Bizans İmparatorluğu 107| Bizans’tan Sonra 2

  • 1453- 19. yüzyıl arası Post Bizans; 19. yüzyıldan, 1839 Tanzimat Fermanı’ndan sonrası ise Neo Bizans olarak adlandırılıyor.
  • Osmanlı dünyasında Ortodoks azınlıklar varlıklarını sürdürdü. Osmanlılar başlangıçtan beri Ortodoks Kilisesi’ni himayeleri altına aldılar, metropolitlere tımar verdiler. 1300-1500  arasında Osmanlıların Balkanlar’da yerleşmesi bu siyasetin ürünü olarak görülür. Ortodoks inancına sıkı sıkıya bağlı Grek ve Slav köylüsü, Kilise’yi himaye eden Osmanlı rejimini bir koruyucu olarak görmüştür. Eski feodal angaryaları kaldıran, klasik Doğu Roma İmparatorluğu döneminde de hakim rejim olan, köylünün toprak tasarrufunu miri arazi rejimi (mülkiyeti devlete, yararlanma hakkı kişilere verilen topraklar) ile garanti eden vergi-toprak sistemi uzun Osmanlı egemenlik sürecini açıklayan ikinci temel olaydır. Osmanlı’ya karşı Haçlı seferleri düzenleyen Katolik Avrupa defalarca bozguna uğramıştır: Niğbolu’da 1396, Varna’da 1444, İkinci Kosova’da 1448, Konstantinopolis’te 1453. Fatih, İstanbul’da Patrikliği ihya etmiştir. Ortodokslar, Osmanlı’yı kendi devletleri olarak benimsemişlerdir. 1453-1456’da Papalık donanması İstanbul Boğazı’nı kontrol eden adaları işgal ettiği zaman, Rum halkının taraftarlığı sayesinde adalar Osmanlı egemenliği altına girmiş ve 20. yüzyıla kadar Osmanlı idaresinde kalmıştır. Osmanlı ayrıca İstanbul’a yerleşince, Latinlerin ticari tekeline son vererek,  Rumların ticaretten dışlanmışlığını sona erdirmişti. 1453-1550 döneminde Osmanlı hukuk rejimi, yerli halkların örfi adet ve hukukunu aynen korumuş, 1600’lere kadar dini hukuk kuralları, ulema fetvaları çıkartılmamıştır.
  • 1532 yılında Kanuni Sultan Süleyman Alaman Seferi’ne giderken Belgrad’da imparatorluk tahtına oturmuş, aynı Bizans imparatorları gibi davranarak, V. Karl’a sadece İspanya kralı diye hitap etmiş, onun üniversal imparator unvanını tanımamıştır.
  • Osmanlı dünyasında Ortodoks azınlıklar yeni bina inşa ettiklerinde kubbe yapamaz, mermer sütun kullanamaz, görkemli bina inşa edemezlerdi. Bazilikaya geri döndüler, ahşap çatı ve sütunlar kullandılar. Ahşap sütunun üstünü alçı ile sıvayıp mermer gibi boyadılar. Bu yasak 1839 yılına, Tanzimat’a kadar sürdü. İşte bu döneme Post Bizans deniyor.
Bugün Mustafapaşa adını almış olan Sinasos, 1920'li yıllara kadar halkının çoğunluğu Rumlardan oluşan, üç bin nüfuslu bir Kapadokya kasabasıydı. 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarına tarihlenen eski Rum evlerinin oldukça zengin taş işçiliği vardır. Ustalar Karadenizlidir. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Bugün Mustafapaşa adını almış olan Sinasos, 1920′li yıllara kadar halkının çoğunluğu Rumlardan oluşan, üç bin nüfuslu bir Kapadokya kasabasıydı.
19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarına tarihlenen eski Rum evlerinin oldukça zengin taş işçiliği vardır. Ustalar Karadenizlidir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sinasos’taki Rum evlerinin hepsi avluludur. Avlu, çoğu zaman dış avlu biçiminde olmakla birlikte iç avlulu olanları da vardır. Evler genel olarak iki katlıdır. Giriş bölümünde genellikle ahır bulunan avlunun altında çoğunlukla kayaya oyulmuş, şırahane denen bölüm vardır. Burası şarap ve içki imalatının yapıldığı bölümdür. Şırahane bir merdivenle avluya açılır. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sinasos’taki Rum evlerinin hepsi avluludur. Avlu, çoğu zaman dış avlu biçiminde olmakla birlikte iç avlulu olanları da vardır.
Evler genel olarak iki katlıdır.
Giriş bölümünde genellikle ahır bulunan avlunun altında çoğunlukla kayaya oyulmuş, şırahane denen bölüm vardır. Burası şarap ve içki imalatının yapıldığı bölümdür. Şırahane bir merdivenle avluya açılır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

1924 yılında uygulanan Türk-Yunan nüfus mübadelesiyle vatanlarını terk etmek zorunda kalan Rumlar arkalarında konaklar, kiliseler bıraktılar. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

1924 yılında uygulanan Türk-Yunan nüfus mübadelesiyle vatanlarını terk etmek zorunda kalan Rumlar arkalarında konaklar, kiliseler bıraktılar.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Evin önemli odaları üst katta bulunurken, mutfak ve kiler zemin katta yer almaktadır. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Evin önemli odaları üst katta bulunurken, mutfak ve kiler zemin katta yer almaktadır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • 1839’dan sonra kubbeli, mermer sütunlu, eklektik binalar yaptılar. Bizans, Gotik, Barok, Osmanlı etkileri taşıyan bu yoruma ise Neo Bizans dendi.
  • 19. yüzyıldan sonra Bizans birçok araştırmanın konusu olmuş, Orta ve Geç Bizans Dönemlerinin örnek alındığı Neo Bizans günümüze kadar Yunanistan’a hakim olmuştur. 10. yüzyıl sanatçısı nasıl resmettiyse, aynı teknik ve aynı malzeme ile çalışıyor; Khora’daki bir sahneyi bugün aynen yapıyor Neo Bizans sanatçısı.
  • Anadolu Ortodoksları içinde Türkçe konuşup Yunanca yazan Karamanlıların kökeninin Ortodokslaşmış Türkler mi yoksa Türk etkisinde kalmış Rumlar mı olduğu tartışılır. Bu topluluk Karaman’dan getirtilerek Yedikule’ye yerleştirilmiştir. Kurtuluş Savaşı sonrası Türkiye’ye bağlanmayı tercih edenler Türk Ortodoks Kilisesi etrafında toplanmıştır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>