Kategori arşivi: Eski Kültürler

Çin İmparatorluğu 20 | Çin Bahçesi

  • Çin bahçesi geometrik düzenli Avrupa bahçelerinden çok farklıdır. Çinliler, bahçelerindeki çiçek ve ağaçları şiirsel ya da simgesel imlemlerinden dolayı gruplandırırlar ve aynı nedenle onlara özen gösterirlerdi.
  • Avrupa bahçe anlayışından en temel farkı, bahçenin evin bir devamı sayılmasıdır. Pencereden görünen bir yerin ötesinde anlam taşımasıdır.
  • Çin bahçesi asimetrik ve spontan görünümüyle insanın tabiattaki değersiz yerini sembolize eder.
  • Bahçe mimarisinin kökleri Taoizm’e dayanır. Budizm de bu yöndeki gelişime destek vermiştir.
  • Bu bahçeleri yaptıranlar yaşadıkları yeri dünya cennetine dönüştürmeyi, gizli yaşam iksirleri ve yoga ile Sonsuzluk’a erişmeyi umut ediyorlardı.
  • Taoistler bu cennet bahçelerde ölümsüzlerle ilişkiye geçeceklerini düşünürlerdi.
  • Çin bahçesi Taoculuktaki tefekkür yoluyla doğayla görsel birleşme amacına hizmet eder. Çin bahçesindeki objelerin artistik değeri kadar sembolik değerleri de vardır. Bunlar birer düşünceye dalma aracıdırlar.
  • Çin bahçe mimarisi hayal gücüne hitap eder.
Şangay’da Mandarin Bahçesi.

Şangay’da Mandarin Bahçesi.

  • Bahçelerdeki hareket edebilir bölmeler bambu ya da hünnap ağacı dallarından oluşurdu.
  • Bahçe mimarisi peyzaj resmi ile paralel bir gelişme gösterdi.
  • Her yeni başkent ile imparatora ait olduğu kadar özel kişilere ait bahçeler ile şehir donatılırdı.
  • Çin’deki bahçelerin gelişmesine egemen olan ruh, “bir kedinin alnı kadar” küçük bahçede de, anıtsal bahçede de karşımıza çıkar.
  • Çin bahçesinde güzel ağaçlar ve bitkiler, vahşi dağlar, tüneller, göller, su yolları ve biblo gibi köşkler, dekoratif duvarlar yer alırlar.
Şangay’da Yeşim Buda Tapınağı’nın bahçeye bakan dekoratif duvarı.

Şangay’da Yeşim Buda Tapınağı’nın bahçeye bakan dekoratif duvarı.

Suzhou’da Fisherman’s Garden bahçe duvarından  görüntü. Duvarlar ve bölmelerde dekoratif kapı ve pencereler vardır.

Suzhou’da Fisherman’s Garden bahçe duvarından görüntü. Duvarlar ve bölmelerde dekoratif kapı ve pencereler vardır.

  • Bahçede su hiçbir zaman eksik olmaz. Su, hem simgesel, hem de yararlıdır.
  • Sonsuzluk düşüncesine hizmet edebilmesi için, su yolu, son bulduğu yer görülmeyecek  biçimde tasarlanmalıdır.
  • Doğal olarak iklim de önemli bir faktördür. Suyun bol olduğu güney bölgelerde bahçeler geniş çapta suyla donatılırken, suyun ender olduğu kuzeyde suyun varlığı özel seçilmiş taşlar ve kumlarla ikame edilir.
Şangay’daki Mandarin Bahçesi.

Şangay’daki Mandarin Bahçesi.

Suzhou’da Fisherman’s Garden.

Suzhou’da Fisherman’s Garden.

Beijing, Kraliyet Müzesi bahçesi.

Beijing, Kraliyet Müzesi bahçesi.

  • Taş ve kayaların tuhaf şekilli ve yüzeyli olanları bahçelerdeki suni dağlar için tercih edilir. Bu suni dağların vahşi ve sert görünümlü olmaları istenir. Suyun şekillendirdiği kireç taşı gözdedir
  • “Dağlar” bahçede önemli bir rol oynar. Onları oluşturan, oyulmuş ve yarıklarla donatılmış taşlar, mineraller alemine ilgi duyan geleneğin ifadesidir.
  • Bahçe dağları ile vahşi ve fantastik olanın ifade edilmesi önemlidir.
  • Sular tarafından biçimlendirilmiş bahçe taşları biriktirilirdi.
  • “Dağları Seyretme Terasları” yapılırdı.
Şangay’daki Mandarin Bahçesi.

Şangay’daki Mandarin Bahçesi.

  • Bahçede çim kullanılmaz ve çiçekler tarhlar halinde, sistematik bir aranjmanla ekilmez, bitkiler tek başlarına yeterlidirler.
  • Bahçede su ve dağ birincil unsurlar iken bitkiler ve ağaçlar bahçelerin geçici ögeleridir ve ikincil önemdedirler.
  • Bitkiler ve ağaçlar, hareket eden düşüncelerle bağdaştırılırdı.
  • Japonya’daki kiraz ağaçlarının muadili Çin’de erik ağaçlarıydı. Erik çiçekleri toprak henüz karla örtülüyken açtıklarından, baharın ilk müjdecisi, yaşamın ilk uyanışının belirtisi sayılırlardı. Erik, meyvesi için değil, çiçekleri için yetiştirilirdi.
  • Erik, çam ve bambu soğuk mevsimin üç dostu idiler.
  • Bambu, hem yumuşak hem dirençli bir bitki olarak yıkılmayan ve zamanla sağlamlaşan dostluğun simgesidir. Fırtınada bükülür ama sonra yeniden doğrulur ve hep yeşil kalır.
  • Çam, kararlılık ve karakter gücünü simgeler.
  • Lotüse saygılı bir hayranlık duyulur, lotüs saflık ve doğruluk simgesidir. Ruhsal saflık simgesidir.
  • Çiçeklerin de sembolik anlamları vardır. Örneğin, krizantem emeklilik ve kültütü, nilüfer saflık ve gerçeği, bambu esnekliği, gücü ve dostluğu temsil eder.
  • Ming dönemi-20. yüzyıl arasına baktığımızda ise, bahçelerde köşkler, pagodalar, küçük bahçe evleri ortaya çıkar. Bu evler kare, dikdörtgen, çokköşeli ya da yuvarlak olabiliyordu.
Canton, Chen Aile Tapınağı bahçesindeki revaklar.

Canton, Chen Aile Tapınağı bahçesindeki revaklar.

  • Bahçe mimarisinin bir parçası olan revaklar güneşten ve yağmurdan korunarak gezebilmeyi mümkün kılardı. Revakların üzeri kırmızı, yeşil ya da mavi cilalı tuğlalarla örtülü olurdu.
  • Bahçe duvarlarının savunmaya yönelik bir nitelikleri vardı; bahçeyi yalıtma, koruma işlevini görürlerdi.

Çin İmparatorluğu 19 | Mimari 2

Bir imparator, siyasal yönetici olduğu kadar dinsel bir liderdi de. Her Yeni Yıl’da büyük bir ayin alayı ile Cennet Tapınağı’na, fotoğraftaki  İyi Mahsul İçin Yakarı Salonu’na gelir, bütün gece tanrılara yakarılır, ertesi yıl bol bir hasat vermeleri için dualar edilirdi.

Bir imparator, siyasal yönetici olduğu kadar dinsel bir liderdi de. Her Yeni Yıl’da büyük bir ayin alayı ile Cennet Tapınağı’na, fotoğraftaki İyi Mahsul İçin Yakarı Salonu’na gelir, bütün gece tanrılara yakarılır, ertesi yıl bol bir hasat vermeleri için dualar edilirdi.

  • Çin yapıları genellikle tek katlıdır.
  • İmparatorluk dönemi Çin’inde tüm aile birarada geniş bir evde yaşardı. Zengin evlerinde birçok mutfak, hizmetkar bölümleri ve kabul odaları olurdu, hatta özel bir kütüphane bulunabilirdi.
  • Soğuk kuzey bölgelerinde evler kilden ocaklarla ısıtılırdı. Pencereler cam yerine sert kağıt veya kenevirden bezle kaplanırdı. Alçak, ısıtılmış sekilerin üzerinde uyurlardı. Evlerin zeminleri hasırlar, kilimler ve yastıklarla kaplı olurdu.
  • Tang Hanedanı döneminde (618-906) mobilya üretimi hızla gelişti. Hiç çivi kullanmadan üretilen mobilyalar revaçtaydı. İskemleler ve yüksek masalar kullanılmaya başladı.
  • İskemleler ve masalar duvarlara dayanırdı (bu, size birşey hatırlattı mı?).
  • Evler ya kandillerle ya da kağıt, ipek veya boynuzdan yapılmış fenerlerle aydınlatılıyordu.
  • Paravanalar, odaları yazın serin, kışın ise sıcak tutmak için kullanılırdı.
  •  Yazlık Saray’da içine konan buz bloklarıyla havayı serinletmeye yarayan çekmeceler kullanılırdı.
Beijing, Yazlık Saray.

Beijing, Yazlık Saray.

Suzhou’da North Temple Pagoda.

Suzhou’da North Temple Pagoda.

Canton’daki, 1097 yılında Sung Hanedanı döneminde inşa edilmiş, dıştan 9, içten 17 katlı, 57m yüksekliğindeki Bin Buda Pagodası. Daha sonra renkli görünümünden ötürü Çiçekli Pagoda diye anılmaya başlamış.

Canton’daki, 1097 yılında Sung Hanedanı döneminde inşa edilmiş, dıştan 9, içten 17 katlı, 57m yüksekliğindeki Bin Buda Pagodası. Daha sonra renkli görünümünden ötürü Çiçekli Pagoda diye anılmaya başlamış.

  • Pagodalar birkaç katlı olabilirdi.
  • Pagodaların özellikleri tipik eğik çatılar ve kornişli duvarlardır.
  • Pagoda, Hint mimarisinde stupa adı verilen, dini amaçla kullanılan, şemsiye şeklinde kat kat yükselen kulelerden esinlenerek yapılmıştır. ( Stupa Buda veya Budist azizlerin kalıntılarını saklayan Hint gömütleridir.)
  • Pagoda Çin’de Budizm ile birlikte yayıldı.
  • Çin’de pagodalar 523 yılından itibaren inşa edilmeye başlamıştı. İlk pagodalardan bazıları, Hindistan’daki kutsal Buda mabetlerini görmüş Çinli keşişler tarafından yapılmıştı. Geçen yüzyıllarla birlikte bazı pagodalara ilave katlar eklenmişti.
  • Pagoda inşa etmenin etrafındaki topraklara uğurlu geldiğine inanılırdı.
Beijing’de halktan birinin evinin avlusu.

Beijing’de halktan birinin evinin avlusu.

  • Pagodalar bazen kütüphane olarak da kullanılırdı.
  • Evler genellikle kerpiçten yapılırdı.
  • Evlerin çevreleri duvarlarla çevrilidir.
  • Evlerin bakımlı bahçeleri vardır.
  • Çin evinde evin içi ile dışı arasında ayrım yapılmaz.
  • Hükümdarın evi kutup yıldızının gökte bulunduğu noktada yer alır. Hükümdar halkını sırtını kuzeye vererek yönetir. Çünkü kuzey kötü güçlerin bulunduğu noktadır. ( Kuzeyde ülkeyi tehdit eden kavimler yaşamaktaydı. )
  • Dinsel amaçlı yapılarda daha çok yuvarlak ve kare planlar kullanılırdı.
  • Dini yapılarda sembolik bir sayı olan üçlemeye özen gösterilir.( üç tane balkon, üç tane giriş yapısı gibi ).
  • Dini olmayan yapılarda kubbe sadece hükümdarın emrindeki yapılarda kullanılıyordu. Kubbe “gökyüzü penceresi” veya “Cennet Penceresi” diye adlandırılıyordu.
  • Önceleri yeraltı odaları şeklinde olan mezarlar (Şang, Çu Hanedanları), daha sonra üzerlerine tepecikler örtüldü, en son olarak da Hint etkisi altında bu odaların üzerine anıtsal, heybetli yapılar dikilmeye başlandı.
  • Klasik dönemde (MÖ 770-221), pişmiş tuğlaların üzerine desenler yapılırdı.
  • Eski Çin yolları, Roma yollarından daha farklıydı. Roma dönemi yolları kuvvetli duvarlara benzerdi. Oysa eski Çin yolları ince, kabarık, hafif ve esnek yol yüzeyleri ile ısı değişiminden etkilenmiyordu.
  • Kerpiç duvarlar (earth walls) Çin mimarisinin karakteristik öğelerinden biridir.
  • Duvarları örerken rutubeti önlemek için sıralar arasına bambu konulurdu.
  • Tipik bir Çin kenti, geniş bir hendek ve yüksek bir surla çevrili olurdu. Sura açılan büyük bir kapıdan kente girilirdi.
  • Kentlerin çevresini saran duvarlar kerpiçtendi.
  • İnsanların çoğu, kapalı mahalle adı verilen ve geceleri kilitli kapılarla güvenceye alınan küçük bölgelerde yaşardı.
Hong Kong, Kowloon Walled City 1991 yılında ziyaret ettiğimizde çok özel bir yerdi, 1993’de yıkıldı. Mafyanın bölgesi haline geldiği için bu kapalı mahalleyi ortadan kaldırıp burayı park haline getirdiler.

Hong Kong, Kowloon Walled City 1991 yılında ziyaret ettiğimizde çok özel bir yerdi, 1993’de yıkıldı. Mafyanın bölgesi haline geldiği için bu kapalı mahalleyi ortadan kaldırıp burayı park haline getirdiler.

  • Tapınaklar ve manastırlar herkes tarafından görülebilirdi, ama kraliyet sarayları ve zengin ailelerin evleri yüksek duvarlarla gözlerden gizlenmişti.
  • Çin mimarisinde sütun başlığı yoktur.
MÖ 400’lerde Çu Hanedanı zamanında kuzey sınır boyunca Çin Seddi inşa edilmeye başlandı. Ming Hanedanı (1368-1644) zamanında duvar büyük ölçüde yenilendi. Kuzeydeki düşmanlardan korunma amacıyla başlatılmış olan Çin Seddi amacına hizmet etmedi. Moğollar Çin Seddi’ni defalarca yarıp geçtiler. Ama bir iletişim yolu oldu, Çin İmparatorluğu’nun denetimini mümkün kıldı. Son hali 6000 km. uzunluğundadır. Çin Seddi ve Büyük Kanal milyonlarca işçi tarafından inşa edilmişti. 23-56 yaş arasındaki her erkek her yıl bir ay boyunca bu inşaatlarda çalışmaya çağrılırdı. Sadece soylular ve devlet memurları bu angaryadan muaf tutulurdu. Çin Seddi, Beijing’in kuzeybatısındaki Badaling dağ sıraları boyunca ilerler. Biz de bu noktada Çin Seddi’ne çıktık.

MÖ 400’lerde Çu Hanedanı zamanında kuzey sınır boyunca Çin Seddi inşa edilmeye başlandı. Ming Hanedanı (1368-1644) zamanında duvar büyük ölçüde yenilendi. Kuzeydeki düşmanlardan korunma amacıyla başlatılmış olan Çin Seddi amacına hizmet etmedi. Moğollar Çin Seddi’ni defalarca yarıp geçtiler. Ama bir iletişim yolu oldu, Çin İmparatorluğu’nun denetimini mümkün kıldı. Son hali 6000 km. uzunluğundadır.
Çin Seddi ve Büyük Kanal milyonlarca işçi tarafından inşa edilmişti. 23-56 yaş arasındaki her erkek her yıl bir ay boyunca bu inşaatlarda çalışmaya çağrılırdı. Sadece soylular ve devlet memurları bu angaryadan muaf tutulurdu.
Çin Seddi, Beijing’in kuzeybatısındaki Badaling dağ sıraları boyunca ilerler. Biz de bu noktada Çin Seddi’ne çıktık.

Canton, Chen Aile Tapınağı, Çin baroğu.

Canton, Chen Aile Tapınağı, Çin baroğu.

 

 

 

 

 

 

 

Çin İmparatorluğu 18 | Mimari 1

Beijing, Kraliyet Müzesi, tavan.

Beijing, Kraliyet Müzesi, tavan.

Şian, Büyük Cami’nin tavan süslemesi.

Şian, Büyük Cami’nin tavan süslemesi.

  • Çin mimarisi köşeli sağlam düzeneklere dayanan ve hafif duvarları esas alan bir mimaridir.
  • Çin kentlerindeki yapıların hepsi doğa ile uyum içinde olacak şekilde tasarlanırdı.
  • Yapıların baktıkları yön, planları ve oranları büyük manevi öneme sahip konulardı. Evin girişine kaç basamakla çıkıldığına bile anlam yüklenirdi.
  • Saraya ve geleneksel Çin evine doğudaki bir kapıdan gidilir.
  • Kutsal sayılan yerlerin eşikleri yüksek, kapıları küçük yapılmak suretiyle içeri girişte eğilme, dolayısıyla saygı gösterilmesi sağlanırdı.
Beijing, Cennet Tapınağı, giriş.

Beijing, Cennet Tapınağı, giriş.

  • Sıcak ve yağmurlu güney bölgelerde, avluların üstü güneşten korunmak için örtülürdü. Daha kuru bir iklimi olan kuzeyde ise avluların üstü genellikle açık olurdu.
  • Kırsal bölgelerdeki yoksullar saz çatılı kerpiç kulübelerde otururlardı.
  • Kıvrımlı çatıların başlıca nedeni yağmur sularının ahşap duvarları ıslatmasına engel olmaktır.
Tapınakların ve pek çok evin çatılarındaki dekoratif ejderhalar veya başka hayvan figürlerinin kötü ruhları o mekandan uzak tutacaklarına inanırlar. Bunlar çatı tılsımlarıdır.  Beijing’deki Öküz Caddesi Camii’nin çatısında da aynı önlem alınmış.

Tapınakların ve pek çok evin çatılarındaki dekoratif ejderhalar veya başka hayvan figürlerinin kötü ruhları o mekandan uzak tutacaklarına inanırlar. Bunlar çatı tılsımlarıdır. Beijing’deki Öküz Caddesi Camii’nin çatısında da aynı önlem alınmış.

Yeşim Buda Tapınağı çatı detayı, Şangay.

Yeşim Buda Tapınağı çatı detayı, Şangay.

Fisherman’s Garden çatı detayı, Suzhou.

Fisherman’s Garden çatı detayı, Suzhou.

Yasak Şehir çatı detayı, Beijing.

Yasak Şehir çatı detayı, Beijing.

Yasak Şehir çatı detayı, Beijing.

Yasak Şehir çatı detayı, Beijing.

Hua Qing Kaplıcaları çatı detayı, Şian.

Hua Qing Kaplıcaları çatı detayı, Şian.

Yazlık Saray çatı detayı, Beijing.

Yazlık Saray çatı detayı, Beijing.

 

Kraliyet Müzesi çatı detayı, Beijing.

Kraliyet Müzesi çatı detayı, Beijing.

 

Beijing, Yazlık Saray, çatı detayı.

Beijing, Yazlık Saray, çatı detayı.

 

Çörtenlerde de göksel hayvanlar kullanılabiliyor. Yasak Şehir, Beijing.

Çörtenlerde de göksel hayvanlar kullanılabiliyor. Yasak Şehir, Beijing.

 

 

Çin İmparatorluğu 17 | Resim Sanatı 2

Londra’da, British Museum’da sergilenmekte olan rulonun adı Hocanın Saraylı Kadınlara Dersleri. Dördüncü yüzyılda yaşamış Ku K’ai chih’e ait olduğu sanılıyor.

Londra’da, British Museum’da sergilenmekte olan rulonun adı Hocanın Saraylı Kadınlara Dersleri. Dördüncü yüzyılda yaşamış Ku K’ai chih’e ait olduğu sanılıyor.

  • Kadın figürü de resimlerde sık işleniyordu. Resimde tüm dikkat figürün kıvraklığına, saçın süsüne, giysi ve takıların görkemine veriliyor, yüz ikinci planda kalıyordu.
  • Önemli kişiler büyük, hizmetkarlar küçük çiliziyordu.
  • Resimlerdeki gösterişli giysiler sosyal konumu gösteriyordu.
  • Resimlerde tanrıçaların yarı çıplaklığı Çin adetlerine göre şallarla örtülür. Mücevher dizileri boyundan eteklere kadar uzanır.
  • Yuvarlak yüzü, kat kat boynu ile tam bir Hintli olan Amitabha, gösterişli takılar, gözlerinin çekikliği ve kullanılan ışık sistemi ile tam bir Çinli olarak resmedilirdi.
  • Resimlerde üzerinde fırçalar, kağıt ve mürekkebin bulunduğu sehpa yazına olan ilgiyi vurgular.
  • Konfüçyüs’ün aşıladığı görev duygusu kişilere devlette görev almaları gerektiğini söylüyordu. Bu nedenle kişi hayatını kırsal yörede geçiremiyor, bu hayatı özlüyor ve özlemini de manzara resmi ile gideriyordu. Manzara resmine verilen önem buradan geliyordu.
  • Manzara resminde motifler gerçekçi bir anlatım taşımaya gayret etseler de, geleneklerin getirdiği bazı sapmalar görülüyordu. Örneğin dağların tepeleri sipsivri ve renkleri koyu idi.
  • Çinli manzara ressamının tekniği dört ana öğeden oluşur:

×       Çizgi ( line )
×       Mürekkep yıkama ( ink wash )
×       Fırça darbeleri ( texture stroke )
×       Nokta ( Dot )

  • 10. yüzyılda ressamlar dağ ve kaya yüzeylerini noktalar ve fırça darbeleri ile zenginleştirmeye başladılar.
  • Çeşitli fırça vuruşları vardı:

×       Yağmur damlası şeklinde (rain-drop)
×       Balta kesimi şeklinde (ax-cut)
×       Gevşek, kenevir lifi şeklinde (hemp-fiber)

  • Çin manzara resmi üç ayrı okul halinde benlik kazandı ve T’ang Hanedanı döneminden günümüze kadar bu ayrım devam etti.

×       Akademisyenler: Saray ressamları
×       Amatörler: Bilim adamları, şairler, yazarlar, müzisyenler, memurlar.
×       Bağımsızlar: Hiçbir okula bağlı olmayanlar.

 

Bu Kuzey Sung okuluna ait tabloda kütlesel unsurlar, ulu dağlarla resmin büyük kısmı örtülmüştür. On yedinci yüzyıla ait Çam Ağaçlı Peysaj’da fırça darbelerinde sınır çizgileri yoktur. Yerleşim asimetriktir. Resimde yine köşeye yerleştirme tercih edilmiş, dağlarda bir boş bir dolu imgesi yaratılmak istenmiştir.

Bu Kuzey Sung okuluna ait tabloda kütlesel unsurlar, ulu dağlarla resmin büyük kısmı örtülmüştür. On yedinci yüzyıla ait Çam Ağaçlı Peysaj’da fırça darbelerinde sınır çizgileri yoktur. Yerleşim asimetriktir. Resimde yine köşeye yerleştirme tercih edilmiş, dağlarda bir boş bir dolu imgesi yaratılmak istenmiştir.

  • İlk iki okul da kendi aralarında ayrıca ikiye ayrılır. Bu ayrım coğrafi konumlarını da yansıtır.

×       KUZEY OKULU Çizgi ve renklerde kuvvetli kontrastlar.

Sert, kısa, kesik çizgiler.
Ani ritimler.
Kar manzaraları, dağlar koyu renk ve büyük, ağaçlar çıplak.
Gösterişli ırmaklar ve manastırlar.
Kütlesel unsurlar sahnenin büyük kısmını örter.
Doğa son derece acıklı bir manzara sergiler.
Manzaraya bakış açısı dardır.

×       GÜNEY OKULU Geniş, yuvarlak konturlar.

Yumuşak çizgiler, yumuşak ve spontane fırça vuruşları.
Kuvvetli kontrastlar yerine, tabiatın derinliklerinin bulut ve sisler altında gösterilmesi.
Manzaraya geniş bir açıdan bakılır.
Dağlar iyice uzaklaşır, ufuk alabildiğine genişler.
Daha samimi bir ekoldur.
Resim kağıdın alt köşesinde yer alır, bazen tek bir köşede gruplaşma gösterir.
Budist etkiler altında kalmıştır.

 

Güney Sung okuluna ait peysaj Güney Okulu’nun tüm özelliklerini barındıran bir tablodur.

Güney Sung okuluna ait peysaj Güney Okulu’nun tüm özelliklerini barındıran bir tablodur.

  • Altı Hanedan döneminde resim, güzel sanatların bir dalı olarak kabul edilmiştir. Bu devirde perspektif üzerinde çalışmalar yapılmış, sanat üzerine yazılar yazılmıştır. Bu dönemde resim ve heykelin ilham kaynağı Budizmdir.
  • T’ang döneminde canavar gibi doğaüstü çizimlerin yerini daha dünyevi konular alıyor. Manzara resmi ve portre öne çıkıyor.
  • Portre 8. yüzyıldan itibaren önem kazanıyor. Hint-Çinli karışımı.
  • Sung döneminde manzara resmi en mükemmel noktaya ulaşmıştır. Bu dönemde klasizmi bozmadan renkler sıcaklaşmış, perpektif daha bariz hale gelmiş, objelerde hacimlenme olmuş, yüzlere ifade gelmiştir. Kuş ve çiçek resmi çok önem kazanıyor ( 10.yy ). Zen Budizm ile beraber dragon resimleri başlıyor.
  • Yuan Hanedanı döneminde atlar resimlerin ana konularından biri haline geldi. Bunda Moğolların at sevgisinin payı büyüktü. Daha net çizgiler ve formlar yapılmaya başladı. Avrupa sanatındaki Rönesans primitifleri, Gotik döneme yakın gelen bir devirdir.
  • Ming Hanedanı döneminde mistikten gerçeğe biraz daha dönüş oluyor, daha realist oluyorlar.
  • Resmin en canlı olduğu dönemler Budist ve Taoist esinlerin kuvvetli olduğu dönemlerdir. Konfüçyüs felsefesinin realist resimlere, Taoist felsefenin daha mistik resimlere ilham kaynağı olduğu söylenebilir.
  • Çin resminde  tek renkli ( monochrome ) resim çoktur.
  • MS 500 dolaylarında Hsieh Ho adlı portre ressamı kendinden önceki sanatçıları meziyetlerine göre sıraya dizmiş ve sıralamayı yaparken esas aldığı ilkeler Çin sanatının ana ilkeleri olmuştur. Önem sırasına göre 6 ilke şunlardır ( Hsieh Ho’ya Doğu’nun 14. yüzyılının  Giotto’su adı verilir).

×       Resmin ruhu olmalı. Objenin ruhu resme yansımalı.
×       Fırça kullanımındaki güçlülük.
×       Benzerliği verebilmek için amaca uygunluk.
×       Doğru renk
×       Özenli kompozisyon
×       Kopya etme yoluyla geleneğin sürdürülmesi ( teknik eğitim, çeşitlilik, gelenek)

  • Daha sonraları ruhun sanatçının içindeki bir kudret olduğuna hükmedildi. Ruh olmadan, resimdeki formlar cansız ve anlamsız olurdu.
  • 10. yüzyıl dolaylarında ressamlar tablolarını imzalamaya başladılar.
  • Resim tarihini sistematik şekilde ilk yazanlar Çinlilerdir ( MS 847 ). Giorgio Vasari’nin yazdığı ilk Avrupa resim tarihi 1550’de yayınlanmıştır.
  • Bazı önemli sanatçıların adları:

Wang Wei (699-761) Hem şiiri hem resmi etkilemiş, neticede bu iki sanat türü Çin kültütünde ayrılmaz hale gelmiştir.

680-760 yılları arasında yaşayan Wu Tao-Tzu’ya  Çin’in Mikelanj’i deniyor. Güçlü formlar, çizgiler. Renk kullanmıyor. Hsieh Ho’nun altı prensibini en çok tatbik eden kişi. Günümüze kalan çok resmi yok, daha çok ekolünün resimleri var.

Yen-Li-Pen (600-673), politikacı ve ressam.

Han-Kan (718-780), at ressamı olarak ün salmış.

  • Çin’de dinsel sanat düşünceye dalma eylemine yardımcı olarak kullanılır. Dine inanan sanatçılar resimlerini bir öğretiyi aktarmak için yaparlar, salt süsleme amacıyla değil. Tomarlar üzerine yaptıkları resimler değerli kutularda saklı durur, meditasyon anında açılırdı.

 

Çin İmparatorluğu 16 | Resim Sanatı 1

1400-1430 yılları arasında, sanatçı Pien Wen-chin tarafından, ipek üzerine mürekkep ve boya ile yapılmış bu tablonun adı Üç Arkadaş ve Yüz Kuş. Bu ipek rulo, çizim zenginliği ve kuş-çiçek geleneğini takip ettiğini gösterek Ming dönemi tablosu olduğunu belli ediyormuş.

1400-1430 yılları arasında, sanatçı Pien Wen-chin tarafından, ipek üzerine mürekkep ve boya ile yapılmış bu tablonun adı Üç Arkadaş ve Yüz Kuş. Bu ipek rulo, çizim zenginliği ve kuş-çiçek geleneğini takip ettiğini gösterek Ming dönemi tablosu olduğunu belli ediyormuş.

  • Çin sanatı gerçekte, aristokratlar için aristokrat bir sanattır.
  • Resim sanatının tüm sanatların en güzeli olduğuna inanılırdı.
  • Resmin bir uygarlık işareti ve imparatorlar ve alimler için en uygun zaman geçirme uğraşı olduğu düşünülürdü.
  • Çinliler resim sanatını önemsiz bir iş saymayan ilk halk olmuştur.
  • İyi yapılmış bir resmin sahibinin ruhunun, yaşamın hüzünlü ve tehlikeli engellerinden kaçmasına yardımcı olacağına inanırlardı.
  • Çin sanatı katı formlara düşkün değildir. Şahlanmış bir atı Çinli bir sanatçının yaptığını söyleyebilmek için atın belirli sayıda yuvarlak biçimlerden oluşması gerekir.
  • Çin resminin temel amaçları, çizgi ve onun hareketleri, boş ve dolu arasındaki denge, az çizgiyle çok şey anlatmayı sağlamaktır.
  • Çin resminde sanatçı nesnenin kendinden çok özelliğini vurgulamaya çalışır.
  • “Benim çizdiğim bambular, yüreğimden kopmuş olan bambulardır, gözlerinizin dışarda görmekten hoşlanacağı bambular değil…Bir bambu resmi çizmeden önce, onun içinde gizli olan şeyi keşfetmek gerekir” diyor, Su Tungpo.
  • Resmin ana öğesi olan fırça vuruş tekniğini öğrenmek uzun yıllar eğitim ve disiplin gerektirir. Yirmi yıllık eğitim bu iş için hiç de uzun bir süre sayılmaz.
Çing Hanedanı dönemine ait İlkbahar Bayramı adlı tablo. Çing dönemindeki daha özgür yorumlara bir örnek oluşturan bu tablo, ABD’de, Kansas’ta, Nelson Galeri’de sergilenmektedir.

Çing Hanedanı dönemine ait İlkbahar Bayramı adlı tablo. Çing dönemindeki daha özgür yorumlara bir örnek oluşturan bu tablo, ABD’de, Kansas’ta, Nelson Galeri’de sergilenmektedir.

  • Çin evlerinde resimlerin bulunması çok yaygındı. Resimler, ipek veya kağıt tomarlarda, duvarlarda, paravanalarda ve yelpazelerde yer alıyordu.
  • Çin’de eskiden olduğu gibi şimdi de şarap, kaligrafların, şairlerin ve ressamların yaratıcılığının ayrılmaz bir parçasıdır.
  • Kağıt veya ipek rulolar üzerine resim yapmak, taşıma kolaylığı kadar uzun bir öykünün iyi resimler halinde anlatılabilmesine de yarar.
  • Çinli sanatçılar ahşap baskı kalıpları da kullanırlardı. Bunlar, tablolar kadar değerli değildi.
  • Diğer bütün medeniyetlerden farklı olarak Çinliler aynı aracı, fırçayı, hem yazı hem de resim yapmada kullanırlar.
  • Çin dönemindeki bir generalin Stylus’un yerini alan fırçayı icad ettiği sanılıyor.
  • Kaligrafi ve resim ikiz sanat dallarıdır ve çıkış noktaları aynıdır.
  • Figüratif ve manzara resimdeki gelenek kaligrafi ile ilintilidir.
  • Büyü ve dekorasyon için de yazıyı kullanıyorlar.
  • Kaligraf ve ressam aynı malzemeleri kullanırlar. Fırça, mürekkep, ipek veya kağıt.
  • Fırça vuruş tekniklerinin ortak yanları çoktur ve her iki sanat dalı da aynı esasa göre değerlendirilirler: Fırça vuruşlarının ritmi ve kuvveti.
  • Önceleri, kaligrafinin serbest stillerinden etkilenerek yumuşak ve eşit kalınlıkta olan çizgi, 13. yüzyılda kırılgan (freely broken) ve eklemli bir hal aldı.
  • Gerek eğitim, gerekse fotoğraf makinasının icad edilmediği dönemlerde beğenilen bir tabloyu elde edebilmek için eski ustaların eserlerinin kopyalarını yapmak çok yaygındı. Bu kopyaları asıllarından röntgenleme ile ayırdedebilmek imkansızdır. Zira resimlerde kullanılan malzeme yüzyıllarca hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Fırça darbesini aynen taklit etmek çok zor olduğu halde, resmin kendisi gibi üzerindeki imzaları, mühürleri ve kitabeleri de ayırdetmek neredeyse imkansızdır.
  • Çinli ressamlar ilkin doğayı değil, ünlü ustaları inceliyorlardı.
  • Resim, şiir ve kaligrafi, aynı anda üç sanat yanlızca Çin’de görülebilir.
  • En eski Çin tabloları şiirlerin ve diğer yazılı metinlerin resimlenmesiydi. Metin de resmin bir bölümünde yer alırdı. Yuan Hanedanı’ na kadar tablolara şiir, kitabe yazmak çok yaygındı. Bunu özellikle bilim adamı-ressamlar yapardı. Tablo ile yazılan yazı estetik bir bütün oluştururdu.
  • Dev, tanrılar, vahşi hayvanlar, korkunç ve değişik insanlar çizmeyi seviyorlardı.
  • Santranç oyunu, müzik dinleme, ailevi konular çok işlenen konulardı.
  • Çay ve şarap içerken şiirler okuyan arkadaş grupları sık sık resmedilirdi.
  • Bambu resmi Çin resminde çok önemli bir yer tutar.
  • Kuşlar ve çiçekler konusunun işlenişi ne teknik ne de çeşit olarak asla aşılamamıştır.
  • Genellikle çiçekler ve yapraklar, sınır-çerçeve yapılmaksızın boyanırlardı. Bu stile “kemiksiz” (boneless) denirdi.
Wang Hui’nin Çiçek Vazosu (1632-1717) Taipei, Eski İmparatorluk Sarayı koleksiyonunda. Burada nesnenin tam dik açıyla yerleştirildiği görülüyor. Resmin ana temasının sağ alt köşede vurgulanmasını dengelemek için sol üst köşede de dört sıra yazı yer almaktadır. Bu, güneydeki okulların Sung hocalarının öğretisidir.

Wang Hui’nin Çiçek Vazosu (1632-1717) Taipei, Eski İmparatorluk Sarayı koleksiyonunda. Burada nesnenin tam dik açıyla yerleştirildiği görülüyor. Resmin ana temasının sağ alt köşede vurgulanmasını dengelemek için sol üst köşede de dört sıra yazı yer almaktadır. Bu, güneydeki okulların Sung hocalarının öğretisidir.