2006 yılında oğlu oldu. İmparatorluk ailesine bir erkek bebeğin gelmesiyle, kadınların da tahta geçebilmesine imkan sağlamak için 1947 tarihli yasada değişiklik yapılması tartışmaları da rafa kalktı. Veliaht Prens Naruhito´nun kızı Prenses Aiko’nun halen yürürlükteki yasaya göre tahta geçme olanağı bulunmuyor. Küçük Prens Hisahito, amcası ve babasından sonra tahtın üçüncü sıradaki varisi oldu.
  • Kadınlara eşit iş imkanı yasası 1986’da yürürlüğe girdi!